Alevi Çalıştayı serzenişlerle başladı

Alevi Çalıştayı serzenişlerle başladı Alevi Çalıştayı bugün Ankara'da başladı. Yarın öğlene kadar devam edecek ve...

Alevi Çalıştayı serzenişlerle başladı
 
Alevi Çalıştayı bugün Ankara'da başladı. Yarın öğlene kadar devam edecek ve 6 oturumdan oluşacak çalıştayda, genel konular, din-devlet ilişkileri, cemevleri, eğitim, inanç önderleri ve çözüm arayışları konusunda katılımcılar görüşlerini dile getiriyor. Açılışta konuşan Alevi dernek ve vakıflarından yetkililer hükümete serzenişte bulundu.

 
Çalıştaya, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Tekin Özbil, Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Metin Tarhan, Hitit Üniversitesi öğretim üyesi Osman Eğri, Alevi postnişin Veliyeddin Ulusoy'un da aralarında bulunduğu Alevi sivil toplum örgütü temsilcileri katılıyor.

Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği tarafından Bilkent Otel önünde çalıştayı protesto eden bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Aleviliğin gizli kapılar ardında tartışılamayacağı savunularak, çalıştayın halka açılması istendi.

Alevilerin talepleri neler?

Alevilerin talepleri; zorunlu din dersinin ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ile Madımak Oteli'nin müze olması. Çalıştay'da Alevi dernekleri bu taleplerini bir kez daha hatırlatacak.

Siyasi partiler, sendika üniversite ve medya temsilcilerinin de görüşleri alınacak ve hükümet bir orta yol bulmaya çalışacak. AKP'nin hedefi bu kez bir yol haritası oluşturmak.

Bakan Çelik: "İhmalkar yaklaşımı benimsemiyoruz"

Bilkent Otel'de başlayan Alevi Çalıştayı'nın açılışında konuşan Devlet Bakanı Faruk Çelik, "Bu girişimimizde demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı kalarak vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek ve toplumsal barış için tehdit üreten engelleri aşmak istiyoruz" dedi.

Alevi vatandaşların çeşitli sorunları olduğunu bildiklerini söyleyen Çelik, tarihsel arka plana sahip bu sorunların karşılıklı önyargılar, ihmaller, göz ardı etmeler ve ilgisizlik neticesinde çözümsüz kaldığına dikkati çekti.

"Hamın pişmesine katkı sağlamayanlar pişmişe ham ekmekten geri durmamışlardır" diyen Çelik, bunların da Alevi toplumunun bazı kesimlerinde kendini ötekileştirme ve mahrumiyet psikolojisiyle bütünleşme gibi olumsuzluklara yol açtığını belirtti.

Çelik, "Alevilerin sorunları vardır ancak bu sorunlar insan hakları ve demokrasi perspektifinden ele alındığında çözüme daha açık olma şansı elde edeceğiz. Maalesef bugüne kadar sorunların çözümsüz kalması bir yana zaman zaman gündeme gelen politik beklentiler dışında Alevilere yeterince kulak verildiği söylenemez. Oysa insan haklarının temel öncelik olduğu günümüzde artık toplumsal taleplere duyarlı olunması ve insan merkezli politikaların hayata geçirilmesi modern yönetim anlayışlarının da gereğidir" dedi.

Baklan Çelik sözlerine, "Hükümet olarak Alevi kardeşlerimizin sorunları ve talepleri konusunda ihmalkar yaklaşımları kesinlikle benimsemiyoruz. Konuya siyaset ve partiler üstü yaklaşan Hükümetimiz sorunlara kalıcı çözümler bulunması, taleplerin değerlendirilmesi noktasında inisiyatif kullanma kararlılığındadır" diye devam etti.

Çamuroğlu: "Bugün tarihi bir gün"

AK Parti İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu, "bugün tarihi bir gün yaşadıklarını" ifade ederek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilk defa adlarını koyarak alevi vatandaşların sorunlarını dinledi" dedi.

