1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Kazım GENÇ - Türk Time Söyleşisi
Kazım GENÇ - Türk Time Söyleşisi

Kazım GENÇ - Türk Time Söyleşisi

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI KAZIM GENÇ TURKTİME'A KONUŞTU: ALEVİLİK, İSLAMİYETİN NE İÇİNDE, NE DIŞINDACHP, Aleviler için hiçbir şey...

A+A-

Kazım GENÇ - Türk Time SöyleşisiPİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI KAZIM GENÇ TURKTİME'A KONUŞTU: ALEVİLİK, İSLAMİYETİN NE İÇİNDE, NE DIŞINDA

CHP, Aleviler için hiçbir şey yapmasa da Aleviler CHP’ye oy verdi… Devlet dine hizmet etmekten elini çeksin… Alevilik inanç olarak kabul edilmeli… Diyanet benim paramla beni asimle etmeye çalışıyor… Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kazım Genç gündemdeki alevi açılı hakkında Arslan Işıldak’a konuştu.

Alevi tarihçi ve Ak Parti Milletvekili Reha Çamuroğlu’nun gündeme getirdiği Ak Parti’nin Alevi açılımı hem partiler hem de Alevi örgütler içinde hayli tartışmalı bir konuya dönüştü ve Alevilik, tekrar gündeme oturdu. Aslında sadece seçimlerden önce anımsanan Alevilerin sorunlarının ortada seçim falan yokken gündeme gelmesi ortak bir akıl oluşturulması yönünde umut verse de bir yandan Ak Parti ileri gelenlerinin “Çamuroğlu’nun ifadeleri kendisini bağlar, partinin görüşü değil” demesi, bir yandan da alevi örgütlerindeki farklı tepkiler bu tartışmanın daha çok su kaldıracağının işareti. Biz de tüm bu tartışmaları Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kazım Genç’e sorduk. Buyurun…

 

TURKTİME: Ne oldu Alevilerle ilgili tartışmalar bir anda yine gündemin önde gelen konularından oldu?

KAZIM GENÇ: Biz Ak Parti’nin Alevi oylarında gözü olmasına bağlıyoruz.

Bir de tabi Alevi olduğunu söyleyen ve ben Alevileri temsil ediyorum Aleviler adına buradayım iddiasında olan Reha Çamuroğlu’nun Ak Parti’ye kendisinin milletvekili yapılması nedeniyle ödemesi gereken bir diyet var diye düşünüyorum. O diyeti ödemeye çalışıyor bence…

TURKTİME: Ak Parti’nin “Alevi Açılımı” doğru bir açılım mı?

KAZIM GENÇ: Hayır… Bu doğru bir söylem değil. Dönüp baktığımızda Ak Parti iktidarda Başbakanı var Hükümet Sözcüsü var, Diyanet İşleri, Devlet Bakanları var bunların hiçbirinden böyle bir açıklama yok. Bunların hepsini yan yana koyduğumuzda görmekteyiz ki Ak Parti’nin Alevi açılımı yanlış bir söylemdir. Çünkü Ak Parti’nin böyle bir açılımı yoktur.

TURKTİME: Yetkili bir ağızdan duymadığınız için mi?

KAZIM GENÇ: Tabi… Ak Parti’nin üç yüz kırk bir tane milletvekili var. Bu milletvekillerinden birinin söyledikleri bir bütün olarak Ak Parti’ye mal edilemez. Devamını da ben eklemek istiyorum müsaadenizle… Geçen hafta içinde Ehlibeyt Vakfının Başkanı bir basın toplantısı yaptı ve açıklamada bulundu. Biz bu gün Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile görüştük. Kamuoyuna yansıyan Sayın Çamuroğlu’nun bu işle görevlendirildiği, hükümet düzeyinde de Sayın Cemil Çiçek’e bağlandığı söylemi vardır. Sayın Cemil Çiçek Sayın Altun’a diyor ki “böyle bir görevlendirme yok. Hükümette böyle bir şeyi konuşmadık. Böyle bir konuyla ilgili araştırma yok.”

TURKTİME: Peki Medyadaki yansımalar, bu kadar kısa sürede bu kadar çok söz sarf edilmesi…

KAZIM GENÇ: Bu çok önemli bir konu…

TURKTİME: Polemik mi yaratılmak isteniyor?

KAZIM GENÇ: Hayır hayır, bu konunun konuşulmaya, görüşülmeye ve gerçekten ülkenin geleceği için doğruyu bulmaya ihtiyacımız var. Aleviler bu tür konularda ki söylemlerini her yerde ısrarla ve inatla söylüyorlar, kimseye kulak asmıyorlar. Ama iktidar partisinden bir milletvekilinin dile getirmesi ve basının da buna ne oluyoruz yaklaşımı işte Ak Parti’nin Alevi açılımı. Şimdi bakın iki haftadır tartışılıyor bu konu. Hükümet düzeyinde tek laf çıktı mı? Yok… Parti yetkili organlarından tek laf çıktı mı? Yok… Biz tartışıyoruz.

ALEVİLERİ KİM TEMSİL EDİYOR?

TURKTİME: Alevileri kim temsil ediyor? Siz mi? ABF mi? Ak Parti mi? Diyanet mi?

KAZIM GENÇ: Şimdi Diyaneti, Ak Parti’yi bırakalım bir kenara. Pir Sultan Alevileri bir bütün olarak temsil ettiği iddiasında değildir. Pir Sultan, Pir Sultan örgütlülüğüne gönül vermiş, örgütün içinde olan, üye olan kendisine bağlı insanları temsil eder. Pir Sultan’ın bağlı olduğu Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) bizim üst örgütümüzdür. ABF’nin Türkiye’deki en büyük Alevi örgütü olması nedeniyle çoğunluğu temsil ettiğini söyleyebiliriz. Temsil etmiyor diyenler de olacaktır. Bu da doğaldır. ABF beni temsil etmiyor diyen bir yurttaşımıza hayır biz seni temsil ediyoruz demek durumunda değiliz, saygı gösteririz. Ama Türkiye’deki en büyük Alevi örgütlenmesi Alevi Bektaşi Federasyonu’dur, böyle bir yaklaşımla ifade etmek daha doğrudur.

TURKTİME: Alevilik nedir? Ayrı bir din mi, yoksa İslamiyet’in içerisinde bir oluşum mu?

KAZIM GENÇ: Şimdi biz inanç özgürlüğü konusunda her yurttaşın inancına saygı göstermek gerektiğini savunuruz, buna inanırız ve sahip çıkarız. İnançlara saygı gösterdiğimiz de Sünni inancına, Hıristiyan inancına, Budist inancına, Musevi inancına saygı gösterdiğimizde bizim kendi inancımıza Alevi inancına farklı yaklaşım gösterenlere saygı göstermemek abes-i iştigal olur; böyle bir şey yapmayız. Yani Sünni İslam’ın da ona bakarsanız elli tane versiyonu var. Nakşisi, Nurcusu diye saydığımızda sonu gelmez. İsmail ağa tarikatı çıkıyor, Ahmet Efendi tarikatı çıkıyor, çıkıyor da çıkıyor… Bunlara şimdi İslam değil mi diyeceğiz, farklı mısınız diyeceğiz? O yüzden böyle bir tartışmayı doğru görmüyorum. İkincisi, Aleviliğin tanımı gibi bir yaklaşımda doğru değil her insan kendi inancını kendisi tarif eder. Nasıl yaklaşıyorsa, nasıl görüyorsa, nasıl hissediyor ve yaşamak istiyorsa onun yaklaşımı ve tarifi odur.

TURKTİME: O zaman Alevilik İslamiyet’in içinde de görülebilir, çok ayrı bir yere de konulabilir diyebilir miyiz?

