Alevi ve Kürt meseleleri

Alevi ve Kürt meseleleri

Alevi ve Kürt meseleleri  Eser KARAKAŞ / STARDoğrudur, ülkemiz Türkiye’de bir alevi meselesi vardır.Bir de büyük bir kürt...

A+A-

Alevi ve Kürt meseleleriAlevi ve Kürt meseleleri 

Eser KARAKAŞ / STAR

Doğrudur, ülkemiz Türkiye’de bir alevi meselesi vardır.Bir de büyük bir kürt meselesi vardır; kimsenin kendisini kandırmasına gerek yoktur.

Zaten insanlar, onbinlerce kişi bir araya gelerek meydanlarda bir sorunu dillendiriyorlarsa bu kesimi anlamaya çalışmak demokrasinin ilk koşuludur.

Biz düşündük, aslında bu insanların dile getirdiği sorunlar ciddi değil demek kimseye, demokrasiye yakışan bir tavır değildir.

Burada yapılan en büyük yanlış devletin kendini hakem yerine koyması ve insanların inaçlarının ne olması gerektiğine, kültürel/etnik aidiyetlerine karar vermesidir.

Evrensel anlamda ceza hukuku hükümleri kapsamına girmiyorsa, adına devlet denen, yurttaşa hizmet üretmekten başka tanımı ve işlevi olamayacak bir örgütün hangi inancın doğru inanç, hangi kültürel/etnik aidiyet arayışının doğru arayış olduğuna karar vermesi demokrasilerde, hukuk devletlerinde kabul edilebilir bir şey pek değildir.

Bu tavır sayın Başbuğ’un herkesi doğru yere davetinden farksızdır.

Bu çerçevede bizim devlet yapılanmamız büyük yanlışlar yapmaktadır ve vatandaşlar arasında dinsel inaçları, mezhep aidiyetleri, kültürel/etnik kimlikleri açısından büyük ayırımcılık yapılmaktadır.

Başka bir ifadeyle, devlet sünni islama yakın duran yurttaşlarına kamu bütçesinden Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla büyük kaynaklar ayırmaktadır, Anayasa’nın 66. maddesinde de vatandaşlık sıfatı olarak majoriter etnik grubun sıfatını kullanarak anayasal yurttaşlık tanımından uzaklaşmaktadır.

Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi ve hukuki bazda tanımlanması gereken yurttaşlık anlayışı büyük bir yara almaktadır.

İşin özeti devletin laiklik ve yurttaşlık meselelerine yaklaşımında büyük bir hata vardır.

Ama iki yanlışın bir doğru etmeyeceği de unutulmamalıdır.

Alevi yurttaşlarımıza bu anlamda büyük bir yanlış yapılmaktadır, yanlış Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden kaynaklanmaktadır.

Ancak, alevi yurttaşlarımız, büyük bir çoğunlukla bu yanlışın giderilmesi yani laik bir ülkede kamu bütçesinden inançlara kamu parası aktarılmaması gerektiği temel doğrusundan hareket edip, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) finansman yapısının gönüllülük esaslı bir modele dönüştürülmesini talep etmek yerine, kendilerine de yani cem evlerine, dedelere de kamu bütçesinden kaynak aktarılmasını isteyerek kanımca ikinci büyük bir yanlışın içine düşmektedirler.

Yukarıda belirttiğim gibi iki yanlış bir doğru etmez, DİB modeli yanlıştır ama alevilerin yanlış bir modelin içine kendilerini de monte etmek istemeleri de başka büyük bir yanlıştır.

Laik devlet çağdaş anlamıyla, tüm vatandaşlarına inaçları açısından, başta bütçe olanakları olmak üzere eşit mesafede duran devlet demektir.

Aynı yanlışı yurttaşlık meselesinde kürtler de yapmaktadırlar.

Evet, devletin yurttaşlık tanımı (Anayasa 66. madde) yanlış bir formülasyondur, madde ve belki de daha önemlisi Anayasa’nın giriş bölümü buram buram Türk etnisitesi kokmaktadır ve bu görüntü anayasal yurttaşlık kavramına çoktan geçmesi gereken devlet için bir ayıp niteliğindedir.

Ancak, Kürt yurttaşlarımız da, büyük bir çoğunlukla, anayasal yurttaşlık kavramını talep etmek yerine Anayasa’ya Türk etnisitesi damgalı maddelerin yanına bir de Kürt etnisitesi damgalı maddeler sokmayı önererek ikinci büyük bir yanlışın içine düşmektedirler.

Burada da iki yanlışın bir doğru etmeyeceği çok açıktır.

Kısa ya da orta vadede alevileri de DİB finansman modeli içine alan, anayasaya türk etnisitesi göndermeli tanımlar yanına bir de Kürt etnisitesi göndermeli maddeler koyan çözümler yanlış çözümlerdir ve daha büyük sorunlara gebedirler.

Çözüm, devletin bütçe olanaklarıyla tüm vatandaşa, mesela agnostiklere de eşit durduğu, yurttaşlık tanımının da tümüyle anayasal yurttaşlık çerçevesinde yapıldığı bir yeni anayasa arayışındadır.

Bir yanlışı başka bir yanlışla çözmeye kalkmak yeni yanlışlara düşmek demektir.

Eser KARAKAŞ

<!--

var prefix = 'ma' + 'il' + 'to';

var path = 'hr' + 'ef' + '=';

var addy12125 = 'ekarakas' + '@';

addy12125 = addy12125 + 'stargazete' + '.' + 'com';

var addy_text12125 = 'ekarakas' + '@' + 'stargazete' + '.' + 'com';

( '' );

12125 );

( '' );

//-->n

<!--

( '' );

//-->

<!--

( '' );

//-->


STAR - 26 Kasım 2008

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.