1. HABERLER

  2. ALEVİ HABER

  3. Hasan Erdal: ''AABF'ye sızanlar ve AABF'nin kapısının kendilerine aralanmasını bekleyenler kimler?''
Hasan Erdal: ''AABF'ye sızanlar ve AABF'nin kapısının kendilerine aralanmasını bekleyenler kimler?''

Hasan Erdal: ''AABF'ye sızanlar ve AABF'nin kapısının kendilerine aralanmasını bekleyenler kimler?''

Alevi Haber sözcüsü Hasan Erdal AABF'ye kimler neden sızdı ve kimlerin AABF'nin kapısının kendilerine aralanmasını beklediğini yazdı... Hasan Erdal; Mehmet Gülmez-Müslim Kaya-Yaşar Kaya kliğine cevap verdi.

A+A-

AABF'ye karşı örgütlenme merkezlerinden biri olan Almanya - Bielefeld şehrinden Mehmet Gülmez dün kaleme alıp tetikçilik yaptığı yazısında site adı vermeden Alevi Haber sitemizi ve bizleri hedef göstermiş.
Kendisine kısa bir cevap verme ihtiyacı duyduk.

Yazısının giriş kısmında 'itli-köpekli' şu benzetmeyi yaparak 'Oğul, düşman kapındaki köpeğini dövüyorsa, seni sınıyordur. Çobanını dövdüğünde ise, senin aklının sınırını ve yüreğinin kaç gram olduğunu ölçüyordur. Bu iki olaya karşı tavrın senin geleceğini belirler. Yani, kapında değersiz gördüğün köpeğini bile düşmana dövdürmeyeceksin.' AABF'yi sahip, AABF İnanç kurulu Başkanı Müslim Kaya'yı ise yaptığı benzetmeyle hakaret ettiğinin farkına dahi varmamış!
Aklınca AABF'yi Alevi Habere karşı tetikleyip, Müslim Kaya güzellemesi yapacak ya, daha ilk paragrafta baltayı taşa vurup öveceği karakteri 'dış kapının itine' benzetmiş!

Ve ardından Devrimci mücadeleye sırtını çevirip dönek olmadan evvel ne kadar sıkı bir Devrimci olduğunu ispatlamak adına onyıllar evvel yaşadıklarına atıfta bulunarak kendisine sol-sosyalist çevreler nezdinde alan açmayı da ihmal etmemiş. Devrim kaçkını-dönek Memmet eski tüfektir, neyi nasıl anlatması gerektiğini bilir fakat kişideki öz ve amaç bozuk ve fesatca olunca her satırı adeta kendi gelmişine-geçmişine küfür manifestosu gibi kodlanan bir yazıya imza atmış.

Bitirdiği geçmişinden alıntılar yapıp geçmişini para harcar gibi harcarken tetikçiliğine dayanak arayan devrim kaçkını, dönek-solcu Mehmet Gülmez zamanında illegal yapılanmalar içerisinde aktif olan Leninist bir Devrimciye yönelik köylü saflığı ve iyi niyetiyle 'Neden açık kimliğinle bu savunduğun güzel düşüncelerin propagandasını yapmıyorsun?' diyen Hacı Hıdır Ataç dayıyı da kokuşmuş kodlamasında kullanma tilkiliğinden de geri durmamış.

Ve her tetikçi gibi Mehmet Gülmez'de bilerek veya bilmeyerek sonunda baklayı ağzından çıkarıp Müslim Kaya ve kliğini oluşturan feodal çevresini oluşturanlara ''İran ile aranıza mesafe koymayın, Şia ile aranıza mesafe koymayın, kendinizi saklamayın, savunma konumu alın'' deyivermiş.
İşte ilgili yazısından alıntı:
'Ama ortada bir gerçek var. Emperyalizm ve Ortadoğu’nun şeriat-Selefizm gericiliği Aleviliği, Şiiliği bitirmek için onların deyimi ile ‘Şeytanla’ bile ittifak yaparken, bizimkiler ‘devrimci, Sosyalist takıntı ile valla, billa Şia dan uzağız’ pozisyonunda kendilerini kandırmaktadırlar.'

