Alevilik İslam’a dahilmidir?

Alevilik İslam’a dahilmidir?

20/04/2018 0 Yazar: Alevi Haber

Aleviliğin Müslümanlık olmadığını gösteren çok önemli göstergeler vardır. Bunlardan biri, Müslümanlıkta çok kadınla evliliğin yaygın olmasıdır. Peygamber döneminden beri İslam’da çok kadınla evlilik esastır. Dört Halife döneminde, Emevi ve Abbasi halifeleri döneminde ve daha sonraki dönemlerde, İslam’da çok kadınla evlilik yaygın bir gelenektir. Hem Sünni İslam’da, örneğin örneğin Suudi Arabistan’da, Türkiye’de, Kürdistan’da, hem de Şii İslam’da, örneğin İran’da bu uygulama, gelenek yaygındır. İslam’da, çok kadınla evlilik yanında, harem, istediğin kadar cariye edinmek de söz konusudur. Hatta Şii İslam’da, evdeki iki üç kadından ayrı olarak belirli bir süre, hatta bir günlüğüne bile sözleşmeli evlilik vardır. Alevilikte ise tek kadınla evlilik esastır.
Hem Sünni İslam’da, örneğin Suudi Arabistan’da, hem Şii İslam’da, örneğin İran’da, kadınlar, çar, çarşaf içinde kapalıdır. Örneğin, Afganistan gibi alanlarda kadınlar burka denen bir çarşaf içindedirler. Alevilikte böyle bir uygulama yoktur. Bunlar, Aleviliğin Müslümanlık olmadığını gösteren çok önemli yaşam tarzlarıdır.

Alevilerdeki semah, Aleviliğin Müslümanlık olmadığını gösteren çok önemli bir ritüeldir. Bu, kadını kamuda görünür kılan, erkekle eşit kılan bir ritüeldir. İslam’da buna benzer bir ritüel yoktur. İslam’da kadın görünmezdir, kapalıdır, erkeğin arkasından gelir. Örneğin, Suudi Arabistan’da kadınlar, otomobil kullanamamaktadırlar.
Müslümanlığın, fetih-ganimet esasına dayanan bir dinamiği vardır. Bir ülke fethedilecek. Halkı Müslümanlığa davet edilecek. Müslümanlığı kabul etmezse, kadınları, çocukları, malları-mülkleri ganimet sayılacak. Müslümanlığı kabul edenlerin mallarına mülklerine de el konulacak. Sadece, öldürülmekten kurtulmuş olacaklar. Bütün bunlar Alevilikte var mı? Alevilikte, orayı burayı fethedip, halkı Aleviliğe davet etmek, Aleviliği kabul etmeyenleri katletmek, mallarını mülklerini kadınlarını çocuklarını yağmalamak var mı?
Namaz, oruç, haç, zekat, kelime-i şahadet, İslam’ın temel ibadet biçimleridir. Alevi ibadetinde bu kurallara riayet yoktur.
Aleviliğin Osmanlı döneminde nasıl algılandığını, ama Müslümanlık olarak hiç algılanmadığını görmek için şeyhülislamların fetvalarına bakmak gerekir. Yavuz Sultan Selim’in Şeyhülislam’ı, Müftü Nurettin el Hamza’nın ve İbn Kemal’in, Kanuni Sultan Süleyman’ın ve İkinci Selim’in Şeyhülislam’ı Ebu Suud Efendi’nin fetvaları bu bakımdan çok önemlidir. Ali Yıldırım’ın Osmanlı Engizisyonu, Anadolu’da İnançsal Zulüm Tarihi (İtalik Yayınları, Ankara, 2013) kitabı bu bakımlardan önemli bir kaynaktır. Alevilerin sapkın, zındık görüldükleri, Müslüman olarak algılanmadıkları açık bir şekilde görülmektedir.