1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. DÜNYA

  4. Deniz Fenerinde vergi iadeleri de gitti
Deniz Fenerinde vergi iadeleri de gitti

Deniz Fenerinde vergi iadeleri de gitti

Deniz Feneri’nde vergi iadeleri de gitti Deniz Feneri’ne düzenli ya da aralıklarla bağışta bulunan insanlar, şimdi verdikleri bağışların vergi iadesini...

A+A-

Deniz Fenerinde vergi iadeleri de gittiDeniz Feneri’nde vergi iadeleri de gitti

Deniz Feneri’ne düzenli ya da aralıklarla bağışta bulunan insanlar, şimdi verdikleri bağışların vergi iadesini alamayacaklar

Başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere dünyanın birçok yerinde Türkiye kökenli insanlardan yoksullara yardım adı altında milyonlarca Avro toplayarak, Kanal 7 Int’e aktaran Deniz Feneri Derneği’nde şimdi de vergi iadesi sorunu yaşanıyor.

25 Nisan 2007’de Frankfurt’ta bulunan Deniz Feneri ve Kanal 7 Int’in bürolarına baskın düzenleyerek çok sayıda dosyaya el konulmuş, şirket ve derneğin üç yöneticisi tutuklanarak hapse atılmıştı. Yaklaşık bir yıldır devam eden soruşturma henüz tamamlanmazken, geçtiğimiz yıl içerisinde Deniz Feneri’ne düzenli ya da aralıklarla bağışta bulunan insanlar şimdi verdikleri bağışların vergi iadesini alamıyorlar.

Almanya’da dernekler kanununa göre, yapılan bağışların önemli bir bölümü yıl sonunda alınabiliyor. Frankfurt Savcılığı’nın Deniz Feneri’ne karşı kapsamlı bir soruşturma yürütmesi ve dernek hesaplarına el konulması üzerine, bağışta bulunan birçok kişi şimdilerde vergi iadesi bildiriminde bulunmak üzere bağış miktarını belirten makbuzlar arıyor.

Şu anda Deniz Feneri’nin bir bürosu bulunmadığı için söz konusu makbuzları almak için başvuracak bir yer bulamayan bağışçıların bir kısmı da internette yaptıkları aramalar sırasında sıkça gazetemizde Deniz Feneri hakkında haberler çıktığı içinsık sık Avrupa Büromuzu arayarak makbuzları nereden temin edebileceklerini soruyorlar.

Türkiye’deki Deniz Feneri vermiyor

Gazetemizi arayan birçok yardımsever, Almanya’daki Deniz Feneri’ne baskın düzenlenmesine rağmen Türkiye’deki Deniz Feneri’nden kendilerine e-mail aracılığıyla yardım kampanyaları ve bağışlar konusunda sürekli bilgi gönderildiğini anlattılar. Vergi iadesinden yararlanabilmek için Türkiye’ye yapılan başvuruların tümü sonuçsuz kalırken, Türkiye’deki merkezden, bu isteğe yanıt olarak “Bizim Almanya’daki şube ile ilişkimiz yok” yanıtı veriliyor.

Yardımseverler, Türkiye’deki Deniz Feneri’ne hiç para havalesi yapmadıkları halde özel bilgilerinin ellerine nasıl geçtiğini soruyorlar.

Savcı: Yapılacak bir şey yok

Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz, Deniz Feneri soruşturmasını yürüten Frankfurt Başsavcısı Doris Möller-Scheu, aslında Deniz Feneri Derneği’nin şu anda yasal olarak halen faaliyetine devam ettiğini, ancak usulsüzlük nedeniyle bütün hesaplarına devletin el koyduğunu, işlemlerin de devlet tarafından yapıldığını dile getirdi. Birçok vatandaşın vergi iadesinden yararlanmak için yaptığı bağışlar karşılığında makbuz almak istediğini anlattığımızda Möller-Scheu, “Bu konuda yapılabilecek bir şey yok. Bizim söz konusu kişilere bir bağış makbuzu vermemiz söz konusu değil. Öyle sanıyorum ki geçen yıl Deniz Feneri’ne bağışta bulunanlar bu bağışlarını vergi iadesi olarak geri alamayacaklar” dedi.

Türkiye’ye para akışı var

Deniz Feneri konusunda araştırmanın çok yönlü olarak devam ettiğini, gözaltında tutulan üç kişinin ne zaman mahkemeye çıkarılacağının belli olmadığını söyleyen Möller-Scheu, Almanya’daki Deniz Feneri’nden Türkiye’ye para gönderildiğini tespit ettiklerini söylerken, kime ve ne kadar gönderildiği konusunda ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı.

