Alevilerin cevabı sert oldu

Alevilerin cevabı sert oldu

Alevilerin cevabı sert olduPir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, AKP’nin hiçbir biçimde Alevilerin...

A+A-

Alevilerin cevabı sert olduAlevilerin cevabı sert oldu

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, AKP’nin hiçbir biçimde Alevilerin sorunlarını demokratik temelde çözmek için adım atmadığını, bunun için adım atılmasını isteyen kesimleri de “elindeki kamuoyu imkanları ile otoriter bir tarzda susturmak istediğini” savundu.

Gümüş, 8-9 Kasım Büyük Alevi Mitinglerinde sokaklara dökülen yüz binlerce Alevi’nin taleplerinden vazgeçmeyeceklerini, meşru ve demokratik mücadelelerini “AKP’nin meydan alerjisini tedavisi mümkün olmayan kronik bir hastalığa çevirene kadar” sürdüreceklerini ifade etti.

Gümüş, Devlet Bakanı Faruk Çelik’in “Diyanet İşleri Başkanlığı kalksın diyenlere sesleniyorum: Neyi öneriyorsunuz? Cemaatlerin yönetmesini mi istiyorsunuz?” sözlerini de “Cemaatlerin ve tarikatların Türkiye’de toplumsal, siyasal, dinsel hayatta varlığını ve etkinliğini perdelemeye çalışan, yeri geldiğinde statükoyla mücadele ettiğini söyleyenlerin yeri geldiğinde halkı bunların varlığı ile korkutmaya çalışan ikiyüzlü yaklaşım” olarak nitelendirdi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, AKP’nin hiçbir biçimde Alevilerin sorunlarını demokratik temelde çözmek için adım atmadığını, bunun için adım atılmasını isteyen kesimleri de “elindeki kamuoyu imkanları ile otoriter bir tarzda susturmak istediğini” savundu. Gümüş, 8-9 Kasım Büyük Alevi Mitinglerinde sokaklara dökülen yüz binlerce Alevi’nin taleplerinden vazgeçmeyeceklerini, meşru ve demokratik mücadelelerini “AKP’nin meydan alerjisini tedavisi mümkün olmayan kronik bir hastalığa çevirene kadar” sürdüreceklerini ifade etti.

Gümüş, Devlet Bakanı Faruk Çelik’in Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin “Bu kurultaydaki sözcülerin çözüm istemediklerini veya kendi inisiyatifleri dışında birilerinin bu sorunlara çözüm sağlamalarının adeta mümkün olmadığı gibi bir yaklaşım içinde olduklarını gördüm”, “Kurultaydaki sözcüler de söylediklerinin içini doldursunlar. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı kalksın diyenlere sesleniyorum: Neyi öneriyorsunuz? Cemaatlerin yönetmesini mi istiyorsunuz? Neyi öneriyorsanız onu da söyleyin” şeklindeki değerlendirmeleriyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

AKP Hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanan görüşlerin, Alevilerin asimilasyonuna hizmet eden, insan hak ve özgürlüklerinin sınırını Diyanet İşleri Başkanlığı’nda cisimleşen tamamen Sünni bakış açısının ürünü olduğunu ifade eden Gümüş, “AKP kamuoyuna yansıyan görüşleri ile Alevilik tanımlamak istemekte, laikliğe aykırı Diyanet İşleri Başkanlığı’na dokunmak istememekte tam tersine sahte laiklik uygulamasına Alevilerin de ortak olmasını istemektedir” dedi.

Hilafetin 3 Mart 1924 tarihinde kaldırılmasından sonra kurulan Diyanet İşleri Reisliği’nin bugünkü yapıyı oluşturmak için değil, cumhuriyeti laikleştirme ve çağdaş normlara kavuşturma hedefine ulaşmak için kurulduğunu belirten Gümüş, “Diyanet İşleri Reisliği’nin kurulmasını o günün koşullarında anlamak mümkün olsa bile; bugün itibariyle varlığını sürdürmesini kabul etmek mümkün değildir. Gelinen aşama itibariyle kaldırılması demokratik bir zorunluluktur. Çünkü bu kurum 86 yıldır sadece Sünni inancına mensup yurttaşlara hizmet vermektedir” ifadelerine yer verdi.

