1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"
Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"

Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"

Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!" Desa patronu aylardır örgütlenme hakkı...

A+A-

Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"

Desa patronu aylardır örgütlenme hakkı için direnen Emine Arslan’a Samanyolu televizyonundan saldırdı. Fethullah Gülen cemaatine bağlı Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan iftira haberle ilgili olarak Deri İş bir açıklama yayınladı. Açıklamada "Desa işvereninin Samanyolu TV’de yapmış olduğu açıklama sendikamıza, sendikal harekete ve emek mücadelesine yapılmış bir saldırıdır" dendi.

Desa’da patronun tehdit ve şantajına, belediye zabıtalarının ve polisin tehditlerine karşı aylardır tek başına direnişte bulunan Emine Arslan’a akıl almaz bir iftira Samanyolu televizyonunda yapıldı. Samanyolu televizyonunu Desa patronunun açıklamalarına dayanarak yaptığı "haber"de, Ergenekon’la bağlantılı sendikaların işçilerin işsiz kalmasına neden olacak eylemler yaparak krizi derinleştirmeye çalıştığını savundu. Gazetecilik etiğinin hiçe sayıldığı "haber"de Ergenekoncu sendikaların böylece hükümeti zor durumda bırakmayı planladıkları iddia edildi. Desa’daki Emine Arslan’ın sendikalaşma eylemi de bu türden eylemler arasında sayıldı.

Desa patronu, Emine Arslan’ın sendikalaşma direnişini kırmak için, adamları ve polis aracılığıyla defalarca tehditler yapmış, Emine Arslan’ın çocuğunu kaçırılmaya çalışılmış ve direnişten vazgeçmesi için oldukça yüklü paralar teklif etmesine rağmen direnişi kıramamıştı.

Sendikalar öfkeli

Sefaköy'deki DESA fabrikası önünde direnişte olan Emine Arslan Samanyolu kanalına ve DESA patronuna sert tepki gösterdi. Arslan, DESA patronuna "Bizi karalamaktan vazgeçsin. Bizimle masaya otursun, haklarımızı versin" dedi. Ayrıca Arslan, DESA patronuna canlı yayında gerçekleri tartışma çağrısında da bulundu.

Konuya dair Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası (Petrol-İş) Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın Merkez Yönetim Kurulu adına bir yazılı açıklama yaptı. Öztaşkın açıklamasında “Desa işverenini giderek kendisini küçük düşürecek bu ucuz yöntemlerden vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi.Patronun direnişi kırmak için yeni bir taktik olarak dile getirdiği Ergenekon bağlantısı ve kriz tetikçiliği gibi “deli saçması” iddialarına karşı Deri-İş sendikası tarafından yayınlanan açıklama da şöyle:

"Desa işvereninin Samanyolu televizyonunda Sendikamızın Ergenekon ve illegal örgütlerle bağlantılı ve devleti zayıflatmak yönünde çalışmalar yaptığı yönündeki çirkin iddalarını nefretle kınıyor, açıklamayı Sendikamızın mücadele geleneğine bir saldırı olarak algılıyoruz.

Desa’da anayasal ve yasal haklarını kullandıkları için işten atılan ve her türlü baskı ve karalama kampanyalarına maruz kalan, sendikamız ve üyelerimizin sendika mücadelesi 29 Nisan 2008’den bugüne büyük bir kararlılıkla devam etmektedir. İşverenin tüm oyunlarını bugüne kadar boşa çıkaran sendikamız ve üyelerimiz şimdi yeni bir senaryonun içine çekilmeye çalışılmaktadır.

Sendikamızın Ergenekon’la bağlantılı olduğunu ima eden sendikaları illegal örgüt gibi göstermeye çalışan Desa işvereni Samanyolu TV’de yapmış olduğu açıklama ile sendika karşıtlığını ve yasa tanımaz tavrına diğer sanayicileri de ortak etmeye ve sendika karşıtı bir kamuoyu yaratmaya çalışmaktadır.

Fethullahçı TV coştu(!): "Emine Arslan Ergenekon tertibi, krizi de sendikalar çıkardı!"

