1. HABERLER

  2. BASINDA ALEVİLER

  3. Alın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdiler
Alın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdiler

Alın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdiler

Alın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdilerÇaldıran savaşı gökyüzünde sürüyor Şah İsmail’in, Yavuz'a yenildiği Çaldıran...

A+A-

Alın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdilerAlın Size Alevi Açılımı : Heronlara Çaldıran adını verdiler

Çaldıran savaşı gökyüzünde sürüyor

Şah İsmail’in, Yavuz'a yenildiği Çaldıran Savaşı’nın adı Türkiye’nin ilk yerli casus uçaklarına verilince Aleviler "neden Çaldıran?" diye sorgulamaya başladı.

Yavuz- Şah İsmail arasında yaşanan ve derin yarılmalara yol açan Çaldıran Savaşı halen devam ediyor: Hem de uzayda..

Sinop’ta yazılım ve tasarımı Türk mühendisler tarafından yapılan Türkiye’nin ilk yerli 6.5 metre boyundaki insansız casus uçaklarına Çaldıran adı verildi. Çok gizli yürütülen projeyle deneme uçuşu yapılan uçaklara Çaldıran adının verilmesini sorgulayan Yılmaz Soyyer, gazetelerde çıkan bir habere atıfta bulunarak dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Gazete haberinde şöyle deniliyordu:

Öte yandan, Baykar Makina ve Kale Kalıp ortaklığı TSK için yeni bir İHA üretiyor. Uçağın deneme aşaması tamamlandı. Artık seri üretime geçilecek. 'Çaldıran' isimli bu uçak, eldeki İHA'lardan çok daha üstün özelliklere sahip olacak. Bazı özellikleri ile Heron'ları da geride bırakacak olan Çaldıran, 1.200 km menzile sahip. 22 bin feet'e kadar da çıkabiliyor ve 12 saat havada kalabiliyor.”

Bu haber karşısında hem sevinci hem de üzüntüyü yaşadığını belirten Soyyer,  yazısında Türkiye’nin modern teknolojiye dayalı bir üretim yapmasından dolayı mutlu olduğunu ancak seçilen adın da üzüntü verdiğini söyledi. Çaldıran’ın bir savaşın adı olduğunu, Kızılbaş- Türkmenler’in desteğini alan Şah İsmail’in bu savaşta Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e yenildiğini ifade eden Soyyer, “Bu savaşta Osmanlı ordusu Şii İran ordusunu değil Kızılbaş Türkmen Safevi ordusunu yenmiştir. Yenilenlerin önemli bir kısmı Anadolu'dan İran'a göçen bugün Alevi dediğimiz Kızılbaşlardır. Buradaki vurgum hem “Türkmen” e hem de “Kızılbaş”adır. O dönemde Türklüğün ve Türkmenliğin ön plana çıkması elbette düşünülemezdi. İmparatorluklar milli endişelerle davranamazlar. Aynı zamanda bir Fransız ihtilali sonrası kavramı olan milliyetçilik pencerecinden 16. yüzyıla bakılamaz.  Günümüzde durum farklıdır. Türkiye Cumhuriyeti laik bir milli devlet olduğu iddiasındadır. Bir devlet laikse halkının bir kısımının diğer bir kısmını mağlup ettiği savaşı kutsayıp ön plana çıkaramaz. Dolayısıyla da bir savaş aletine o günü hatırlatacak bir isim koyamaz, koymamalıdır. Bu isim sayıları kaç olursa olsun ülkemizde var olan Alevi kitleleri rahatsız edecektir, ülkemizdeki toplumsal uzlaşı zeminine darbe vuracaktır” dedi.

Soyyer, Devlet Bakanı Faruk Çelik’e, Alevi Açılımı Koordinatörü Necdet Subaşı’ya uçaklara “Malazgirt” isminin verilmesini önerdi.

Alevi  mahallelerine tepki çeken isimler

Genellikle Alevilerin yoğun olduğu yerleşim birimlerine tepki çeken isimler konuluyor. Yavuz Sultan Selim adı da en fazla konulan adlar arasında yeralıyor.

A.Yılmaz SOYYER'in Yazısı :

HERON YERİNE ÇALDIRAN

A.Yılmaz SOYYER

Bu gün gazetelerde “Öte yandan, Baykar Makina ve Kale Kalıp ortaklığı TSK için yeni bir İHA üretiyor. Uçağın deneme aşaması tamamlandı. Artık seri üretime geçilecek. 'Çaldıran' isimli bu uçak, eldeki İHA'lardan çok daha üstün özelliklere sahip olacak. Bazı özellikleri ile Heron'ları da geride bırakacak olan Çaldıran, 1.200 km menzile sahip. 22 bin feet'e kadar da çıkabiliyor ve 12 saat havada kalabiliyor.” şeklinde bir haber yer aldı. Hem sevinci hem de üzüntüyle karışık şaşkınlığı beraber yaşadım.

Sevindim çünkü eğer millet olarak bu problemli coğrafyada yer almak istiyorsak modern teknolojik verimleri yerli üretim olan sistemlerle donatılmış bir orduya ihtiyacımız var. Üzüldüm çünkü Çaldıran bir vatan toprağından ziyade bir savaşın adıdır. Osmanlı sultanı Selim hanla Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında 23 ağustos 1514'te yapılmış ve Osmanlı zaferiyle sonuçlanmış bir savaşın adıdır. Bu savaşta Osmanlı ordusu Şii İran ordusunu değil Kızılbaş Türkmen Safevi ordusunu yenmiştir. Yenilenlerin önemli bir kısmı Anadolu'dan İran'a göçen bugün Alevi dediğimiz Kızılbaşlardır. Buradaki vurgum hem “Türkmen” e hem de “Kızılbaş”adır. O dönemde Türklüğün ve Türkmenliğin ön plana çıkması elbette düşünülemezdi. İmparatorluklar milli endişelerle davranamazlar. Aynı zamanda bir Fransız ihtilali sonrası kavramı olan milliyetçilik pencerecinden 16. yüzyıla bakılamaz.

Günümüzde durum farklıdır. Türkiye Cumhuriyeti laik bir milli devlet olduğu iddiasındadır. Bir devlet laikse halkının bir kısımının diğer bir kısmını mağlup ettiği savaşı kutsayıp ön plana çıkaramaz. Dolayısıyla da bir savaş aletine o günü hatırlatacak bir isim koyamaz, koymamalıdır. Bu isim sayıları kaç olursa olsun ülkemizde var olan Alevi kitleleri rahatsız edecektir, ülkemizdeki toplumsal uzlaşı zeminine darbe vuracaktır. Alevi açılımlarıyla yiğitlik gösterileri yapan hükümetimiz derhal bu yanlış adımı engellemelidir. Mesela bu uçaklara “Malazgirt” ismi çok güzel uyum sağlar. Sayın bakanımız Faruk Çelik'i ve Alevi Açılımı yöneticisi Dr. Necdet Subaşı'nı göreve davet ediyorum.

KAYNAK: Kelime ATA/ habercek.com - 25.06.2010

Bu haber toplam 15 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.