1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Emre Aköz'e düello teklifi
Emre Aköz'e düello teklifi

Emre Aköz'e düello teklifi

Emre Aköz'e düello teklifiRıza Zelyut / Güneş Tükürdüğünü yalayan adam Emre Aköz'e diyorum ki: Biraz...

A+A-

Emre Aköz'e düello teklifiEmre Aköz'e düello teklifi

Rıza Zelyut / Güneş
 
Tükürdüğünü yalayan adam Emre Aköz'e diyorum ki: Biraz mert ol... Yazdın, halt ettin...

Şimdi de adam gibi yazdığın yazının arkasında dur.

Yazdıklarına bakınca aklıma Özcan Tekgül ile Nesrin Topkapı geliyor. Sen bu oryantalleri bile geçtin...

Önce tuttun Alevileri karaladın, kötüledin...

Şimdi de 'Ben demedim, eski yargıç Ahmet Gündel dedi' diye kıvırtıp duruyorsun...

Ahmet Gündel de senin gibi Fethullah örgütü tarafından devşirilmiş olmalı... Onların kanalında konuşturulmasından anlaşılıyor. Ondan görevi sen devralıp daha sert biçimde devreye girdin. HSYK üyelerinin yarıya yakınının Alevi olmasını sanki suçmuş gibi gösterdin. Yetmedi, Alevilerin çoğunluğunun darbecileri desteklediğini yazdın. Cumhuriyet mitinglerine katıldıkları için...

Seni gidi devşirme, seni: Aleviler, senin efendilerin gibi darbelerle palazlanmadılar; onun mağduru oldular; neden desteklesinler ki...

Elinden gelse, Sivas'taki yobazlar gibi yakacaksın, Şeyhülislam Ebussuud Efendi gibi 'Kanları helal, malları haram!' fetvası da vereceksin.

Biraz fırça yeyince de köşende salya sümük yazılar yazıyorsun. Güya Alevileri savunmuşmuş da...

Ayıp ayıp, fikrindeki çürükten utanmıyorsan o koca cüssenden utan...

BEN APTALIM HA

Bu Emre, salı akşamı TRT 2 kanalında Medya Müfettişi adlı bir programda konuşturulmuş. Programı izleyen dostlarımın naklettiğine göre; orada, benim onu eleştiren yazım da söz konusu edilmiş.

Bunlara cevap vermeye çalışan Sabah'ın bu yazarı, 'Aptal, akılsız!' gibi laflar etmiş.

Bana aptal diyen bu adama ben akıllı desem millet ikimizin de yalan söylediğini düşünecektir.

Şimdi, işin içine hakareti de sokan bu ajan gazeteciye ben bir çağrı yapıyorum:

Emre Aköz, seni düelloya davet ediyorum...

Sana meydan okuyorum...

Silah seçimini de sana bırakıyorum...

Elbette ateşli silahlar olmaz. Suç işlemeye niyetim yok.

Lakin; kılıç, mızrak, topuz, kama olabilir...

Sen akıllısın ya... Senin arkanda koskoca Sabah Gazetesi var; Başbakan Erdoğan var, hatta Cumhurbaşkanı Gül var ya...

Herhalde biraz da onur vardır...

Haydi aslanım, ara beni, silahını seç, aynı silahla çıkalım er meydanına, ya ben senin karnını deşeyim ya da sen beni şehid et.

Ama Emre'nin gıkı çıkmayacaktır...

Görevlendirilmiş köşe yazarlarının ne kadar korkak olduğunu bilirim...Bunlar; güce taparlar, güçten korkarlar. Zenginin kulu, iktidarın maşası olmayı içselleştirmiştirler.

Var mısın kağıttan kaplan Emre?

Var mısın Sabah'ın gecesi?

***

AŞIK VEYSEL'E TAKKE GİYDİRDİLER

Aşık Veysel, halk ozanlığı geleneğinin 20. yüzyılda yetişmiş seçkin örneklerinden birisi idi. Sivas-Şarkışla'nın Sivrialan Köyü'nden çıkan bu ozan; hayatı boyunca cumhuriyetin değerlerine ve Atatürk'e bağlı kalmıştı.

Onu anmak için aralıklarla da olsa Aşık Veysel Kültürel Etkinlikleri yapılıyor. Bu seneki anma etkinliği Şarkışla’da şehrin Kayseri girişinde bulunan, Aşık Veysel Parkı'nda, yeni dikilen heykelinin önünde başlatılmış. Aynı yerde daha önce, Aşık Veysel’in bir büstü yer alıyordu. Şimdi ise büst kaldırılmış, yerine, başında takke, Aşık Veysel’e hiç benzemeyen garip bir heykel dikilmiş.

Böylece; takkeli bir Aşık Veysel yaratılmış...

Bunu becerenlere soruyorum: Niyetiniz nedir?

Cevabı yine ben vereyim mi?

Aşık Veysel toplum içinde hep fötr şapka ile dolaşırdı. O, fötr şapkasını cumhuriyete bağlılık simgesi sayardı. Atatürk, fötr istemiş; Veysel Baba da itiraz etmeden onun emrine uymuştu.

Veysel Baba'nın köyü Sivrialan'ı iki kez ziyaret ettim; onun manevi havasını içime çektim. Bu ziyaretim sırasında kızının izniyle yaşadığı evi de gezip şahsi eşyalarını inceledim.

Gidin, sizler de göreceksiniz...

O; takım elbise giyer, başına da fötr şapka takardı. Bunlar müze evde yer alıyor.

Takke mi?

Anadolu'da yaşlı insanlar, kış günleri başları üşümesin diye fese benzer türü takkeler takmışlardır. Bunlar; yatak giysisininin bir parçasıdır; gündelik hayatın değil. Hele hele Alevi köylerinde bu tür takkelerle dolaşan insan görmek mümkün değildir.

Peki o takkeyi Veysel Baba'nın başına kim, ne amaçla geçirdi?

Şapka düşmanları mı?

Yeni Sivas Valisi'nden bu densizliğe son vermesini ve o parka Veysel Baba'ya benzeyen fötr şapkalı bir heykel diktirmesini istiyoruz.

GÜNEŞ - 31 Temmuz 2009

Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.