KAZIM GENÇ: İslamiyet’in içine koyana da bizim saygımız vardır, dışında görene de. Alevilik Anadolu’ya ve kendine özgü bir inançtır. Bakın, Anadolu’ya ve kendine özgü bir inançtır diyoruz. Şimdi bir başkası bunu kabul etmeyebilir, başımın üstünde yeri vardır. Ama buna da saygı göstermesini isterim. Fakat bu sorunun cevaplanmış olması ya da olmaması Aleviliğin yaşamakta olduğu sıkıntıları çözmez. Yani Aleviliği ister İslam’ın içinde görsün ister dışında görsün. Bizim cemevleri sorunumuz  çözülüyor mu, çözülmüyor. Zorunlu din dersi kalkıyor mu, kalkmıyor. Bizi inkar etmekten vazgeçiyorlar mı, geçilmiyor, bizi katletmekten vazgeçiyorlar mı, geçilmiyor. Dolayısıyla Aleviliğin farklı yorumlarının olması İslamiyet’in içinde dışında görülmesinin Aleviliğin var olan sorunlarının çözümünde hiçbir katkısı yoktur. Sadece bölmeye yarayan bir etken olarak kullanıyorlar. Biz bunu doğru görmüyoruz.

“BAŞKALARININ POLTİKALARINA ALET OLMAYIZ”

TURKTİME: Danimarka’da Aleviler “inanç toplumu” olarak kabul edildi, bu konuda neler söyleyeceksiniz?

KAZIM GENÇ: Danimarka’da Danimarka Alevi Bektaşi Federasyonu var, onların mücadelesiyle olmuştur. Bir inanç olarak kabul edilmiştir. Sadece Danimarka’da değil Almanya’da da Alevilik bir inanç olarak görülür ve Almanya’nın maaşını ödediği ama Almanya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun atamasını yaptığı, müfredatını yaptığı Alevilik okutulur, ama Türkiye’de yoktur.

TURKTİME: Konuya bir de şöyle bakabilir miyiz, Bu ülkelerin Türkiye’deki politikalarını Aleviler üzerinden yürütmek gibi bir girişimleri söz konusu olamaz mı?

KAZIM GENÇ: Hayır, olmaz… Bizim Alevi toplumu böyle bir şeye yaklaşım da göstermez, izin de vermez. Biz Anadolu insanıyız. Başkalarının bizim ülkemizdeki politikalarına karşı dururuz, bu politikalara alet olmayız.

TURKTİME: Aleviler ibadetlerini rahatlıkla yerine getirebiliyor mu?

KAZIM GENÇ: Getiremedikleri çok açıktır…

“DİYANET BENİM PARAMLA BENİ ASİMLE EDİYOR!”

TURKTİME: Sıkıntılar nedir?

KAZIM GENÇ: Birkaç gün önce, Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları parlamenterleri ile görüşmemiz olmuştu, benzer soruyu sordular, ben onlara şu yaşanmışı anlattım.

Maraş’ın Nurhak ilçesinde bir Alevi köyü var. Kaymakam ve Müftü oraya cami yapmak istiyorlar. Köy halkı diyor ki biz Aleviyiz cami istemiyoruz, onlar da yapamıyorlar. Ama  Nurhak’tan o köye ezan okumak için hat çekiyorlar. İlçede okunan ezan o köyde de duyuluyor. Bunun elektrik parasını köyden alıyorlar. Var mıdır böyle zulüm? Yani diyorlar ki biz bunu istemiyoruz yok diyor isteyeceksin, gideri de karşılayacaksın. Şimdi böyle bir yaklaşımın olduğu yerde zorunlu din dersleri nedeniyle asimle ediliyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı ile devletin milyonlarca parası aktarılıyor. Benim bir ofisim var. Para kazanıyorum ve vergi veriyorum. Benim vergim Diyanete gidiyor. Diyanet benim vergimle beni asimle etmeye çalışıyor.

TURKTİME: Türkiye’de Alevi nüfusu ne kadar?

