1. HABERLER

  2. BASINDA ALEVİLER

  3. Bakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesi
Bakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesi

Bakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesi

Bakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesi Devlet Bakanı Faruk Çelik, Büyük Alevi Kurultayına...

A+A-

Bakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesiBakan Çelik'ten 'Büyük Alevi Kurultayı' değerlendirmesi
 
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Büyük Alevi Kurultayına ilişkin ''Süreç seçim sürecidir. Mart ayında miting yapalım, bilmem hangi ayda hangi toplantıyı yapalım... Bir kaç kişi milletvekili adayı olmak istiyor. 'Kendi emellerimizi gerçekleştirmek için onlarca yıldır istismar edilen Alevi kesimini yine istismar etmeye devam edelim'. Bu çok ucuz, basit bir yaklaşımdır'' değerlendirmesinde bulundu.

 
Çelik, 16 Ocak'ta gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayına ilişkin değerlendirmeleriyle ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 1,5 yıldır Alevilerin talepleriyle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini hatırlattı.

Bu sürecin Alevilerin, Alevi olduklarını gizleme sürecinden net bir şekilde çıktıklarını gösterdiğini belirten Çelik, Türkiye'de artık bütün görüş, düşünce ve farklılıkların her alanda net bir şekilde konuşulabildiğini ifade etti.

''AK Parti iktidarları öncesini düşündüğünüz zaman, toplumun ana sorunlarının bu boyutta dile getirildiğini, ele alındığını hiç kimse söyleyemez'' değerlendirmesinde bulunan Çelik, bu süreçte demokrasinin çıtasının hangi düzeylere geldiğinin ve demokrasinin çıtası yükseldikçe de sorunların bütün açıklığıyla, çıplaklığıyla konuşulduğunun ve sorunların çözüme kavuşturulması konusunda bir iradenin ortaya çıktığının herkes tarafından görüldüğünü vurguladı. Kendilerini eleştirenlerin yapılan çalışmalar ve gelinen noktanın farkında olup olmadıklarını bilmediğini belirten Çelik, düşüncelerini, dünya görüşlerini, inançlarını yansıtma konusunda her kesimin çok rahat bir ortama kavuştuğunu söyledi.

Büyük Alevi Kurultayının içeriğine bakıldığında ''adeta bu kurultaydaki sözcülerin çözüm istemediklerini veya kendi inisiyatifleri dışında birilerinin bu sorunlara çözüm sağlamalarının adeta mümkün olmadığı'' gibi bir yaklaşım içinde olduklarını gördüğünü anlatan Çelik, şunları kaydetti:

''(Bir sorun var, sorunu başkaları çözemez, hele hele iktidar çözemez, hele hele bu iktidar hiç çözemez) gibi bir yaklaşım aslında çözüm istememektir. Eğer siz çözümden yanaysanız çözümün kimin gerçekleştirdiği gerilerde bir değerlendirmedir. Asıl olan sorunun çözüme kavuşmasıdır. Biz AK Parti iktidarı olarak kimsenin görmediği sorunu görmüşüz ve çözüm için de masaya yatırmışız, çözüyoruz. Peki sizin kurultayda dile getirdiğiniz ne oluyor o zaman ''Ben çözüm istemiyorum'' demektir. Çözüm istiyorsanız 'gelin katkı sağlayın' diyorum. Hayır. Yine o klasik söylemlerle yaşanan, Türkiye'deki süreçle bağlantılı bir politik kurultay atmosferi oluşturulmaya çalışıldı. Bu yapılan emekler ve oluşturulan diyalog ortamına paralellik arz etmeyen bir yaklaşım tarzıdır. Biz kimseye kapımızı kapatmadık, herkese kapımız açık. Herkesle bu meselenin çözümüyle ilgili diyalog halindeyiz ve çözümünden yanayız ama maalesef kurultayı düzenleyenler çözüm değil, çözümsüzlükten yana olduklarını açık bir şekilde ortaya koymuşlardır.''

-''ÇATIŞMA ORTAMI OLUŞTURMA GİBİ BİR YAKLAŞIM İÇİNDELER''-

Kurultayı düzenleyenler ve öncülerin, sanki toplumda Aleviler ve diğer kesimler arasında bir sorun tartışılıyormuş gibi bir ortam oluşturduklarını ifade eden Çelik, Alevilerle sorunları olmadığını, Alevilerin sorunlarını çözmek için mücadele ettiklerini söyledi. Çelik, kurultayı düzenleyenlerin ise adeta bir çatışma, huzursuzluk ortamı oluşturma gibi bir yaklaşım içinde olduklarını belirtti. Çelik, ''Bu zaten tarih boyunca hep yapılmış. Bu huzursuzluk ortamı, memnuniyetsiz ortam tarih boyunca hep olagelmiş. Biz sorunun tespiti, Alevilerin talebi ve bu taleplerin, sorunların çözümüne endekslendik. Yoksa biz insanlarımızla uğraşmak için çalıştay falan düzenlemedik'' diye konuştu.

Kurultayda, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kapatılması taleplerinin dile getirildiğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

''Siz eğer sorunun çözümünden yanaysanız, hele hele Alevilerin sorunlarının çözümünden yanaysanız Diyanet İşleri Başkanlığının kapatılması anlayışı nereden geliyor? Siz sorun alanını ortadan kaldırmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa yeni, daha büyük bir sorun alanı mı açmaya çalışıyorsunuz? Bu kadar çelişkiler var. Her türlü aykırı görüşü biz dinlemeye hazırız. Fakat bir şeyin kaldırılması konusundaki görüşünüzün yanında onun yerine koyacağınız alternatifi söyleyin ki değerlendirilsin ve tartışılsın.

