1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Kendal DOĞAN : Her Dosta Bir Post
Kendal DOĞAN : Her Dosta Bir Post

Kendal DOĞAN : Her Dosta Bir Post

Kendal DOĞAN : Her Dosta Bir PostTürkiye'deki alevi hareketi, toplumsal muhalefetin ana kitlesinin içinde belirleyici şekilde yer alması bakımından,...

A+A-

Kendal DOĞAN : Her Dosta Bir PostKendal DOĞAN : Her Dosta Bir Post

Türkiye'deki alevi hareketi, toplumsal muhalefetin ana kitlesinin içinde belirleyici şekilde yer alması bakımından, son onbeş yılda bütün tarihinin en parlak dönemini yaşamaktadır. Bu yıllar içinde, alevi hareketi sınıf mücadelesi de olmak üzere, toplumsal sorunların dile getirildiği, demokratik tüm karşı duruşların yanında yer almıştır.
 
Alevi hareketinin son on beş yılı, geçilen dönem itibariyle önemli ve edinilen deneyim  itibariyle tarihi bir değer taşımaktadır. Aleviler içindeki farklı örgütlenme anlayışları ve tarzları, bu örgütlülüklerin talebi ile ilgilidir. Buna karşın, kitle hareketi görünümünde ve alevi aydının önderlik edemediği örgütlülük çoğu kez, kendiliğinden bir hareket olarak anılmaktan  kurtulamamıştır. Bu durum kuşkusuz açıklanabilir bir şeydir. Alevi  hareketin içinde geliştiği ulusal ve uluslararası koşullara ve sürecin gelişme özelliklerine şöyle bir bakmak bunun için yeterlidir. Örgütlülükler içerisinde geniş ölçekli tasfiyeler, gereksiz gerilemelere, talep ve projeler anlamında kabızlıklara yol açmıştır. Alevi örgütlülüğü, genelde ileriye gitmesine karşın, açık mücadele de yaşanan bir tür durgunluk, atalet ve kısırlığın anlaşılamaz devamı örgütlü insanların örgütsel isteksizliklerinden kaynaklanmaktadır.

Alevi derneklerinde örgütlenen insanlar arasında, deneyim ve bilinç birikimi, önemli mesafeler aldığı halde, bu durumun önderlik etme, görev alma bilincine ulaşmadığı görülmektedir. Örgütlülük içindeki özgün alevi öğretisinin birikiminin sağlanması ve ileri kuşaklara aktarımı yönündeki bilinçli ve örgütlü güçlerin darlığı, zayıflığı; alevi hareketinin stratejik sorunu durumundadır. Bu sürece alevi aydın inisiyatifinin müdahalesi gerekmektedir. Aksi durumda hareket örgütlülük düzeyinden kendiliğinden hareket düzeyine inecektir.

Bilindiği üzere, toplumsal içerikli hareketler, (örgütlü olanı) nesnel koşullarla öznel etkenlerin ileri düzeyde ve hareketteki belli istikrar sürecinde tam çakıştığı olağanüstü dönemler dışında, öyle kolayca bağımsız politik hareket özelliği kazanamaz. Ancak alevi hareketi özgün koşulları nedeniyle, bağımsız bir hareket olarak doğmuştur.(2 Temmuz Katliamı nedeniyle)

Anadolu alevi hareketinin, onbeş yıllık gelişmesine karşın, örgütsel / kurumsal anlamda  yeterince gelişmemesini; tarihsel deneyimin zayıflığına, ülkenin toplumsal, politik geleneklerine, yeni kuşaklara aktarılacak bir deneyim-özdeneyim birikimine olanak vermeyen tasfiyeler gibi nesnel nedenlerine bağlayabiliriz.

Ancak tüm bu etkenlerin yanında, örgütlülüğe önderlik eden kişiliklerin örgütlülükteki istekliliği, özeni, samimiyeti, formasyonunun kısaca örgütlülükteki yeteneğinin oynadığı rolü de mutlaka görmek gerekir.