KAZIM GENÇ: Türkiye’de nüfus sayımı 1924 ya da 1925 de yapıldığında Alevilik bir inanç ve kültür olarak varsayılıyor, Aleviliğe saygı gösteriliyor. Sayımda  Alevi misin diye soruluyor yurttaşlara. Türkiye’nin nüfusu on iki milyon çıkıyor. Alevi nüfus dört buçuk milyon çıkıyor yani yüzde otuz beşe tekabül ediyor. 2007’ye geldiğimizde bu oranın düştüğünü yüzde yirmiler civarında hatta belki yirmilerin altına düştüğünü telaffuz edebiliriz. Türkiye’de şimdi on beş-yirmi milyon arası Alevi olduğunu düşünüyoruz.

TURKTİME: Sizin dediğinize göre nüfus sayımında buna yönelik bir soru yöneltiliyor.

KAZIM GENÇ: O zamandı, şimdi yok…

TURKTİME: İzzettin Doğan’ın “nüfus sayımı sırasında bu tür bir soru sorulsun” gibi bir çıkışı oldu. Bu ne kadar demokratik bir uygulama olur?

KAZIM GENÇ: Şimdi biz yıllarca biz şöyle bir mücadele verdik. Diyoruz ki nüfus kağıtlarındaki din hanesini kaldırın. Nüfus kağıdında din hanesi olması kişinin isteği dışında inancının belli edilmesidir, inancı zorla açıklamasıdır. Bunu doğru görmüyoruz. Ama bu istatistiksel bilgiler ihtiyaç vardır. Ama bu istatistiksel bilgilerin objektif bir ortamda sağlıklı yapılması gerekir. Şimdi Türkiye’de Ak Parti’nin iktidarda olduğu, insanların Aleviyim demeye korktuğu bir ülkede bu sorulara objektif cevap vermek ve objektif sonuç almak imkansızdır.

PARTİLERİN ALEVİ SÖYLEMİ CAMİADA HANGİ KARŞILIĞI BULUYOR?

TURKTİME: Seçim öncesinde Partilerin Alevilere yönelik çeşitli söylemleri oldu. Nasıl tepkiler gördü bu söylemleri?

KAZIM GENÇ: İlk söylem Anavatan Partisi’nden geldi. Anavatan Partisi zaten Ak Parti’den ve CHP’den ayrılıp, grup kurup da başına Sayın Mumcu geçince kendisine göre oy alabileceği, ülkede  kendini boşta hisseden bir kesime ihtiyacı vardı. Bu kesimi Aleviler olarak gördü. Fakat bizim açımızdan Erkan Mumcu sabıkalıydı. Erkan Mumcu Ak Partinin iktidara geldiği dönemde Milli Eğitim bakanı oldu, kısa bir süre sonra Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Kültür ve Turizm Bakanı iken biz Pir Sultan etkinliklerine destek vermesi için özel kalemden üç dört kere randevu istedik. Bize hiç destek vermediler. Cevap vermemeleri üzerine basın açıklaması yaptık. Yani Kültür Bakanlığı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin öncülüğünde yapılan Pir Sultan’ı anma etkinliğine destek vermeyecek de hangi etkinliğe yani gül festivaline, karpuz festivaline mi destek verecek anlamında açıklamamız olmuştu. Ona da sessiz kaldı. Böyle bir sabıkası vardı bizde.

TURKTİME: O dönemde Genç Parti’nin de bir açılımı söz konusuydu…

KAZIM GENÇ: İmar Bankası vakası, enerji ve çimento konularında özelleştirmelerde, halkın yıllardan beri emek verdiği, ulusal değer, ülke değeri olarak çoğaltılmış varlıklarımızı ucuza kapatmış ve şirketlerine el konulunca çekip gitmesi, acaba kendimi siyaseten kurtarabilir miyim düşüncesi mevcuttur. Genç Parti bizim için görüşlerine değer verecek bir Parti olamamıştır.

“CHP ALEVİLERE HİÇBİR ŞEY VERMEDİ AMA ALEVİLERİN OYLARI CHP’YE GİTTİ”

TURKTİME: Ak Parti’nin, diğer partilerin seçim öncesi Alevi çalışmalarını, bu güne taşıdığı söyleniyor. Bu konuda siz ne diyorsunuz ?