Frankfurt Başsavcılığı, geçen yıl Deniz Feneri ve Kanal 7 Int’e büyük bir baskın düzenlemişti. Savcılık, derneğin 2002-2006 yılları arasında topladığı bağışın 8 milyon Avro’sunun Kanal 7 Int’e aktarıldığını ileri sürüyor. 340 polis tarafından yapılan baskından sonra Kanal 7 Avrupa Temsilcisi Mehmet Gürhan, Deniz Feneri Başkanı Mehmet Taşhan ve muhasebe sorumlusu Firdevs Ermiş tutuklanarak cezaevine konulmuştu.

Yücel Özdemir

Köln / EVRENSEL - 19 Şubat 2008

KONU İLGİLİ HABERLER :

Yalçın BAYER : AKP, 'Deniz Feneri'ne para toplama izni verdi

ALMANYA polisinin, Frankfurt'daki Alman-Deniz Feneri bürosuna yaptığı operasyon çok ciddi sayılmalıdır. Hele, Erdoğan'ın son Hannover gezisinde, 'yeşil sermaye' mağdurlarını bir Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği altında örgütleyen Muhammet Demirci'nin, Almanya Başbakanı

Merkel'e dönük sözlerinden sonra herkesin gözleri önünde Başbakanlık korumaları tarafından dövülmesinden sonra...

Başbakan Erdoğan, geçen kasım ayında AKP gruptaki konuşmasında Güneydoğu bölgesindeki sel felaketinden söz ederken, insanı yardımların bölge halkının mağduriyetini azaltmaya büyük katkıları olduğunu belirttiği Deniz Feneri Derneği, Kızılay ve bölgede çalışan diğer yardım kuruluşlarına teşekkür ederek, başarılar dilemişti.

Hemen belirtelim, Almanya'daki Milli Görüş ile Türkiye'dekiler arasında resmi bir bağlantı olmayacağı gibi aynı durum Deniz Feneri ile söz konusudur; ancak aralarında organik bir bağ olduğu bilinmektedir.

Almanya ve Türkiye'deki Deniz Feneri'nin faaliyetleri nedense pek gündeme gelmez; herkes de gidip paralar verip, kurban bağışları yapar. Türkiye'de kimse bunları sorgulamaz. Ancak Almanya'nın Deniz Feneri'ni bir süredir gözetim altında tuttuğu biliniyor.

Deniz Feneri'nin, 1998'de kurulan Frankfurt'taki merkezi ile Kanal7'nin adresleri aynı yerde olduğu gibi yönetimi ve çalışanları da aynı kişilerden oluşuyor.

Deniz Feneri'nin, Türkiye, Almanya ve müslüman ülkelerdeki etkinlikleri Kanal7'de, 'Karagümrük Yanıyor' dizinden tanınan Uğur Arslan tarafından sunuluyor. Deniz Feneri, AKP hükümetinden para toplama iznini Resmi Gazete'de yayınlanan bir kararname ile elde ederken, ÇYDD'ye bu hakkın verilmemesi eleştiri konusu olmuştu. Son kurban bayramında dernek, Türkiye'den 120 bine yakın kurban (210 YTL) parası toplamıştı.

Almanya'dan arayan bir okurumuz "Deniz Feneri operasyonu, PKK'ya yapılan operasyonun bir benzeri sayılmalıdır. Profesyonelce para topluyorlar. Bu 'yardım' kuruluşunun Yimpaş ayağı ihmal ihmal edilmemelidir" diye uyarıyor.

Bakalım, soruşturmada Türkiye'den kimlerin adı çıkacak?

Yalçın BAYER

HÜRRİYET - 26 Nisan 2007

Almanya’da Kanal 7 ve Deniz Feneri’ne kara para baskını

Frankfurt Polisi, Deniz Feneri Derneği eW ile Kanal 7 Televizyonu’nun Almanya Temsilciği’ne ’dolandırıcılık ve para aklama şüphesiyle’ baskın yaptı, üç kişiyi gözaltına aldı. Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, "İddialar tamamen asılsız. Alman polisi işten çıkardığımız bazı şahısların ihbarlarıyla hareket etmiş" dedi.