Sendikamız, üyelerimizin sendika üyeliğinden dolayı işten atılmaya başlandığı günden itibaren defalarca bu sorunun masada çözülmesi için işverene çağrı yapmış, ancak işveren sendikamızın taleplerini kabul etmek yerine, dedikodu ve yalan üzerine sendikal mücadelemizi kırmaya çalışmıştır. Desa işvereni ile sendikamızın üyesi olduğu Uluslararası Tekstil Hazır Giyim ve Deri İşçileri Federasyonu(ITGLWF) ve Avrupa Tekstil Hazır Giyim ve Deri İşçileri Konfederasyonu(ETUF-TCL)’nun devreye girmesi sonucunda Avrupa örgütümüzün Genel Sekreteri Patrick Itschert’in iki toplantısına katıldığı beş toplantı yapılmıştır. Ancak işveren sendikamızın taleplerini kabul etmemiş ve uzlaşmaya yanaşmamıştır.

Desa işvereni yasalara ve anayasaya aykırı bir şekilde üyelerimizi işten atmış, baskı uygulayarak üyelerimizi sendika üyeliğinden istifaya zorlamış ve halen zorlamaya devam etmektedir. Desa işverenin sendika karşıtlığı artık bir iddia olmanın ötesinde mahkemece de kanıtlanmıştır. Bugüne kadar 18 üyemizin sendikal nedenle işten atıldığı mahkemece karara bağlanmıştır. Ancak işveren mahkeme kararına itiraz etmiş sonuçlanan davaları Yargıtay’a götürmüştür. Bu kararlara rağmen Desa işvereni ortada hiçbir sorunun olmadığını ve işçilerin iş yavaşlattığını söyleyerek yalanlarına bir yenisini daha eklemiştir.

Desa işvereni uluslararası markalara üretim yapmakta ve yapmış olduğu uygulamalarla markaların etik kurallarını ihlal etmektedir. Sendikamız işverenin sendika karşıtı tutumundan vazgeçmesi için uluslararası örgütlerimize durumu iletmiş ve markaları aracılığı ile en temel insan haklarından olan sendikalaşma hakkına yapılan saldırının durdurulması ve sendikanın bir sosyal taraf olarak kabul edilmesi için çaba sarf etmiştir. Bir sendikanın yaşanan haksızlığı ve hak ihlallerini uluslararası bağlı olduğu örgütlerine iletmesinden ve ortaklaşa çözüm aramasından daha doğal ve demokratik bir yöntem olamaz. Sendikamızın bugüne kadar ne uluslararası sendikalardan ne de markalardan üretimin kesilmesi yönünde talebi olmamıştır. Sendikamız Desa işverenin altına imza attığı uluslararası etik kurallara uyması için mücadele etmiştir ve mücadele etmeye devam edecektir.

Eğer bu sürecin bir faturası ortaya çıkıyor ve Desa işvereni bunu ödemek istemiyorsa, Sendikamızın yasal kimliğine saygı göstermesi, üyelerinin temsilcisi olarak kabul etmesi, sendika üyeliği nedeni ile işten attığı işçileri geri alması ve sendika üyesi işçilerin üzerindeki baskıları kaldırması gerekmektedir.

Bir sendikanın görevi, üyelerinin hak ve menfaatlerini sonuna kadar korumaktır. Geçmişten bugüne yaratmış olduğu gelenekle, sendikamız tam da bunu yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir. Desa işvereninin Samanyolu TV’de yapmış olduğu açıklama sendikamıza, sendikal harekete ve emek mücadelesine yapılmış bir saldırıdır. Sendikamızın Ergenekon’la ve illegal örgütlerle bağlantılı olduğunu gösterme çabasını ve Samanyolu TV’nın bu taraflı yayın anlayışını nefretle kınıyoruz. Duyarlı basını, demokratik kitle örgütlerini ve sendikaları bu çirkin saldırıya sessiz kalmamaya çağırıyoruz.

T.DERİ-İŞ SENDİKASI YÖNETİM KURULU"

Sendika.Org - 25 Mart 2009

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.