1. HABERLER

  2. ALEVİLİK

  3. BASINDA ALEVİLER

  4. Katiller serbest kalırken Kemal Bülbül'den Miraç güzellemesi
Katiller serbest kalırken Kemal Bülbül'den Miraç güzellemesi

Katiller serbest kalırken Kemal Bülbül'den Miraç güzellemesi

Aleviliği İslamın merkezine taşıma görevini üstlenen ve şiirlerinde bu yönde bol Farsça coşku veren HDP'li siyasetçi Kemal Bülbül'ü sorumlu siyaset yapmaya ve insanlarımızın açlık ve adaletsizlik sorunlarıyla ilgilenmeye davet ediyoruz.

A+A-

Kemal Bülbül; başı Arap beziyle sarmalının eline Alevilerin kutsalı bağlamayı fotoşopla tutuşturtup, etrafı Alevilerin inanmadığı Cennet görüntüsüyle süsleyip, Arabın kara çarşaflı ve cariyeli kadın gerçekliğini gizleyip görsele saçı açık kadın yerleştirip, dost muhabbeti ortamı portresi çizip Alevileri kendi Şiacı yozluğuna sürüklemeye çalışmaya devam ediyor.
Kemal Bülbül'ün tek hassasiyeti Kürtlerin Kürt olarak kalması, Alevilerin Araplaşması onun için bir tehlike arz etmiyor, hatta kendisi bu yönde aktif rol alma gayretinde. HDP siyasetçisi değilde kasaba politikacıları gibi üzerine vazife olmayan dini konularda gazel okumak, olmadığı halde kendisini yol yürüten birisiymiş gibi sunma gayretini hayretle ve kendisi ve durduğu çizgi adına utanarak gözlemliyoruz.

Sivas Madımak önünde Miraç sevdasına ''Allahu Ekber'' naralarıyla insanları yakan Yobazlar daha dün serbest kalırken bizim yurtsever Şiacı Kemal efendi Alevileri Arap çöllerine yamama derdinde...!

Bilir misin Kemal?
Kimleri devreye sokarak nasıl Vekil olduğunu, yaşamış ve yaşatmış olduğu yozlukları, benmerkezci katılığını ve Şiacı asimilasyonculuğunu gizleyemeyeceğini bildiririz. Görevinin siyaset yapmak olduğunu, Alevileri biryerleye yamama projesinde piyonluk yapmaktan vazgeçmen yönünde seni bir kez daha uyarıyoruz.

İşte o bol Farsça süslemeli ve elinde uyduruk bağlama görselli asimilasyona hizmet eden sunumu:

Ali’yi Sevmek

Bilir misin? Nedir Ali’yi sevmek?
Aşk ile ummana dalmaya benzer
Hakka, hakikate varmak yolunda
Uğraşıp nefessiz kalmaya benzer

Ali Haktır, bil de “Yok oldu” sanma
“Uyarmadın” deme narına yanma
İster buna inan, ister inanma
Çatarsan belayı bulmaya benzer

Vecihi kainat, sırrı hakikat
Fatıma Ana’dan yürür Tarikat
Meftun eyleyince Ondaki rikkat
Gülistan şehrinde solmaya benzer

Nereye bakarsak görürüz Onu
Şah-ı Merdan, Şir-î Yezdan’dır donu
Aşk-ı muhabbete gelince konu
Turnalarla selam salmaya benzer

Yedi iklim, çar kuşede hazırdır
Bir adı Hüseyin, biri Hızır’dır
Zümrüdü Anka’dan gelen huzurdur
Kaf Dağı’nda uçan Hüma’ya benzer

Ali candır, Ali canan bilene
Ali ışık, Ali nurdur görene
Şahı Merdan deriz, bundan kime ne!
Sırrı Hakikati bilmeye benzer

Ali ilim, halkta tecelli eder
Ezelden, ebede gelir de gider
Cahillik geçici, değil ki kader
İrfan ile irşat olmaya benzer

İzah edemedik cahile, hama
İzanın kör senin Yol’u harcama
Ya Ali deyip de, varıp ilhama
Derin deryalara dolmaya benzer

Ali edep, Ali erkân bilesin
Pir û pak olup da öyle gelesin
Ulaşayım dersen nefsi silesin
Yol için ölmeden ölmeye benzer

Bazı Kamber, bazı Selman Farisi
Bazı Haydar, bazı Hakkın çerisi
Lazım mıdır bundan daha gerisi?
Şüpheyi yürekten silmeye benzer

Her dem hazır, nazır Kevn û Mekânda
Düldül ile pervaz olur cihanda
Ne yöne dönersen bil ki o yanda
Devri daim olup gelmeye benzer

Yüreğimiz dolar bir efkâr ile
Tasviri mümkün mü zülfü yar ile
Düldül süvarisi Zülfikar ile
Zulmatın bağrını delmeye benzer

Mülcem devranını baki sananlar
Saltanata biat edip kananlar
Onu ancak kâmil olanlar anlar
Kendi hikmetiyle olmaya benzer

Dilleri “Ali” der Yezit huylunun
Rehberi İblistir Mervan soylunun
Siyaseti ırkçı, uzun boylunun
Başına Zülfikar çalmaya benzer

İnsana zulmeden gaddar zalimi
Okumuş cahili, sahte âlimi
Canilere tutsak olmuş bilimi
Elinden kurtarıp, almaya benzer

Varlık onda mevcut, insansa candır
Nokta-i Beyan’da ilim, irfandır
Ondaki yücelik tevazudandır
Hak Yolunda Turap olmaya benzer

İlimin Şehri’ne himmeti verip
Hakkın cemalinde her dona girip
Kendi içindeki Ali’ye erip
Orada kendini bulmaya benzer

Benliği sil, erdem enginde olur
Taşlaşmış yüreğin sevgiyle dolur
Hüseyn’e erersin korku kaybolur
Celladın yüzüne gülmeye benzer

Sidretü’l Münteha denen makamda
Cümle canlıdadır balkır insanda
BÜLBÜLÎ ŞEYDA'yım aşk û imanda
Miraca gidip de gelmeye benzer.


Kemal BÜLBÜL (13 Nisan 2018 Ankara)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler