1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ Söyleşisi
Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ Söyleşisi

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ Söyleşisi

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ SöyleşisiAnkara'da aylık olarak yayımlanan Barem Dergisi'nin, Alevi Hareketinin önemli isimlerinden...

A+A-

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ SöyleşisiBarem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ Söyleşisi

Ankara'da aylık olarak yayımlanan Barem Dergisi'nin, Alevi Hareketinin önemli isimlerinden Alevi Bektaşi Federasyonu Disiplin Kurulu Başkanı Avukat Fevzi GÜMÜŞ ile yaptığı söyleşi:

1-ALEVİLİĞİN YENİDEN GÜNDEME GELMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Alevilik, Alevilerin 1980’li yılların sonunda hızla örgütlendiği süreçlerden beri Türkiye’nin ve Avrupa’nın gündemindedir. Çünkü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ağır baskılar altında tutulan Aleviler Türkiye Cumhuriyeti döneminde de yok sayılmıştır, bu kimlik aşağılanmış, horlanmıştır. Ansiklopedilerde hala hakaret sözcükleri yer alıyor. 1960’lı yıllarda ilk örgütlenmelerine başlayan Aleviler, 1980’li yılların sonunda kendi dernek ve vakıflarını kurmuş, Alevi kimliğinin tanınmasını, tamamen insan hakları çerçevesinde değerlendirebilecek haklarının verilmesi için örgütlü ve yaygın bir mücadele vermeye başlamıştır.

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ SöyleşisiAleviler artık kenttedir ve daha önce köylü karakteri özellikleri taşıyan bu hareket artık daha talepkar davranıyor. Haklarının verilmesini istiyor. 

Yıllardan beri sürdürülen kararlı mücadele uluslar arası arenaya da taşınmış, Türkiye’nin girmek istediği Avrupa Birliği’nin nezdinde gündem maddesi haline gelmiştir. Dolayısıyla bu mücadele artık sınırların ötesine taşınmış, müzakere sürecinde Türkiye’nin aşması gereken soruna dönüşmüştür. Hükümet de, bu sorunu güya çözmek istemektedir. Ancak Alevi kimliğini tanımak yerine onu asimile etmeye yönelik bir hamle söz konusudur. Bu tür yaklaşım yerine insan hakları ilkeleri çerçevesinde Alevilerin sorunları ele alınmalı ve çözüm önerileri masaya yatırılmalıdır. Bunu yaparken de, Alevlerin temsilcilerinin görüşleri alınmalı. Bu yapılmazsa, hükümetin yapmayı düşündüğü açılımlar “siyasi şovdan” öteye gitmez. Biz, Aleviler olarak samimiyet bekliyoruz. 

2-AKP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ REHA ÇAMUROĞLU’NUN ALEVİLERE YÖNELİK AÇILIMLARINI SAMİMİ BULUYOR MUSUNUZ?

Öncelikle belirtmek isterim ki hükümetin henüz resmi bir Alevi açılımı söz konusu değil. Tartışılan konu, AKP İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu’nun kendisine ait görüşleridir. Nitekim Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, hükümetin Alevilere dönük bir proje hazırlığı içinde olduğu konusunda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu çok manidar.

Eğer, gerçekten hükümetin Alevilerin sorunlarına ilişkin çözüm arayışları, önerileri varsa bunu kamuoyuyla, Alevi önde gelenleriyle ve bizlerle paylaşması gerekir. Eğer, bunlar gerçekleşmese bu biraz öncede dediğim gibi siyasi şovdan öteye gitmez. Çamuroğlu’nun, Muharrem ayında başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP’lilerle Alevileri buluşturma projesi bir diyalog arayışından ziyade AKP’nin asimile politikasının bir ürünü olarak görülmeli. Bu projeye nitekim henüz hükümet sahip çıkmamıştır. Bu kendisinin kişisel projesidir ve amaç da Alevileri AKP’ye monte etme hareketidir ve biraz da yerel seçimlere dönük hamle gibi gözükmektedir. Kendisinin, yaygın Alevi örgütlenmesi ve tabanıyla hiçbir bağı bulunmamaktadır. Geçmişte “Alevi olduğum için solcuyum” açıklamasını yapan Reha Çamuroğlu, bugün demek ki başka bir çizgidedir. 