KAZIM GENÇ: Ak Parti bunu her zaman yapıyor. 2002’de bir sloganı vardı, biz bu ülkenin Pir Sultanıyız, Hacı Bektaşıyız , Yunusuyuz diye. Biz ona karşı bir açıklama yaptık. Yani bu takiyeden başka bir şey değildir.

TURKTİME: Peki Alevi oyları hangi partiye gitti?

KAZIM GENÇ: Bu dönemde CHP’nin Aleviler hakkında yapmış olduğu oy çalışması sonunda kamuoyuna açıklanmamış, sağda solda konuşulan bir söylemi ifade etmek istiyorum. CHP yüzde yirmi iki civarında oy aldı bu oyların yüzde on beşini Alevilerden aldığını söylemektedir. Yanlış hatırlamıyorsam Sivas’ta elli yedi bin civarında oy aldı bunun elli bini Alevi oyudur.

TURKTİME: Peki Anamuhalefet Partisi CHP Aleviler için ne yapıyor?

KAZIM GENÇ: Bu bir yanlış değerlendirme olmasın tabi Alevilerin büyük kesiminin oyları CHP’ye gitmiştir. Ama CHP Alevilere hiçbir şey vermemektedir. CHP Alevilere bir şey verdiği için oylar oraya gitmemiştir. Aleviler oy verecek bir başka parti bulmadıkları için ve sandığa gitmekte, demokratik haklarını kullanmakta kendilerini zorunlu hissettikleri için oy vermişlerdir.

“DEVLET DİNE HİZMET ETMEKTEN ELİNİ ÇEKSİN!”

TURKTİME: Abdal Musa Vakfı’na bizzat Cumhurbaşkanlığı tarafından iki milyon YTL. yardım yapılarak, buranın enstitü haline getirilmesi ve buradan yılda iki yüz dede  “kamil insan” mezun edilmesi  planlandığı söyleniyor.  Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

KAZIM GENÇ: Şimdi bizim baştan beri söylediğimiz bir felsefemiz, bir temel görüşümüz vardır. Devlet dini finanse etmekten, dini eğitmekten, dine hizmet vermekten elini eteğini çekmelidir. Bunu Sünniliği kastederek söylemiyorum. Aleviliği de kastederek, Hıristiyanlığı da kastederek, farklı inançları da kastederek söylüyorum. Çünkü devlet dini eğitmeye kalkışırsa, dini şekillendirmeye de kalkışır. Dini finanse etmeye kalkışırsa dini hizmet veren dede, pir, mürşit, imam, müezzin, hoca, müftü vb. maaşını vermeye başlasa ki, yarın birde kâğıdı hazırlar der ki şunu oku. Nitekim Diyanetin hazırladığı bir fetva Türkiye’de ki tüm camilerde aynı Cuma okunuyor. Şimdi bizim halk arasında bir söylem var, parayı veren kimse düdüğünü çaldırır. İşte Alevilik bunu kabul etmez. Bu Aleviliği bitirir. Şimdi devletin resmi ideolojisi Aleviliğin İslam’ın birebir içinde, farklı bir versiyonu olduğu. Farklı bir versiyonu ise yani İslam’ın bire bir İslam’ın içindeyse Türkiye’de seksen yedi bin cami var, farklı bir ibadet yeri tartışmamıza gerek yok. Ama devlet Alevilere diyor ki sizin ibadet yeriniz cemevi değil, orası kültür merkezidir. Siz gelin camide ibadetinizi yapın, biz de tamam bağlamamızla semahımızla gelelim. Hayır, oraya bağlama girmez günah. Tamam kardeşim, haklısın ibadet yerine bağlamanın girmesi senin inancına göre günahtır. Benim inancıma göre benim ibadet yerim de cemevidir. Bunu da sen tartışma. Bizim verdiğimiz mücadele Aleviliğin yok olmaması karşısında duruş mücadelemizdir.

TURKTİME: “Belimden düşen değil, yolumu sürendir dede” Pir Sultanın söylemi. Ama dedelik babadan oğula geçiyor. Alevilik kendi içinde çelişmiyor mu?