Başkanlık Türkiye Cumhuriyetinin başkanlığı ve kurucu irade böyle kurmuş. Toplumun din ihtiyacını karşılamaya dönük kurulan bir başkanlık bu. İslam dinin doğru bilgisini doğru kaynaklardan doğru bir şekilde 73 milyona aktarılmasıyla görevli bir başkanlık. Onun için tüm bunları dikkate almadan çözümsüz değerlendirmeleri ortaya koymayı doğru bulmuyorum.''

-''İSTEMEZÜKÇÜ ANLAYIŞ ÇÖZÜM DE ÜRETMELİ''

Alevilerin dine, din kültürü dersinin okutulmasına hatta din eğitimine de karşı olmadıklarına işaret eden Çelik, ancak bu konuların nasıl aktarılacağıyla ilgili çalışmalarımızı sürdürdüklerini söyledi. ''Diyoruz ki din öğretimi bütün 73 milyon vatandaşımızın gencine verilsin. Yani genel itibariyle İslam'ın ve diğer dinlerin kültürel olarak bilinmesini sağlayalım. Bu bir ihtiyaçtır'' diyen Bakan Çelik, ''Din dersleri de kalksın, istemezükçü anlayış''ın çözüm de üretmesi gerektiğini kaydetti. Çelik, şöyle devam etti:
 
''Alevilerin sorunlarına siz önerilerinizle desteklemezsiniz, yalnız reddiyeci bir anlayışla davranırsanız bu sorunları hiç anlamamışsınız demektir. O zaman bizim şöyle bir değerlendirme haklılığımız doğuyor: Yani süreç seçim sürecidir. Mart ayında miting yapalım, bilmem hangi ayda hangi toplantıyı yapalım... Bir kaç kişi milletvekili adayı olmak istiyor. 'Kendi emellerimizi gerçekleştirmek için onlarca yıldır istismar edilen Alevi kesimini yine istismar etmeye devam edelim'. Bu çok ucuz, basit bir yaklaşımdır. Alevilere öncelikle haksızlıktır. Bizim böyle yüzeysel, basit, seçme dönük yaklaşımımız yok. Bu sorunları samimi olarak çözmek istiyoruz ve öncelikle Alevi kesim olmak üzere bütün kesimlerden de bu sorunların çözümüne katkı sağlamalarını bekliyoruz. Toplumsal bir ortak bilinç oluşması konusunda birlikte gayret edilmesini istiyoruz. Bu sorun yalnız Alevilerin de sorunu değil, toplumun tüm kesimi bunu sorun olarak görüyor ve birlikte bir çözüm, çıkış yolu bulma konusunda da bir irade var ortada. Bu gelinen nokta açısından son derece güzel bir gelişme. Bunun kıymetinin bilinmesinden yanayım. Yoksa eğer politik arenaya bu süreç ve bu sorunlar kurban edilirse bunun içerisinden bu politik anlamda bu işe bakanlar hep zararlı çıkarlar. Öncelikle Alevilere büyük yanlışlık yapmış olurlar.''

Sorunlara getirilen çözümlerin de gerçekliklere uygun olması gerektiğinin altını çizen Çelik, Türkiye gerçeğini görmeyen, ayakları yere basmayan çözümlerin seçimlik, mevsimlik olacağını vurguladı. Çelik, ''(Alevi vatandaşlarımızın oyunu alalım da bu iktidar bir çalışma yapıyor, sağlıklı çözüm önerileri konusunda bir uzlaşmaya gidiliyor) bunun paniğini yaşayanlar olabilir ama onlara da tavsiyem şudur: Bu sürece zarar vermeyin'' diye konuştu.

-''YÜZEYSEL VE POLİTİK BİR YAKLAŞIM''-

CHP'nin programında, seçim beyannamesinde ''cemevleri ibadethane olacaktır'' diye bir ifade bulunmadığını, aksine ''maddi bazı imkanlardan, bütçe kaynaklarından istifade ederler'' diye düzenlemeler bulunduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

''Ama şimdi politik amaçlı Genel Başkan bile 'buralar ibadethane olsun'' diyor. Statükoyla yüzleşilecekse önce AK Parti hazır. Ama CHP bu ve benzer ifadeleri kullandığı zaman neyi hedefliyor, ne söylemek istiyor ve bunun içini nasıl dolduruyor bunu açıklaması gerekir. Kurultayda ki sözcüler de söylediklerinin içini doldursunlar. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı kalksın diyenlere sesleniyorum: Neyi öneriyorsunuz? Cemaatlerin yönetmesini mi istiyorsunuz? Neyi öneriyorsanız onu da söyleyin. Sanki bir çözüm varmış da biz yapmıyormuşuz gibi, yapmama gayreti içindeymişiz gibi bir yaklaşımı biz kabullenemeyiz. Bu doğru değil ve büyük bir haksızlıktır. CHP cephesinden yapılan bu öneri yüzeyseldir. Kurultaydaki değerlendirmelerle, toplumun hafızasını yenileyen çalıştaylarımızı karalamaya çalışanlar çok yüzeysel ve politik bir yaklaşım içerisindeler.''

Kimseyi asimile etme peşinde olmadıklarını da dile getiren Çelik, 8 yıldır iktidarda olduklarını ve özgürlük alanlarını genişletmekten başka bir hedefleri olmadığını belirtti. Çelik, ''Herkes konuşsun, eteğindeki taşları döksün ve birlikte bir çözüm üretelim çabası, mücadelesi, gayreti içerisindeyiz. Oysa belli çevreler yapılanları, gelinen noktayı görmemezlikten geliyor ve çok yüzeysel bir yaklaşımla oy avcılığı peşine düşmüş bulunuyor'' dedi.
 
Zaman - aa - 20.01.2011

Bu haber toplam 14 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.