"Çalıştayın Muharrem iftarlarıyla karıştırılmaması gereğini" ifade eden Çamuroğlu, "bunun bir çalıştay, Muharrem iftarının da duygusal günün paylaşıldığı bir yemek olduğunu" söyledi. Çamuroğlu, "Bu, baştan beri sürdürdüğümüz çizginin doğal sonucudur. Başta ilan ettiğimiz bir durumdur" dedi.

Reha Çamuroğlu, bir gazetecinin "İftarda masaya oturtamadığınız örgütler şu anda toplantıda bir aradalar. Bu daha mı iyi bir şey?" sorusuna şu karşılığı verdi:

"Oturtamadığımız diye bir şey yok. Zaten davet edilmemişlerdi ki oturtalım. Biz o iftara Aleviliği İslam içinde gören kurum ve kuruluşları davet edeceğimizi söylemiştik. Adı üzerinde oruç ve iftar. Dolayısıyla orada turtamadığımız diye bir şey yok. Zaten oturmaları beklenmiyordu ama biz burada hepsini davet edeceğimizi ve taleplerini alacağımızı o tarihte söylemiştik. Dolayısıyla şu an oturmaları, hep birlikte olmaları çok olumlu bir gelişme. Aslında biz bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilk defa adlarını koyarak Alevi vatandaşların sorunlarını dinledi. Bu çok önemli bir olay."

Balkız: "Mutlu başlamadık ama..."

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, "Bu sürece mutlu başlamadık ama mutlu bitmesini, iyi bitmesini istiyoruz. Çok da ümitvar olmadığımızı, şu ana kadarki süreçten gördük ve anladık. İstemlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz ve isteklerimizin arkasında olacağız" dedi.

Toplantıya katılacakların ve çalışma yönteminin kendilerine daha önceden bildirilmemesini bir eksiklik olarak değerlendiren Balkız, katılımcıların hangi kıstaslarla ve neye göre belirlendiğini anlayamadığını söyledi.

Balkız, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş'ta bulunan Hacı Bektaşi Veli Kültür Derneği ile Ankara Cem ve Kültür Evlerinin çalıştaya davet edilmediğini, bunun yerine "temsil kabiliyeti olmayan kimi yapıların" katılımcılar arasında bulunduğunu savundu.

Balkız, çalıştayda kendisine söz hakkı geldiğinde "Alevileri bölüp parçalayacak para meselesinin gündem maddesi yapılmasını, Alevi ihtarı düzenlenilmesini eleştirdiğini ve cem evlerinin yasal statüye kavuşturulmasını, Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılmasını, Madımak Oteli'nin müze olmasını, Alevi köylerine cami yapılmamasını ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını" istediklerini anlattı.

Bir gazetecinin "Çözüm konusunda ümitli misiniz?" sorusu üzerine Balkız, "Bu sürece mutlu başlamadık ama mutlu bitmesini, iyi bitmesini istiyoruz. Çok da ümitvar olmadığımızı, şu ana kadarki süreçten gördük ve anladık. İstemlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz ve isteklerimizin arkasında olacağız" dedi.

Balkız, Ankara'da düzenledikleri mitinge karşı çıkan ve muharrem ayında hükümet tarafından verilen iftara katılanlarla aynı ortamda buluştuklarını belirterek, "Kimi yandaş gazetelere manşet olanlarla burada beraberiz. Bunu büyük bir çelişki olarak algılıyor ve kınıyoruz" diye konuştu.

Ata: "Hükümete güvensizliğimiz var"

Alevi Bektaşi Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Kelime Ata da çalıştayın ilk oturumunun, Alevi kanaat önderlerinin katılımıyla yapılacağının kendilerine bildirildiğini ancak ilahiyat kökenli Osman Eğri'nin de katılımcılar arasında bulunmasının kendilerini rahatsız ettiğini ifade etti. Ata, "Aleviliğe bakışını, düşüncelerini bildiğimiz bir insan. O anlamda biraz sıkıntılı bir durum var ancak bu süreci baltalayacak kadar ciddi bir sorun değil" diye konuştu.

