1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş"
Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş"

Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş"

Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş" Kayseri Hacı Bektaşı Veli Kültürü Araştırma Yaşatma ve Dayanışma Derneği...

A+A-

Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş" Akpınar: "Çalıştay'ın İçi Boş"

Kayseri Hacı Bektaşı Veli Kültürü Araştırma Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Akpınar "ÇALIŞTAY'IN İÇİ BOŞ"

Kayseri Erciyes Tv / Röportaj : Semra ACAR

Kenan Akpınar ile yaptığımız röportajda Alevilerin Çalıştay'dan beklentilerini öğrenmek istedik. Röportajı yaptığımız 17 Aralık Perşembe günü aynı zamanda Çalıştay'ında toplantığı gündü. Çalıştay'dan bitmeden ve herhangi bir sonuç çıkmadan Akpınar Çalıştay'dan beklentilerini dile getirmiş oldu.

* 6. Alevi Çalıştay’ı yapılıyor. Çalıştay’da neler bekliyorsunuz, neler istiyorsunuz?

Bugün ki Alevi Çalıştay’ını elbette ki doğru bulmuyoruz. Çalıştay yada açılımlar adı altında bir takım açılımlar yapılıyor. Elbette yapılan açılımları destekleriz; ama açılımların içeriği  önemli. Açılımların amaçları önemli. İçi boş olan, içi doldurulamayan açılımlar elbette ki bir sonuca gitmez ve bir sonuçta elde edemeyiz. Asıl sorunda bu, bizim inatla karşı çıktığımız özellikle vurgu yapmaya çalıştığımız bu Çalıştay yada açılımların konularla ilgili yada sorunu ilgilendiren kurumlarladır. Şimdi siz alevi açılımı yada Çalıştay’ı diyeceksiniz, demokratik açılım, Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Romen açılımı diyeceksiniz; ama asıl konuyu ilgilendiren bireyleri yada şahısları muhattap almayacaksınız. Sadece konu açılsın dikkatler dağıtılsın, bu konuda bir açılım yapalım demek açılım değildir. Bu sadece günü gün etmektir, sadece ve sadece zaman harcamaktan başka bir şey değildir. Yani biz açılım yapacağız bu konuda şunları şunları yapacağız demekle olmuyor. Herşeyden önce bir Alevi Çalıştay’ı yada Alevi açılımında Alevi’lerin dedeleri, mürşitleri, kanaat önderleri, kurumları, yıllardır örgütlük konusunda çalışan kurum başkanları var. Eğer siz bunları çağırıp sizin sorunlarınız nelerdir, bu konuda neler yapabiliriz, hükümet olarak size nasıl destek oluruz diye sormazsanız gider Maraş’ta ki olaylarda katliama adı karışan, katliamın sanıklarını getirip Aleviler hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorarsanız bu Alevi’ler le dalga geçmek, doğrudan doğruya insanları dışlamak ve kutuplaştırmaktır. Yaraları kaşımaktan acıları tazelemekten başka bir şey değildir. Siz 1978 Maraş katliamında 111 kişinin ölümüne sebep olacaksınız, siz binden fazla insanın yaralanmasına sebep olacaksınız ve siz orada binlerce insanın malını mülkünü bırakıp gitmesine vesile olacaksınız, arkasından geleceksiniz ve diyeceksiniz ki siz Alevi çalıştayı hakkında ne düşünüyorsunuz. Bu, bu insanlara gerçekten bir ödül vermektir. Bir diğer anlamda ise Muharrem ayının birinci günü, Kerbele’da Alevi’lerin acısını tazelemekten başka bir şey değildir. Acaba devlet Bakanımız Sayın Faruk Çelik, Alevi Çalıştay’ını ayın 17’ne alarak ve özellikle Kahramanmaraş’da adı geçen sanık olarak yargılanan Ökkeş Şendiller’i getirmek ile Maraş ile Kerbela’yı mı özdeşleştirecek. Yada Alevi o dönemde adı geçen insanlarla karşı karşıya mı getirilmek istenmektedir.

* Bakın davet tepkiler üzerine geri geçildi...

