1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. BALKIZ : 'Arabulucuya gerek yok'
BALKIZ : 'Arabulucuya gerek yok'

BALKIZ : 'Arabulucuya gerek yok'

'Arabulucuya gerek yok'Devrim Sevimay / Milliyet"ÇÖZÜME GİDEN YOLDA KÜRT ALEVİLERİN GÜCÜNÜ AZIMSAMAYIN"Alevi-Bektaşi...

A+A-

BALKIZ : 'Arabulucuya gerek yok''Arabulucuya gerek yok'

Devrim Sevimay / Milliyet

"ÇÖZÜME GİDEN YOLDA KÜRT ALEVİLERİN GÜCÜNÜ AZIMSAMAYIN"

Alevi-Bektaşi Federasyonu Başkanı Balkız:  “DTP’li, AKP’li bölge milletvekilleri, belediye başkanları ne güne duruyor, arabulucuya gerek yok”

İŞTE MİLLİYET’İN SORULARI

ÇATIŞMANIN ÇÖZÜM MODELİ

1- PKK’nın silah bırakması ve dönüş sürecinde nasıl bir yöntem izlenmelidir?

2- PKK kadrolarını dağdan indirmek amacıyla af ilan edildiği takdirde kapsamı ne olmalıdır?

3- Çözüm sürecine Abdullah Öcalan’ın da dahil edilmesi yolundaki taleplere nasıl bakıyorsunuz?

4- Çözüm süreci boyunca operasyonlar durmalı mı durmamalı mı?

5- Terörün bitme menziline girdiği konusunda yayılan iyimser havaya katılıyor musunuz?

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜM MODELİ

6- Türkiye’de yaşayan Kürtlere mevcut Anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz; düşünüyorsanız bu düzenlemeler neleri içermelidir?

7- Soruna çözüm çerçevesinde demokratikleşme paketi ve ekonomik önlemler yeterli midir? Bölgeye özel düzenlemeler de yapılmalı mıdır?

8- Toplumsal mutabakatın sağlanması için sizce en çok dikkat edilmesi gereken husus nedir?

9- Sizin açınızdan bulunacak çözüm modelinin “olmazsa olmaz” çizgileri nelerdir?

10- Bu konuda sorulmadığı halde yanıtlamak istediğiniz soru varsa nedir?

ÇÖZÜME GİDEN YOLDA KÜRT ALEVİLERİN GÜCÜNÜ AZIMSAMAYIN

ALİ BALKIZ (Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı):

1- PKK SİLAHLARINI YERE ATMALI: Biz Aleviler 72 millete aynı nazarla bakarız. Hak’kı ademde görürüz, şiddeti reddederiz. Suçların en büyüğü de bizce başka bir insanı öldürmektir. Dolayısıyla yıllardır asker-sivil on binlerce insanımızın hayatına mal olmuş olan bu silahlı- mayınlı-tuzaklı ortam derhal terk edilmelidir. PKK elindeki silahları yere atmalıdır. Bunu gören devlet de, bunu gördüğünü, o silahları yerden aldığını belli etmelidir. İnanıyorum ki; sonrası kolaydır.

2- AFFI ANNELERE SORUN: Türk olsun, Kürt olsun, iki kesimden anaların hangisinin evlat acısı öbürüne kıyasla daha katlanılabilirdir? Bu nedenle bu soru öncelikle onlara sorulmalı ve inisiyatif almaya davet edilmelidirler. Bilinmeli ki; annelerin barışmadığı yerde kimse barışık olmayacaktır. Geri kalanı teknik bir konudur, çözümü de hakkaniyet ve toplumsal duyarlılık çerçevesinde mümkündür. Yeter ki “Pişmanlık Yasası” örnekleri yinelenmeye kalkışılmasın.

3- NE ÖCALAN NE YABANCI GÖZLEMCİLER: Kamuoyunun bütün hassasiyeti ve bakışlarının üzerinde olduğu isimlerde ısrar edilerek; zafere koşuluyormuş gibi bir hava yaratılarak; daha başından sürecin önü tıkanmamalıdır. DTP’li, AKP’li bölge milletvekilleri, belediye başkanları ne güne duruyor. Ayrıca BM, ABD, AB veya başkalarının arabuluculuğuna, gözlemciliğine de ihtiyaç yoktur. Sorun Türkiye’nin, Türkiyelilerin sorunudur. Dolayısıyla bunu çözme şerefi de Türkiyelilere ait olmalıdır.