-“DİB YERİNE DİN VE İNANÇ İŞLERİ ÜST KURULU KURULMALI”-

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması halinde kimi tarikatların, cemaatlerin denetimsiz kalacağı, laik cumhuriyeti tehdit edecekleri yönündeki görüşleri “Cemaatlerin ve tarikatların Türkiye’de toplumsal, siyasal, dinsel hayatta varlığını ve etkinliğini perdelemeye çalışan, yeri geldiğinde statükoyla mücadele ettiğini söyleyenlerin yeri geldiğinde halkı bunların varlığı ile korkutmaya çalışan ikiyüzlü yaklaşım” olarak yorumlayan Gümüş, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmasından sonraki önerilerini şöyle anlattı:

Personeli Devlet Personel Daire Başkanlığı’na, mal varlığı ise devletin başka kurumlarına aktarılmalıdır. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde olduğu gibi ‘inanç vergisi’ getirilmelidir. Gönüllülük ve beyan esasına göre bu vergi inanç mensuplarından toplanmalı ve inanç sahiplerinin kurumlarına aktarılmalıdır. Toplanan vergiler amacı dışında kullanılmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yerine; hiçbir dini ve inancı finanse etmeyen, görevi sadece din ve inançlar arasında dengeyi sağlayan ve bu amaçla gerekli denetimleri yapan Din ve İnanç İşleri Üst Kurulu kurulmalıdır.”

Zorunlu din dersleriyle ilgili AKP tarafından yapılan “din kültürü ve ahlak bilgisi” öğretimine devam edilmesi, bu derse ilave olarak “isteğe bağlı din eğitimi” verilmesi önerisiyle mevcut durumun daha da ağırlaşacağını savunan Gümüş, “Yani Hükümet, Alevi çocukları için asimilasyon aracı ve sistematik işkenceye dönüşmüş olan uygulamayı artırarak iki din dersi önermektedir ki, bu asla kabul edilemez. Açık ki Aleviler bu dersin kaldırılmasını, hiç değilse AHİM kararı doğrultusunda isteyenin dersi talep etmesi şeklinde seçmeli hale getirilmesini istemektedirler” dedi.

Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesine ilişkin talebin güvenlik ve tehlike gibi kavramlar etrafındaki yaklaşımlarla göz ardı edildiğini ve otelin kütüphane yapılmak istendiğini kaydeden Gümüş, AKP’nin, Alevilerin ibadet merkezi olan cemevi gerçeğini görmek istemediğini de ifade etti.

-“ALEVİ DEDELERİ DEVLETİN DEDESİ OLMAYACAK”-

Gümüş, “AKP’nin hiçbir biçimde Alevilerin sorunlarını demokratik temelde çözmek için adım atmadığı, adım atılmasını isteyen kesimleri de elindeki kamuoyu imkanları ile otoriter bir tarzda susturmak istediği” görüşüne yer verdiği açıklamasında AKP’nin bu tutumunu kabul etmediklerini bildirdi. 8-9 Kasım Büyük Alevi Mitinglerinde sokaklara dökülen yüz binlerce Alevi’nin taleplerinden vazgeçmeyeceklerini, meşru ve demokratik mücadelelerini “AKP’nin meydan alerjisini tedavisi mümkün olmayan kronik bir hastalığa çevirene kadar” sürdüreceklerini belirten Gümüş, Alevilerin taleplerini şöyle sıraladı:

“- Diyanet işleri başkanlığı laikliğe aykırıdır, kaldırılmalıdır.

- Cemevleri, Alevilerin ibadethanesidir ve vazgeçilmezidir. Aleviler, cemevini-caminin karşıtı gibi de düşünmemektedirler.

- Fiiliyatta uygulamalı din eğitimi olan zorunlu din derslerine karşıyken şimdi din dersinin ikiye çıkarılmasına karşı tepkilerimiz sürecektir.

- İnsanlığın vicdanında bir yara olan Madımak katliamının izi, otel binasını yıkarak silinemez. Oteli ülkemizin vicdanını harekete geçirerek yıktırmayacağız.

- Dedeler, Alevilerin inanç önderleridir. Yüzyıllardır talibinin verdiği hakullaha itirazı olmayan dedelerimiz, devletin verdiği maaşı elinin tersiyle itecektir ve devletin dedesi olmayacaktır.

- Alevilik, ne siyasi erk sahipleri tarafından ne devlet gücü tarafından ne de ulema tarafından tanımlanabilir. Aleviliği Alevi yol önderleri tanımlamıştır. Tanım arayanlar Nesimi’ye, Mansur’a, Hacı Bektaş Veli’ye, Pir Sultan Abdal’a, Yunus Emre’ye, Alevi Ozan ve Yol önderlerine gönül gözüyle baktıklarında göreceklerdir. Aleviliği tanımlamak, Alevilerin işidir.”

Akşam - 20 Ocak 2011

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.