1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. Laik Türkiye şeriat sponsoru
Laik Türkiye şeriat sponsoru

Laik Türkiye şeriat sponsoru

Laik Türkiye şeriat sponsoruBütçeden 2 milyar YTL pay alan 'Cumhuriyet kurumu Diyanet'in 36 bin 352 çalışanını temsil eden...

A+A-

Laik Türkiye şeriat sponsoruLaik Türkiye şeriat sponsoru

Bütçeden 2 milyar YTL pay alan 'Cumhuriyet kurumu Diyanet'in 36 bin 352 çalışanını temsil eden Diyanet-Sen fetva verdi: "Türban her alanda serbest olmalıdır"...

'TÜRBAN ALLAH EMRİDİR'

Türkiye 'laik' Cumhuriyeti'nin Sünni İslam'ı 2 milyar YTL'lik bütçe payı ile desteklettiği Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yaklaşık 60 bin çalışanından 36 bin 352'sini temsil eden Diyanet-Sen'in Genel Kurulu'nun sonuç bildirgesinde şöyle denildi: "Başörtüsü bir insan hak ve özgürlüğüdür. Aynı zamanda Allah emridir. Sadece üniversitelerde değil hayatın her bölümünde serbest bırakılmalıdır."

BÜTÜN YURTTAŞLARIN VERGİLERİYLE

Her din, inanç ve dünya görüşünden yurttaşların vergileriyle sponsorluğunu yaptığı Diyanet'in Diyanet-Sen üyesi çalışanları Kuran kurslarına kayıtta ilköğretimi bitirme şartının kaldırılmasını da talep ettiler. 23 bin 303 üyeli Türk Diyanet Vakıf-Sen'den de yine "Başörtüsü dinin gereğidir" 'fetva'sı verildi. Bu arada Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçeden aldığı pay geçen yıl yüzde 21 artırıldı.

Laik Türkiye şeriat sponsoruDİYANET-SEN BİLDİRGESİNDE DİNİ UYGULAMALARIN GENİŞLETİLMESİ İSTENDİ: Geriye gitmenin sınırı yok   
 
Üniversitelerde türbanın serbest bırakılması ile kamuda da bu yönde bir talep geleceği korkusu İslamcı çevrelerden gelen talepler ile daha da arttı. Son olarak Diyanet İşleri çalışanları "her yerde" türbanın serbest bırakılmasının yanı sıra Kuran öğretiminin daha da küçük yaşta başlanmasını istedi. Önceki gün yapılan Diyanet-Sen'in 3. Olağan Genel Kurulu sonuç bildirgesinde, "Başörtüsü, sadece üniversitelerde değil hayatın her bölümünde serbest bırakılmalıdır" denildi. Sonuç bildirgesinde, hükümetle yakın durduklarını saklarcasına genel kurula "hükümet kanadı ve Diyanet İşleri Başkanlığından hiçbir temsilcinin" katılmadığı belirtilerek, "bu duruma mana verilmekte güçlük çekildiği ve iştirak etmeme gerekçesinin ilgililere sorulmasına karar verildiği" ifade edildi. Türbanın yüksek öğretimde serbest bırakılmasıyla ilgili anayasa değişikliğine değinilen bildirgede, "Amerika'yı yeniden keyfetmeye gerek yok. Başörtüsü, her şeyden evvel bir temel insan hak ve özgürlüğü meselesidir. Aynı zamanda Allah emridir. Sadece üniversitelerde değil hayatın her bölümünde serbest bırakılmalıdır" denildi. Okullarda, din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının "büyük bir hata olduğu" öne sürülen bildirgede, "Kuran öğretimine getirilen kısıtlamaların da kaldırılması gerektiği" kaydedildi.

AKP'NİN GİRİŞİMİNDEN MEMNUNLAR

Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız da, "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kuran Kursları Yönetmeliği'nin 7. maddesinde yer alan 'ilköğretimi bitirmiş olmak' şartının kaldırılması gerektiğini" savundu. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kuran Kursları Yönetmeliği'nin 7. maddesine göre, "Kurslara kayıt olacaklarda; 'Türk vatandaşı olmak', 'İlköğretimi bitirmiş olmak veya ilköğretim çağını geçmiş ve okur yazar olmak' şartlan" aranıyor. Bunun yanında Diyanet-Sen Genel Eğitim Sekreteri Süleyman Bahadır, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AKP Hükümeti'nin son günlerde türbana ilişkin olumlu adımlar attığını belirterek "Başörtüsü dinimizin bir gereği ve temel bir insan hakkıdır. Kimsenin buna müdahale hakkı yoktur" dedi.

Diyanet-Sen Genel Eğitim Sekreteri Bahadır, Yargıtay ve Danıştay'ın türban konusunda yaptıkları açıklamaları eleştirdi. CHP Milletvekili Canan Arıtman'ın açıklamalarına tepki gösteren Bahadır, "Açıklamaları milletvekilimizin ve CHP'nin toplumumuzun dini değerlerine ne kadar uzak olduğunu ve görmezden geldiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir" dedi. Bahadır, başörtüsü konusunda atılan olumlu adımların milletin dini değerlerini görmezden gelen bazı kesimlerce baskı politikaları ile engellenilmeye çalışıldığını savundu.

Bu arada CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, son 5 yılda, Diyanet İşleri Başkanlığının izni olmadan faaliyete geçen kaç cami ve mescidin olduğunu sordu. Ersin, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu önergesinde, "AKP iktidarları döneminde, Diyanet İşleri Başkanlığından diğer resmi ve özerk kurumlara kaç kişi geçiş yaptı?

Belediyelere geçenlerin sayısı nedir? Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından atanan din görevlilerinin bulunmadığı cami ve mescitlerde kimler görev yapıyor?" sorularını yöneltti. Kadroları başka yerlere atandığı için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından atanan din görevlisi olmayan 10 bin 372 cami ve mescitte kimlerin görev yaptığı bilinmiyor.

DİYANETİN BÜTÇESİ 2 MİLYAR YTL

Türkiye'de birçok bakanlık ve müsteşarlıktan çok daha harcama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2008 bütçesi 1 milyar 998 milyon 412 bin 595 YTL. Bu rakam İçişleri Bakanlığı bütçesini geçiyor. İçişleri Bakanlığı bütçesi ise 1 milyar 264 milyon 200 bin YTL. 2007 yılma göre yüzde 21,97 olarak artırılan bütçenin yüzde 79'u personel giderlerini oluşturuyor. Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Diyanet'in Alevi vatandaşlara da hizmet verdiğini iddia etmişti. Oysa önceki gün Kadıköy'de gösteri yapan Aleviler böyle bir hizmetten söz etmedi. Aksine cemevlerinin kapatılması yönünde baskı görüyorlar. Başbakanlık bütçesi ise 1 milyar 666 milyon YTL.
 
BİRGÜN - 5 Şubat 2008

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.