Seyid Akyol

Seyid Akyol

Alevilik deryasında Hak - Evren - İnsan

A+A-

Hakk evren ve insan eksenli olan Alevilik Kadim dünyadan günümüze gelen bir insanlik mirasıdır.  Evren; ışık ve nesneden oluşmuşdur. Her nesnenin içinde ışık var. Nesneler ise ışığın gölgesidir. Işık nesnenin içinde olduğu ve nesne onu gölgelediği içinde Âlem, gölgeler Âlemidir, yanılsamasıdır.  Alevi deyişlerinde adı “nur” olarak şifrelenmiş olan kelime tüm varlık deryasının özü olan ana enerjidir. Alevi içrek felsefesinde “Vahdeti Mevcut (Varlığın Birliği)” olarak nitelendirilen bu durum en küçüğünden en büyüğüne var olan her şeyin bir ve tek kaynaktan yansıdığı için Tanrı’nın (Mutlak Varlık’ın) görüntüsü her ne kadar çok görünse de, işin aslında heryerde ve her şeyde sadece Bir’dir.
Alevili'ği oluşturan felsefelerin kökenlerine inmek âdeta bir ağacın köklerine inmek gibi.
Nasıl ki ağacın kökleri toprağın altındaysa ve ona ulaşabilmek için köklere zarar vermeden toprağı eşmek gerekiyorsa işte öyle Alevili'ği oluşturan felsefelerin kökenleride esrar perdelerinin altında gizli. Şayet kişi bilgisiz bir şelilde (karanlıkta) hakikati tanımlamaya çalışıyorsa hakikat körlüğü yaşıyor demektir.
Evrende, Mutlak Varlık’ın potansiyelini taşıyarak yayılmış olan ışığın maddeye bürünmüş tüm hallerinin toplam ilüzyonu “vahdeti mevcudu” oluşturur.

Bu mevcudatta;

Hak; Mutlak varlığın,

Evren; Hakk’ın,

İnsan; Evren’in bir yansıması olarak belirir.

İnsan kendini bilirse Evrenin,

Evreni bilirse Hak’ın,

Hak’kı bilirse Mutlak Varlığın sınırlarına merdiven dayar.
Alevilik gibi öğretilerin (evrimleşmiş doğa dinlerinin) çağlarının inanç ihtiyacına cevap vermek gibi bir zorunlulukları da varolmuştur. Zaman içinde kendilerine özgü bir dil, bir duruş, bir tapınma, bir ritüel de oluşturmuşlardır. Ancak bunu mistik kabukları altındaki muhalif özlerine halel getirmeden yapmışlardır.  
Alevilik milyonlara mal olmuş bir doğa inancı  olarak Zamanın ruhuna, koşullara ve ihtiyaca  göre kendini yenilemiş  yaşatmış, ve yaşamıştır. Egemenlerin sömürü ve zulmüne karşı milyonların inançsal, bilimsel, felsefik duruşu olmuştur. Doğaya değer vermiş insanı sevmiş hem yaşamış hemde yaşatmıştır.
Alevilik semavi dinler karşısında hemen her zaman devrimci bir rol oynamıştır; ezilmiş, öldürülmüş, horgörülmüş ama kendini yaşatmasını bilmiştir. Özünü korumustur.insana sevgiyle yönelmiş hakkı kendi özünde kendi özünü hakkta artmıştır.
Alevilik gibi öğretilerin (evrimleşmiş doğa dinlerinin) çağlarının inanç ihtiyacına cevap vermek gibi bir zorunlulukları  olmuştur. Zaman içinde kendilerine özgü bir dil, bir duruş, bir tapınma, bir ritüel de oluşturmuşlardır. Ancak bunu mistik kabukları altındaki muhalif özlerine halel getirmeden yapmışlardır. Semavi dinlerin özü yoktur. Onlar kabuktan yani hurafeden ibarettirler. Yaradılış teorisi de budur zaten. Yaradılışçılar kabuklarına sığındıkça büyür, büyüdükçe bağnazlaşır, bağnazlaştıkça demokrasi dışı arayışlara girerler. Çoğu kez bunun farkında bile olmazlar.  Türk milliyetçileri de İttihatçılardan beri ulusal çıkarları ölçüsünde Alevilikten yararlanmışlardır. Yararlanamadıkları zaman da imha etmişlerdir. Dersim, Koçgiri, Çorum, Maraş,  Sivas...
Siyasal İslam ise, eğilip bükülmeden Alevi karşıtlığı üzerinden yükselmiştir. İlerici olana saldırarak gücünün merkezine Şeriatçı Sünniyi almıştır.  Aleveviliği binlerce yıldır koruyan Ocak ve dedelerinin  sazla, müzikle, Hakk’la, Hızır’la, yerine göre "Ali" ile, mistik bir dokunulmazlık zırhına bürünerek Bu yolla düşüncenin, ruhları çelen, varlıklarını meşru kılan, efsunlayıcı gücüne erişebilmişlerdir.
yüreğe kabukla, beyine öz ile hitap edip Söze, sazla, duazla, Hakkla, Hızırla girip ama gerçekle çıkmışlardır. Güncel gerçeği yığınların ritüellerinden, mistik dillerinden yararlanarak söylemişlerdir. Ocak sistemi Alevı varlığında büyük  rol üstlenmiş ve sorumluluk taşımışlardır. Bu gerçekte gözardı edilmemelidir.

Aşk  ile  Seyid Akyol

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum