1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. EMEK SENDİKA

  4. 'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!
'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!

'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!

'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!   11 işçinin avukatı, tazminattan kaçan işverenin işçileri yıldırmak için...

A+A-

'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!
 
11 işçinin avukatı, tazminattan kaçan işverenin işçileri yıldırmak için konteynıra hapsettiğini söyledi.

 
İSTANBUL - "Bizi orada sekiz saat tutuyorlardı. Başımızda güvenlik bizi hiç yere bırakmıyordu. Tuvalet ihtiyacımıza bile güvenlik görevlilileriyle birlikte gidiyorduk. Yemeklerimiz oraya geliyordu. Yargıya güveniyorum."

Bu sözler sendikalı olduğu için işten çıkarılan,mahkeme kararıyla geri dönünce de 13 gün depo ve konteynırda günde sekiz saat kilitli tutulan 11 işçiden Refik Yılmaz'a ait. Yılmaz şimdi işsiz ama "Adalete güveniyorum" diyor.

Önce istifa baskısı

Her şey 2007 Mart ayında Öznur Kablo Sanayi ve Ticaret Şirketinde çalışan 110 işçiden 67'sinin DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye olmasıyla başladı. Önce örgütlenmenin başını çeken işçiler çıkarıldı. Sonra geri kalanların sendikadan istifa etmesi için baskı yapıldı. Kimi istifa etti, kimi işten ayrıldı. Sendikalı olarak çalışmak isteyenlerse işten çıkarıldı. Sonuçta 18 işçi 'işe iade' davası açtı ve 14'ü işe dönmeye hak kazandı. Bu işçilerdense 11'i yeniden işbaşı yaptı. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Önce işçilerden ikisi işe geldikleri gün depoya götürüldü. Bir hafta sonraysa yeni görev yerleri bir konteynırdı. Ardından da dokuz işçi daha aynı konteynıra getirildi. Sendika avukatları bu durumu bilirkişi heyetiyle tespit etti. İşçilerden Yılmaz şunları anlattı:

"Makina montajcısı olarak çalışıyordum. Bir hafta depoda bir arkadaşla kaldık. Çok üşüyorduk. Sonra bizi konteynıra koydular. Orada da 13 gün kaldık. 11'inci gün konteynıra dokuz kişi daha getirdiler. Sekiz saat boyunca ordaydık. Güvenlik bizi hiçbir yere bırakmıyordu. Tuvalet ihtiyacımıza bile onlarla gidiyorduk. Yemeklerimiz oraya geliyordu. Evde hasta olan annem çok endişeliydi. Bazı arkadaşlar köylerine döndü. Birkaç tanesi de Cezayir'e çalışmaya gitmiş. Ben hâlâ işsizim."

'Adalete inanıyorum'

3.5 yaşındaki çocuğunu Diyarbakır'da bırakıp eşiyle birlikte Tekirdağ'da çalışmaya gelen Mehmet Salih Evsan'sa yine de umutlu:

"Fabrikaya servisle geliyorduk. Güvenlik üzerimizi arayıp telefonlarımızı alıyordu. Saat 10.00'da girip, 18.30'da çıkıyorduk. İçerdeyken birbirimizle konuşuyor, hikâyeler anlatıyorduk. Stresliydik. Zorumuza giren mahkûm muamelesi görmekti. Biz ülkemiz için üretim yapıyoruz. Ama esir hayatı yaşadık. Her şeye rağmen ben adalete inanıyorum."

'Oyun bozuldu'
 
İşçilerin avukatı Onur Deniz Şen'se işverenin yargı kararıyla işe dönen işçiyi işe almaması halinde tazminat ödemek zorunda olduğunu belirterek şöyle dedi: "Patron bu işçilere işbaşı yaptırmasaydı, ihbar ve kıdem tazminatı dışında, aylık ücreti tutarında da tazminat ödemek zorunda kalacaktı. Bundan kurtulmak için işçiyi işbaşı yaptıracakmış gibi davet edip sonra da insanlık dışı koşullara maruz bırakarak, işi bırakmaya zorluyor. Böylece hem işçiden kurtulacak hem tek kuruş ödemeyecek. İşçilerin kararlılığı, hukukun işlemesi ve sendikanın üyelerine sahip çıkması sonunda oyun bozuldu."

Radikal olayın meydana geldiği Öznur Kablo'yu dün gün boyu aramasına karşın sadece "Yetkililer burada yok" yanıtı verildi.

RADİKAL - 10 Nisan 2008

‘Bu kölelik düzenidir’   
 
'Asi' işçiye mesai saatlerinde hapis!Sendikalı oldukları için işten atılan ve mahkeme kararıyla işe iadesi yapılan işçileri konteynıra kapatan zihniyete karşı sendika ve demokratik kitle örgütleri tepki gösterdi. Dünkü gazetemizde “Sendikalı işçiye konteynır hapsi” manşeti iye yer alan haberle ilgili görüşlerini açıklayan örgüt temsilcileri durumu “sendikalı olmanın bedeli” olarak değerlendirdi. “Bu Türkiye’de sendikalı olmanın nasıl bir bedele malolduğunun fotoğrafıdır” şeklinde tepkisini gösteren DİSK Genel Başkanı Süleymen Çelebi” Ülkemizde sendikal özgürlükler konusundaki yaklaşımın hangi noktaya vardığının somut örneğidir. Burada, medeni olmayan, insan haklarına aykırı bir tutum sergilenmesi sözkonusudur. Mevcut düzen anayasaya rağmen işçilerinin haklarını kullanamadığı bir model üzerine kurulu, kölelik koşullarında çalışmaya dayalı bir düzene dayalıdır. Bu tutum, 12 Eylül’ün sendikalara deli gömleği giydirmek istediğinin bir göstergesidir” dedi.

‘SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN’

İstanbul Tabip Odası Başkanı Gencay Gürsoy da durumun şaşırtıcı olmadığını söyleyerek “Tuzla’daki facialardan sonra bu tür olaylarla karşılaşmak insana şaşırtıcı gelmiyor artık. Yaşananlar Türkiye’de demokrasinin, işçi haklarının ne seviyede olduğunun ciddi bir göstergesidir. Bu olayda yapılması gereken en yakın zamanda sorumluların bulunup gereken cezaların verilmesi” şeklinde olaya tepki gösterdi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Taş da olaya tepki gösterenlenden. Taş “İşçilere karşı yapılan bu uygulama, ortaçağdan kalma bir yaklaşımın göstergesidir. İşverenin işçilere karşı tutum ve davranışları daha önceden bilinen bir gerçek ama böylesi bir uygulama gayri insani bir tutumdur. Bu aynı zaman da işverenin, işçi ve işçi haklarına karşı bakış açısının gelmiş olduğu noktayı göstermesi açısından manidardır” dedi.

ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hamiyet Kızıler ise olayın AKP hükümetinin gerçek yüzünü ortaya çıkardığını söyledi. “AKP zengine dost, yoksula düşman; kendisi için demokrat, çalışanlar, emekçiler ve yoksul halk için ise ortaçağ karanlığını sürdüren bir tavır sergiliyor” diyen Kızıler AKP'nin demokrasi anlayışının TÜSİAD, TOBB için olduğunu kaydetti.

DTP Diyarbakır milletvekili Akın Birdal da olaya tepki gösterenlerdendi. Bu uygulamaların işçi haklarının hukuksal güvence altına alınmamasından kaynaklandığını söyleyen Birdal “Bugün tartışılan SSGSS yasa tasarısı emekçilerin, işçilerin nasıl haklarından mahrum bırakılmak istendiğinin göstergesi olması açısından önemlidir” dedi.

BİRGÜN - 10 Nisan 2008

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.