Damat Ali

Kazım Dursun

Bir genelleme yapmak gerekirse Alevi'liği araştırma adına yola çıkan yazarların çoğu "Emevi Düşmanlığı" üzerinde hem fikir olurlar. Bu güne değin Anadolu Alevi'liğini oluşturmuş olan felsefelerin nerede nasıl sentezlendiği konusu üzerine yüzlerce kitap yazılmış olmasına rağmen içinden çıkılamayan sorular hep varlığını korumuştur. Bunun nedeni ise, içinden çıkılamayan bu soruların cevaplarının Anadolu ve Mezapotamya'da değilde İslam ve Arap coğrafyasında aramaktan kaynaklandı. Aleviliği oluşturan felsefelerin kökenleri 1400 yıllık dar bir bakış açısıyla araştırıldığı için bunun dışında kalan yüzlerce kaynak ve belge maalesef göz ardı edilmekteydi.

İslam orduları Anadolu’yu kuşatmasından sonra sindirilen halk hızla Müslümanlığı benimsemeleriyle sonuçlanmışdı. Yeni sistem de hayatta kalma mücadelesi veren Alevi  Pir‘leri-Mürşit‘leri yeni oluşan şartlara daha öncedende yabancısı olmadıkları bir sistemi yeniden hayata geçirmenin gerekliliğini biliyorlardı.
 
Yaşam felsefelerini ve inanç ritüellerini semavi dinler ile uzlaştırılma fikri, daha önce Hrıstiyanlaşmamak için izledikleri politikayla elde ettiği tecrübeler Yol uluları tarafında bilinmekteydi. Bu tecrübeler doğrutusunda  yapılacak en akıllıca hamlenin İslam'ı ret yerine içine sızarak takkiye yaparak hayatta kalmaya  karar verdiler. "Madem İslam dini karşısında askeri açıdan bir savaş veremiyorsak o halde sahip olduğumuz en iyi şey bilgiyle karşılık veririz" Ör. 12 eylül askeri darbede  ev veya iş yerlerine 5’li çetenin resimlerini asanlar baskın veya aramaları ufak sıkrıklarla atlatırlardı….

Alevi Ulu’ları, İslamın ‘‘Allah anlayışını-Kur’anı-Hz.Muhammed’i‘‘ red etme yerine üzerlerine ezoterik anlamlar yükleyerek kendi felsefeleri  içinde eritip yeniden yorumlama yoluna gitmişler. Hz. Muhammed’in yanı sıra amcasının oğlu, damadı Ali'yi, yer yer torunu  Hüseyin'i Allah sıfatına bürünmüş bir dini lider olarak lanse edip İslamdan korunma mekanizması yada içinde rahat hareket edebilmelerini sağlayacak elbise olarak kullandılar. Özellikle Damat Ali bu dönemde Emevi'ler karşısında uğradığı haksızlığa karşı direnmesiyle sanki Alevilerin Mürşit’iymiş gibi lanse edilmeye başlandı bu politik menevra beraberinde korunma zırhı getirerek yaşamlarına devam ettiler.

Aleviliği oluşturan felsefe İslam'da bulunmaz. Örneğin.‘‘Vardan var olma‘‘ İslam'i anlayışa göre "şirktir" Ali'ye Allah'ın sıfatlarının yüklenmeside İslamiyette hiç bir karşılığı yoktur. Yada bir Can'ın "İnsan'ı Kâmil" mertebesine ulaşana değin devriyelerden geçmesi İslam fıkıhın da (hukuk) karşılığı ÖLÜM.  Bütün bu gerçeklerin gösterdiği bir şey varsa oda Batin-i inançların kaynağı Semavi dinler değil,

Bâtıni felsefe  günümüz bilimi ile bire bir paralellik göstererek "Evrenin var oluşu" herşeyin aslı olan ana enerji kümesinin kendisinden taşması yada etrafa yayılması Alevi deyişlerinde "nur" olarak geçer. Tüm varlık deryasının özü ana enerjinin devinim geçirerek nesnelere dönüşmesidır.

Sual edersen benim sırrımdan,
Cümlemizi var eyledi varından,
Yarattı her şeyi kendi Nur’undan,
Kandilde saklı Hakk’dan gelirim.
İbret-i

İbret-i bu deyişinde Peygamber'ler indirilmeden, Tanrılar resmedilmeden, dünya, ay ve güneş var olmadan, henüz gökyüzünde hiçbir yıldız yok iken asıllarının o Nur'da (Mutlak Varlık) durduklarına vurgu yapar. Kul Himmed ise şöyle der…
 
Yüzyirmidört bin peygamber evveli
Kurulmadan şu dünyanın temeli
Ay gün yayılmazdan evveli
Magripten maşrike doğan nur nedir?
Kul Himmed

Varoluş, yoktan yaradılış anlamına gelmez. Görünmeyenden görünür duruma geçme eylemini belirler. İnsan doğa ile özdeş  kutsal bir varlıktır. Bu nitelikleriyle de varlık birliğinin, "Vahted-i Mevcud"un merkezidir. Bireysel irade topyekün iradenin bir cüzüdür. Ruh (enerji) ölümsüzdür. Doğadan gelmiş ve ona geri dönecektir. Beden ise, ruhun yeryüzündeki aracı durumundadır. Bu realite Alevi Pir’lerin, Ulu’ların deyişlerinde vucut bulmuştur..

Çar anasır babından nikab büründüm
Bir noktadan hasıl oldum arındım
Can gözüyle görenlere göründüm
Ne seyranım ben seyrandan içeri
Genç Abdal

Gerek canlı, gerek cansızların içindeki ana potansiyel (enerji) öteki tüm formlarla aynı özelliklere sahip olduğu içinde Formların tümü Evreni, Evren ise "Formların birliğini" oluşturur. Ör. Bir altın külçesini istediğiniz kadar küçük parçalara ayırın en küçük parca ile en büyük parça birbirine eş değer kıymettedir. Yani en küçüğünden en büyüğüne var olan her şeyin bir  tek kaynaktan yansıdığı için Mutlak Varlık'ın görüntüsü heryerde ve her şeyde sadece bir'dir.

"Bu sırların üzerindeki perdeyi açacak olan sadece kişinin kendisidır. Hakikate erişebilmek için kendi iç aleminin derinliklerindeki gömütü bedenini, düşüncenin ateşiyle eritip yok etmektir. Alev nasıl için için kemirdiği odunları yok ediyorsa sende içindeki kin ve öfkeyi kemirerek yok et serbest kal. Onurun ancak bu şekilde ezeli ebedi olarak doğru yükselir.
Bu yükselmeyle Özgüven kazanarak sebep-sonuç ilişkisini sorgulanır"
Saygılarımla,
Kazım DURSUN