1. HABERLER

  2. Çifte kavrulmuş ötekiler diyarı Samandağ
Çifte kavrulmuş ötekiler diyarı Samandağ

Çifte kavrulmuş ötekiler diyarı Samandağ

Çifte kavrulmuş ötekiler diyarı SamandağAkdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Gençlik Derneği’nin birlikte...

A+A-

Çifte kavrulmuş ötekiler diyarı SamandağÇifte kavrulmuş ötekiler diyarı Samandağ

Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Gençlik Derneği’nin birlikte düzenlediği Evvel Temmuz festivaline katılmak üzere Hatay’ın Samandağ ilçesine gittim.

Samandağ, bir peynir dilimine benzeyen Türkiye haritasının alt kenarındaki ‘çıkıntı’ yerde bulunuyor. Bu fiziksel konumu ilçenin içinden geçen ‘Asi’ Irmağı tamamlıyor. Buradan hareket ederek, Sevan Nişanyan’ın kelimelerin köküne nüfuz eden üslubuyla Samandağ’ı şöyle tanımlamak istiyorum: İçinden asi bir ırmak geçen çıkıntı yer. Tabii ‘asi’ ve ‘çıkıntı’lı bu tanıma Samandağ’ı dolaşarak, Samandağlılarla tanışarak varıyorum, coğrafya bilgileri işin süslemesi.

Samandağ çifte kavrulmuş ötekilerin yaşadığı yer, çünkü hem Aleviler hem de Arap. Osmanlı döneminde Alevi oldukları için, Birinci Dünya Savaşından sonra yirmi yıl süren Fransız egemenliğinde Ermeni olmadıkları, müslüman oldukları için şansları yaver gitmemiş. Tam Cumhuriyet döneminde laik yaşam biçimine yatkınlıkları nedeniyle biraz rahat edecek olmuşlar, bu sefer de dünyanın en zengin dili Arapçayı ‘mafiş, ayva ve yallah’tan ibaret zanneden popüler kültür üretimleri ve Arapların ‘ihanetleri’yle dolu resmi tarih yazımı; Arap olarak ve Arap kalarak makbul vatandaş olmanın yollarını tıkamış.

Doğrudan Allah’a bağlı

İçinde ne cami, ne de cem evi olan, Oflular gibi Allaha doğrudan bağlı olan Samandağlıların bu çifte kavrulmuşluk hali, ne Musaya ne İsaya yaranamama durumu, ezik bir insan profili yerine başına buyruk, radikal politik tercihleri olan bir toplum yaratmış. Radikal derken, Türkiye’nin ortalama tercihlerinin dışında eğilimlere sahip olunmasını kastediyorum. Türkiye genelinde yüzde birin altında kalan partiler Samandağ’da etkili ve güçlü. Festival alanında yan yana dizilmiş yirmiye yakın standda Beyoğlu’nda bile adını duymadığım sosyalist partilere, oluşumlara rastlamak mümkün. Aslında bu manzara Samandağ’ın normali. Samandağ’ın marjinal partileri ise AKP ve özellikle de MHP. Bu partiler Türkiye genelindeki küsürat partileri kadar oy alıyorlar Samandağ’dan. MHP, tabelasını asabileceği bir oda dahi kiralayamamış. AKP ise Hükümet Konağına en yakın güvenli bir iş hanında, büyük bir iktidar partisi için mütevazı sayılacak bir ofise sahip. Aslında bu fasılda CHP’yi de saymak isterdim ancak, iki ateş arasında kalan aleviliğin, Sünni İslamdansa en azından birlikte rakı içebilecekleri Kemalizm’i tercih etme eğilimi, Samandağlı alevilerde de bir parça görmek mümkün.

‘Kim takar Samandağ Kaymakamını’

Devlet otoritesine karşı takınılan ‘Kim takar Yalova Kaymakamını’ tavrı; işsizlik, yatırımsızlık, yolsuzluk (bildiğiniz asfalt yol anlamında) ve göç olarak bedelini ödetmiş. Tozlu yollar, kesilen sular, Suudi Arabistan’a Kuveyt’e işçi olarak gönderilen evlatlar pahasına elde edilen bağımsızlık duygusu bu nedenle çok kıymetli. Samandağ’da bulunmama neden olan festival için de ne Kaymakamlığa, ne Kültür Bakanlığına başvulurmuş. Sanatçı ücretleri, uçak biletleri, sahne tertibatları, standlar ve bir festival için aklınıza gelebilecek her gider, insanlardan toplanan bireysel bağışlarla karşılanmış. Festivalin yükünü çekenlerin başında gelen Mevlüd ve İlyas Oruç bin kişiden küçük bağışlar aldıklarını söylüyorlar. Bu sayede festivalin açılışında protokol konuşmaları yok. Dev kumsala kurulan sahneden hiç bir devlet erkanı selamlanmıyor. Konferanslar için seçilen başlıklar ‘aman kim ne der’ gibi bir kaygıdan uzak belirleniyor.

Harir, Ğar ve portakal çiçeği

Samandağ çok güzel bir yer, en çok da değişik bir yer. Dünyanın en uzun üçüncü kumsalı, usta bir heykeltraşın elinden çıkmış bir abide gibi duran Kel Dağı, envai çeşit meyve bahçeleri, kral mezarları, Vakıflı Ermeni Köyü, Dor Sarayı kalıntıları, dünyanın en kaliteli ney kamışlarının yetiştiği sazlıkları, Marmara tüp geçidini andıran Romalılardan kalma su tüneli görülmeye değer güzellikler. Geleneksel yemeği Hrisi, Samandağ ipeği harir, defne sabunu ğar, boğma rakı tini ve Samandağ şarabı imbit, Vakıflı köyünde üretilen konsantre mandalina suyu ve portakal çiçeği likörü Samandağ’a özel tadlar, kokular ve dokular. Samandağlıların misafirperverlikleri ve samimiyetleri ise müptelalık yaratacak bir enfiye etkisine sahip.

Taraf/TURGAY OĞUR / SAMANDAĞ - Istanbul - 27 Temmuz 2009

Bu haber toplam 70 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.