Esas olarak, her istenmeyen gelişmede olduğu gibi; hareketin zayıflıklarında, kendini anlatamama, gereksiz tartışma düzlemlerine çekilmede (Aleviler İslam'ın içinde mi? dışında mı? gibi gereksiz ve anlamsız tartışmalar), örgütlülüğün başında bulunan, önderlik eden insanların, olumsuz etkilerinin örgütsel gelişmeye olumsuz katkıları anlamında ne kadar önemli olduğu her yaşanılan süreçte ortaya çıkmıştır.

Alevi Örgütlülüğünün ortaya koyduğu dağınıklık görünümü ve çalışmalarındaki zayıflık, tasfiyeci kişi ve kişiliklerin örgütlülüklerdeki çabasının sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Her dosta bir post arama çabası, hastalık düzeyine ulaşmış, her yerde var olma kaygısı ile buluşunca da bu çaba; alevi hareketini bilinçli güçlerini biriktirememesi durumu ile başbaşa bırakmıştır. Bu durum ilkellikleri, örgütlenmede kesintileri, başkaca zayıflıkları da ortaya çıkardığından; özgün alevi öğretisinin ileri düzeyde yeniden teşekkülünü olanaksızlaştırmaktadır.

Bu kadar olumsuzlukların sayıldığı alevi örgütlenmesinde, olumluluk anlamında özgün öğretinin (Bu cümlede ısrar etmemin nedeni kalıplanamayacak bir öğreti bir kalıba sığdırılmak gayesi ile içi boşaltılmasının istenmesi) çok yol aldığını da söylemek gerekir. Dürüstçe, namusluca verilen her emeğin, yol erlerince yola harcanan enerjilerin hakkını ayrıca vermek gerekir.

Anadolu alevi aydınlanması örgütlülüğünde, temel yönüyle özellikle Pir Sultan Abdal Derneği önderliğinde yaratılmış, kazanılmış, ortak akıl sayesinde, gelişme devrimci bir hareketi niteliği kazanmıştır. Bu örgütlenme tarzının diğer alevi örgütlerinde gelişmesi, alevi hareketini geleceği için oldukça önemlidir. Köylülüğün, gelişememenin vermiş olduğu darlık aşılmalı, gericileşme engellenmelidir. Pir Sultan Abdal Örgütlülüğünün dışındaki diğer alevi örgütlenmelerinde; neresinden, nasıl bakılırsa bakılsın; örgütlülüklerde halen etkili olan köylülük, ilkellik ve yüzeyselliklerin ifadesi olan darlıkların, günübirlikçilik, beceriksizlik ve kesintililik gibi zaafların, giderilmediği gerçeği ortadadır.

Alevi hareketindeki adeta kronikleşen ilkellik, yüzeysellik ve köylülük tarzı aşılması gereken zorunlu bir süreçtir. Bu süreç alevi aydınları, entelektüelleri ve yol erleri tarafından aşılacaktır. Aksi bir durum tüm kazançların, dolaysıyla alevi öğretisinin korunmasını zorlaştıracaktır.

Bu durumda, yeni ve zor bir sürecin önümüzde olduğunu kabul etmek zorundayız. Yeni sürecin zorlukları karşısında onurlu dik ideolojik duruş düzleminde, politik-moral yönden rolümüzü ortaya koyma anlamında, alevi hareketinin politik eğilimlerini ve istikrarını geliştirmesine; ülkemizdeki toplumsal  mücadelelerinin yanında, geçmişten daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlamaktır. Alevi aydınlarına, yol erlerine, yol bilenlerine, yeni süreçte düşen görev; eksiklere gözlerini kapatmadan, cesaretle, azimle ve kararlılıkla, alevi hareketini, dünden bugüne kazanımlarıyla, örgütlü çabaların birikimiyle gelen Pir Sultan  çizgisinin yaşam bulmasını sağlamaktır. Tüm bu örgütlenme çabamızın bir nedeni, yaşamımızın öğretimizle birlikte, ülkemizde yaşayan farklı etnik ve inançtan insanlarla birlikte kardeşçe yaşama arzumuzdur.

KENDAL DOĞAN
ALEVİ HABER AJANSI - 14 Haziran 2008

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.