Bunları doğru bulmuyorum. Bizimde söylemek istediğimiz bu. Yani gerçekten doğru bir anlayış değildir. Ökkeş Şendiller gibi bir insanın Çalıştay’a çağrılıp aleviler ile aynı masaya oturtulması, katil ile aşığının, katil ile müvekkilinin, kurt ile kuzunun yana yana oturtulmasıdır. Bu yanlış ve acı bir şeydir. Ökkeş Şendiller’in dışında başka insanlar mı yoktur. Alevi’lerin sorunlarını ancak Alevi’ler çözer, Kürtlerin sorununu ancak Kürt aydınları çözer. Hacı Bektaşi Veli 800 yıl önce insana yapılan hizmet hakka yapılan hizmet olgusu ile yapılacak en iyi açılım budur. Anayasa’nın 10. ve 24. maddesinde eşit haklar olgusu vardır. Eğer bu yerine oturtulur, bu yasa yürürlüğe girer ve gerçekten sadece kağıt üzerinde değilde pratikte de tartışılır ve gerçekleştirilirse o zaman açılıma gerek kalmaz. Yani oradaki demokrasi olgusu önemli. Siz demokrasiyi işletmez, sadece demokrasiyi birileri için gündeme getirir diğer insanlarıda tanımazsanız böyle bir açılımdan bahsetmek mümkün değildir. Bir örnek vereyim.  Romen açılımı deniliyor biliyorsunuz, Romen vatandaşların bir yaşam tarzı bir yaşam biçimi vardır, adamlar özgürce yaşıyorlar, sokakta kapının önünde bağdaş kurup oturuyorlar. Siz Toki’nin evlerini değerlendireceğim diye bunları götürüp 80 m2’ye hapsederseniz bunları dünyadan silip atarsınız. Elbetteki bu insanlara değer vermek lazım, insanca yaklaşmak lazım. O zaman şunu yapacağız. Eşit yurttaş hakkı neyse herkese bu tanınsın. Alevi Çalıştay’ı yada buna benzer çalışmalara siz Diyanet’in temsilcilerini getirir baş masaya oturtursanız olmaz. Zaten bu insanlar Alevi’liği yok sayıyor, Aleviliği inkar ediyor, Alevilik diye bir mezhep, bir olgu, yol yok diyor.  O zaman sorunları nasıl çözeceğiz. Biz diyoruz ki Anaya’sının 10. ve 24. maddesindeki eşit haklar olgusu neyse bu yasada uygulansın, pratiktede uygulansın sadece kağıt üzerinde kalmasın. Alevilerin varlığı bu kez bilinsin. Alevilerin ibadet merkezleri olan cem ve kültür evleri ibadet yeri olarak sayılsın. Diğer ibadet yerlerine nasıl değer veriliyorsa Alevilerinde ibadet yerleri yasal statüye kavuşturulsun. Siz Almanya’nın Solingen kentinde yanan beş vatandaşımız için insanlık abidesi kurup oraya gidip boy gösteriyorsanız Madımak’ta müze olsun. İnsanlar bir daha bu tür şeye gerek görmesin, bundan utanç duysunlar. Bu müzeye gittiğin zaman hiç olmaz ise desinler ki burada vahşet işlenmiştir, bu bir insanlık suçudur. Talebimiz budur. Zorunlu din dersleri kaldırılsın diyoruz. Deniliyor ki binlerce türbanlı okuldan mağdur kalıyor, asırlardan beri de Alevi çocukları mağdurdur. Siz bir dini, inancı dayatıyorsanız o çocuklar okula giderken ne yaptıklarını bilmiyorlar. Herşeyden önce demokrasiden yanayız. Biz bunu isterken sadece Aleviler için değil herkes için istiyoruz. Herkes için demokrasi diyoruz, yoksa onun dışında Alevilere ayrıcalıklı bir yapı yada yasa çıkarılsın demiyoruz. Bizim bütün kaygımız bütün sorunumuz bu.   

* Çalıştay’ın 6. sı yapılacak bu aşamaya kadar herhangi bir gelişme oldumu yada 6. sından nasıl bir sonuç çıkmasını bekliyorsunuz?

Olumlu bir sonuç beklemiyoruz. Bu Çalıştay’ı samimi bulmuyoruz. Yani biz bunu başından beri vurguluyoruz, hükümetin açılımlarını yenilikler anlamında destekliyoruz. Ancak samimiyetlerine inanmıyoruz ve Alevi Çalıştay’ının 6. sı da olsa 10 tane daha da yapılsa bir sonuç çıkacağına inanmıyoruz.

