Aksiyon'un Alevilere olan ilgisi(!) devam ediyor

Aksiyon'un Alevilere olan ilgisi(!) devam ediyor

Aksiyon'un Alevilere olan ilgisi(!) devam ediyorFettullah Gülen Cemaatine yakınlığı ile bilinen Aksiyon dergisi, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun...

A+A-

Aksiyon'un Alevilere olan ilgisi(!) devam ediyorAksiyon'un Alevilere olan ilgisi(!) devam ediyor

Fettullah Gülen Cemaatine yakınlığı ile bilinen Aksiyon dergisi, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun "Nasıl Bir Türkiye İstiyoruz?" çalışmasını mercek altına aldı. İşte Aksiyon'un haberi :

Alevilerden parti açılımı

Aleviler solda kurulacak bir partiyi destekleme kararı aldı. Alevilerin oylarını yeni partiye yönlendirmeleri durumunda CHP’ye barajın altı görünebilir.   

Üçüncü Ergenekon iddianamesi açıklandıktan bir gün sonra, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün Sarıkız ve Ayışığı darbe planlarını doğrulaması, Ergenekon soruşturmasının inandırıcılığını artırdı mı?” sorusuna “Hayır!” cevabını veriyordu. Ergenekon Soruşturmasına hep mesafeli yaklaşan Baykal’ın bu duruşu, sol kesimdeki birçok entelektüelin ilgisini bile çekmedi.

Ergenekon’un Alevi ileri gelenlerine suikast hazırlığının inandırıcı delilleri, CHP ile ayrışmayı hızlandıracak görünüyor.  Baykal’dan ve CHP’den umudunu kesen sol kesim, kendi partilerini kurmak için birkaç yıldır fikrî düzeyde çalışmalar yürütüyor. “Aleviler desteğini çekse CHP baraj altında kalır” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu’na (ABF) yakın bir isim solda yeni partiye ihtiyaç duyulduğunu, Alevilerin artık CHP’nin dışında bir sol partiyi destekleme noktasına geldiğini söylüyor. ABF, solda kurulacak bir ittifaka da destek verebilir. Kendi içinde konuyu uzun süredir tartışan ABF, Alevi örgütlerinden önde gelen kişilerin kanaatlerini aldı. Tartışmaların ekim ayına kadar sürmesi ve nihai kararın bu tarihlerde açıklanması bekleniyor.

Alevilerin Avrupa’daki temsilcilerinden Turgut Öker, “Aleviler kendi partisini kurmalı” düşüncesini savunuyor. Buna karşılık ABF, geçmişte yaşanan başarısız iki parti tecrübesini (Birlik Partisi ve Barış Partisi) göz önüne alarak bu fikre mesafeli duruyor. CHP’ye ciddi oy desteği sağlayan Aleviler, ABF gibi bir örgütün işaret edeceği oluşumun taban sıkıntısı yaşamayacağına inanıyor.

Alevilerin, siyasi tavrında ABF Başkanı Ali Balkız’ın rolü büyük. 22 Temmuz 2007’deki genel seçimlerden 8 ay önce ‘Seçim geliyor, Aleviler savruluyor’ başlıklı bir yazı kaleme alan Balkız, örgütü eleştiriyor, Alevilerin siyaseti neden beceremediğini sorguluyordu. Bu eleştirinin üzerinden üç yıla yakın süre geçti. Balkız, bugün ABF’nin genel başkanı ve solda kurulacak bir ittifakı destekleme tartışmasını başlattı. ABF’nin başlattığı tartışmanın tabanda da yankı bulması için geçen hafta Hacıbektaş’ta düzenlenen etkinliklerde ‘Aleviler ve Siyaset’ konusu gündeme getirildi.

Birçok Alevi örgütü CHP’den medet umuyordu. Hatta 2007 genel seçimlerinde Alevi Bektaşi Federasyonu’nun belirleyeceği bir grup ismin CHP listelerinden TBMM’ye girmesi planlanıyordu. Ancak Deniz Baykal son dakikada bu girişimin önünü kesti. Aleviler yine de CHP ile birlikte soldaki partileri destekleme yönünde karar almıştı.

Alevilerin ‘parti açılımı’nda Ergenekon sanıklarının Ali Balkız’a yönelik suikast planları da etkili oldu. Aleviler, Ergenekon operasyonuna önce ‘muhalifleri sindirme’ diye bakıyordu. Ta ki, ABF Genel Başkanı Ali Balkız ve Genel Sekreter Kazım Genç’e dönük suikast planlarının ortaya çıkmasına kadar. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün iki isme de suikast planlarını detaylı olarak anlatmasıyla Balkız ve Genç kamuoyu önüne çıkarak “Suikast planlarına inandım” diye açıklama yaptı. Ergenekon zanlısı İbrahim Şahin’de ele geçirilen planlarda, suikastın amacı “Alevileri kışkırtarak Alevi-Sünni kavgası çıkarmak” diye açıklanıyor. Bu planlar ABF çevresinde Ergenekon soruşturmasına bakış açısının değişmesinde etkili oldu; Aleviler artık Ergenekon operasyonuna destek veriyor. Hatta, bu soruşturmayı destekleyen bir miting de planlıyorlardı; fakat çeşitli gerekçelerden dolayı iptal ettiler.

