Rıza ZELYUT : Böyle Bakan'ın böyle öğretmeni olur

Rıza ZELYUT : Böyle Bakan'ın böyle öğretmeni olur

Rıza ZELYUT : Böyle Bakan'ın böyle öğretmeni olurAKP Hükümeti, Aleviler'e yeni haklar sağlamak için açılım...

A+A-

Rıza ZELYUT : Böyle Bakan'ın böyle öğretmeni olurRıza ZELYUT : Böyle Bakan'ın böyle öğretmeni olur

AKP Hükümeti, Aleviler'e yeni haklar sağlamak için açılım yapıyormuş.
Yalan ki bin kere yalan...
AKP Hükümeti Aleviler'e yeni haklar vermesin de Aleviler'in var olan haklarını korusun.
Ne mi yapsın?
Alevi çocuklarına okullarda sırf Alevi oldukları için dayak atılmasını engellesinler, yeter.
Uydurmuyorum...
Gelen haberler, tanık olduğum olaylar bunu gösteriyor. AKP'nin iktidar olmasıyla hortlatılan bu düşmanlık giderek yayılıyor.

UTANÇ DUYDUĞUM MESLEKTAŞLAR

Alevi çocuklarına karşı gizliden gizliye sürdürülen ayrımcılık, okullarda şiddetleniyor derken boşuna söylemiyoruz.

İki haberi aktarıyorum:

Birinci haberin tanığı bizzat benim: Pazartesi günü Elazığ'da idim. Davetlisi olduğum Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği'ne genç bir anne ile ilköğretim okulu öğrencisi bir çocuk gelmiş; beni bekliyorlardı. Annenin ve çocuğun anlattığı özetle şu: Türkçe öğretmeni, derse geç kalınca bu çocuk da tuvalete gitmiş. Ve bu yüzden dayak yemiş. Öğrenci itiraz edecek olmuş ama yine dayakla karşılaşmış. Anne; 'Oğlumun dayak yemesi hiç önemli değil. Lakin; öğretmen daha sonra çocuğumu göstererek bunun arkadaşlarına, 'Züppeliğin Alevi olmandan belli zaten!' diyerek bizi horlamış.' diyor. Öğrencinin ve öğretmenin adını vermek istemiyorum. Çocuğun annesi, 'Oğlumun adını verirseniz okul yönetimi düşman olabilir, okuması engellenir, başına iş gelir!' diyerek korkusunu dile getirdi. Ve sordu: 'Biz onlara ne yaptık? Niye bizim çocuklarımıza böyle davranıyorlar?'

Ben de hayata Türkçe öğretmeni olarak atılmıştım. Fakat; böyle davranan bir öğretmen benim meslektaşım olamaz...

Diğer bir haber de dün gazetelere yansıdı. İstanbul Esenyurt'ta bir lisede yine bir Türkçe öğretmeni, sınıfta, 'Bu lisede Alevi var mı?' diye soruyor. Bir öğrenci ayağa kalkıp Alevi olduğunu söyleyince, bu öğretmen, 'Öyleyse benden çekeceğin var!' diye tehdit ediyor. Bu Alevi öğrenci bu öğretmenin kendisine yaptıklarını, 'Hayatımı kabusa çevirdi!' sözleriyle dile getiriyor.

Böyle olaylar sizin çocuğunuzun başına gelse, dininden, mezhebinden dolayı aşağılansa; hatta şiddete uğrasa; ne düşünürsünüz?

ÇELİK'İN ÖĞRETMENLERİ

Aleviler'e ve onların suçsuz-günahsız el kadar çocuklarına düşmanlık eden bu öğretmenler; cumhuriyetin öğretmeni değil Hüseyin Çelik'in öğretmenleridir. Böyle davranan öğretmenler; laik ve çağdaş dünyayı değil, tarikat zihniyetini temsil ederler. Milli Eğitim ne yazık ki bu tip öğretmenlerin eline geçmiş bulunuyor. Okul müdürleri de Bakan Hüseyin Çelik'ten korktukları için bunlara dokunamıyorlar. Zaten cumhuriyetçi ve tarafsız okul müdürleri de hızla görevden uzaklaştırılıyorlar.

Bu durum, AKP Hükümetinin politikasıdır. Milli Eğitim'in tarikatçilere teslim edilme projesini Başbakan Erdoğan da çok iyi bilmektedir. Bu iş için Hüseyin Çelik bakan yapılmıştır.

1995 yılında Nurculuk tarikatinin kurucusu Said-i Nursi'yi (Kürt Said) öven ve bu Cumhuriyet düşmanının fikirlerini Türkiye'nin sorunlarının çözümü için kaynak gösteren insan Hüseyin Çelik'tir. Halen Amerika'da mükellef biçimde ağırlanan Nurcu Fethullah Gülen ile fikir bağları olan Bakan Çelik; Milli Eğitim'i Fethullahçıların eline vermiştir. Fethullahçı zihniyetteki öğretmenler de sözde hoşgörülü görünüp özde işte böyle mezhep düşmanlığı yapmaktadırlar.

Amerika'yı dost, Alevileri düşman gören bu çizginin Türkiye'yi kuşattığını artık herkes görmelidir.

Bu düşmanlık sadece Alevilere değildir: Aleviler Atatürk ilkelerine ve cumhuriyete derinden bağlı oldukları için, onlar böyle ezilmek istenmektedirler.

Bu hükümetin Alevilere vereceği en büyük hak; şu anki laik cumhuriyetin kazanımlarına dokunmamasıdır.

Bir yandan Atatürk ilkelerine ve laikliğe savaş aç; bir yandan Alevilere hak vereceğim de.

Belli; okullarda Alevi çocuklarına tarikatçi öğretmenler eliyle yaptırdıklarınızdan belli.

Rıza Zelyut
Güneş - 30 Kasım 2007

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.