KAZIM GENÇ: Şimdi geleneksel akış, dediğiniz gibidir. Yani dedelik neden babadan oğuladır diye düşündüğümüzde tarihsel sürecini değerlendirmek gerekir. Tarihsel süreçte Aleviliğin yazılı kaynağı yok. Yazamıyorlar, çizemiyorlar, saklayamıyorlar çünkü bir Osmanlı var, yaşanan sıkıntılar var. Şeyhülislamların, Alevi’yi öldüren cennete gidiyor fetvaları dolaşıyor. Böyle bir ortamda Alevilik konusunda inanç ve ibadet hizmeti veren dedelerimiz var. Bu dede bu inancı nasıl taşıyacak? Taliplerine nasıl sunacak, yarın ölüp gidecek. O yüzden o çocuğuna, o onun çocuğuna aktaracak, böylece nesiller boyu taşınacak. Bu sözlü gelenektir. Ama artık günümüz şartlarında değişmiştir. Günümüzün şartlarında köyden şehire göç, kentte Alevilerin çeşitli sıkıntılarla karşılaşması bu gelenekselliğin yanında artık bir eğitime de ihtiyaç ve o eğitiminde Alevi kültürünü, Alevilerin programını, müfredatını yapıp verdikleri bir eğitime ihtiyaç vardır.

“KİMSEYE ÖDENEK VERİLMESİN, TARTIŞMA BİTSİN!”

TURKTİME: Alevilere ödenek ayrılırsa başka görüşler de ortaya çıkıp, mesela satanistler, bize de ödenek der mi?

KAZIM GENÇ: Bakın bu farklı bir şey. Eğer satanistler diyorsa ki bu bizim inancımızdır, biz böyle inanıyoruz. Kimsenin bunu tartışmaya hakkı yoktur. Siz ben Allah’a inanıyorum diyorsanız öbürü ben başka bir şeye inanıyorum diyor. Öbürü ben satanistim diyor, biri de Yahova şahidiyim. İnançlara eşit ve saygılı davranacaksanız bunu tartışmayacaksınız. Devlet inancı finanseden vazgeçecektir. Alevilik devletten pay istemiyor ki sataniste de verip vermemesini düşünsün. Sünni’ye de verme, onu neden tartışmıyorsun? Devlet bütçesinden iki milyar dolar aktaracaksın, Diyanet Vakfının; on altı şirketi vardır, Milli Eğitimin; Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, üniversitelerin, YÖK’ün; ilahiyat fakülteleri, Yüksek İslam Enstitüleri, Dışişleri Bakanlığı’nın; din ataşelikleri vardır. Toplarsan dört-beş milyar dolarlık bir bütçe aktaracaksın, sonra diyeceksin Hıristiyanlar, Museviler, Aleviler yurttaş olanlar siz isterseniz satanistlerde ister, isteyecek tabi. Verme, bu tartışma bitsin.

TURKTİME: Reha Çamuroğlu’na çeşitli ithamlarda bulunuldu, hatta hain olarak bile nitelendi. Sizce bu ne  kadar doğru?

KAZIM GENÇ: Hayır bu şekilde ağır bir söylemi doğru bulmuyorum. Yalnız yaptığının doğru olmadığını ifade ediyorum. Ak Parti’ye bir bedel ödemek durumunda olduğunu görüyorum. Sayın Çamuroğlu’nun da kısmen devlet gibi inancı şekillendirmeye çalıştığını görüyorum bu da yanlıştır. Mesela biz bin kişilik bir iftar vereceğiz Başbakan Erdoğan’da mihmanımız olacak diyor. Ama peşinden diyor ki Aleviliği İslam’ın dışında görenleri davet etmeyeceğiz. Alevilikle ilgili bir açılım yapan kişinin böyle bir değerlendirmeye gitmesi de etik değil. Devletin resmi söylemini söylüyor. Bu demektir ki bu asimilasyon işini ben önder olursam daha iyi yaparsınız. Bunu değerlendirmek topluma aittir ama böyle bir sıfatlamayı ben söylemem.

