1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Çorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma Kurumu
Çorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma Kurumu

Çorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma Kurumu

Çorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma KurumuNAZIM ALPMAN / Birgün    Türkiye’nin yakın tarihi kanlı cinayetlerle doludur....

A+A-

Çorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma KurumuÇorum, Madımak, Hrant Acıları Koruma Kurumu

NAZIM ALPMAN / Birgün
   
Türkiye’nin yakın tarihi kanlı cinayetlerle doludur. Kim tarafından yaptırıldığı gayet açık olarak ortaya çıkmış olan bu katliamların, suikastların, cinayetlerin bize bıraktığı armağan budur:

Her yanımızdan acı fışkırıyor!

Temmuz ayının ilk haftasına iki büyük katliam sığabiliyor. Geçen hafta acılar içinde andığımız Madımak Oteli katliamı 2 Temmuz 1993’te organize edilmişti. 35 insan bütün gün bekletildikten sonra gece ateşe verildi.

‘Devletimiz güçlüdür!’

Böyle demeçler verenlerin dilleri kulaklarına kaçmıştı o gün…

Rejimin teminatı olarak birbirlerine tokuşturulan “şanlı” ordu ve “güçlü” polis, kalabalık bir çapulcu sürüsünün oteli yakmaları için bütün gün elleri kolları bağlı vaziyette esas duruşta beklediler. Otel ateşe verildikten ve insanlar dumandan boğulduktan sonra hızlı(!) bir müdahale ile ortamı yatıştırdılar!

Bunu unutmamamız lazım!

Acılarımızı korumamız gerekiyor.

•••

Pazar günü Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfasında tek sütun olarak yer alan “küçük” bir haber vardı:

“Acıyı bal eyledik!”

Neydi o bal eylediğimiz acı?

Haberin devamında ayrıntılar şöyle anlatılıyor:

“Çorum’da 4 Temmuz 1980 günü ülkücülerin, sol görüşlülerin ve Alevi yurttaşların oturduğu Milönü mahallesine saldırması sonucu 100’ün üzerinde vatandaş ölmüş, yüzlerce yaralı ve binlerce işyeri, konut tahrip edilmişti.”

Tarihe “Çorum Katliamı” olarak geçen bu olay 12 Eylül darbesinin önemli gerekçeleri arasında yer almıştı. Yani Çorum Katliamının bir hedefi vardı, o hedefe de varılmıştı!

Bu kadar büyük askeri savaş oyunları içeren bir operasyonu dönemin militan sağcı gençleri olan ülkücülerin kendi aralarında planlayıp uygulamaları mümkün olabilir miydi?

12 Eylül öncesinde Adana’da faaliyet gösteren ünlü ülkücü liderlerden Taylan Çoklar, uzun hapishane yıllarından sonra bir muhasebe yapmıştı. Çoklar, çok adam öldürdüklerini söylerken şöyle diyordu:

Birini vurduğumu gören polis arkasını dönüp gidiyordu! Elimize bombayı verenler, sonra bize bunu yapmayı da öğrettiler. Biz de vatan için gözümüzü kırpmadan bombaladık. Sonra o kişiler bizi yakalayıp içeri atılmamızı sağladılar. Polis olduklarını 12 Eylül’den sonra öğrendik!” (25 şubat 2007 Hürriyet Pazar/ şermin Terzi)

Bunu da unutmamamız lazım.

Acılarımızı korumamız gerekiyor.

•••

Bugün Beşiktaş’ta Hrant Dink Cinayeti’nin bir duruşması daha yapılacak.

Hrant’ı Yasin Hayal, Ogün Samast ve Erhan Tuncel öldürmüş gibi gösteriliyor. Oysa durum bizler için son derece net. Katiller daha üst düzey pozisyonlarda bulunuyorlar. 12 Eylül öncesinde dünyanın hali de bugünkü kadar net değildi. O yüzden kargaşayı yaratanlar sıyırabildiler. Bugün durum daha farklı…

Milliyet muhabiri Nedim şener “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adlı kitabında resmi belgeleri konuşturuyor:

- Hrant Dink öldürülmeden önce Trabzon Terörle Mücadele şubesi Müdürü Yahya Öztürk bana, ‘Bu bayrak düştü, ya Yasin kaldıracak ya da Erhan… Bu görev sizin’ dedi!

Kime ait bu sözler?

Erhan Tuncel tutukluyken verdiği ifadesinde aynen böyle diyor.

Yasin Hayal ise yaptığı işlerin boyutlarını kavradıktan sonra “ayılmış” olduğunu gösteriyor:

- Emniyet içinde bir grup bize kumanda etti, bu aşikârdır. Sayın savcım biz devlet görevlerinde kullanıldıysak, devlet bizi niçin korumuyor?

Yasin, Adanalı ülkücü Taylan Çoklar ile aynı yere gelmiş görünüyor.

Varşova’da bir dernek var: Savaşlar ve Savaş Acıları Hatıratını Koruma Derneği!

Dernek bir daha bu acıların yaşanmaması için “acıları korumak” gerektiğini düşünüyor.

Bizim acılarımız ise hiç bitmiyor. 

Önceki gün Çorum, dün Madımak bugün Hrant…

Bugün Beşiktaş Ağır Ceza Mahkemesi önünde toplanacak olanlar Hrant Dink’in ailesi ve arkadaşları, (devlet sayesinde) gayri resmi bir kuruluş oldular:

-Acıları Koruma Kurumu!

NAZIM ALPMAN

<!--

var prefix = 'ma' + 'il' + 'to';

var path = 'hr' + 'ef' + '=';

var addy89666 = 'nazimalpman' + '@';

addy89666 = addy89666 + 'birgun' + '.' + 'net';

var addy_text89666 = 'nazimalpman' + '@' + 'birgun' + '.' + 'net';

( '' );

89666 );

( '' );

//-->n

<!--

( '' );

//-->

<!--

( '' );

//-->


Birgün Gazetesi - 06 Temmuz 2009

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.