Keçiören'de neler oluyor?

Keçiören'de neler oluyor?

Keçiören’de neler oluyor?Bir esnafın dövülmesi, Başbakan’ın da kaldığı semti yeniden gündeme getirdiANKARA (Cumhuriyet...

A+A-

Keçiören'de neler oluyor?Keçiören’de neler oluyor?

Bir esnafın dövülmesi, Başbakan’ın da kaldığı semti yeniden gündeme getirdi

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başkentin “en kalabalık metropol ilçesi” Keçiören’de, AKP iktidarının izleri giderek artıyor. İlçede türbanlı ve çarşaflı kadınların sayısı da günden güne artış gösterirken, içki satanlara ise baskı uygulanıyor. DSP Keçiören İlçe Başkanı Cafer Keskin, AKP iktidarıyla birlikte semtte mahalle baskısının giderek arttığını belirterek, “Bugün semtte içki satan restoran yok. Esnaf dövülüyor, içki satışına izin verilmiyor. Bu mahalle baskısı değildir de nedir” diye sordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003 yılında taşındığı Keçiören, son nüfus sayımına göre başkentin en kalabalık semti. Semtte bugün resmi rakamlara göre 843 bin 535 kişi yaşıyor. Nüfusu giderek artış gösteren ilçede, AKP iktidarının etkisini hissetmek mümkün. Semtte gece saat 23.00’ten sonra içki sattığı gerekçesiyle dövülen esnaf Metin Şahin olayı da semtte mahalle baskısının giderek arttığına örnek teşkil ediyor.

Esnaf Şahin, Keçiören’in gece saatlerinde tam bir “hayalet şehri” andırdığını dile getiriyor. Bölgedeki diğer esnaf da Şahin’in sözlerini destekler nitelikte konuşuyor. Esnaf, giderek artan mahalle baskısı nedeniyle semtteki sosyal yaşamın durduğunu, gece saat 22.00’den sonra yurttaşların evine kapandığını dile getiriyor. Belediye yetkilileri, semtteki tüm bakkalların ve büfelerin açılış ve kapanış saatlerinin 05.30 ve 23.00 olduğunu, bu nedenle gece 23.00’ten sonra semtte içki satılamayacağını belirtiyor. Semtte içkili restoran bulmak da neredeyse olanaksız. Kentin turizmine katkı sağlamak amacıyla Keçiören Belediyesi’nce yapılan Estergon Kalesi’nin restoranında da içki satışı yapılmıyor. Semtte gezildiğinde türbanlı ve çarşaflı kadınların sayısının çokluğu da göze çarpıyor.

‘Gençler özgürce dolaşamıyor’

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Keçiören’in yalnızca başkentin değil, Türkiye’nin en büyük semtlerinden biri olduğunu dile getirdi. AKP iktidarının izlerinin semtte yoğun olarak hissedildiğini kaydeden Ateş, bu izler neticesinde bugün semtte gençlerin özgürce el ele dahi dolaşamadığını belirtti. Ateş, 1994 yılından bu yana mahalle baskısının giderek arttığına dikkat çekerek, “Yıldırmaların önü ardı kesilmiyor. Önce Alevi kökenli yurttaşlara yönelik birtakım baskılar yapıldı, ardından içki satan yerler tehdit edildi. Ancak son olaya kadar, yani esnaf Metin Şahin’in dövülme olayına dek kimse yaşanan olaylara çok fazla tepki göstermedi. Bu son olay kamuoyuna yansıdığı için Keçiören bugün gündemde” görüşünü dile getirdi. Esnaf Metin Şahin’in dövülme olayının semtte artan baskılara en güzel örnek olduğunu dile getiren Ateş, olayın ardından günler geçmesine karşın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı’nın saldırıyı kınayan bir açıklama yapmadığını, dövülen yurttaşa sahip çıkmadıklarını ve bu durumun anlaşılmaz olduğunu söyledi. Ateş, bu tür olayların AKP iktidarıyla birlikte artış gösterdiğini de vurguladı.

İçki içilen restoran yok

DSP Keçiören İlçe Başkanı Cafer Keskin, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un göreve geldikten sonra yaptığı uygulamalar neticesinde bugün kentte içki satan restoran bulunmadığını belirtti. Keskin, “Belediye saat 23.00’ten sonra içki satışına izin vermiyor. Ama ilçede gizlice içki tüketiliyor. Sabah erken saatlerde gelip, Keçiören’in sokaklarına bakmanızı öneririm. Her sokak başı konulan çöplerde, çok sayıda içki şişesi görürsünüz. Yani yasak bir işe yaramıyor. Hatta yasaklar arzu doğruruyor” dedi. Keskin, semtte mahalle baskısının da yoğun olarak hissedildiğini kaydetti. “Semtte türbanlı ve çarşaflı kadınların sayısı artıyor. Ancak salt bu kadınları suçlamak, ya da onlara neden kapanıyorsunuz demek yersiz. Çünkü bu sosyolojik bir olaydır ve olayın derinine inmek gerekir. Kadınları kapanmaya iten nedenleri bulmak gerekir. AKP iktidarının uyguladığı yöntemlere karşı durmak gerekir” görüşünü dile getiren Keskin, şunları söyledi:

“Semtte gece saat 23.00’ten sonra içki sattığı gerekçesiyle esnaf dövülüyor. Bugün, belediyenin turizm amaçlı yaptırdığı Estergon Kalesi’nde bile içki satışı yapılmıyor. Bir semtte Abdülhamit dönemindeki gibi yaptırımlar uygulamak ne derece doğrudur? Bu mantık içki tüketimini artırır, önlemez. Ayrıca bugün semtte, türbanlı kadınları gören aileler çocuklarına, ‘Falancanın kızı kapandı. Sen de bundan sonra biraz daha kapalı giyin de laf söz olmasın’ diyor. Bu mahalle baskısı değildir de nedir? Tüm bunların yanı sıra ülke olarak tuhaf olaylara tanık oluyoruz. Örneğin televizyonlar. Çok modern ve şık giyimli bir kadın program sunucusu, programa ‘Bismillahirrahmanirrahim’ diyerek başlıyor. Tezatlık yaşıyoruz.”

Cumhuriyet Ankara - 29.08.2008

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.