1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. Ruhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma ve...
Ruhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma ve...

Ruhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma ve...

Ruhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma ve...  Tek değişikliğin “üniversitede türbanı serbest bırakan Anayasa değişikliği” olduğunu...

A+A-

Ruhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma veRuhat MENGİ : Devlet dairelerinde Cuma ve... 

Tek değişikliğin “üniversitede türbanı serbest bırakan Anayasa değişikliği” olduğunu zanneden ve buna da “Herkese istediği kıyafetle üniversiteye gitme özgürlüğü verilmesine neden karşı çıkılıyor” çerçevesinde bakanların ülke çapında diğer paralel gelişmeleri de duyması gerekiyor.

Zira “üniversite ile kalması imkânsız, daha şimdiden AKP’nin önde gelen isimleri başta olmak üzere birçok kişi ‘orta öğretim ve kamu görevlerinde, Meclis’te de’ serbest olması gerektiğini söyledi. Bu gerçekleştiğinde, bunun yanında diğer dinî ibadet ve kuralların da devlete ve yaşam alanlarına yasalarla, kararnamelerle sokulmasıyla Türkiye’nin laik yaşam tarzı belki de bir yıl içinde büyük ölçüde din rejimlerinin düzenine dönüştürülmüş olacak” diyenlere tepeden empoze edilen bir “din karşıtlığı” suçlamasını yakıştıranlar büyük bir hata yapmaktalar.

Bu dönüşüm tamamlandığında “Aa, biz böyle olacağını tahmin etmemiştik, demokrasinin korunacağını sanıyorduk” demeleri hiçbir anlam ifade etmeyecek. Çünkü “her inanca ve aynı dinden olup da dini farklı ölçülerde uygulayanlara eşit özgürlük tanımak, belli bir din veya inancı ayrıcalıklı hale getirmemek ve baskı imkânı sağlamamak” üzere konmuş olan laiklik ilkesi zedelendiğinde bunun durdurulması artık sade vatandaşların değil siyasetçinin kontrolündedir.

Eğer devletin üç erkinden biri olan yargının kararları beklenmeden, tüm hukukçuların, değişikliği onaylayan ve kendileriyle aynı görüşe sahip olan Cumhurbaşkanı Gül’ün bile “yasal düzenleme gereklidir” uyarısı dikkate alınmadan, hükümet isteğiyle YÖK Başkanı keyfi uygulama yapabiliyorsa o ülkede kurumlar yok farzediliyor, yalnızca iktidar gücü açıkça ortaya çıkıyor demektir.

Hiçbir kurumu, medya ve partiler başta olmak üzere hiçbir muhalefeti gözetmeyen, her konuda tek başına istediğini dayatan hükümetlerin neleri gerçekleştirmeye muktedir olacaklarını “şu anda yapılanları memnunlukla izleyenlerin bile” iyi düşünmesi gerekir.

AKP’nin istediği uygulamalara, değişikliklere tam gaz destek veren MHP’nin dahi “anlaşmamıza uymadılar. 17. maddedeki değişikliği beklemediler” diyerek tepki göstermesini düşünmek gerekir. Anayasa değişikliklerini hazırlamak üzere kendi davet ettikleri hukukçulardan oluşan Bilim Kurulu’nun çalışmasını tamamlamasına fırsat vermeden aceleyle dışardan müdahaleyi de...

Bu şekilde giderse toplum hissetmeden otoriter rejime geçiş hiç de zor olmaz. Dikkatler başka taraflara çekilirken birileri konuşur, birileri gereken adımları atar ve sonunda bir bakarız ki başka yerde yaşamaktayız.

Umalım da Türkiye dayatmalarla bu noktaya gelmesin.

Şimdi zaman zaman TV programımda da hatırlattığım bazı paralel gelişmeleri paylaşmak istiyorum...

“GAVUR DİYORLAR”

Okurlarımızdan gelen mail ve yorumlarda dikkati çeken şeyler...

Sibel Altın isimli bir okurumun iki gün önce yazıma gönderilen “yorumlar”da anlattıkları: “Elbistan’da oturuyorum. Kahramanmaraş’a bağlı. Kızım henüz ikinci sınıfa gidiyor, özel bir okulda... Bulunduğum yerde mahalle baskısını fazlasıyla hissediyorum. Okulda öğretmeni ‘saçını örtmeyenler ve namaz kılmayanlar gavur’ diyor ve kızım bana anne sen gavur musun diye soruyor.”

Bir başka okurumuz “Devlet dairelerinde Cuma namazı saatlerinde işler durdurulup vatandaşlar bekletiliyor” diyor. Bir başkası ilköğretimdeki yeğeninin sınıfında öğrencilerin din bilgisi öğretmeni tarafından namaza götürüldüğünü, öğretmenin gitmek istemeyenlere “siz cenneti garantilediniz galiba” şeklinde baskı yaptığını anlatıyor.

İnanmak, ibadet etmek güzeldir ama baskı haline hele de küçük çocuklara baskıya dönüşmesi, bu nedenle devlet dairelerinin neredeyse tatil edilecek hale gelmesi üzerinde durulması gereken bir gelişmedir.

Şimdiye kadar Türkiye’de bunlar duyuluyor muydu, yoksa dini yeni mi hatırladık?

Ruhat Mengi

<!--

var prefix = 'ma' + 'il' + 'to';

var path = 'hr' + 'ef' + '=';

var addy93156 = 'rmengi' + '@';

addy93156 = addy93156 + 'gazetevatan' + '.' + 'com';

var addy_text93156 = 'rmengi' + '@' + 'gazetevatan' + '.' + 'com';

( '' );

93156 );

( '' );

//-->n

<!--

( '' );

//-->

<!--

( '' );

//-->


VATAN - 27.02.2008

Bu haber toplam 11 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.