ALMANYA’da faaliyet gösteren Deniz Feneri Derneği eW ve Kanal 7 TV Almanya Temsilciği’ne dolandırıcılık ve para aklama şüphesiyle polis baskını yapıldı. Frankfurt polisi, iki kuruluş ile ilgili olarak Rhein-Main bölgesinde toplam 14 yere dolandırıcılık ve para aklama şüphesiyle baskın düzenledi. Baskınlarda Deniz Feneri eW dernek yöneticilerinin ev ve işyerleri ile ilişkide bulunduğu kurumlar arandı. Bazı bilgisayarlar, dosyalar, belgeler, muhasebe kayıtları ve banka dekontları incelenmek üzere Savcılığa götürüldü. Para toplama işinde başrol oynayan biri 44, diğeri 43 yaşında iki dernek yöneticisi de gözaltına alındı. Frankfurt Savcılık Sözcüsü Doris Möller-Scheu, gözaltına alınan iki kişinin sorgusunun sürdüğünü belirterek "Tutuklanma konusunda hakim karar verecek. Sorgu geç saatlere kadar sürebilir. Ayrıca el konulan evrakların incelenmesi de bir kaç gün alabilir" dedi. Polis 4 Türk vatandaşı hakkında uzun süredir soruşturma yapıldığını da açıkladı. Savcılık ayrıca soruşturmanın yarın (bugün) netleşeceğini açıkladı.

BAĞIŞLAR AMAÇ DIŞI KULLANILDI:

Bir buçuk yıldır devam ettiği söylenen soruşturmada iki Türk vatandaşının, yoksul Müslümanlara yardım derneği için toplanan 14 milyon Euro’luk bağışın yaklaşık 8 milyon Euro’luk kısmının amacına aykırı şekilde kullandığı ileri sürülüyor. Frankfurt Savcılığı’ndan yapılan basın açıklamasında Müslümanlara yardım amacıyla 2002 ile 2006 yılları arasında toplanan 14 milyon Euro tutarındaki bağışlar 4 ayrı hesap numarasına aktarıldığı, 14 milyon Euro’nun, en az 8 milyon Euro’sunun aralarında Kanal 7’nin de bulunduğu çeşitli firmalara aktarıldığı ileri sürüldü. Savcılığa göre dört zanlıdan üçü para aktarılan şirketlerde yöneticilik yaptı, biri de nakit para kuryesi olarak çalıştı. Baskınlara 340 polis ile 5 savcı katıldı.

İDDİALAR ASILSIZ:

Kanal 7 Televizyonu’nun sahibi Yenidünya İletişim A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı Zekeriya Karaman, baskının doğru olduğunu ancak savcılık ya da polisten kendilerine herhangi bir suçlama iletilmediğini söyledi. Karaman, "Polis bir şikayet üzerine harekete geçmiş. Bizim daha önce işten çıkardığımız birkaç kişi çeşitli iddialarda ve şikayette bulunmuşlar. Kaçak işçi çalıştırdığımızı iddia etmişler. Bu iddiaların tamamı asılsız. Biz orada Deniz Feneri Derneği’ne sadece ücretsiz program yayını sağlayarak destek oluyoruz. Başka bir organik ilişkimiz kesinlikle yok. Bize gelen bilgilere göre üç çalışanımızı gözaltına almışlar" dedi. Zekeriya Karaman, Kanal 7 olarak Almanya’daki avukatları kanalıyla konuyu takip ettiklerini, ayrıntılı bilgi almaya çalıştıklarını kaydetti.

TV’de yardım programıyla başladı 100 milyon dolarlık dernek oldu

DENİZ Feneri, 1996’da Ramazan ayında ’furya halinde başlayan’ yardım programlarından biriyle (Şehir ve Ramazan) Kanal 7 ekranlarında yardım dağıtmaya ve yardım toplamaya başladı. TV sunucusu Uğur Arslan’ın kişiliği ile de özdeşleşen Deniz Feneri 1998’de dernek oldu. Kanal 7 Yönetimi programa gelen yoğun ilgi nedeniyle ve Ramazan sonrası da iyilik hareketinin yürütülmesi düşüncesiyle "Deniz Feneri" isimli yeni bir program başlatarak iyilik hareketini devam ettirdi. Uluslararası bir yardım kuruluşu olma yolunda hızla ilerledi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kamuya yararlı dernekler kapsamına da alındı. Ankara ve İzmir’de şubeler kuruldu. Ümraniye’de de Anadolu Lojistik Merkezi binası inşa edildi. 2006’da Deniz Feneri Derneği’nin yıllık 100 milyon dolarlık yardım toplayabilen bir kurum haline geldiği açıklandı. Derneğin yurt dışındaki örgütlenmesi ise ayrı tüzel kişilik olarak gerçekleşti.

