1. HABERLER

  2. BASINDA ALEVİLER

  3. Müteahhit eşlerine çekidüzen öneren vekil!
Müteahhit eşlerine çekidüzen öneren vekil!

Müteahhit eşlerine çekidüzen öneren vekil!

AK Parti’nin Alevi milletvekili Hüseyin Tuğcu, türban yasağını “Güzel Sanatlar’a bikiniyle gelip, çırılçıplak...

A+A-

HÜSEYİN TUĞCUAK Parti’nin Alevi milletvekili Hüseyin Tuğcu, türban yasağını “Güzel Sanatlar’a bikiniyle gelip, çırılçıplak soyunan kızlar” örneğiyle eleştirdi; devletten iş alacak müteahhitlerin eşlerinin kendilerine çekidüzen vermesi gerektiğini söyledi.

İSTANBUL - AK Parti’nin Alevi vekili ve Başbakan’ın danışmanı Hüseyin Tuğcu; müteahhitler devletten iş alacaksa eşlerinin de kendilerine çekidüzen vermesi gerektiğini düşünüyor. “Nitekim Paşa” dediği Kenan Evren için “O büyük insan çıplak kadın ressamlığıyla tanınıyor” diye üzülüyor. Alevilerin merkez sağ olduğunu, Baykal ve yöneticiler Çerkez olduğu için CHP’den ayrıldıklarını söylüyor. Din dersinin zorunlu olmasını savunuyor; Alevi gençlerin dedelerle kaynaşmasıyla PKK’nın çözüldüğünü anlatıyor.

AK Parti’nin Alevi kurucu üyesi ve Kütahya Milletvekili Tuğcu, Referans gazetesine gündemdeki konulara ilişkin şaşırtıcı değerlendirmeler yaptı. Başbakan’ın danışmanı olduğunu, sunduğu raporlardan Başbakan’ın yararlandığını “kesinlikle gördüğünü” vurgulayan Tuğcu; ilahiyat ve eğitim bilimler fakültelerini bitirdiğini, sosyolojide master ve doktora yaptığının altını çizdikten sonra, sorular üzerine özetle şu görüşlerini ortaya koydu:

ALEVİLER SAĞIN MERKEZİNDEDİR

Türkiye’de yanlış imaj var veya yanlış bir seslendirme var son zamanlarda. Zannediliyor ki Aleviler solcudur, bu çok yanlış, çok anlamsız ve birileri tarafından ortaya atılan bir fikir bir düşünce. Türkiye’deki Aleviler merkez sağdır. Bırakın merkez sağı, sağın merkezindedir Aleviler.

ALEVİLİK SÖZEL, SÜNNİLİK YAZILI

Biz farklı bir Müslümanız demek mümkün değil. Bu konuda hiçbir tereddütümüz yok, hiçbir sıkıntımız yok. AK Parti’ye çok çok uzak olan biri partide Müslüman’dır, ama metot farklığı var. Belki kaynaklara ulaşım farklılığı var, örnek şöyle söyleyim. Alevilikle, Sünnilik arasında en büyük en belirgin farklılıkların birisi; Alevi Bektaşi kültürünün sözel kültür olması, Sünni kültüründe yazılı kültür olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çok önemli bir ayrımdır. Sözel kültür yere zamana göre değişebilir, topluma göre değişebilir ama yazılı kültürün değişmesi pek kolay değildir. Bu anlamda ister istemez tabis aradan yüzyıllar geçse de yazılı kültüre dayalı olan insanlar hep aynı kalıpta gözükmekle beraber, sözel kültürde insanların veya toplumların zaman zaman farklılıklar arz edildiği görülür.

MÜTEAHHİT EŞİ TABİİ Kİ ÖRTÜNECEK

(Devletten iş alacak müteahhitlerin eşlerinin örtünmeye başladığı haberleri üzerine) Evet tabii ki bunlar olabilir, insanın olduğu her yerde her şey mümkün. Elbette iş alacaksa, iş yapacaksa kendine çeki düzen verecektir insan. Bu yönetimin durumuna göre şekillenecektir. İnsan bir şey yapacaksa, bir şey becerecekse, bazı konularda uyuma kendini hazırlamak zorundadır. Yani düşünün bir öğrenci, üniversite mezunu iş için bir yere başvurduğunda, en azından oraya kravat takması, düzgün gitmesi, konuşması onun işe alınıp alınmasını etkiliyecektir. Tabii bu anlamda insanda gittiğinde, o işi alması ve sonuçlandırması için, başarılı olabilmesi için karşısındaki insana göre kendisine çekidüzen verecektir, bu anlamda söylüyorum çekidüzeni.

DİN DERSİ ZORUNLU OLMALIDIR

Din dersi zorunlu olmak zorundadır diyorum özellikle. Çünkü din dersi bir yetenek dersi değildir. Bu çok önemli bir nokta, bir inanç dersidir, temel derslerden biridir. Yani din dersinde ne var ki zorunluluğunu engel teşkil etsin? Din dersi ne diyor? Dürüst olun, ahlaklı olun, temiz olun, düzenli olun... Yani sosyal hayatta gerekli olan güzellikleri veriyor. Dolayısıyla milli tarih dersi, Türkçe dersi nasıl zorunlu ise; bu anlamda din dersi de zorunlu olması gerekiyor. En azından insanları toplumsal kimliğin kazanmasında önemli bir ders diye düşünüyorum.