4- HEM SİLAHTAN HEM AĞIZDAN ÇIKANA DİKKAT: Çözüm süreci boyunca hiç kuşku yok ki operasyonlar durmalıdır. Avcılar bile havaya ateş etmemelidir. Bir o kadar tehlikeli olan ırkçı, milliyetçi, şoven, söz, söylem ve eylemler de -hem Türkler, hem de Kürtler açısından- derhal terk edilmelidir.

5- TORPİLLEYEBİLİRLER: Temkinli bir iyimserlik taşımakta yarar var. Unutulmamalı ki; böylesi zamanlar, en dikkatli, özenli olunması gereken dönemlerdir. Şu ya da bu nedenle, şu ya  da bu taraftan süreci torpilleyecekler çıkabilecektir.

6- BARAJ KALKMALI, MİLLİ BAKİYE SİSTEMİNE DÖNÜLMELİ: Evet, Anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler geliştirilmeli, daha önemlisi uygulanmasını sağlayacak koşullar oluşturulmalı. Örneğin; mevcut Anayasamızın 10’uncu maddesi norm olarak bir eşitlik düzenlemesi içeriyor, ancak uygulanmıyor ya da aynı özellikler taşıyan bireylere ve birey topluluklarına farklı uygulanıyor. Ayrıca, Anayasa değişiklikleri gündeme gelmişken; Kürt Alevilerin de azımsanmayacak bir nüfusa sahip oldukları gerçeği göz önünde tutularak; Alevilerin genel talepleri arasında önemli bir yer tutan Diyanet İşleri Başkanlığı ve zorunlu din dersleri bir de bu açıdan, bu nedenle de ele alınmalıdır.

Dahası; siyasi partiler yasası, seçim yasası mutlaka değiştirilmeli, seçim barajı kaldırılmalı, “milli bakiye” sistemine dönülmeli; halkın iradesinin ve tercihinin, engelsiz barajsız meclise yansıması temin edilmelidir.

7- ÖNCE AĞALIK VE ŞIHLIK BİTECEK: Üstesinden gelmemiz gereken iki önemli husus var: Biri ağalık-aşiret; diğeri de şeyhlik-şıh düzeni. Bu iki kurumu tasfiye etmeden, o bölgeden gerçek anlamda ne demokrasi çıkar, ne de özgür insan... Bu ise toprak reformu, tarım reformu, okullaşma oranı, Şişli’deki lise düzeyinde lise vs. demektir. Yerel yönetimlerin de çoğulculuk anlamında yeniden yapılandırılması sağlanmalı ve yetkileri arttırılmalıdır.

8- BULUŞMA NOKTASI: Üniter yapı, ülke bütünlüğü, laik, demokrat, sosyal hukuk devleti ilkelerinin eksiksiz uygulandığı bir ortam. Halkların kardeşliğinin, eşitliğinin, gönüllü birlikteliğinin sağlandığı koşullar, Türkçe denli, Kürtçe’nin de bir tarih, coğrafya, bilim, edebiyat, siyaset, sanat dili olduğu gerçeğinin kabulü.

9 - VAMIK VOLKAN’IN AĞAÇ MODELİ: Öyle bir çözüm modeli bulmalıyız ki; bu konu ne içeriden, ne dışarıdan, özellikle emperyal güçler tarafından bir daha kaşınamasın. O sihirli formülü bin yıllık devlet geleneğine sahip TBMM ve bir arada yaşama geleneğini her koşulda sürdürme başarısını gösterebilmiş olan bu halk birlikte bulmalıdır. Bu anlamda bu yazı dizisinin ikinci gününde yayımlanan Prof. Dr. Vamık Volkan’ın anımsattığı Estonya örneği (Ağaç Modeli) ilginçti. Geliştirilmeye ve uyarlanmaya değer.

10- DEĞİŞİME AYAK UYDURACAĞIZ: Dünya hızla değişiyor. Değişen dünya bizi de değiştiriyor. Olgunlaşıp değişmemek, ayak diretip, olduğumuz yerde çakılıp kalmak, mevcudu koruyalım derken, bazen, hatta çoğunlukla geleceğimizi de kaybetmemize yol açabiliyor. Kürt sorunu böyledir, Alevi taleplerinin karşılanması da keza böyledir.

MİLLİYET - 9 Ağustos 2009

Bu haber toplam 27 defa okunmuştur
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.