1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Erdal YILDIRIM : Aleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktır
Erdal YILDIRIM : Aleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktır

Erdal YILDIRIM : Aleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktır

Aleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktır  Hepimizin çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi son süreçte...

A+A-

Erdal YILDIRIM : Aleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktırAleviliğin asimilasyonu çabaları sonuçsuz kalacaktır 

Hepimizin çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi son süreçte adına “AKP’nin Alevi açılımı” adı verilen bir tanımlama etrafında ilgili ilgisiz birçok yazar, gazeteci, köşe yazarı, yorumcu çeşitli söylemlerde bulundular. Bugüne kadar Alevi sözcüğünü ağzına almayan, Alevilerin taleplerini görmeyen, duymayan birçok kişi Alevilik sorunları ile ilgili kendilerince çeşitli çözüm önerilerinde bulundular.

Öncelikle altını kalın çizgilerle belirlemeliyiz ki, 11 Ocak 2008 tarihine kadar ne AKP’nin yetkili organları, ne de hükümet kanadı bu söylem hakkında en ufak bir açıklama yapmadıkları gibi, parti ve hükümet yetkilileri tarafından açıktan sahiplenilmeyen bir açılımdır bu. Yani kısaca bu ‘açılım’ AKP’nin veya Hükümetin bir projesi olarak ortaya çıkmadı.

Bu sözde açılım, kendisini milletvekili yapanlara diyet borcunu ödemeye çalışan, politik geçmişinde en soldan en sağa doğru ve de üstelik kısa zaman dilimleri içerisinde renkten renge girerek, anarşist bir yapı sempatizanlığından Susurlukçuların partisinde M.Ağar’ın yardımcılığına sıçrayan, oradan MHP ile flört etmeye çabalayan ve nihayetinde AKP’ye geçen; yaşamının her döneminde yalpalayarak bugünlere gelen bir kişinin bireysel çalışmaları olarak algılanabilir.

Bir diğer yandan bakıldığında da görülecektir ki, bu proje olsa olsa Amerikan emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi ile dünyayı ve özellikle Ortadoğu'yu yeniden paylaşma projesinin, ‘Ilımlı İslam’ çabalarındaki zinciri, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesine Aleviliği de almak suretiyle projeyi tamamlamaya yönelik olarak değerlendirilebilir bir projedir.

Bu sözde açılım, yüzlerce yıl baskılarla, inkarlarla, yasaklarla, hatta katliamlarla asimile edilemeyen Alevileri ve Aleviliği, R.Çamuroğlu gibi kişiler ve ufak rantlar karşılığında kullanılan birkaç dede aracılığıyla sisteme entegrasyonunu sağlamaya yöneliktir. Aleviliğin en karakteristik özellikleri olan özgürlükçü, halkların kardeşliğini savunan, hakça bölüşümü öngören kriterlerini dumura uğratma; 1993 Madımak katliamından sonra örgütlenen Demokratik Alevi Hareketini eritme, bölme, sisteme yedekleme planıdır.

Ama bu çabalar nafiledir.

Emperyalistler ve onların sadık dostu AKP, istediği kadar Reha Çamuroğlu aracılığıyla bazı Alevi dedelerini maaşa bağlayarak satın almaya, sözde Alevi enstitüleri kurarak Aleviliği İslamlaştırmaya, sistemle entegre olmuş bir Alevilik yaratmaya çabalasın. Günlerce tüm hükümet yanlısı medya kuruluşlarını, medya kalemşörlerini ve oldukça büyük bir bütçeyle hazırladıkları Muharrem iftarı(!) büyük bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Ülkedeki 298 Alevi örgütünden sadece son zamanlarda paravan olarak kurulan 6 tabela kurumunun katıldığı yemek, gerçekte sadece AKP’lilerin katıldığı, yani kendilerinin açılıp oynadığı bir oyuna dönüşmüştür. Aleviler ve Alevi kurumları bu oyuna gelmediler, gelmeyeceklerdir. Ve Aleviler belki de cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar ilk kez -çeşitli temel ayrılıklara, farklılıklara rağmen - aynı yönde tavır belirlediler.

Alevi hareketinin üst çatı örgütü ABF, ABF bileşenleri ve bu yapılanmanın, yani demokratik Alevi hareketinin lokomotif örgütü olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ülkedeki asıl sorunun Alevi sorunu olmadığını; bu ülkenin asıl sorununun demokrasi sorunu olduğunun bilincindedir.

Alevi sorununun ülkemizde yaşanan ekonomik, kültürel sorunlardan, insan hakları, etnik farklılıklar, gerçek anlamda laiklikten, emek mücadelesi sorunundan, eğitim, sağlık ve toplumsal barış sorunundan ayrı olarak ele alınamayacağının bilincindedir. Ülkedeki demokrasi sorununun çözümlenmesi ile birlikte Alevi sorununun da çözümleneceğini bilincindedir.

Alevilerin yıllarca savundukları en temel istemler olan “Cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması”, “Zorunlu din derslerin kaldırılması”, “Diyanet İşleri Başkanlığının lağvedilmesi” ve tarihin en vahşi katliamlarından birisine sahne olan Madımak Otelinin bir daha katliamların olmaması, katliamların asla unutulmaması için “Madımak Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesinin sağlanması için, Alevi hareketi ve Alevi örgütleri ülkede demokrasi mücadelesi veren güçlerle birlikte yan yana olmak ve birlikte mücadele etmek zorunda ve bilincindedir.

Aleviler bir bütün olarak aydın, yazar, sanatçıları, Alevi talip ve dedeleriyle, Demokratik Alevi Hareketini oluşturan kurumlarıyla egemenlerin asimilasyon politikalarına karşı durmalı ve ülkedeki demokrasi güçleriyle birlikte hareket ederek, hak ihlallerine, anti-demokratik uygulamalara karşın mücadele etmeli; her türlü etnik, inançsal, kültürel farklılığın bir zenginlik olarak kabul edilmesi ilkesini yaşama geçirecek özgür bir düzenin kurulması için mücadele etmelidir.
 
Erdal Yıldırım

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kültür Sanat Sekreteri

KAYNAK : ATILIM / Sayı 191 - 12 Ocak 2008

Bu haber toplam 24 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.