1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. "Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!"
"Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!"

"Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!"

"Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!"Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür...

A+A-

"Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!""Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!""Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!"

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri, 3-4 Haziran'da gerçekleştirilen “Alevi Çalıştayı"nın ardından yaptıkları ortak açıklama ile Çalıştay'a ilişkin görüşlerini kamuoyuna açıkladılar. "Hükümet Alevi Örgütlülüğünü hala yok saymaktadır!", "Hükümet daha ilk adımda verdiği sözü tutmamıştır!" ve "Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!" tespitlerinin yapıldığı açıklamayı aktarıyoruz :

ALEVİ ÇALIŞTAYI’NIN ARDINDAN!

Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, 6-7 Haziran 2009’da, Ankara’da bütün şubelerinden gelecek katılımcılarla büyük danışma kurulunu toplayarak 3-4 Haziran’da Devlet Bakanı Faruk Çelik himayesinde Yrd. Doç.Dr. Necdet Subaşı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen 1. Alevi Çalıştayı’nı değerlendirecektir. İlgili çalıştaya katılan örgütler olarak bizler, Çalıştay’da sunduğumuz görüşlere dayanak oluşturan ve Hükümet’e takdim edilen “Alevi Çalıştayı, Birinci Etap, Alevi Örgütleri ve Temsilcileri Toplantısı Değerlendirme, İstem Ve Öneri Raporu”nu da basına ve kamuoyuna sunacağız.

Bizler, Hükümet’in 1. Alevi Çalıştayı’nı yapmış olmasını Alevi Sorunu açısından atılmış olumlu bir adım olarak görmekle birlikte; yapılan ilk çalıştayın bir diyalog zemini olmadığının farkında olduğumuzun altını çizmek isteriz. Bu çalıştay Alevilerin her platformda zaten dile getirdiği istemlerini, bir kez de doğrudan ilgili Bakanlık nezdinde ifade etmesinden başka hiçbir anlam taşımamaktadır.

Bu çalıştay sayesinde Alevi örgütlerinin de hükümet tarafından bir araya getirildiği ve diyalog kurmalarının sağlandığı biçimindeki yorumların abartılı ve yanlış olduğunu belirtiriz. Alevi örgütlerini bir masada toplayarak konuşturmak Hükümet’in sorunu değil, Alevilerin kendi iç sorunudur ve bu çalıştayın amacı da zaten bu değildir. Üstelik Alevi örgütlerinin ilgili çalıştaya hangi ölçüler üzerinden çağrıldığı bizim açımızdan ciddi olarak problemlidir.

Hükümet Alevi Örgütlülüğünü hala yok saymaktadır!

Çalıştaya davet edilmiş ve katılmış olan 35 örgüt arasında, gerek temsil gücü, gerek işlevi bakımından son derece tartışmalı örgüt ve temsilciler bulunmakla birlikte, Alevi hareketinin en önemli bileşenlerinden olan yurt içinden kimi örgütlerle, Avrupa Alevi Örgütlülüğü, anlaşılamaz ve kabul edilemez bir tutumla dışarda bırakılmıştır. Hükümet hala Alevi Örgütlülüğünün neye tekabül ettiğini bilmezden gelen tutumunu ısrarla sürdürmekte; bu haliyle Alevi Örgütlülüğünün kendi iç yapısına müdahil olarak, bu bileşimde hiçbir biçimde yer almayanları yapay bir eşitlik kabulü altında büyük gövdeye yamamaya çalışmaktadır. Bu girişim dileriz ki Hükümet’in Alevi örgütleri içinde, yeni yandaş muhataplar yaratma girişimi değildir!

Hükümet daha ilk adımda verdiği sözü tutmamıştır!

Hükümetin deklare ettiği çalıştaylar programına göre, yapılan ilk çalıştay sözüm ona yalnızca Alevi örgütlerine ve temsilcilerine ayrılmışken, daha ilk adımda Aleviliği Sünnileştirmek isteyen zihniyetin simge isimlerinden ilahiyatçı Osman Eğri, başından sonuna ilk çalıştaya dahil edilmiştir. Alevi örgütlerinin ilgililere itirazı üstüne, “biz çağırdık, saygı duyacaksınız” yanıtı verilmiştir.

Gizli Koordinatörler mi var?

Akademisyen etiketlerinin altında bizce Alevi Sorunu’nun çözümü yollarını tıkayan şaibeli ve tartışmalı ilahiyatçıların çağrılması ve üstelik “saygı” dayatmasında bulunulması, öncelikle ve açıkça Aleviliğe ve Alevilere saygısızlıktır! Hükümetin saygı beklentili bu dayatması akla bu çalıştayın gizli koordinatörlerinin ilahiyatçılar olup olmadığı sorusunu getirmektedir.