Almanya’daki dernek bizim şubemiz değil

DENİZ Feneri Derneği’nin Genel Sekreteri İbrahim Altan, Almanya’da baskın yapılan Deniz Feneri Derneği’nin kendileriyle hiçbir resmi bağlantısının olmadığını belirterek, "Bizim Türkiye’deki üç şubemiz dışında dünyanın hiçbir yerinde başka şubemiz bulunmamaktadır. Baskının yapıldığı söylenen Almanya’daki Deniz Feneri e.w. tamamen bağımsız ve bizden ayrı bir kuruluştur. Zaman zaman bizim projelerimize verdikleri parasal destek dolayısıyla, bu derneğin varlığından haberdarız. Ancak Gana’da dahi Deniz Feneri adında bir dernek bulunmakta. Hatta onlar bile BM akreditasyonu olan bir dernek olmamız dolayısıyla adımıza değişik yerlerde rastladıklarından ellerindeki projeye ortak olmamız için teklifte bulundular" dedi.

KANAL 7 INT'DEN BİR YÖNETİCİ TUTUKLANDI

Almanya'nın Frankfurt kenti yakınlarındaki bürolarına dün polis tarafından baskın yapılan Kanal 7 INT'in yöneticileri hakkındaki soruşturma sürüyor. Soruşturmayı yürüten sorumlu Başsavcı Doris Möller-Scheu,  yaptığı açıklamada, isim vermemekle birlikte tutuklanan 2 kişiden birinin Kanal 7 INT'in yöneticisi olduğunu belirtti.  Tutuklanan 2 kişi dışında, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılan 2 kişi hakkında daha soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Möller-Scheu, “tutuklanan kişilerin, bağış olarak toplanan paraları başka amaçlarla kullanmak ve para aklamakla suçlandıklarını” kaydetti.

Serkan AKKOÇ / İSTİHBARAT

HÜRRİYET - 26 Nisan 2007

HAYDARPAŞA'DA DEMİRLEYEN, KANAL 7'YE AİT GEMİNİN SIRRI ÇÖZÜLEMEDİ

Kanal 7'nin gemisi 'şüphe'ye demirlediKanal 7'nin gemisi 'şüphe'ye demirledi

Deniz Feneri Derneği'yle Kanal 7'ye 'para aklama' şüphesiyle düzenlenen baskından sonra İstanbul'da sırlarla dolu bir gemi belirdi. Kanal 7'nin satın aldığı tespit edilen geminin 'kaynağı' merak uyandırdı

Frankfurt polisinin, Deniz Feneri Derneği ile Kanal 7 televizyonunun Almanya Temsilciliği'ne dolandırıcılık ve para aklama iddiasıyla düzenlediği baskının yankıları sürerken, Kanal 7'nin Almanya'daki şirketi "Euro 7 GmbH" pazarlama şirketinin Letonya'dan bir gemi satın aldığı ortaya çıktı. Panama bayrağı çekilerek "Atlas 1" adı verilen gemi Haydarpaşa Limanı'nda bekletiliyor.

Milliyet'in ulaştığı dosyada, aralarında 'Fransa Ulaştırma Bakanlığı'nın uluslararası gemi bilgi sistemi ve Rusya Devlet Deniz Gemi Tasnif Kurumu' belgelerinin de bulunduğu kayıtlar yer aldı. Belgelere göre, daha önce ismi 'Baltıc Cristina' olan gemi Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne '7224459' numarasıyla tescil edildi.

Baltıc Cristina, 'Euro 7 FERNSEH GmbH' şirketi tarafından 12 Mart 2007'de Letonya'daki 'Aquaris Shipmanagment SIA' şirketinden satın alındı. Satın alındıktan sonra Panama bayrağı çekilen gemi, bir süre önce Haydarpaşa Limanı'nda, "Captain Zaman" adlı bir başka Panama bandıralı geminin yanına demirledi.

