1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. Fazıl Say : Teslim olacak değiliz
Fazıl Say : Teslim olacak değiliz

Fazıl Say : Teslim olacak değiliz

Piyanist Fazıl Say iktidarı eleştiri yağmuruna tuttu: Teslim olacak değiliz   Say açıklamasında, "Sanatçı, alnında ışığı ilk...

A+A-

Fazıl Say : Teslim olacak değilizPiyanist Fazıl Say iktidarı eleştiri yağmuruna tuttu: Teslim olacak değiliz
 
Say açıklamasında, "Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir sözünü, 'Sanatçı karanlığın tehlikesini ilk hissedendir' anlamında düşünebiliriz" dedi.
 
AKP'lilerin kapıyı gösterdiği Say: Eğer günün birinde karanlık güçler ulusal değerlere ve Cumhuriyetimize hayat hakkı tanımazsa, teslim olacak değiliz

RADİKAL - İSTANBUL - "Azınlıkta kaldık. Dışlanıyoruz. Bakan eşleri türbanlı, İslamcılar kazandı. Türkiye'yi terk edebilirim" dediği için bazı AKP'lilerin tepkisini çeken ünlü piyanist Fazıl Say, "Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın "Bir değerli sanatçının kendi toplumuna yabancılaşmasını üzüntüyle karşılarım", AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın "Türkiye'ye vatandaşlık bağıyla bağlı olmayı zül görenler Türkiye'den gidebilir. Çok üzüntü yaşayacağımızı düşünmüyorum" sözlerine hedef olan Fazıl Say dün yazılı bir açıklama yaptı. Say, Türkiye'nin ortaçağ karanlığına kaymasına karşı olduğunu belirterek, "Çünkü, ben, çağdaş uygarlık düzeyini amaçlayan bir kültürün insanıyım. Besteci ve piyanist yönümle Avrupa müzik kültürünü temsil etmeme rağmen, kökenim olan Anadolu halk kültüründen hiç kopmadım. Avrupa Birliği'nin 'Kültürlerarası Diyalog' yılında beni 'elçi' unvanıyla görevlendirmesinin temelinde, sanırım bu özelliğim yatar" dedi.

10 bin müzik öğretmeni açığı

İktidarın, kendisine ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadığını belirten Fazıl Say şöyle devam etti: "Metin Altıok Ağıdı' adlı oratoryom dolayısıyla, iktidarın ilk kültür bakanı çeşitli yöntemler kullanarak eserin sansür edilmesini sağladı. Bu olayı hiç unutamıyorum. Türkiye'de müzik sanatını küçümsemenin başta gelen örneklerinden biri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın önceki yıl okullarda müzik ve resim derslerinin kaldırılması girişiminde bulunmasıdır. Bizim milli eğitim sistemimizden sanat eğitimi dışlanamaz. Başka bir olumsuz örnek ise Türkiye'nin bugün 10 bin müzik öğretmeni açığı bulunduğu halde, lisans öğrenimini tamamlayan genç müzikçilerimizin öğretmen olmasını önlemek için engeller icat edilmesidir. Bunlar basının ve halkın gözünden kaçmış olabilir, ama müzik benim mesleğim, benim gözümden kaçmadı."

'Karanlığın tehlikesi kaygılandırıyor'

'Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir' özdeyişini, 'Sanatçı, karanlığın tehlikesini ilk hissedendir' anlamında düşünebileceğini vurgulayan Say, "Ortaçağ karanlığı, bütün aydınlarımız gibi beni de kaygılandırıyor. En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz" diye konuştu.