Alevi Sorunu, ilahi değil, siyasi; ilahiyatçıların değil devletin sorunudur!

Alevi sorunu, bu ülkenin eşit yurttaşlık hakları ve herkesin sahip olduğu laik bir çevrede yaşam hakkı bakımından, Alevilerin inançlarıyla ve Alevi nüfusla sınırlı bir sorun olmadığı gibi, ilahiyatçılara havale edilerek çözülebilecek teolojik bir sorun da değildir. Oysa Sayın Bakan daha ilk çalıştayın açış konuşmasında ısrarla Alevi sorunundan daha çok, Alevilerin sözüm ona devlet tarafından ihmal edilen sorunlarına vurgu yaptığı gibi, oturuma katılan ilahiyatçı zihniyet, saygısızca Alevilere Aleviliğin Müslüman olup olmadığını öğretmeye kalkışmıştır. Bu tutum Hükümet’in soruna hala yanlış baktığının bir göstergesidir. Alevi sorununu inanç merkezli bir siyasetle çözmeye çalışmak büyük bir hatadır. Bizce Alevi Sorunu, Alevilerin değil devletin sorunudur; öncelikle ve özellikle devletin yapılanmasından ve Sünni karakterinden kaynaklanmaktadır ve tüm ülkeyi, toplumu ilgilendiren bir sorundur; ve yine bu haliyle, ilahiyatçıların dayattığı ülkemizin ve siyasal toplumumuzun daha da dinselleştirilmesiyle değil, ancak Türkiye’nin demokratikleşmesiyle gerçek bir çözüm şansı doğabilir. Bu anlamda Alevilerin talepleri, demokratik ve laik bir siyasal toplumda yaşamak isteyen her yurttaşın talebidir. Bu anlayışla bizler öncelikle devlet ve hükümet merkezli, bir bütün olarak toplumun hücrelerine kadar yayılan ve genişletilen, hangi biçimde tezahür ederse etsin negatif ayrımcılığa karşı olduğumuzu ve her düzeyde mücadele edeceğimizi bir kez daha bildiririz.

Alevi medyasına bile ayrımcılık!

Her düzeyde ayrımcılığa karşı çıkan bizler, ne yazık ki ve üzülerek gördük ki hükümet, Alevi örgütlerinin bir bölümüne karşı uyguladığı “yok sayma” tutumunu Alevi medyasının bir kanadına da uygulamıştır. Çalıştaya Alevi medyasından Su TV, Yol TV ve Cem TV ile çeşitli düzeylerde ilgili temsilciler de katılmış ama nedense Alevi medyasının en önemli parçalarından biri olan DEM TV çağrılmamıştır. Oysa DEM TV de diğerleri gibi Alevi Toplumu’na yönelik ve tematik olarak Alevilik yayınları yapan bir medya kuruluşudur. Umarız ki bu tutumun arkasında, ayrımcılık üreten başka ölçüler bulunmasın!

Alevi Sorunu negatif ayrımcılığı derinleştirecek politikalarla çözülemez!

Bir kez daha vurgulamak isteriz ki Alevi Sorunu, inanç merkezli bir siyasetle çözülemez. Alevi Sorunu Hükümet ve Devlet politikalarında, yasalarda, mevzuatta ve toplumsal yaşamın her düzeyinde negatif ayrımcılığın önlenmesi, gerektiği hallerde pozitif ayrımcılığa başvurulması ve özgürlükten öte, onunla birlikte ama ondan daha hayati bir biçimde eşitlikle işaretlenmiş demokratik politikalar ve uygulamalarla çözülür. Bu yaklaşımımız doğrultusunda kapsamlı bir şekilde hazırlamış olduğumuz rapor Çalıştay’da Devlet Bakanı Sayın Faruk Çelik’e sunulmuştur. Raporumuz, büyük Danışma Kurulu’muzun 6-7 Haziran 2009 tarihlerinde Ankara’da yapacağı toplantıda ayrıntılı bir şekilde basına ve kamuoyuna açıklanacaktır. Bizler, bundan sonraki süreç nasıl devam ederse etsin, raporumuzda dile getirdiğimiz taleplerimizin her düzeyde, demokratik düzen içinde mücadele araçlarıyla takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Saygılarımızla.

Ercan GEÇMEZ                                                      Tekin ÖZDİL
Genel Başkan                                                       Genel Başkan
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı         Alevi Kültür Dernekleri

KAYNAK : Alevihaber.com - 6 Haziran 2009

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.