1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?
Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?

Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?

Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?AKP laiklik ilkesinin altını boşaltırken Diyanet'i güçlendiriyor. Gündelik hayata yapılan...

A+A-

Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?

AKP laiklik ilkesinin altını boşaltırken Diyanet'i güçlendiriyor. Gündelik hayata yapılan müdahalaler ise "mahalle baskısı" ile sınırlandırılamayacak kadar sistemli. Kürt sorunu gibi ülkenin temel başlıklarında ise ümmetleştirme bir çözüm yöntemi olarak uygulanıyor.

AKP önümüzdeki genel seçimlerden sonra gerekirse laikliği referanduma götürebileceği açıklamaları yapıyor. Bu kadar cürretli açıklamalar yapılabilmesinin arkasında laikliğin hızla aşındırılması ve buna karşı toplumsal direncin zayıflaması yatıyor.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

- 2010 yılında değiştirilen teşkilat yasasıyla Diyanet’in yetki alanı genişletildi, kadro ve bütçe olanakları artırıldı.

Teşkilat yasasının değiştirilmesinden sonra Ahmet Necdet Sezer döneminde atanan başkan Ali Bardakoğlu da değiştirildi. Bardakoğlu’nun yerine Mehmet Görmez getirildi. Görmez’in ilk icraatlarından biri Diyanet Vakfı Kadın Merkezi Başkanı Ayşe Sucu'yu görevden almak oldu. Sucu’nun başını tam örtmeyen türban modeli nedeniyle görevden alındığı ileri sürüldü.

- Görmez’in göreve gelmesiyle birlikte yandaş medaya Diyanet’in AKP’nin Ortadoğu açılımında doğrudan rol oynayacağını yazılmaya başlandı.

- Diyanet İşleri Başkanlığı, 2010 yılı sonuna kadar 10 bin 122 yeni personel alacağını açıkladı. Bunların 8 bininin kadrolu olacağını duyuruldu. Yeni alımlarla birlikte Diyanet’in kadro sayısının 130 bine yükseleceği belirtildi. AKP hükümeti döneminde Diyanet’teki kadro sayısı 60 bin arttı.

- Diyanet, kurumlar arası geçiş için de kullanılıyor. Birçoğu sınavsız alınan Diyanet personeli hızla diğer kurumlara geçiyor. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Özafşar tarafından yapılan bir açıklamada “Son 7 yılda Başkanlık'ta çalışıp da başka kuruma geçmek isteyenlerin sayısının yaklaşık 17 bin” olduğu belirtildi.

- Diyanet yükseköğretime de el attı. Diyanet Vakfı “İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi” adıyla bir özel üniversite açtı. Bu üniversiteye Balkanlar ve Kafkaslar’dan öğrenci kabul edilerek, "Türkiye tipi Müslümanlık" anlayışının tanıtılacağı belirtildi.

- Başkanlık Uzmanı Dr. Mehmet Bulut tarafından, Diyanet’in aylık dergisinde “Din Hizmetlisi Yetiştiren Eğitim Kurumlarının İdaresinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Olması Teklifleri” başlığı altında kaleme alınan yazıda, Tevhid-i Tedrisat’a aykırı olduğu halde dini eğitim kurumlarının Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanması önerildi.

Kuran kursları

- Diyanet İşleri Başkanlığı, camilerin sadece yaz tatilinde değil 12 ay, sadece çocuklara değil herkese Kuran kursu hizmeti vermesi için tasarı hazırladı.

Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?

ŞERİAT ÜNİVERSİTELERİNE DENKLİK

6 Kasım 2010 tarihinde yürürlüğe giren “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle El Ezher gibi şeriat eğitimi veren kurumlardan alınan diplomalara denklik verilmesinin önü açıldı.