Sanal dünyada 'Bu düello değil pusu' dedi

  • Fazlı Say, Facebook'taki sayfasında tartışmalara katıldı. Say'ın internette yansıyan görüşlerinden bazı alıntılar:
  • ve şu an aklımda şu var. HAYAT NE ZAMAN NORMALE DÖNECEK ? Bu wall ben ve dostlarımın müzik köşesiydi 2 gün önce=))))) asıl youtube'daki yobaz küfürbaz commentlerden (yorumlardan) oldukca ürktüğümü söyleyebilirim....
  • Bu bizler onlar gerilimini bir de hayatımda Güney Afrika'da hissettiydim. Zenciler ve beyazlar...
  • Suddeutsche Zeitung röportajında aklımın ucundan geçmedi bugün Türkiye'de bu patlamanın olacağı...
  • 10 sene once 70/30 BIZ diyebiliyorduk da sanki içimiz çok mu rahattı??? Burada bir tarz ve yaylım suratı endişesi, onune gecilemeyen anti-bireyselcilik var ..ondan da haliyle ilk ve en yoğun olarak SANATÇILAR kesimi hissiyata katılmakta,.. Bakın bütün sanatçı dostlarım 'SENDEN YANAYIZ SAGOL VAROL' diye mesaj atti bana...
  • Linç yok ortada. Gerçek bir hesaplaşma var. Bu da gizli olmakdan iyidir. Hayatlardan ve yasam tarzlarının farklılığından değer farklılıklarından bahsediyoruz. Bunu da açık açık tartışmak daha iyi kanımca. Bu benim de dahil oldugum 'BİZ' dediğimiz kesimin zaten en büyük endişesi bu; karşı tarafın elini bilmiyoruz... Laiklik, çağdaşlık, modernizm, Batı uygarlığı gibi kavramlarda, hep, 'mekaniklesmiş', 'ezberlenmiş', 'içten olmayan' söylevleri, 6 yıldır yaşıyoruz, 16 yıldır hissediyoruz, 26 yıldır kokusunu alıyoruz..
  • Konser vermek, müzik yapmak, beste yapmak, dünya kulturune ait olmak, çalışmak, yeni şeyler uretmek., dünyanin her yerinde, mücadeledir, hatta bunu MÜCADELENIN ÖN CEPHESI olarak bile yorumlarsınız, ordan bakmak isterseniz... bakın bir yazar veya ressam evinde sanatini yapabilir, ama bir senfonik eser, oratoryo, opera, koncerto, vs, kurumlar olmadan yapılamaz, kurumlar da devletinse, devlet de VERMEM, YAPTIRTMAM diyor ise, orda mucadele edecek bir sey de kalmamakta, Çünkü DÜELLO kalmamakta, bunun adı PUSU olmakta...derdim orda...ALTIOK AGITININ sansurlenmesi başıma gelen olaylardan sadece 1 tanesi-....daha nice ,, nice olay var... ve çOOOK dolayli engellemeceler var...
  • İçimden gitmek istemek geçiyor. Anlayacağınız bu bir isyan, karar değil. Maalesef orda kemanci dostumuz lafa girmis espriyle karışık hadi Zurich'e yerleş hem havaalanıda iyidir falan demiş. Bu kadar Abdullah Gül'den Kültür Bakanı'na milletvekilinden başbakanına ne bu panik ????=)))
  • Gitmek çaresiz kalmaktan ya da ölmekten hakkaten daha iyi bir çözüm olabilir. Eğer en karanlıkların uçurumuna sürükleneceksek (ki durum gidişatı biraz o yöne hak verirsiniz ki) benim şu an gitmem söz konusu değil. Kızım var, sevdiğim evim var, dostlarım var ve hala bazı şeyler değistirilebilir ümidim de var.
  • Yobazlar da hakikaten buraya yazmasın.Anti Fazıl Say grubu kurun.

16/12/2007 - RADİKAL

'Şairlerden yana olun'

RADİKAL - İSTANBUL - Fazıl Say, 1993'te, Sivas katliamında hayatını kaybeden şair Metin Altıok anısına bir oratoryo besteledi. Oratoryo, Sivas katliamının 10. yılı olan 2 Temmuz 2003'te Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda seslendirildi. Ancak son prova öncesi o dönem yeni iktidar olan AKP'nin Kültür Bakanı Erkan Mumcu, kendisine bağlı koroyu çekmekle tehdit ederek Say'dan perdeye yansıtılacak Altıok'un fotoğrafları ve Sivas katliamından 3 dakika 20 saniyelik görüntüyü çıkarmasını istedi. Konser görüntüler olmadan yapılırken Metin Altıok Oratoryosu bir daha seslendirilemedi. Say, Ağustos 2007'de Radikal'de çıkan yazısında şöyle demişti: "2003'te Mumcu, 'kafasının estiği doğrultuda' zorluklar çıkardı. Her neyse, olan oldu... Şimdi Başbakan dahil, AKP yetkililerinden rica ediyorum: Metin Altıok Ağıtı'nın çalınmasına destek olsunlar. Yasakçı olmayın. Katillerden yana olmayın. Şairlerden yana olun..."

16/12/2007 - RADİKAL

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.