Üstelik bunu yaparken İran Alevileri (ehli-hakların) kanları ellerinde olan gerici molla zihniyetiyle aynı hizada sıralayan bir tarih bilmezlikle, kendince müttefiklerinin çapını Şiiler tarafından katledilen, yok sayılan, gizli saklı hayatta kalabilen halkları da bu ittifaklarına dahil etmekte.

IŞİD, El-Nusra gibi İslamcı Selefilerin de, Haşdi Şabi gibi İslamcı Şiilerin de aynı kitaba inandıkları, aynı ceberut uygulamaları din adına yapmakta mahsur görmediklerini, buna karşı çıkanlara hayatı dar ettiklerini dikkatten kaçırıp, İran'ın Aleviler üzerindeki Şia yayılmacılığına karşı çıkanları selefi işbirlikçisi olmakla suçlayacak kadar herkesi kendi zeka düzeyinde sanan bir şuursuzlukla bunu yapmakta.

Ortadoğu'daki hiçbir gerici zihniyet Alevilerin müttefiki olamaz.

Bunlardan birisini kendine müttefik belirleyip Aleviliği de bu gericiliğin bir parçası haline dönüştürme çabası kişiyi düşkünlükten öte bir yere vardırmaz. Bu inanç yüzyıllarca Sünni ve Şii gericilere karşı direnerek, tüm müteşerri İslami ezberlerinden uzak humanist öğretisine tutunarak nasıl dimdik ayakta kalmayı başarabildiyse, bugün de tüm İslamcı gericilerin kendi aralarındaki kaosun tarafı olmadan varlığının devam ettirebilecek güce sahiptir. Buna inanmayıp ancak gerici bir odağa yamalanarak kendi kimliğini var edebileceğini sananlar ise hak ve hakikatin sırrına eremeyen acizlerdir! 

Bu anlamda daha düne kadar Marksist ve/veya Marksist-Leninist yapılanmalarda aktif olarak yer alan Müslim Kaya, Yaşar Kaya ve Mehmet Gülmez gibi hak ve hakikatin sırrına eremeyen bazı acizler, bugün AABF içerisine sızıp kendi yamalandıkları gerici odaklara AABF'yi de çekmek için pusuda beklemekteler. Bunun için AABF kapısını aralamakla görevli olanlar ise bu yapılanmanın direğini oluşturması gereken, bu yolu bugünlere getirmiş olanların sağa-sola savrulmuş ve sonunda Şiaya sırtını yaslayıp bilim ve ilime sırtını çeviren dünün Marksisti, bugünün Humeynicisi dönekler, tetikçiler, arşiv hırsızları ve yoldaş muhbircileri olması kaygılarımızdaki haklılığı göstermektedir. Bu isimler mazilerinde siyasi, insani ve vicdanı enkazlar bırakarak AABF'nin kapısı önüne gelip AABF'yede büyük zararlar ve tahribatlar verebilecek karaktere sahip dünün sıkı ''Komünistleri'' bugünün Şiacı düldülcüleridir.

Bu isimleri bir araya getiren birçok temel var; bunların başında ise tabi ki Alevi 'kökenli' olmaları, kendi mazilerine küfür eden birer Devrim kaçkını olmaları, aynı coğrafyanın insanları olmaları, mikro milliyetçilik eksenli bir tutuculuk bataklığından kendilerini rehabilite ettiklerini sanıyor olmaları ve en nihayetinde kendilerine inanç dayanağı olarak da izlerinden gittikleri İran'ın gerici Şia haddı üzerinden İslamcı bir Aleviliği Alevi kurumlarında iktidara taşımak gibi ciddi bir uğraşın ihalesini almış olmaları diye sıralayabiliriz.

Bu durumu teşhir eden tüm haber ve yorumlarımız 'Dedelerimize saldırıyorlar', 'Tuncelililere saldırıyorlar', 'AABF'ye saldırı var', 'Geleneksel Aleviliği bitirmeye çalışıyorlar' diyerek bizlerin mücadelesini boşa çıkarıp tüm iddia ve söylemlerimizi kriminalize etmeye çalışıyorlar.