TRT’NİN DÖNÜŞÜMÜ

- AKP döneminde en çok değişen kurumlardan biri TRT oldu. TRT'nin dönüşüm sürecinde yayınlarındaki dini ağırlık arttı. Bir çizgi filmdeki "domuzcuk" karakterini bile sansürleyen yeni zihniyet, TRT'nin farklı kanallarında çok sayıda dini içerikli programı yayına soktu.

TRT'de önemli görevlere Samanyolu, Kanal 7 gibi gerici medya organlarından kişiler atandı.

Seçimlere kadar laiklikten geriye ne kalacak?KUTLU DOĞUM HAFTASI VE RAMAZAN GÖSTERİŞİ

- AKP iktidarı döneminde Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri daha fazla ses getirecek biçimde düzenlendi. Geçtiğimiz yıl Milli Eğitim müdürlükleri, bazı ilçelerdeki okullara resmi yazı göndererek, her okuldan üç öğrencinin ilçede düzenlenecek “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerine katılmasını zorunlu tuttu.

- Ramazan ayında kent meydanlarında kurulan büyük iftar çadırları AKP'li siyasetçilerin de gözdesi oldu. İftarlara katılan siyasetçiler, siyasi propaganda yaptı, dini duyguları sömürdü.

İÇKİ YASAĞI

- AKP hükümeti içki ile mücadelesi çerçevesinde öncelikle ÖTV oranlarını sürekli olarak yükseltti. 2010 yılının sonunda ÖTV oranı yüzde 30 artırıldı.

- Yine son zamanlardaki gelişmelerden biri torba kanunda internet üzerinden alkollü içki satışının yasaklanmasına yönelik bir düzenlemeye yer verilmesi oldu. AKP’liler, yasağı “18 yaşından küçükleri koruyoruz” diyerek savundu.

- Pek çok yerellikte içki satışları doğrudan ya da dolaylı yollarla engellendi. İçki içilebilecek “kırmızı noktalı” mekanlar yaratılarak içki içenlerin tecrit edilmesi önerildi.

- Ankara Çayyolu ve Aydın’daki bir alışveriş merkezindeki içkili restoranlara, ailelerinin yanında giden çocukların kimliklerinin alınarak, ailelerin yanındaki çocuklar için “ailesine teslim edilmiştir” şeklinde tutanak düzenlendi.

HELAL GIDA

- TSE, DPT’nin kontrolünde "Helal Gıda Standardı" belirledi. "Helal Gıda Standardı", 2005 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen İslam Konferansı Teşkilatı toplantısında, bu konuda başı çeken Malezya'nın önermesi üzerine, Dışişleri Bakanlığı'nın da gündemine alınmış ve dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "Helal Gıda Standardı" oluşturma işiyle TSE'yi görevlendirmişti. Yükselen et fiyatlarını frenlemek için yurtdışından et ithalatı izni verildiğinde, tartışma yaratan konulardan biri gelen etlerin “helal”liği oldu.

CEMAAT VE TARİKATLAR

- AKP döneminde başta Fethullah Gülen Cemaati olmak üzere tarikat ve cemaatlerin etkinlikleri arttı ve özellikle siyasi etkileri “meşrulaştırılmaya” çalışıldı. Erdoğan, 12 Eylül referandumu sürecinde “evet” oyu için çalışan Fethullah Gülen’e teşekkür etti.

- Gülen Cemaati’nin devlet içinde kadrolaşması son hız devam etti. Özellikle polis teşkilatındaki Cemaat etkisi herkes tarafından bilinen bir gerçek haline geldi. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, tutuklanmasına yol açan "Haliç'teki Simonlar" kitabında bu örgütlenmeyi açıkca anlattı.

Türkçe Olimpiyatları

- Farklı illerde büyük kongre merkezlerinde ya da stadyumlarda düzenlenen Gülen Cemaati’nin Türkçe Olimpiyatları geçtiğimiz yıl “devlet törenine” dönüştürüldü. Hükümet üyelerinin boy göstererek, konuşma yaptığı Olimpiyatlar’da Fethullah Gülen’e övgü ve teşekkürler iletildi. TRT, bazı illerde düzenlenen Türkçe Olimpiyatları’nı naklen yayınladı.

Deniz Feneri Davası

- Almanya bağlantılı Deniz Feneri e.V. davası 2008 yılında tamamlandı. Mahkeme derneğin Türkiye’den yönlendirildiğini belirtti. Bunun üzerine Türkiye’de başlatılan soruşturma uzun süre yol alamadı. Dava dosyasının Türkiye’ye gönderilmesi sürüncemede kalınca, dosyanın kalın olduğu, fotokopi masrafının fazla olacağı söylenerek savcıların Almanya’ya gönderilmesine karar verildi. 2011 yılının lik günlerinde Cumhuriyet savcıları Almanya’ya gitti.

- Uzun yıllardır sağ hükümetler tarafından tarikatlara sağlanan dokunulmazlık AKP döneminde de güçlü bir şekilde korundu. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, ilde İsmailağa Tarikatı’nın ve Fethullah Gülen Cemaati’nin yasadışı faaliyetlerini incelemeye başlayınca, Ergenekon üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alındı. Serbest bırakılan Cihaner, AKP’nin oluşturduğu yeni HSYK tarafından “düz savcı” olarak Adana’ya tayin edildi.

- Bakanlıkların tarikatlar arasında paylaşıldığı yönünde ortaya önemli bilgiler döküldü. Bu bilgilerden biri Sağlık Bakanlığı’nın Bakan Recep Akdağ’ın tarikatı tarafından ele geçirilmiş olduğu yönündeydi.

SOSYAL HİZMETLERİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ

- AKP döneminde devletin sosyal yardım fonksiyonu hızla siyasallaştırıldı ve dinselleştirildi. Yoksul halka yapılan yardımlar sadaka kültürlürünün yaygınlaştırılması için kullanıldı.

- Özellikle seçim dönemlerinde beyaz eşya ve kömür dağıtımları yoğunlaştı. Eski Tunceli Valisi Mustafa Yaman, seçimlerden birkaç ay önce halka yaptığı beyaz eşya yardımları nedeniyle Yargıtay tarafından hapis cezasına çarptırıldı.

- Sosyal yardım alanında kurulan pek çok gerici dernek ve vakıf, büyük fonlarla yurtiçinde ve yurtdışında yardım faaliyetleri organizasyonuna başladı. Bu örgütlenmelerin pek çoğu “kamuya yararlı dernek” statüsüne kavuşturularak, devlet tarafından desteklendi.

KÜRT SORUNUNA “ÜMMETÇİ ÇÖZÜM”

- 2010 yılında AKP’nin Kızılcahamam’daki toplantısında milletvekillerinin sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kürt sorununa AKP çözümü olarak bölgeye çok sayıda imam hatip lisesi açıldığını söyledi.

- Diyanet, Türkiye genelinde “il özel irşat ekipleri” kurma projesini gündeme getirdi. Tasarıya göre irşat ekiplerinin, ülkenin birlik ve beraberliğini korumak amacıyla bölücü ve yıkıcı faaliyetlere karşı görev yapacağı vatandaşlarla camide ve cami dışında bir araya gelip teröre karşı da uyarıda bulunacağı açıklandı.

- Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kürt sorunu ile ilgili olarak vaazlar üzerinde inceleme yaptığı, vaazlarda birlik ve kardeşliğe vurgu yapılarak PKK’ye karşı mücadele edileceği, din kardeşliğinin birleştirici öğe olarak kullanılması gerektiği ifade edilmişti.

- Diyanet, Kürt illerindeki vatandaşları imamlığa teşvik etmek için “imam evleri” projesi hazırlanacağını duyurdu.

(soL-Haber Merkezi) - 06.01.2011

Konuyla ilgili dünkü haberimiz için: Laikliğin tabutuna çok çivi çakıldı

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.