Aleviler ve 19 Nisan'daki Erken Seçim

Aleviler ve 19 Nisan'daki Erken Seçim

Aleviler ve 19 Nisan'daki Erken Seçim   Ozan CEYHUN Almanya ve KKTC arasında her geçen gün gelişen iyi ilişkide Avrupa'da...

A+A-

Aleviler ve 19 Nisan'daki Erken Seçim  Aleviler ve 19 Nisan'daki Erken Seçim 
 
Ozan CEYHUN

Almanya ve KKTC arasında her geçen gün gelişen iyi ilişkide Avrupa'da tam bir "network" konumunda olan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) önemli bir destek konumundalar.

Özellikle Almanya'da 100'ün üzerinde dernekleri ile yaşamın ve de doğal olarak politikanın içinde aktif konumda olan AABF, Avrupa genelinde Aleviler'in Kuzey Kıbrıslılar'ın uğradığı haksızlıklara karşı tavır almasında öncü konumunda. Sadece bununla da kalmıyor. Konfederasyon yayın organı konumundaki YOL TV'de Kuzey Kıbrıs'ın sorunlarının ve insanlarının sürekli konu edildiği ender televizyonlardan biri.

Konfederasyon Başkanı Turgut Öker, geçen yıl iki kez adayı ziyaret etti. Birinci ziyaretinde Cemevi temel atma töreni ve ikinci ziyaretinde ise AABK Yönetim Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi adada. Almanya'da politikanın ve de özellikle Alevi oylarıyla beslenen sosyal demokratların Kuzey Kıbrıs konusunda hassaslaşmasında AABF'nin de karınca kararınca katkısı göz ardı edilemez. Bundan önce iki kez Başbakanımız Gerhard Schröder Kampanyası'nda vitrende en önde tavır alan AABF, bu yılki Federal Parlamento Seçimi'nde de etkin rol oynayacağa benziyor.

Yine belirtmekte yarar var. Eğer bugün geniş Alevi yığınları tarafında kabul görmeyen ve özellikle genç Aleviler tarafından kesinlikle red edilen Cem Vakfı gibi Aleviler'i sürekli üzen işbirlikleri içinde olan kuruluşlara kalsaydı Sivas'ta Madımak Oteli önünde 50 bin kişi toplanamazdı. Almanya'da tam bir yıl önce "iğrenç içerikli bir TATORT Dizi Filmi" nedeniyle 50 bin kişiyi Köln'de Katedral önünde toplayan AABF olmasaydı Türkiye'de Alevi Hareketi bugün geldiği noktada olamazdı. Avrupa'da meclislerde milletvekili olan çok sayıda Alevi kökenli politikacı var.

Çoğu Konfederasyon çatısı altında örgütlü. Seçim bölgesindeki Alevi Derneği'nin desteğini alan Alman adayın direk seçilme şansının arttığı da artık bir sır değil!

Kuzey Kıbrıs'ın yanında yer alan hareket işte böyle güçlü bir yapılanma. Kuzey Kıbrıs'ta da eğer Osmanlı tarafından beş yüz yıl önce sürülenleri saymazsak 1974'den itibaren adaya yerleşmiş önemli sayıda Alevi yaşamakta.

Türkçe'nin ana dil olduğu bir ülkede Aleviliği'ni saklamadan ve huzur içinde yaşayabilmenin değerini çok iyi bilen insanlat topluluğu Kuzey Kıbrıslı Aleviler. Adadaki Aleviler ile Avrupa'daki ve de Avraupa'daki Konfederasyon ile ittifak halindeki Türkiye'deki Aleviler arasında çok derin bir işbirliği ve bağ olması yukarıda belirttiğim nedenlerden KKTC için bir şans. Cem Vakfı gibi Türkiye'deki son seçimlerde "aralarında MHP'nin de bulunduğu partileri seçin çağrısı yapan" örgütleri saymazsak hem Avrupa'da Konfederasyon çatısı altında toplanmış geniş Alevi yığınları ve de Konfederasyon ile aynı kavgayı veren Türkiye'deki ABF ve diğer yapılanmalar doğal olarak Sol'un ve Sosyal Demokrasi'nin yanındalar.

KKTC'de Sosyalist Enternasyonal üyesi ve SPD ile sıkı ilişkilere sahip bir partinin iktidarda olması Kuzey Kıbrıs'ı özellikle CHP gibi sahte sosyal demokratlardan bezmiş Aleviler'e çok sempatik gelmekte. Almanya'yı ziyaret eden Ferdi Sabit Soyer ya da Oya Talat bu karşılıksız sevgiyi ve sempatiyi çok açık yaşayan Kıbrıslılardan ikisi sadece!

CTP milletvekilleri Nazım Beratlı ve Mustafa Yektaoğlu'nun da "Onur Üyesi" oldukları Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, konfederasyona üye olmasını  bekledikleri KKTC'deki Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Derneği ile çok iyi bir işbirliği ilişkisine sahip. YOL TV'de sürekli Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Derneği faaliyetlerini izlemekte dünyanın dört bir yanındaki Aleviler. Lefkoşa'daki Cemevi ve Kültür Merkezi onlar için de artık bir sembol konumunda! Geçtiğimiz yıl içinde Konfederasyon ve dernek birlikte bir çok toplantı yaptılar. Sivas'ta beraber yürüdüler.

AABK çatısı altında örgütlü Aleviler için insan hakları, demokrasi, düşünce özgürlüğü gibi değerler çok önemli. Bu nedenle AB Komisyonu nezdinde Türkiye'nin AB üyesi olabilmesi koştururken amaçları Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı sunmak oldu. Aleviler artık uyandılar. Cem Vakfı örneğinde olduğu gibi her davet aldıkları yere gitmemeye özen gösteriyorlar. Öyle Deniz Baykal'ın sandığı gibi oyları CHP'nin deği.

Artık onlara anlatılan masallara karınları tok. Talepleri açık. "Din dersleri, cemeveleri, Sivas'ın Müze olması" ve diğerleri konusunda lafa değil icraate bakıyorlar. Bazı partilerin "bakın bizde de Alevi vekiller var" kandırmacasına kulak asmıyorlar. Eğer vekil olacaksa kendi içlerinden çıkan insanların kendilerini ve davalarını savunmasına değer veriyorlar!

KKTC'de gündeme gelen 19 Nisan Erken Seçimi konusunda da hassaslar. Örneğin bir partinin Aleviler'in örgütlü yapısını göz ardı ederek sadece "Alevi oylarını" alırım sanmasıyla her hangi birini "Alevi" olduğu için aday göstermesine tepkililer. CTP, UBP, ÖRP, DP, TDP ve diğer partilerin eğer Alevi aday konusunda kararlı bir tavırları varsa Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Derneği ve çevresinde örgütlü Kuzey Kıbrıslı Aleviler partilerle bu konuları konuşmaya hazır. Mağosa, Girne, Lefke, Güzelyurt ve Lefkoşada örgütlenmesini güçlendiren bu yapının Avrupalı dostları da gelişmeleri ilgi ile izlemekteler.
 
KIBRIS POSTASI - 19 Ocak 2009

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.