* Bunu konuklara bağlı olarak mı söylüyorsunuz?

Hayır değil, bu sadece konuklar olgusu değil, zaten açılımın içinin boş olduğu, neden doldurulamayacağı bugün mevcut taleple bellidir. Bir kaç milletvekili arkadaşımız başta Kamer Genç, Kahraman milletvekili Durdu Özpolat, İzmir milletvekili Ahmet Ersin, Fuat Çay ve buna benzer diğer arkadaşlar ortaklaşa cem ve kültür evleri ibadet yeri sayılsın diye yasa tasarısı veriyor ancak mevcut iktidar salt çoğunluğu ile bunu reddediyor. Eğer bu konuda biraz samimi olsalardı bugüne kadarki taleplerimiz yada buna benzer verilen yasa önerileri reddedilmezdi. Bu da gösteriyor ki hükümet bu konuda samimi değil, sadece ve sadece günü kurtarmaya çalışıyor ve birilerine şirin gözükmeye çalışıyor. Siz bugün salt çoğunluğu elinizde bulunduracaksınız alevilerin sorunları gündeme gelecek siz bunları ciddiye almayacaksınız yada bunları reddedeceksiniz ondan sonra başka partiye siz yıllardan beri alevilere sahip çıkmadınız, aleviler sizin arka bahçeniz, bakın siz yapmadınız bir yapıyoruz diyeceksiniz. Ne kadar samimi oldukları ortada. Hem yasa önerilerini reddedeceksiniz, hemde siz bunları tanımayacaksınız. Alevi Çalıştayları da diğer Çalıştaylar gibi ayakları havada boş kalacaktır, bize bir şey vermeyecektir.

* Parti kuracak mısınız?

Valla bizde merak ediyoruz. Federasyon başkanımız Sayın Ali Balkız’ın böyle bir söylemi var ancak bu partileşme yada parti değildir. Kurulacak olan bir sol partiye destek olacağız diyor. Doğru mudur, değil midir tartışılır. Ancak biz şuna inanıyoruz, elbetteki bütün herkesin bir siyasi parti tercihi olabilir ancak kurum başında olduğu sürece bu olmaz. Alevileri yada bir başkalarını bir partiye yandaş göstermek doğru değildir. Kaldı ki Aleviler bütün partilere eşit mesafede durur. Bizim kendi ideolojimiz, Hacı Bekteşi Veli’nin ideolojisi şudur; siyasi partiler üstü bir yapıyız. Bakış açımız budur. Evet mevcut partiler vardır, yeni kurulacak partilerinde Türkiyemizde ilgi göreceğini sanmıyorum.

* Mustafa Sarıgül...

Sanmıyorum. Aleviler daima ezginden yanadır. Sürekli horlanmış, yıpranmış,  eziklerden yanadır. Kendi düşünceleri temelinde sürekli özgürlüklerden yeniliklerden yanadır; ama yenilik derken bu yeni kurulacak bir partininde destekçisi falan değiliz.

* Peki Türkiye’de sorunlarınızı çözeceğine inandığınız bir parti var

Bizim şuandaki mevcut sosyal ve siyasal haklarımızı gündeme taşıyacak herhangi bir siyasal parti yok. Olsa olsa kendi kurumlarımız olur, kanaat önderlerimiz olur, kendi dedelerimiz, babalarımız, mürşitlerimiz, pirlerimiz olur. Onun dışında kurulacak yada mevcut olan siyasi partilerin hiç biri bizim taleplerimizi gündeme taşıyamaz. Bugüne kadar taşımamıştır, bundan sonrada taşımayacaktır. Özellikle Türkiye’nin hassas olduğu dönemlerde Aleviler gündeme geliyor bunları doğru bulmuyoruz. Biz taleplerimiz ile birlikte gündeme gelmeliyiz. Hiç kimsenin bizim üzerimizden siyaset yapmasına izin vermeyeceğiz. Özellikle son dönemlerde yine Aleviler gündeme geliyor. Dersim’i diline dolayanlar Alevilere sosyal ve siyasal talepleri, inanç hakları gündeme geldiği zamanda herkes sus pus oluyor. Demek ki bütün siyasi partilerin bakış açısı sadece Alevilerden biz ne kadar faydalanabiliriz olgusu.

