Edirne'de Müslümanlaşan Aleviler (Asimilasyon veya Kimlik Erozyonu)

Edirne'de Müslümanlaşan Aleviler (Asimilasyon veya Kimlik Erozyonu)

150 yıl önce Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelip Edirne'ye yerleştiler. Alevi kimliğini bir kenara bırakıp müslümanlaştılar. Sunnilerden daha fazla camiye gidip, Ramazan'da orucu tutuyorlar. 'Elhamdüllilah Müslümanız' deyip cemevlerine karşı çıkıyorlar.

A+A-

Aleviler bugüne kadar verdikleri hak mücadeleleri ile gündeme geldiler. Bu uğurda Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi'de bedel ödediler, acı çektiler. Aleviler, sadece devletten kaynaklanan baskı ve haksızlıklara maruz kalmadılar. Bu baskı ve haksızlıkların yanısıra toplumsal önyargılarla da karşılaştılar. Hem devlet, hem de toplumsal önyargılarla baş edemeyince de mezhep değiştirdiler, gönüllü olarak asimile oldular. Aynen Türkiye'nin Bulgaristan sınırına yakın köylerinde olduğu gibi. Bugün Bulgaristan'a 20 kilometre uzaklıktaki Hıdır Ağa, Köşan, Eski Kadı, Koca Mustafa köylerinde Aleviler ve Sunniler iç içe yaşıyor. Sadece bu köylerde yaşayan Alevi kökenli ailelerin sayısı 300'ü aşıyor. Ancak bu aileler sadece isim düzeyinde "Alevi." Çünkü ibadetleri, yaşam tarzları ve geleneklerinde Alevilikten eser yok. Dünün Alevileri, bugünün Sunnileri olmuş durumda.

KÖYÜN YARISI ALEVİ

Sunnileşen Alevilerin izini sürmek için Hıdır Ağa Köyü'ndeyiz. Hıdır Ağa Köyü Edirne'ye 23 kilometre uzaklıkta yeşillikler içinde şirin mi şirin bir köy. Köyde geçim kaynağı tarımcılık. Tarımcılık deyince akla buğday ve ayçiçek geliyor. 60 haneli, 350 nüfuslu köyün yarısını Aleviler, diğer yarısını da sunniler oluşturuyor. Köyün tüm sakinleri, Yunanistan ve Bulgaristan göçmeni. Köyü ilk keşfedip yerleşime açan bir Alevi Dedesi. İsmi Hızır Ağa. Hızır Dede, kardeşi Hasan Ağa ile birlikte bundan 150 yıl önce Bulgaristan'dan köye göç ediyor ve dillere destan bir çiftlik kuruyor. Sonra Hızır ve Hasan Ağa kardeşleri diğer göçmenler izliyor. Ancak köye ismini veren Hızır Ağa ismi zamanla Hıdır Ağa'ya dönüşüyor.

ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ

75 yaşındaki Mustafa Kum Alevi kökenli. Ailesi bundan 100 yıl önce Bulgaristan'ın Kocamustafa bölgesinden göç etmiş. Kum, kendisine Alevi denilmesine gocunmuyor, ama "Elhümdülilleh Müslümanız" demekten de geri kalmıyor. Kum Aleviler için "Onlar da bu ülkenin bir parçası" diyor ancak bir Alevi kimliği aidetiyle değil, Alevileri "ötekileştirerek" konuşması dikkatleri çekiyor. Mustafa Kum'a göre, "Elhamdülillah hepimiz Müslümanız diyorsak, müslümanlığın beş şartını eksiksiz yerine getirmek gerekiyor."

DEDELERİMİZ CEM TUTARMIŞ

Mustafa Kum, köyde öyle sıradan bir kişi değil. Köyün geçmişine dair bir şey olunca ilk ona danışılıyor, ondan görüş alınıyor. Kum'a göre Cem Evleri'nde niyaz, camide ibadet olur. O yüzden her müslümanın mutlaka camiye gidip namaz kılması gerekiyor. Peki bugün Edirne'nin Bulgaristan sınırında ikamet eden Aleviler, geldikleri topkarlarda da böyle mi yaşıyorlardı? Soruyu Kum yanıtlıyor: "Bulgaristan'daki dedelerimizin namaz kılmadıkları, cem ayini yaptıkları, cem ayinlerini de dedelerin yönettiği söylenir. Ancak aynı geleneği biz devam ettirmiyoruz."

NAMAZ KILMAMAK ALEVİLERİN YANLIŞIDIR

Alevilerin mezhep değiştirmesinde hangi faktörler etkili olmuş olabilir? Bu sorunun izini sürüyoruz. Mustafa Kum, dedelerinin geleneğini sürdürmemelerinin tamamen gönüllükten kaynaklandığını, baskı veya yönlerdirme görmediklerini söylüyor. "Dolayasıyla" diyor, "Dünün Alevilerinin bugün camilere gitmesini de kınamamak gerekir." Kum'un verdiği örnek oldukça çarpıcı: "Hz. Ali camide öldürüldü. O yüzden namaz Aleviler için farzdır. Namaz kılmamak Alevilerin yanlışıdır."

CAMİ YETERLİ CEMEVİ'NE GEREK YOK

Şuayıp Taş 70 yaşında. Taş da Alevi kökenli. Anlatıyor: "Orucumuzu tutar, namazımızı kılarız. Camiye mutlaka gider ibadetimizi yaparız." Taş, köyde cemevi kurulması gibi bir beklenti içinde olmadıklarını söylüyor, "Cami ibadet ihtiyacımızı karşılıyor. Cemevine gerek yok." 3 çocuk babası Nejat Atalay da Kum ve Taş gibi düşünen "Alevilerden." Ancak Atalay daha demokratik bir perspektif konuya bakıyor: "Alevi sunni ayrımına gitmemek gerekir. Bırakalım kim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşasın. Kimse bir başkasına dili, dini, mezhebinden dolayı ne kınasın, ne karışsın. Bırak halk nasıl yaşıyorsa öyle yaşasın. Karışmak doğru olmaz."

SUNNİLER CAMİYE GİTMİYOR ALEVİLER GİDİYOR

Peki sunnileşen Aleviler, sunniler arasında nasıl karşılanıyor. Soruyu çiftçi Enver Gümüş yanıtlıyor: "Gayet iyi anlaşıyoruz. Alevi Sunni gibi sorunlar yaşamıyoruz. Karşılıklı kız alıp verip hısım olmuş durumdayız." Ancak Gümüş, Alevilere ilişkin çok özel bir bilgiyi paylaşmadan da edemiyor: "Aleviler çok dinine bağlı insanlar. Öyle ki biz camiye gitmiyoruz onlar gidiyorlar." Gümüş'ün bu düşüncelerine köy sakini Atilla Tosun da "Valla doğru söylüyorsun" diyerek katılıyor. 86 yaşındaki sunni mezhepli Nazmi Demirel ise Alevilerin sunnilerden daha iyi olduğuna inanıyor. Demirel, "Aleviler" diyor, "bizden daha iyiler. Çünkü onlar namazında niyazında insanlar."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum