1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Bu ülkede Alevi olmak...
Bu ülkede Alevi olmak...

Bu ülkede Alevi olmak...

Bu ülkede Alevi olmak… Yavuz Semerci / Gazeteport.com     Ayvalık Kozan Yaylası’nı aşıp, dağlara tırmanıyoruz. Bergama’ya...

A+A-

Bu ülkede Alevi olmak...Bu ülkede Alevi olmak…

Yavuz Semerci / Gazeteport.com
   
Ayvalık Kozan Yaylası’nı aşıp, dağlara tırmanıyoruz. Bergama’ya 25 kilometre yazıyor tabela. 30 dönümlük bir araziyi zeytinliğe dönüştürmüş arkadaşımın küçük taş evinde soluklanıyoruz. Birkaç köylü de yanımızda. Dağlarda pek çok Türkmen köyü var. Türkmenler bu köylere ne zaman yerleşmiştir, köylüler de hesap kitap yapamıyor. Türkmenlerin bu bölgelerde hüküm süren ve Rumeli’de Bizans’a karşı savaşan Karesi Beyliği (1330) zamanında geldiği biliniyor. Yahşi adının buralarda yaşıyor olması da belki de bu beyliği kurana duyulan saygının kuşaktan kuşağa geçmesindendir.

Orada hangi köy var, burada hangi köy var diye bilgi alırken, bir köylü, “Oradaki köyü boş verin. Orası Alevi köyüdür” dedi. Kötü bir şeyden bahseder gibiydi.

***

Bu ülkede okumuşu da okumamışı da Alevilik konusunda tam bir cehalet içindedir. Hemen hepimiz kulaktan dolma bilgilerle, ailelerimizin büyüklerimizin anlattıkları kadarıyla bilgi sahibiyiz.

Tarihe dönüp, kafanızı o dönemi gömdüğünüzde yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın (kimi Sünni din adamlarınca da öldürülmesi caizdir diye fetva verdiği) Alevileri, kaba, köylü, göçebe, dinsiz, namaz kılmıyan, şeriata aykırı söz söyleyen, şarap içen Türkmenler olarak gördüğünü anlıyoruz. Gerçekten Alevi kimdir? Nasıl bir İslam’a inanıyor?

Akademisyen Ali Kenanoğlu’nun dediği gibi “Alevilik, kimine göre Hz. Muhammed’ in Hakka Yürümesinden sonra yaşanan ayrışmalardan oluşmuştur. Kimine göre Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri inançtır, kimine göre ise 10 bin yıldır Anadolu’ da var olan bir inançtır Alevilik.”

Hz Ali’nin yolundan gidenler olarak tanımlanan ama Şii mezhebinden büyük farklılıklar gösteren Alevilerin en nefret ettiği yaklaşım “ İslamı yanlış biliyorlar, onlara doğrusunu öğretelim, asimile edelim” yaklaşımı galiba. Alevilerin de, “Kuran, Hz. Muhammed hakka yürümesinden sonra müdahalelere uğramış ve aslının dışına çıkartılmıştır” dediğinde Sünni kurumlar ayağa kalkıyor.

***

Cemevi ve Dergâhları ibadethane olarak gören, namazı değil, cem evlerinde ve dergâhlarında yaptığı cemi ibadet olarak kabul eden, Sünni anlayışının belirlediği kuralları ret eden Alevilik ile ilgili okuduklarım, aslında binlerce yıllık Türk tarihinin de kendisi… Alevilerin neredeyse 500 yıldır “düşman olarak” görülmesinin tarihsel, ekonomik, siyasi ve dinsel nedenleri var elbette.

Bunu tartışmaya köşeler yetmez elbette. Ama onları anlamak için onları tanımak gerekir. Ben bugünlerde kendi adıma bu çabanın içindeyim. Yanlışlarımı düzeltiyorum… Ve şimdi daha iyi anlıyorum… Tavsiye ederim…
 
Yavuz Semerci / Gazeteport.com - 26.07.2009

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.