* Sayın Onur Öymen’in Dersim açıklamasından sonra partinin vekile karşı tutumunu nasıl değerlendirdiniz?

Biz partiye değil siyasi düşünceye karşı çıkarız. Bugün ki Alevilere bakış açısına karşı çıkarız yoksa CHP, MHP yada AKP gibi partilerden ziyade devletin yada sistemin yada siyasi iktidarların Alevilere bakış açısını eleştiririz. Bugün Sayın Onur Öymen böyle söyledi diye CHP’ye küskünlük, diğer partiye kayma yada CHP ile ilişkileri kesme gibi bir olgudan ziyade ki bizim öyle bir anlayış yada öyle bir bakış açımız yok. Bugün Onur Öymen CHP’den milletvekili; ama AKP’den de milletvekili olabilirdi MHP’den de olabilirdi. Kaldı ki Onur Öymen yıllardan beri bu devletin dış işlerinden sorumlu elçilik ateşelik yapmıştır. Orada ki olay şu; Onur Öymen devletin dilini kullanmıştır. Bunu CHP’nin bakış açısı yada ideolojisi olarak ele almak doğru değildir. Bu devlet yada siyasi bakış açısıdır. Oradaki önemli olan olgu şu; Özellikle Alevilerin gündeme gelmesi bunun üzerine biraz daha politik davranmaları yada siyaset yapmaları oradaki siyasi rantı göstermektedir. Bugün Alevilerin belli bir seçmeni, belli bir kitlesi var. Eğer siz bu temelle bakarsanız sanki Aleviler yıllardan beri bu partiye oy veriyorda sizin sorunlarınıza sahip çıkmıyor gibi algılanıyor. Dönem dönem Sayın Başbakan çıkıyor diyor ki! “Hiç Dersim’de, Maraş’ta ananız ağladı mı” Elbetteki ağladı ve ağlatanda sensin. Madımak’ın önünde benzin döken sensin yada senin ideolojin yada bunun avukatlığını yine yapan sizsiniz. Buna benzer çok şeyler var. Sadece ve sadece Onur Öymen olgusu değil.
 
* Yapımı devam eden cemeviniz ne durumda?

Şimdi Kayseri’de bir cemevimiz yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’da Kayserili. Cumhurbaşkanımızın Tunceli’de cemevine giderek bağdaş kurup oturması hoşumuza gitti ve bizleri sevindirdi, ancak Kayseri’de yapılan bir cemevi var. 2007 yılında temeli atıldı hala inşaatımız yarım yamalak duruyor. Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız cemevlerini önemsiyor ise buna el atması lazım. Kayseri’de ki cemevi de Tunceli’de ki cemevi gibi olmalı. Yoksa şu akla geliyor. Tunceli’ye giderken siyasi bir rant mı var yoksa sadece Dersim’in adı çıktığı için mi cemevini ziyaret etti. O zaman buradaki cem evine niye gelmiyor yada destek olmuyor. Niye buradaki cemevinden habersiz. Biz altı yedi aydır Cumhurbaşkanımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Dilekçelerle, yazılarla, dosyalarla başvurduk; ama hala bugüne kadar bir ses çıkmadı. Demek ki Dersim’in adı çıkmış herkes Dersim Dersim diyor. O zaman bizde cemevimizi alıp Dersim’e gidelim orada oturalım. Hiç olmaz ise belki Cumhurbaşkanımız veya Başbakanımız uğrarlar. Biz herşeyden önce şunu istiyoruz. Toplumsal barışın simgesi eğer Aleviler ise Cumhuriyetin bekçileri Aleviler denir ya o bekçiliği de artık bedava yapmak istemiyoruz. Bekçilerinde bir maaşı, bir sigortası vardır. Hiç olmazsa bizimde o haklarımız ödensin. Bizde bu haklı talepler temelinden piyasaya çıkıyoruz yoksa kesinlikle sokaklarda bizim işimiz olmaz. 

Kayseri Erciyes Tv / Röportaj : Semra ACAR - 16 Aralık 2009

Bu haber toplam 32 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.