DEDELERLE ANLAŞAMAYAN ALEVİLER ATEİST

(Aleviler için de gerekli mi, sorusu üzerine) Kesinlikle gereklidir. Sünni inanç merkezi zannedip camiye gidemeyen veya değişik sebeplerle Alevi dedelerden, kendisi Alevi olduğu halde Alevi dedeleriyle anlaşamayan, Alevi dedelerini dinlemeyen pek çok gencimiz şu anda bizim ateisttir. Ama uzak kalmak gençleri bir yerlere sürüklemektedir. Dini kavramlardan uzak olan insanların, hırsızlık yapması, kapkaçcılık yapması, ahlaksızlık yapması çok daha müsaittir. Çünkü hesap verme olmadığı için.

CAMİYE GİDENLERDE KORKU VARDIR

(Camiye gidenlerde olmaz mı, sorusu üzerine) Yani bu insanların içinde bir korku vardır, ben bunun hesabını nasıl veririm anlamında. Dini inanç ona yol göstermekte, vicdanının sesini duyup duymama anlamında, yoksa mesela PKK olayında şu anda PKK’lıların arasında Alevilerin sayısı çok azdır. Ama bir zamanlar çok fazlaydı, hatta üst kademeden pek çok PKK’lı Alevi kökenliydi.

ALEVİLER DEDELERLE KAYNAŞTI, PKK ÇÖZÜLDÜ

Bu 1970’li yıllardan sonraki dönem de başladı, baktılar ki Alevi gençler bu çıkar yolu değil. Tekrar Aleviliğe dönmeye çalıştılar, dedelerle kaynaşmaya başladılar. Bu defa bu PKK’nın üst kademesinde büyük bir çözülme oldu. Dolayısıyla yani işi şöyle bağlayabiliriz, dini inançlardan yoksun olan insanların sapkınlıkları ve topluma zararları biraz daha fazla olduğunu görüyoruz.

ÇIRILÇIPLAK SOYUNUYOR, SANAT DİYORSUNUZ

(Bir okulun belli bir giyim tarzı kuşamı standardı olmalı mı, sorusu üzerine) Olmalıdır ama bunun türbanla ilgisi yoktur. Bikini tarzında gelen öğrenciler yok mu? Bunu herkes biliyor, güzel sanatların bölümleri var, hepimizin bildiği çırılçıplak soyuyorsunuz. Buna sanat diyorsunuz, bunu sanat altında yapıyorsunuz. Yani bu mu sadece sanat? Sanat sadece ve sadece kadının soyunması mıdır, o anlamda söylüyorum. (Kimi soyuyorlar) Öğrenciyi soyuyorsunuz veya dışardan getirdiğiniz bir kişiyi soyuyorsunuz. Diyorsunuz ki, bunun resmini yap, başka bir şey yok, başka bir özellik yok, sadece o.

NİTEKİM PAŞA’YI NASIL HATIRLIYORUZ

Nitekim Paşa’yı (Kenan Evren’i kastediyor) hepimiz hatırlıyoruz. Paşa anayasaya 24. maddeyi koydurdu, bence Türk halkına en büyük hizmetlerden birisini yaptı. 24. madde din dersleri meselesidir, çok büyük bir hizmettir. Fakat Nitekim Paşa’nın en büyük özelliği de, çocuklar dahi bilmektedir ki, o büyük insan çıplak kadın ressamlığıyla tanınmaktadır. (Ayıp bir şey mi?) Hayır, ayıplığını söylemiyorum. Tanınma anlamında söylüyorum. Şimdi düşünün ki, bir orduyu temsil eden bir kişisiniz, bu çok önemli bir şey. İnsan her şeyi yapabilir. Sevap niye vardır, günah olduğu için vardır.

BİR KOMUTAN DA RESİM YAPABİLMELİ AMA

O tanrının bileceği bir konu veya Diyanet’çilerden onun fetvasını alalım. Şimdi olay şu, güzel niye vardır? Çirkinden dolayı vardır. Mutlaka çirkin olmalı ki, güzel de olmalı. Şimdi elbette devlet başkanımız da, bir komutan da resim yapabilmeli, istediği resmi yapabilir. Bunda hiçbir sıkıntı yok, ama toplumun kabullendiği değerlerin farklı yerlerde görülmesi insanı rahatsız ediyor. Şöyle düşünün. Bir imamın meyhanede olduğunu düşünün, içki içmediği halde. Meyhanede oturduğunu düşünün, vatandaş buna nasıl bakacaktır. Çok farklı gözle bakacaktır ister istemez.

BAYKAL VE CHP’NİN ÜST YÖNETİMİ ÇERKEZ’DİR

Sayın Baykal’ın çoğu kişi Türkmen olduğunu Alevi olduğunu zanneder fakat değildir. Çerkez’dir. Ve Aleviler artık CHP’de değildir. Bunun nedeni sadece Baykal’ın Çerkez olması meselesi değil, CHP’nin üst kademesinin büyük çoğunluğu Çerkez’dir şu anda, bu çok önemli bir olay yani. Çerkez olup olmaması bir partiye ne verir, ne götürür, o ayrı konu tartışılabilir, ama son dönem içerisinde CHP’nin içindeki Aleviler dışlanmıştır. Sadece birkaç kişi gösteriş şeklinde vitrinde bulundurulmuştur.

Hüseyin Tuğcu kimdir?

1959’da Kütahya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması bölümünü bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünde master ve doktora yaptı. Hacettepe Üniversitesi’nde araştırma görevlisi ve öğretim elemanı olarak çalıştı. AK Parti Kurucu Üyesi, MKYK Üyesi, Genel Başkan Danışmanı. Halen, Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Tuğcu’nun Alevi-Bektaşi kültürü konusunda çok sayıda eseri bulunuyor.

NTV-MSNBC
23 Eylül 2007

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.