1. HABERLER

  2. DERSİM KATLİAMI

  3. Dersim Kırımı
Dersim Kırımı

Dersim Kırımı

İnsanlık tarihi, insanlık adına yapılan büyük buluşların, gelişmelerin, yeniliklerin tarihi olduğu kadar, insanın insana yaptığı haksızlıkların,...

A+A-

Dersim Kırımıİnsanlık tarihi, insanlık adına yapılan büyük buluşların, gelişmelerin, yeniliklerin tarihi olduğu kadar, insanın insana yaptığı haksızlıkların, baskıların ve zulümlerin tarihi de olmuştur. Tarihte haksızlığa, zulme, baskıya maruz kalanlar, kendilerini koruyacak mekanizmalara sahip olmayanlardan seçilmiştir. Zoru elinde tutmaya tek yetkili güç olan devlet, bazen bütün bir toplumun devleti olarak hareket ederken, çoğu zamanda belirli bir grubun, siyasal, sosyal ve dini bakışın temsilcisi gibi hareket etmiştir. Bu hareket biçiminin tarihte sayısız örnekleri mevcuttur.

1960'lı yıllarda büyük kentlere göçten nasibini alanlardan biriside benim ailem. Çocuklarının okumaları için Ankara'ya göç eden bir ailenin çocuğuyum. Akrabalarımız birbirlerine yakın yerlerde oturup, sürekli olarak birbirlerini ziyaret ederlerdi. Konuğumuzun olmadığı ya da konuk olarak diğer akrabalarımıza gitmediğimiz günler parmakla sayılacak kadar azdı. Bir araya gelişlerde büyüklerimiz memleket yemeklerini birlikte yer ve  yöremizin türkülerini, deyişlerini, ağıtlarını da bir arada söylerlerdi. Türkülerinin çoğu dağlar üzerineydi. Dağlara özlemi birlikte dile getirirlerdi. Bu güzel ortamda hüzünle söyledikleri, herkesi bütün dizelerini bildiği 2 türkü de vardı. Birisi Sarı Gelin di. Bir diğeride Dersim dört dağ içide, bir gülüm var bağ içinde diye başlayan dersime ağıt türküsüydü. İki türküye de bütün aile fertleri katılır ve bir hüzün kaplardı yüzlerini.

Dersimli değildik. Allahu Ekber Dağları'nın eteklerinde olan Türkmen Vadisinde bulunan bir Türkmen Alevi köyüdür bizim köyümüz. Dersim'e 100'lerce kilometre uzakta, Türkiye’nin kuzeydoğusunda uçta bir yerdedir. Dersim'de konuşulan ne Zazacayı ne de Kırmançıyı anlarız. Oraları hiç mi hiç görmedik, gitmedik. Oradan tek bir misafirimiz dahi olmazdı, yoktu. Tanımazdık hiçbir Dersim’liyi. Sarı gelin bizim yöremizin ezgisiydi. Bu anlaşılırdı. Peki Dersim ağıdı neden bizi bu kadar etkilerdi ki? Oysa dillerini bile anlamazdık Dersim’lilerin. Bizleri birleştiren kuşlarla haberleştiren bir bağ vardı ancak. Alevi Türkmen, Alevi Dersimlinin acısını kendi acısı yapmıştı. Bayar’ın Alevileri yok etmek istediğini anlatır dururdu rahmetli annem. Dersim ağıdında gözleri dolardı…

Alevi toplumu Dersim'de yapılanları "Dersim Olayları" olarak görmedi. Alevi toplumu Dersim'de yapılanları, bir kırım olarak gördü. Sadece Dersimlilere değil, bütün Alevilere yapılmış bir kırım, katliam, olarak gördü. Bu yüzden işte, her Alevi, kendi adını bildiği gibi bu ağıdı da bilmekte ve yüreğinde hissetmektedir.

Bu katliamı terörle mücadele için örnek gösterenleri Alevi Toplumu belleğine kaydedecektir. Barajı aşamadığı dönemi unutan bu siyasal harekete düşen; tüm Alevilerin yüreğinde ağır bir yara olan bu katliamı, haklı bir perspektife oturtmaya çalışan bu grup sözcüsüne gereken yanıtı vermesidir. Alevilerin ilk genel seçimde buna gereken yanıtı vereceklerinden de herkes emin olabilir.

Dersim 1937-38'de yaşananlarda kimlerin payının olduğu ayrı bir tartışma konusudur. Payı olanların belirlenmesi tarihçilerce yapılması gereken küçücük bir araştırma sonucunda ortaya çıkartılabilir. Tartışma konusu olmayan husus ise şudur. Dersim'den 550 km uzaktaki Alevi Türkmenin de yüreğini dağlayan, onu ağıda dökenin, burada bir katliamın yapıldığı gerçeğidir. Burada yapılan ne terörle mücadele ne de başka bir şey. Bu yapılanın tek bir adı var, o da kırım yani katliamdır.

Yaşları sırf idam edebilmek için kanunlara aykırı olarak bir gecede büyütülen ya da küçültülen Seyit Rıza ve Oğlu Resik Hüseyin’in devirleri daim olsun.

Hangi nedenle asıldığını Seyit Rıza idamı öncesi tarihe geçen şu sözleriyle açıklamış:

Evladı Kerbelayıh. Bi hatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir,.

Bu zulmü, cinayeti ve evladı kerbelaya katliam yapanlara lanet olsun.

Ertürk MARAL / Viyana

KAYNAK : Alevihaber.com

Bu haber toplam 34 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.