TURKTİME: Ak Parti’nin Alevi açılımı tam bu tarihe rastlaması AB ilerleme raporlarının AİHM’nin kararlarının bir neticesi olarak mı algılamak lazım?

KAZIM GENÇ: Tabi baştan beri söylediğim gibi bu açılım Ak Parti’nin değil. Ama tartışılsın, onda bir zarar yoktur. Şu da bir gerçek 9 Ekim 2007’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin sahip çıktığı ve yürüttüğü, bizim de avukatlığını yaptığımız zorunlu din dersinin kararı AİHM’den çıktı ama hükümetten çıt çıkmadı, hala bu tarihe kadar. 9 Ocak’ta bu karara itiraz etmediklerinde kesinleşecek. Bu sorun kesinleştiği gün, bu sorun artık Alevilerle Türkiye Cumhuriyeti arasında bir sorun olmaktan çıkacak, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulunun bir sorunu olarak her görüşmede masaya oturtulacaktır. Yani sıkıştırılacaktır. AB’ye girmek iddiasında söylemleri var ama diğer inançlara bir saygısızlık var. AB bunu görüyor her sohbetinde söylüyor. Bunu da aşmaları gerekir.

TURKTİME: Çeşitli Alevi dernekleri var. Bu açılıma olumlu bakanlar de oldu destekleyenler de. Bunlar samimi değiller mi Alevilik konusunda yoksa bütçeden ayrılacak pay mı ilgilerini çekti?

KAZIM GENÇ: Yılların verdiği mağduriyetin ya acaba böyle mi biraz rahat edeceğiz yaklaşımı. Ama farkında olmadan da asimle olup yok olup gideceğini bilmeden yapılan bir şeydir. Bir acizlik vardır orda. Böyle üç, beş, on tane çıkabilir örgütsel anlamda. Biz kadro vereceğiz diyorlar, belki yüz bin kişi çıkabilir. Bunu kabul edenlerin kendi acizliklerine, bilmemelerine, cahilliklerine bağlıyorum. Bunlar da büyük rakamlar olarak görülmesin. Yüz bin kişinin kadro için başvurması ya da otuz-kırk örgütün çıkması, Türkiye’de yirmi milyon Alevi var bunun içinde yüz bin, iki yüz bin farklı yaklaşabilir.

“ALEVİLİK İNANÇ OLARAK KABUL EDİLSİN”

TURKTİME: Ak Parti açılımı üç aşamada değerlendiriliyor. Mesela birinci  aşamada cem evleri her türlü maddi manevi yardım sağlanacak…

KAZIM GENÇ: Biz baştan beri diyoruz ki… Devlet dini finanse etmekten, dine hizmet vermekten ve dini eğitimi vermekten elini eteğini çekmelidir. Bunun için bu tür şovlara ihtiyaç yoktur, bu bir lütuf değildir bu bizim hakkımızdır, bizim inancımızın gereğidir. Şimdiye kadar verilmemiş olmaması yanlıştır, toplumu yok saymaktır, inkâr etmektir. Ya biz lütfediyoruz veriyoruz yaklaşımı asla doğru değildir.

TURKTİME: İkinci aşamada cem evleri yasal statüye kavuşturulacak, camilerde olduğu gibi, su elektrik giderleri devlet tarafından karşılanacak, dedelere din hizmeti kadrosu verilecek…

KAZIM GENÇ: Dedelere üç bin kişilik bir kadro verileceği söyleniyor. Şimdi Alevilikte şöyle bir şey vardır; mesela bizim kabilemizin bir dedesi var bir piri var bir mürşidi var. Yüzyıllar önce bizim kabile o dede ye rızalık vermiş, o piri rayber kabul etmiş, geleneksel olarak bu güne geliyor. Şimdi sizin piriniz bana gelirse benim cemimi açamaz bende cem yapamaz, yani beni inancımın hizmetlerini sizin piriniz yerine getirmez çünkü rızalığımız yoktur. Aynı şekilde benim dedemin de sinden rızalığı yoktur size hizmet vermez. Bu bir sistem olayı bu böyle çözülmez. Bunu yapabilmeleri için önce anayasayı değiştirmeleri gerekir, Aleviliğin bir inanç olarak tanınması gerekir. Bu bir oyalamacadır. Şimdiye kadar yaptıkların da samimi olmadıklarını söylüyoruz. Şimdiki başbakan Karacaahmet Cemevine dayadı dozeri yıkmaya çalıştı, alevi yurttaşlar dozerin önüne yatılarda kurtardılar orayı.