Şuna dikkatinizi çekmek isterim Çamuroğlu, Madımak Oteli’nin müze yapılmasına karşı olduğunu söyledi. Bu çok anlamlı aslında. Biz yıllardan beri oranın Almanya’nın Solingen kentinde yakılan Türk ailenin evi nasıl müze yapıldıysa, devletten bu duyarlılığı bekliyoruz. Oranın “Barış ve Kardeşlik Müzesi” olmasından niye bu kadar korkuluyor bunu da anlamak mümkün değil. Üstelik, orada hala et lokantası var. Bütün bunları bir arada düşündüğünüzde hükümetin samimiyet içinde olmadığını görüyoruz. Maalesef, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘Madımak’ta et lokantası bulunmasından utanç duyuyorum’ demişti. Ancak o da şimdi çark etti ve hükümetin resmi politikasını sürdürüyor. Bakan Günay, Madımak Oteli’nin müze olma ihtimalinin az olduğunu söylüyor. 
 
3-AKP NN ALEVİ AÇILIMIN NEDENİ SİZE GÖRE NEDİR? 

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ SöyleşisiAKP’nin Alevi açılımı var diye konuşmak yanlış olur. Yukarda da dediğimi gibi ortada resmi bir açılım yok. Bir kere, Başbakan Erdoğan’ın Aleviliğe karşı samimi bir anlayış içinde olduğunu düşünmüyorum. Belediye başkanlığı döneminde Karacaahmet Cemevi’nin yıkılması için elinden geleni yapmıştı. Bütün bunlar unutulacak şeyler değil. Şimdi ne değişti? Belki Sayın Başbakanı Alevilikle ilgili görüşleri değişmiş olabilir. Bunu da anlayabiliriz ama yine de kuşkuyla bakıyorum ben. Aleviliği farklı bir inanç olarak görmemektedir ve Aleviliği Sünnileştirme politikaları uygulamaktadır. Aleviler, Erdoğan’ın Karacaahmet dergâhına dayadığı kepçeyi de, diyanet isleri başkan yardımcının cemevleri cümbüsevidir şeklindeki açıklamasını da unutmamaktadır. Kaldı ki, iktidarda olduğu dönemde yaygın alevi örgütlülüğünün temsilcisi örgütlülüklerine de randevu vermemektedir. Ders kitaplarına konulan Alevilik derslerinin de Alevilikle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Sadece Avrupa Birliği’ne karşı sorunu çözmüş gibi gözükmek istemekte ve AB sürecinde bu konunun yaratacağı sıkıntılarından kurtulmak niyetini taşımaktadır. 

Tabi Avrupa Birliği sürecinde hükümet çok eleştiri alıyor ve baskı görüyor. 2009 yılında da bir yerel seçim var. Ben, hükümetin bu çalışmalarını biraz da bunlara dönük bir adım olarak görüyorum. 
 
4-SİYASİ PARTİLERİN ALEVİLİK ÜZERE SİYASET YAPMASINI VE ALEVİLER ÜZERİNE ETKİNLİK KURMAYA ÇALIŞMASINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUN?

Bunu şöyle değerlendirmek lazım. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce, Mustafa Kemal, Hacıbektaş’ta Hacıbektaş Dergahı Cemalettin Çelebi ile görüşüyor ve Cumhuriyet ilan edeceğini ilk kez orada açıklıyor. Aleviler, bir nebze de olsa Cumhuriyet dönemiyle rahata kavuştu. Bu tatmin edici olmasa da bu ilk adım olarak önemli gelişmedir. Hatta Cemalettin Çelebi’ye Meclis Başkanlığı da önerir Mustafa Kemal ancak Çelebi rahatsızlandığı için Meclis Başkanlığı yapamıyor. 

