1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. Mülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbe
Mülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbe

Mülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbe

Mülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbeMülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu, 'AKP-MHP koalisyonuyla' ortaya konulan üniversitelerde...

A+A-

Mülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbeMülkiyeliler: Dinsel ve neo-liberal darbe

Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu, 'AKP-MHP koalisyonuyla' ortaya konulan üniversitelerde türban yasağını kaldıran anayasa değişikliğini 'dinsel ve neo-liberal bir darbenin altyapısı' olarak nitelendirdi.

Açıklamada, '12 Mart Darbesi'nin mimarları tarafından geliştirilen ırkçı-milliyetçi ve gerici-dinci nesiller yetiştirme projesinin 12 Eylül ile uygulamaya konulduğu öne sürülerek özetle şöyle denildi: "Devletin resmi ideolojisi haline getirilen Türk-İslam sentezi doğrultusunda din dersleri zorunlu hale getirilmiş, Kuran kursları ve imam hatip okulları yaygınlaştırılmış, tarikat örgütlenmelerinin önü açılarak toplumsal yapı dinselleştirilmiştir. Bu süreç doğru okunduğunda bugünkü türban ve imam hatip 'mağduriyeti'nin bilinçli örüldüğü de açığa çıkmaktadır.

Özal'ın iktidara gelmesi ile bu ideoloji Türk-İslam-piyasa sentezi haline dönüştürülmüştür... AKP döneminde bürokraside bugüne kadar görülmemiş bir düzeyde kadrolaşmaya gidilmiş, atamalarda tarikat referansı aranır hale gelmiştir... Üniversiteleri paralı hale getirmek isteyen YÖK Başkanı'nın ilk açıklamasının 'türban özgürlüğü' doğrultusunda olması bu buluşmayı ortaya koyan somut bir örnektir...

Türkiye'de türban ya da başörtüsü bir özgürlük sorunu değil, bir baskı sorunudur. Üniversiteye gelene kadar aile, tarikat, cemaat büyüğü erkekler tarafından örtünmesi konusunda zorlanan kızlarımızın yetişkin hale geldiklerinde bilinçli bir tercih/seçimle örtünmeyi benimsediklerini ileri sürmek ancak bu toprakların sosyolojisinden bihaber olmakla mümkündür.

Bugün 'sivil anayasa' yapma iddiasını taşıyanların önünün iki darbe ile açılmış olması, tarihin doğru okunması gerektiğini ve 'sivil anayasa' adı yakıştırılan metnin dinsel ve neo-liberal sivil darbenin altyapısı olduğunun görmezden gelinemeyeceğini ortaya koymaktadır. Bunu görmezden gelen kimi 'özgürlükçü' çevrelerin giderek iktidarın çoğunlukçu kavrayışının toplumda hegemonik bir kabule dönüşmesine yol açarak AKP'nin 'organik' aydınlarına dönüşmesi kendilerinin paradoksu olarak orta yerde durmaktadır."

HABER MERKEZİ
MİLLİYET - 7 Şubat 2008

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.