CHP lideri Deniz Baykal’ın Ergenekon’un yanı sıra Kürt açılımı, anayasa değişiklikleri, özgürlüklerin artırılması gibi konulara uzak durması Alevilerin tepkisini çekiyor. Bu da Alevilerin CHP’den memnuniyetsizliğini artıran etkenler arasında yer alıyor.

Ergenekon soruşturmasına paralel Aleviler, provokasyonları da daha net görmeye başladı. 1993’teki Sivas katliamına tepkilerini uzun süredir ortaya koyuyorlardı. Ancak bu olaydan kısa süre sonra Başbağlar’da yaşanan katliamı yüksek sesle dile getirmiyorlardı. Bu yıl ise Başbağlar ile Sivas katliamını birlikte dile getirmeye başladılar. Alevi Bektaşi Federasyonu’nun eski başkanı Turan Eser, “16 yıldır katliam yerlerine gelen ve hatırlayan yok. Madımak hâlen yanıyor. Tıpkı Başbağlar köyü gibi.” diyordu. Madımak Oteli’nin müze yapılmasının yanında Başbağlar’a da bir anıt dikilmesini talep eden ABF, gelecek yıllarda bölgeye giderek anma töreni düzenlemeyi planlıyor.

Alevilerin destek vereceği partinin içinde 10 Aralık Hareketi, SHP, CHP ve ÖDP’den katılanlar ile sol üzerine fikir yürüten akademisyenler yer alacak. 10 Aralık Hareketi Sözcüsü Prof. Burhan Şenatalar, parti için takvim vermenin doğru olmayacağını; ancak 2011 genel seçimlerine yetişeceğini söylüyor. Partiye ihtiyacı ise şöyle dile getiriyor: “Solda özgürlükçü, katılımcı bir seçeneğe ihtiyaç var. Aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde aktif bir rol oynayacak seçeneğe ihtiyaç var. Solun devletçi, merkeziyetçi, bürokrat niteliklerden uzak bir seçenek oluşturması gerekiyor. Aleviler arasında da böyle bir fikre sıcak bakan çok sayıda insan var. Buradaki süreç bu fikirlerde buluşan herkesi bir araya getirme çabası. Aleviler de Sünniler de olur. Mesele tabii ki siyasi. Kendi dinî inançları ne olursa olsun, toplumsal proje üzerinde mutabık olmalarına dayanıyor. Oysa böyle bir toplumsal projeye inananların bir araya gelmesi gerekiyor. Alevi yurttaşların çoğu sıcak bakıyor. Alevi olmayıp da buna sıcak bakan çok sayıda insan var. Bu proje esas itibariyle herkese açık.”

Şenatalar, ABF’nin desteğiyle partinin kuruluş sürecinin hızlanacağını söylüyor. Üstelik ABF ile kendi yürüttükleri süreç arasında bir yakınlık olduğunu söylüyor. Bu sebeple bir araya gelmelerinde sorun olacağını düşünmüyor: “Böyle bir yaklaşımın Alevi yurttaşlar arasında geniş destek bulduğunu görüyorum. Bu Alevi partisi değil. Alevilerin kolaylıkla destekleyeceği bir parti olur. Bir sürü Sünni vatandaşın, Hıristiyan vatandaşın destekleyeceği bir parti olur. İnsanlar artık haklı olarak ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyor, devletin kendine baskı yapmasını istemiyor. Dolayısıyla böyle bir partiye çok sayıda Alevi destek vermeye hazır olduğunu düşünüyor. Hedefimiz CHP’ye alternatif sunmak değil, Türkiye’ye alternatif sunmak.”

Alevi Bektaşi Federasyonu ile birlikte hareket eden Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez ise bu konunun örgüt içinde tartışıldığını ve belirli bir noktaya gelindiğini doğruluyor: “Türkiye’de siyaseten Alevilerin bir sol arayış içinde olduğu biliniyor. Türkiye’nin önünün açılması gerektiğini Aleviler tartışıyor. Ancak Alevi örgütlerinin bir partisi olmasına karşıyım. CHP ile ilgili kaygılar biliniyor. Sünnilerin AK Parti’den elini çekmesi, Alevilerin elini CHP’den çekmesine benziyor. Bu devrim olur. Aleviler sol kökenli, solun bu olmadığını biliyor. Alevilere dürüst davranmayanlar var. Sığınacak kapı arıyor Aleviler. CHP bunu biliyor.”
 
KAYNAK: İBRAHİM DOĞAN - Aksiyon - Sayı: 767 - 17 Ağustos 2009

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.