TURKTİME: İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanıyken…

KAZIM GENÇ: Evet… Daha altı ay önce Başbakan yaptığı konuşmada  cemevleri ibadet yerleri değildir kültür evidir diyordu. Orda yapsınlar kültür etkinliklerini diyordu. Şimdi bunlar doğru, samimi yaklaşımlar değildir. Keza Diyanet İşleri Başkanlığı aynı şeyleri söylüyor. Diyanet İşlerinin bağlı olduğu Devlet Bakanı aynı şeyi söylüyor.Çamuroğlu Ak partiye bedel ödemek için bir tartışma attı ortaya, Ak Parti sırtını dayamış orda oturmuş bu tartışmayı seyrediyor, yapacağı hiçbir şeyi yoktur.

TURKTİME: 3. Aşamada Aleviliğe kamusal nitelik kazandırılacak, Alevilere hizmet veren bir Genel Müdürlük kurulup Alevi kurumlarını oraya bağlayacaklar…

KAZIM GENÇ: Laik bir devletin dini koruması olamaz. Diyanet İşleri Başkanlığı lağv edilmelidir diyoruz. Bunlar Alevi Diyaneti kuruyorlar. Yani biz Diyanet İşleri Başkanlığı lav edilmelidir diyeceğiz, peşinden Alevi Diyaneti kurduğunda Allah razı olsun diyeceğiz, yok böyle bir şey. Pir Sultan’ın ilkeli bir duruşu vardır, Alevi Diyanetine de karşı durur.

TURKTİME: Ak Parti iktidarı ya da bundan sonraki iktidarlar Alevi vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm oluşturmazsa, siz haklarınızı AB ve AİHM aracılığıyla mı arayacaksınız?

KAZIM GENÇ: Biz önce Ak parti’nin ya da bir başka siyasi yapının, bu konuda ciddi ve samimi ise, bu sorunları görüşecek ve muhatap alacak Alevi örgütleri ve yöneticileri vardır. Önceliği onlarla görüşmekle ve onların önerilerini almakla hareket etmelidir. AB konusunda bir şey söylemek durumunda değiliz. Bizim AB’ye bir başvurumuz yoktur. Bizim yasalarımıza göre kabul edilmiş Avrupa İnsan Sözleşmesinin iç hukuk niteliği kazanması ve AİHM’nin de hak aranan bir mahkeme olarak kabul edilmesi nedeniyle, hak arama mücadelesinde bir makam olarak görüyoruz ve buraya başvuruyoruz. Bunu da coşkuyla filan yapmıyoruz, biz istiyoruz ki bu sorunlar Türkiye’de ve Türkiye dinamikleriyle çözülsün. Çözülmediği içinde zorunluluktan gidiyoruz, zorunluluktan gittiğimiz için de üzgünüz. İkinci bir nokta, bu bir hak arama yolu bizim devletimizin üst noktasında ki iki devlet yöneticisi var biri Başbakan biri Cumhurbaşkanı ikisi de eşleri nedeniyle AİHM’nin kapılarına gitmişlerdi. Sayın Gül’ün eşi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine kayıt olamadığı için gitmişti. Emine Hanım da bir başka mesele nedeniyle gitmişti. Bu bir hak aramadır bu hak aramaya da herkes gidebilir. Cumhurbaşkanının ve Başbakanın eşlerinin gidip hak aradıkları bir yerde Alevi yurttaşları da hak arayacaklardır.

10 Aralık 2007

RÖPORTAJ: ARSLAN IŞILDAK

FOTOĞRAFLAR: HÜSEYİN AKSUNA

www.turktime.com

Bu haber toplam 32 defa okunmuştur
Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.