1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Aydın Selcen gibi düşünenlere karşı kapsamlı ve etkili bir ideolojik mücadele yürütmeliyiz
Aydın Selcen gibi düşünenlere karşı kapsamlı ve etkili bir ideolojik mücadele yürütmeliyiz

Aydın Selcen gibi düşünenlere karşı kapsamlı ve etkili bir ideolojik mücadele yürütmeliyiz

Hasan Subaşı yazdı: Aydın Selcen’nin yazısına ilişkin söyleyeceğimiz bir çift söze bir kınamayla başlayalım. Pınar Fidan’a, tepki gösterme adı altından, O’nun kadın kimliğini hedef alarak hakaret ve küfür edenleri şiddetle kınıyorum!

A+A-

İnsanlarımızın Madımak Oteli’nde diri diri yakılarak katledilmeleri üzerine komedi yapmanın ve dolayısıyla bu mizah üzerine ağız doluşu gülerek neşe denizlerinde kulaç atmanın doğal bir davranış biçimi olduğunu savunmak küçük burjuva aydınlarının içine düştükleri değersizleşme kuyusunun içinde ne hale geldiklerinin gözler önüne serilmesidir!

Bunu ilericilik adına yapıyor olmaları, küçük burjuva aydınlarının yaşadıkları çürümenin üzerini örtmeye yetmiyor.
Aydın Selcen,‘‘ Pınar Fidan’a teşekkür borçluyuz‘‘ başlıklı bir yazı kaleme aldı. Aydın Selcen, bu yazısını, Alevi hareketi’nin, Madımak Oteli’nde katledilen canlarımızı kendisine alay konusu yapan Pınar Fidan’a karşı toplu ve etkili bir tavır alamamasından ve bu konuda yaşanan iç tartışmalardan aldığı güçle yazmıştır. Bu bağlamda, Alevi hareketi aynayı kendi içine tutmalıdır! … Ve Aydın Selcen’in Pinar Fidan‘ın alkışlanmasından söz ettiği, ‘‘ Fidan’a teşekkür borçluyuz‘‘ başlıklı yazısına ilişkın tavrını zaman kaybetmeden net bir şekilde hemen ortaya koymalıdır! Bu tavır, Aydın Selcen gibi düşünenlere karşı kapsamlı ve etkili bir ideolojik mücadele başlatma hamlesiyle ete kemiğe bürünmeldir! Susarsak, Pınar Fidan’lar çoğalır!
Aydın Selcen yazısında,‘‘Fidan’ın amacının Madımak’la dalga geçmek değil, tam aksine Madımak katliamını yapan ve bugün de tereddütsüz yapabilecek durumda olan zihniyeti mahkûm ve teşhir etmek olduğu gayet açık. Hem de bunu ancak genç, aydınlık, zeki, güleryüzlü bir Alevi kadının yapabileceği biçim ve biçemle gerçekleştiriyor. Dışlanacak yerde alkışlanmalı…‘‘ diyor.
Bunlar, Aydın Selcen’in Fıdan’a ilişkın gerçekle ilgisi olmayan kurguları. Buna rağmen varsayalım ki söylenenler doğru! Peki, bugüne kadar ,‘‘ bu aydın Alevi kadını‘‘ neden hiç Madımak davalarının görüldüğü duruşmalara katılmadı veya Madımak Oteli’nin önünde düzenlenen protesto yürüşlerinde kimse ‚‘‘ Alkışlanması gereken‘‘ bu Alevi kadınını görmedi, göremedi?
Aydın içinden çıkıp geldiği topluma ışık olandır!
Zihniyeti ve vicdanı kirli olanların sayısının bol olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Türkiye, Alevilere ve Aleviliğe her türlü iftiranın çok rahatça atılabildiği bir ülkedir. Aydın Selcen’ın ‘‘ Teşekkür etmeliyiz ve alkışlamalıyız‘‘ dediği Pınar Fidan, Alevilere yönelik atılan iftiralara ve acımasızca sürdürülen asimilasyon politikalarına karşı bugüne kadar ne veya neler yapmıştır?
Madımak’ta insanlarımızın diri diri yakılarak katledilmesini espri konuşu yapan ve bundan dolayı da Aydın Selcen tarafından alkışlanan Pinar Fidan, Alevilere yönelik yapılan şu zalimlikler ilgili acaba şimdiye kadar neler yapmıştır? Varsa yaptığı birşey varsa açıklasında görelim!
‘‘Yıl 1989: Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurumu tarafından eğitim ve öğretim açısından uygun bulunan İngilizce sözlük. Bu sözlükte Aleviler atılan iftiralar söyle yer almış. ‘ Akraba ile zina, Kızılbaşlık.’’
Devletin Milli Eğitim Bakanlığı 1420 sayılı yasayla bu sözlüğü eğitim açısından uygun buluyor.Devlet söz konusu olan yasayla, Alevilerin ana bacı tanımadıkların onaylamış oluyor.
Yıl 2004: Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve ortaöğrenim öğrencilerinin okumaları için 100 Temel Eser seçiyor. Bunların arasında Ömer Seyfettin’in ‘’ Harem’’ adlı kitabi da yer alıyor. Çocuklarımıza okumaları için önerilen bu kitapta, Aleviler yönelik bakın neler yazıyor.
” Evvel zamanda, insanlar daha hayvanlara pek yakın iken, ferdi izdivaç yokmuş. Sürü halinde yaşarlarmış. Kabilenin bütün erkekleri, bütün kadınların musavi surette kocası imiş… Doğan çocukların anası babası da kabilenin, bütün halkı imiş. Bu hal ayin gibi hala bazı cemaatlerde devam eder. Mesele Kızılbaşlar gibi… ”
Devlerin Bakanlığı, bu kitapları ” iyi kitaplar’’ olarak görüyor. Bakanlığın ” iyi kitapları’’nda, Alevilerle ilgili en bayağı iftiralar yer alıyor.
Devletin kendisi iftiracı başı olduğu için, Türkiye’de Alevilere iftira atma özgürlüğü var. Bunu görmek için çocuklarımıza önerilen kitaplara bakmak bile yeterlidir.
‘‘ Aydın, teşekkür edilmesi ve alkışlanması gereken Alevi kızımız‘‘ bu aşağlık saldırılar karşısında acaba neden susuyor?


Hasan Subaşı
AleviHaberAgi.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.