Geminin neden Haydarpaşa'da bekletildiği merak konusu olurken, İstanbul Liman Başkanı Ender Kurt, Milliyet'e şu açıklamayı yaptı: "Atlas 1, 19 Nisan'dan beri limanımızda bekliyor. Bakım onarım için Tuzla'daki bir tersaneyle anlaşmışlar. Tersanede yer olmadığından bize başvurdular. Biz de Haydarpaşa'da beklemesine izin verdik. 15 ya da 16 Mayıs'ta Tuzla'daki tersaneye gidecek. Aldığımız duyuma göre, gemi Çeşme-İzmir arasında çalışacakmış."

12 bin 281 groston, yeni adı Atlas 1

Dosyada yer alan belgelere göre, 1973 yapımı ve satın alındıktan sonra Atlas 1 adı verilen geminin özellikleri şöyle:

IMO numarası: 7224459 (Gemi satılsa da bu numara değişmiyor)

Adı: Atlas 1

Çağrı İşareti: EJO

Grostonu: 12281 l Gemi Tipi: Yolcu Ro Ro Yük Gemisi l Bayrağı: Panama

Geminin Durumu: Serviste

Gemi Yöneticisi ve Tescil Edilmiş Sahibi: Euro 7 FEMSEH Marketing GMBH (Şirket numarası 5289189)

Avrupa'da yolcu toplamaya başladı

Kanal 7 INT ve Deniz Feneri e.V Yardım Derneği'ne 25 Nisan'da Frankfurt'ta 350 güvenlik görevlisinin yaptığı baskın sonucu Kanal 7INT Avrupa Müdürü Mehmet G. ile Muhasebe Müdürü Firdevsi E. tutuklandı. Savcılık, halen tutuklu bulunan bu iki kişinin "toplanan 14 milyon euroluk bağışın 8 milyon euroluk kısmını amaca aykırı kullandığı" iddiasıyla soruşturma yürütüyor.

Deniz Feneri e.V'nin bir sorumlusunun tutuklanma endişesiyle Türkiye'ye geçerek bir gemide saklandığı ve geminin kayıp para takibi yapan Alman makamlarının da bilgisi dahilinde Haydarpaşa'da bekletiliyor olabileceği de iddialar arasında yer alıyor.

Alınan bilgilere göre Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik, Reklam Müdürü İsmail Kahraman ve Mehmet Gürhan gemiye eşit oranda (yüzde 25'er) ortaklar.

Avrupa'daki gazetelere bir süre önce verdiği ilanlarla yolcu toplamaya başlayan Atlas 1 için yeniden ilana çıkılacağı belirtiliyor.

Euro 7 Fernseh GmbH'nın, Frankfurt ve çevresinde faaliyet gösteren "Rapidway" ve "Taxiquick" adlı iki taksi şirketinin de sahibi olduğu belirtiliyor.

Aydın Hasan

MİLLİYET - 10 Mayıs 2007 / Perşembe

DENİZ FENERİ VE KANAL 7 İÇİN SORUŞTURMA İSTEMİ

RTÜK üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak, Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7 İnt'e yönelik Almanya'da yürütülen soruşturmanın devamının Türkiye'de de yapılması gerektiğini belirttiler.

Sevinç ve Dadak'ın yazılı olarak yaptıkları ortak basın açıklamasında, ''Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızdan Deniz Feneri Derneği'nce toplanan 14 milyon Avro'nun amacı dışında kullanılarak yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla Almanya polisince 25 Nisan 2007 tarihinde Frankfurt'ta bulunan Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7 İnt'e yönelik yapılan operasyon sonunda bilindiği gibi, bazı dernek yöneticileri ile Kanal 7 İnt. ortakları tutuklanmıştır'' denilerek, Türkiye'de yayında bulunan Kanal 7 televizyonu ile Almanya'da operasyona uğrayan Kanal 7 İnt.'in ayrı tüzel kişilikler olmakla birlikte ''her iki şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğu'' ifade edildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Ayrıca, kutsal din duygularını kullanılarak yardım amaçlı para toplananların Türk vatandaşı olması da, bu soruşturmanın Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarını da ilgilendirmesi gerekmektedir.

Almanya'daki soruşturmanın uzantısı olarak Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, söz konusu iddialar paralelinde ilgili şirket ve dernek hesapları üzerinde gerekli soruşturma ve incelemeyi yapması gerekmektedir.

İddiaların gerçek olup olmadığının ortaya çıkarılması Türkiye Cumhuriyeti yasalarının ilgili makamlara yüklediği bir görevdir. Basınımızda çıkan haberler ihbar kabul edilerek gereği yapılmalıdır.''

A.A. - HABER TÜRK - 18 Mayıs 2007

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.