Alevilerin siyasete ve siyasetin Alevilere ilgisi hiçbir zaman değişmedi. Önemli bir kitle sonuçta Aleviler, oy potansiyeli yüksek. Bugün Alevilerin tek başına yüklendiği bir siyasi parti iktidar olabilir. Burası çok önemli. O yüzden, siyasi partiler buradaki oylara çok önem veriyor ve bu yönde kulis yürütüyorlar. İlgi dediğim gibi yeni değil ama sonuçta samimi de değil. 

Bütün bu çalışmalar Alevilik üzerinde bir etkinlik kurmaya olanak sağlar mı? İşte burası mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti’nde Aleviler “yurttaş” olma bilincini en hızlı kavrayan ve bunu uygulayan topluluk olmuşlardır. Hiçbir siyasi görüşün arka bahçesi olmamışlardır. Tabi ağırlık olarak, laik, demokratik Cumhuriyetten yana olan siyasi partilere yöneliş var. Bu da Aleviliğin tarihten aldığı doğasında olan bir durum. 

5-AB NİN SON İLERLEME RAPORU DA GÖZ ÖNÜNDE BİLİNDİRİLECEK OLURSAK AB NİN TÜRKİYEYE YÖNELİK ALEVİLİK İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI NE ZAMAN BAŞLADI?

Barem Dergisi - Fevzi GÜMÜŞ SöyleşisiAB Komisyonu Türkiye’ye ilişkin ilk ilerleme raporunu Kasım 1998’de yayımladı ve o tarihten bu yana yayımladığı düzenli ilerleme raporlarında biri hariç hep Alevi Sorunlarına yer verdi. Aleviler önceleri “İnsan Hakları ve Azınlıkların Korunması” üst başlığı altında değerlendiriliyor ve Aleviler ile ilgili tanımlama yapılıyordu. Daha sonraki raporlarda ise Alevilerle ilgili başlık ve tanımlama gayretleri konusunda ciddi değişiklikler oldu. Örneğin AB Komisyonu 2007 İlerleme Raporunda Alevilikle ilgili tanımlama yapmaktan kaçındı. Böylece AB raporlarındaki tanımlamalardan kaynaklı tartışmalar son bulmuş oldu. Artık AB Raporlarında Alevilerden  “dinsel bir topluluk” ve “Alevilere yönelik resmi yaklaşımda herhangi bir değişiklik olmadığı görülmektedir” denilerek söz edilmekte ve başkaca sorunlara yer verilmektedir. 

Türkiye’nin AB’ne tam üyeliğine ilişkin tartışmalarda Alevi Sorunun çözümünün gündemi daha çok işgal edeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle de insan hakları ilkeleri çerçevesinde Alevilerin sorunları ele alınmalı ve çözüm önerileri masaya yatırılmalıdır. Bunu yaparken de, Alevlerin temsilcilerinin görüşleri alınmalı ve onlarla kurumsal bir diyoloğ içersinde olunmalıdır. Bu yapılmazsa, siyasi iktidarların yapmayı düşündüğü açılımlar göz boyamadan ve sözde öteye gitmez.     
 
FEVZİ GÜMÜŞ KİMDİR?

Sivas Şarkışla doğumludur. Ankara’da serbest avukatlık yapmaktadır. 1996 yılından bu yana Alevi Örgütlerinde yöneticilik yapmaktadır. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Bektaşi Federasyonunda Genel Sekreterlik görevlerinde bulunmuş olup, halen Alevi Bektaşi Federasyonunda Disiplin Kurulu Başkanıdır.

BAREM DERGİSİ - ALEVİ HABER AJANSI - AHA
www.alevihaber.com - 26 Aralık 2007

Bu haber toplam 26 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.