Geçenlerde Müslim Kaya ile ilgili delilleriyle, ses kayıtlarıyla ortaya koyduğumuz ve sorular sorduğumuz bir habere verecek tek cevabı dahi olmayan Alevi kılıklı şiacı ve kendisine biat etmiş olan ezikler tayfası bizlere yönelik akıl, bilim ve insanlık sınırlarını zorlayan ve ilkel birer Şiacı-Selefist melezi gibi ''bindik Düldül'e, ellerimizde Zülfikar, geliyoruz'' gibi deli zırvası dörtlüklerle ilkel çöl tehditleri savurarak düştükleri Şiacılık girdabının ne denli derin olduğunu bir kez daha ispatladılar.

Esasında:

Bindikleri BMW, Audi ve Mercedes,
Aylıkları Almanyanın sosyal yardımı,
Ellerinde Samsung'un en son model akıllı cep telefonları,
Yolları Facebook sayfaları, veriyorlar coşkuyu!

....

Evet genel olarak kaygıyla izlediğimiz ve müdahil olmaya çalıştığımız Avrupa Alevi hak mücadelesinin gidişatı noktasında kaygılarımız var ve bu kaygılarımızın gerçekleşmesinin Alevi toplumu başta olmak üzere Avrupa Alevi örgütlülüğüne büyük zararlar vereceğini öngörüyoruz ve bireysel bazda isimlerimizle öne çıkmak yerine kurumsal odaklı bir konumlanma içerisinde bulunuyoruz. Bu tehlikenin farkında olup da AABF çatısı altında örgütlenmiş Aleviler içerisinde asla kaybetmeyeceğini sandığı makamı veya çalışmayı riske atmamak için susan 'dostlarımızın' sayısı da az değil. Buna ek olarak coğrafi eksenli tutuculuktan kopmayı başaramayan ve de AABF'ye bağlı derneklerde önlerine konulan 1 bardak çay ve 1 tabak çorbayı kaybetmek istemeyen arkadaşlar da mevcut.

Bu durumun ve tehlikenin farkında olan fakat bizlere açık destek veremeyen birçok AABF kurumlarına bağlı yönetici ve aktivist var. Bu insanların bizlere ilettikleri bilgi ve dökümanlarla bu kliğin ne gibi uğraş ve çalışmalar içerisinde olduğunu BBG evi gözetler gibi gözlemliyor ve bazı gelişmeleri de haberleştiriyoruz.

Bu hakkımızı bizleri mahkemeye vermekle tehdit ederek elimizden alacaklarını sananların acizliğine sadece gülüyor ve bu aklın Türkiye'deki özgür basını susturmaya çalışanlarla bir farklarının olmadığını da buradan ilan ediyoruz.

 

Bu vesileyle AABF'yi tetiklemeye çalışan dönek-solcu Mehmet Gülmez'e de bir çağrıda bulunuyoruz:


'Eyy mazisini peynir ekmek gibi pazarlayan Memmet efendi, ona buna muhbircilik önermek yerine hobi bahçendeki domates ve hıyarları ekmeyi erteleyip Hadi bizi mahkemeye verip, hesap sorsana dönek yurtsever-Devrimci artığı,
Hodri meydan!'

....


Alevi Haber olarak sistem yazılım altyapımıza, site iletişim e-mail adresini ele geçirmek için uğraş veren Dede kılıklı soytarılara, sitemiz teknik sorumlularına, sitemiz teknik koordinatörlerine, bizlere yakın isimlere, bağımsız duruş ve yazılarıyla sitemizde bulunan yazarlara karşı seferberlik ilan eden Şia beslemelerine bir müjdemiz var.

Sizleri şimdilik AABF yapılanmasıyla baş başa bırakıyoruz ama bir yere gittiğimiz yok.
Aleviliğe yönelik tüm gerici, faşist, selefist, şiacı saldırılar karşısında her zaman en net ve hesapsız olarak bizler buradayız, varız ve var olacağız.
Bakalım ipi kim göğüsleyecek.

Alevi Haber adına
Hasan Erdal (Haso Dede)

 


_______________________________
Mehmet Gülmez'in o yazısı:

mehmetgulmez-konta.jpg

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum