Alevi Çalıştayı II

Alevi Çalıştayı II

Alevi Çalıştayı IIAbbas TANDevleti yönetenler Alevi açılımı adı altında bir çalışma başlattı ama tutturamadılar. Durdular...

A+A-

Alevi Çalıştayı IIAlevi Çalıştayı II

Abbas TAN

Devleti yönetenler Alevi açılımı adı altında bir çalışma başlattı ama tutturamadılar. Durdular düşündüler akıllarına koyduklarını hayata geçirmek için yeni bir formül buldular ve bunun adına da Alevi çalıştayı dediler.

Mevcut iktidarın Alevilerle ilgili düşüncelerini yıllar öncesinden bildiğimizden fazla itibar edilmedi ama hiç olmazsa bugüne kadar resmi sıfatla ağızlarına almadıkları Alevilik ve Alevileri resmen de olsa dillendirmeye başladılar denildi.

Birçok Alevi örgüt yöneticisi ve aydın, bu çalıştayın sonuç vermeyeceğini, olsa olsa devlet eliyle Aleviliği yok etme çalışmalarını resmen yürüteceklerini görmeye başladılar.

Çalıştayın ilk toplantısına farklı isimlerin çağırılıp görüş alınması başlayınca gördük ki  mevcut iktidar Alevilerle ilgili her türlü çalışmayı çoktan tamamlamış ve sadece kamuoyunu farklı şekilde yönlendirerek amacına ulaşacak. 

İnsanlar başlangıçta hiç de iyimser olmamasına rağmen yine de belki sözünü kullanıyorlardı.

Neydi bu beklenti?

Konu Alevilik olduğuna göre, alevi kurum yöneticileri, alevi dedeleri, alevi bilim adamları ve ciddi ciddi Alevilik konusunda çalışma yapan konunun uzmanlarını çağırırlar ve çözüm yollarını araralardı.

Bu konuda farklı örnekler vardır: Tıpla ilgili konulara edebiyatçılar çağırılmaz, İşçi sendikalarının hükümetle olan sorununun çözümüne Makine Mühendisleri çağırılmaz. Diyanet İşleri Başkanlığının sorunlarının çözümüne Aleviler, Ermeniler, Yahudiler, Ateistler çağırılmaz. Memur sendikalarının hükümetle olan sorunlarında çözüm yolları aranırken çiftçi temsilcileri çağırılmaz.

Örnekler istediğiniz kadar çoğaltılabilir. Çoğaltılabilir çünkü bu güne kadar ki uygulamalar böyleydi.

Peki ne oldu da diğer konularda herkes çağırılmazken Alevilik konusu gündeme geldiğinde Alevilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlar bu konunun çözümüne çağırılıyorlar.

Sadece yukarıda verdiğim örnekte olduğu gibide değil tam tersine bir uygulamadır. Saydığım Demokratik Kitle Örgütleri yeri geldikçe kendiliklerinden yan yana gelmektedirler ama Alevilik konusunda çağırdıkları insanların yada kurumların birçoğu zaten Aleviliğe karşı olan kurum yada şahıslardır.

İktidar bu uygulamayı özellikle yapıyor.

Aslında kafalarındaki programı kağıda dahi dökmüşler ama yinede olsun bunları da çağıralım ve görüşlerini almış olalım. Sonuçta bu uygulamanın tarafı olanlar çağırdıklarımızdır. Onların görüşleri bu yöndeydi, bize sadece uygulama kalmıştı diyecekler.

Çalıştayın ikinci oturumuna çağırdıkları insanlar sokakta yada gazete köşelerinde istedikleri kadar konuşsalar, yazsalar kimse ciddiye almaz yada en azından konuyu bilenler ciddiye almazlar ama Alevi çalıştayı adı altında çağrılanların söyleyeceklerinin önemli bir kısmı ileride belge niteliği taşıyacağından söylenmesi önemlidir.

Onalar da bunu yaptılar, Alevilik konusunda görüşleri alınanlar içerisinde Alevilere hakaret edenlerde çıktı.

Bundan şu sonucu çıkartanlar olacaktır.

Bunu fırsat bilerek Alevilere hakaret ettirdiler. Hem de Devlet destekli.

Elbette bizler buna itibar etmiyoruz.

Bugüne kadar Alevilere yapılan hakaretin sayısını kimse bilemez ama bu hakaretleri ciddiye almadılar. Hatta hakaret edenleri adam yerine dahi koymadılar. Bırakınız bunları söylemek isteyenler istedikleri kadar söylesinler. Eskiden kalem tutan ellerimiz azdı ve bunları yeterince kayıt altına alamıyorduk ama artık kalemimiz de var, kalem tutan ellerimizde var, kağıt da var. Beyin de var, yürekte var.

Aleviler ve bu ülkenin aydınları bu çalıştayla ilgili kanaat oluşturdular : Bu Hükümet yada iktidar partisi devletin olanaklarından yararlanarak Aleviliği yok etmeye çalışıyorlar. Ama buna değişik isimler koyuyorlar, değişik profiller çiziyorlar. Bunların adları da alevi açılımı, alevi çalıştayı oluyor.

Atatürk Havaalanını ve çeşitli zamanlarda değişik yerlerde boy gösteren cübbeli sarıklıların sorunları ile ilgili bir toplantı yapsınlar ve alevi temsilcilerini çağırsınlar görelim ve o zaman diyelim ki herkesi her konuda çağırıp görüş alıyorlar. Alevilikle ilgili adına çalıştay mı dersiniz ne derseniz deyin bu toplantıya da Alevi olmayanları hatta alevi düşmanlığı yapanları da çağırabilirler denebilir. Ama işin aslı ortada.

Bütün bu gelişmelere seyirci kalanlar yada bundan ileriki dönemlerde çıkar bekleyenler vardır. Bunlar sadece Alevilerle iktidarın bu sürtüşmesinde yeri gelecek örgütlü Alevileri devre dışı bırakarak devletin bir numaralı muhatabı olmaya çalışacaklar, yada kendilerini öyle teselli ediyorlar ama unutmasınlar ki Demokratik Alevi Hareketinin bu çabaları sonuç verecek ve iktidarlar da bu tip uygulamalardan vazgeçecekler.

Alevi çalıştayı adı altında çalışma yapanlar yada onlara destek verenler artık kafalarını sakladıkları kumdan dışarı çıkarsınlar ve gelişmeleri yakından görsünler.

Alevilerin sorunlarını ancak ve ancak Alevilerle çözebilirler, onlarında talepleri yıllardır değişmedi, değişmeyecekte.

Birileri çıkıp Alevilerin talepleri net değil diyorsa, bir başkası aleviler her gün değişik taleplerle geliyor derlerse kimse buna itibar etmemeli.

Alevilerin açılımsız, çalıştaysız talepleri bellidir. Bu talepleri en doğal haklarıdır. Bu haklar öyle çalıştaylarla alınacak verilecek haklar değildir. Yasal haklardır.

Gün gelecek Parlamento ve siyasi partiler Alevilerin taleplerinin yerinde bir talep olduğunu ve bu konuda geç kalındığını anlayacaklar, Alevilerden özür dileyecekler ve tek tek bu taleplerini yerine getireceklerdir.

Bir kez siyasilere ve alevi dostlarına hatırlatmada fayda vardır.

Aleviler eşit yurttaş olma talepleriyle yola çıktılar. Haklı taleplerini haykırmaya devam edecekler.

Abbas Tan
KAYNAK : Alevihaber.com - 15 Temmuz 2009

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.