1. HABERLER

  2. ALEVİ KURUMLARINDAN

  3. AKP Tipi Faşizm Ülkeye Hakim Kılınmak İsteniyor
AKP Tipi Faşizm Ülkeye Hakim Kılınmak İsteniyor

AKP Tipi Faşizm Ülkeye Hakim Kılınmak İsteniyor

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ndenBabacan’a ve Hükümetin Muhalif Yapıları dinlemesine tepki“AKP TİPİ FAŞİZM ÜLKEYE...

A+A-

AKP Tipi Faşizm Ülkeye Hakim Kılınmak İsteniyorPir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden
Babacan’a ve Hükümetin Muhalif Yapıları dinlemesine tepki

“AKP TİPİ FAŞİZM ÜLKEYE HAKİM KILINMAK İSTENİYOR”

Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşma, AKP’nin çifte standartlı özgürlük anlayışının tipik bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Babacan, Türkiye’de sadece gayrimüslimlerin değil Müslümanların da dini özgürlükler sorunu bulunduğunu ifade ederken, herhalde Türkiye’de 87 bin caminin, sadece Sünniliğin Hanefi ekolüne mensup vatandaşlarımıza hizmet veren yaklaşık 100 bin çalışanı bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı, onbinlerce imamı, resmi ya da gayri resmi açılan Kuran Kurslarını unutuyor.

Türkiye’de Müslümanların da özgürlük sorunu varsa Ramazan ayında yemekhanelerin, çay ocaklarının kapatılması, kamu yayıncılığı yapan TRT’de yine sadece Sünnilere hitap eden programların yayınlanması, onbinlerce cami, kuran kursu ve din görevlisi nasıl izah edilecektir? Zorunlu din derslerinde Alevi çocuklarına sünniliğin empoze edilmesi, Alevi köylerine cami yapılması, imam yollanması hangi özgürlük anlayışıyla açıklanabilecektir?

Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın ve mensup olduğu partinin nasıl bir özgürlük anlayışına sahip olduğunu biz 1 Mayıs gösterilerinde sergilediği vahşetten, medya, sendikalar, emekçiler ve üniversiteler üzerinde kurduğu baskı mekanizmalarından, Milli Eğitim Bakanlığı’nın İslami içerikli 100 Temel Eser serisinden ve kamudaki uygulamalarından, okullarda Alevi öğrencilerine uygulanan baskıdan biliyoruz. AKP iktidarının kendi siyasallaşmış dinsel ideolojisi dışında kalan tüm çevreleri öteki/düşman olarak gördüğünü, muhalif seslere tahammülü olmadığını son olarak Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ve CHP Genel Merkezinin dinlenmesinde gördük. Bu son gelişme göstermiştir ki AKP Hükümeti demokrasi söylemini kendi faşist ve gerici uygulamalarına kılıf olarak kullanmakta, dikkat çekici düzeyde tutumunu saldırganlaştırmaktadır.

AKP, bu hükümet, onun temsil ettiği zihniyet sadece kendisine demokrasi istemektedir. Babacan, “Müslümanların da özgürlük sorunu var” derken aslında devletin ve toplumun İslamileştirilmesini kastetmektedir. “Din ve devlet işlerinin açık şekilde birbirinden ayrılması gerekir” diyen Babacan, eğer bu düşüncesinde samimi ise hemen şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesi ve zorunlu din derslerinin kaldırılması konusunda girişimde bulunmalıdır. Müslümanlara dini özgürlük talep eden Babacan ve partisinin, Müslümanlığın kamu olanaklarıyla finanse edilmesine hiçbir itirazda bulunmaması gözden kaçmayacak bir çelişkidir.

AKP’nin ikiyüzlü, çifte standartlı bu demokrasi ve özgürlük anlayışının Avrupa Parlamentosu’nda kendisine meşruiyet sağlama arayışı, belki Türkiye’nin yer altı ve yerüstü kaynaklarına göz dikmiş emperyalist çevrelerin işine gelebilir ama Türkiye’deki milyonlarca Alevinin, eşitlik, adalet, özgürlük, insanca yaşam talebinde bulunan her kesimin gözünü boyamaya yetmeyecektir.

Bütün bu gelişmeler AKP tipi faşizmin somut bir tezahürüdür…

Artık AKP’nin gerçek yüzü dinci boyası dökülmüştür.
 
Saflar bellidir. Bir yanda hak, hukuk, özgürlük, demokrasi, iş, emek, bir yanda ise AKP tipi faşizm… Hak tanımaz, hukuk dinlemez, özgürlükleri talan eden iktidar vardır. Bir yanda da devletin demokratikleştirilmesini, bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesini, sosyal devleti savunanlar vardır…

Zaman bu zalim iktidardan kurtulma zamanıdır… 29.05.2008

Av. Fevzi Gümüş
Genel Başkanı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.