Bir gazetecinin "Osman Bey de Alevi kökenli bir ilahiyatçı değil mi?" sorusu üzerine Ata, "Evet Alevi kökenlidir ancak herhangi bir örgütsel temsiliyeti bulunmamaktadır" dedi.

Ata, Bakan Faruk Çelik'in toplantıda "Öyle bir mesafe almalıyız ki çözüm noktasında geri dönülmeyecek bir yerde olmalıyız" yönünde bir değerlendirme yaptığını bildirerek, bunu önemsediklerini söyledi. Ata, ancak yine de olabildiğince temkinli ve dikkatli davranmaya çalıştıklarını, çalıştayın sorunlara ne kadar olumlu bir katkı sağlayacağının gün boyunca yapılacak oturumlarla belli olacağını kaydetti.

"Hükümete güvensizliğiniz mi var?" sorusu üzerine Ata, "Tabii güvensizliğimiz var. Demokrasiyi çok hazmettiklerini düşünmüyoruz. Alevilere bakış açılarının da çok olumlu olduğunu düşünmüyoruz. Aleviliğin devletleştirilmesi gibi bir projeleri olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Doğan: "Top bizde, sonra hükümette"

Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan da "bu çalıştayın kendisi için bir sürpriz olmadığını", Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la Dolmabahçe'de yaptığı görüşmede Alevi açılımı konusunda yapılacakların gündeme geldiğini söyledi.

Erdoğan'ın yerel seçimler öncesinde böyle bir çalışmanın yapılmasının uygun olmayacağını, kamuoyunda bunun "siyasi bir manevra, seçim rüşveti" olarak değerlendirilebileceğini ifade ettiğini belirten Doğan, çalışmanın seçimlerden sonraya ertelendiğini dile getirdi.

Doğan, "Bu toplantıdan bir çözüm çıkar mı?" sorusu üzerine bunun sadece bilgilendirme toplantısı olduğunu, dolayısıyla çözüm beklemediğini ifade etti.

Doğan, Bakan Çelik'e "bir daha böyle bir toplantıya katılmayacağını" söylediğini bildirerek, 20 yıldır hükümetlerİ Alevilerin sorunlarıyla ilgili olarak bilgilendirdiğini ancak hiç çözüm önerisi almadıklarını kaydetti. Bu çalıştay ile Alevilerin sorunlarını bir kez daha ifade edeceklerini belirten Doğan, "Şu anda topu bize attılar. Bundan sonraki toplantıda top hükümette olacak. Hükümet, kendi çözümlerini bizimle tartışmalı" dedi.

Alevi topluluğu arasında bazı konularda görüş ayrılıkları bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Doğan, "Görüş ayrılıkları hükümetin işini biraz zorlaştırır gibi görünür ama 25 milyonluk bir kitlede herkesin aynı düşünceyi savunmasını bekleyemezsiniz. Bu haksızlık olur. Ben inanıyorum ki Alevi İslam anlayışını benimsemiş olan halkın yüzde 99.9'u Aleviliğin ders kitaplarında okutulmasını, devlet nezaretinde okutulmasını ister. Bunun dışında tavır almak, siyasi yaklaşımdır. Bu yaklaşım, kültürel bir yaklaşım olmaz. Bazı arkadaşlar farklı düşünebilirler. Orada da takdirini kullanacak olan hükümettir" diye konuştu.

Özdil: "Sadece dinleniyoruz"

Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Tekin Özdil, "6 toplantının ilkinde sadece dinleniyoruz. Onun dışındaki gelişmelerin hiç birinde yer almıyoruz" dedi.

Çalıştayın usulüyle ilgili bir takım hatalar tespit ettiklerini ve gerekli uyarıları yaptıklarını belirten Özdil, gündemin kendilerine daha önce gönderilmemesinin önemli bir eksiklik olduğunu söyledi. Çalıştayı "bir başlangıç" olarak değerlendiren Özdil, diyaloğa yönelinmesi için usul konusundaki sıkıntıların giderilmesinin gerektiğini kaydetti.

Konunun asıl tarafının Aleviler olduğunu ifade eden Özdil, "Ancak 6 toplantının ilkinde sadece dinleniyoruz. Onun dışındaki gelişmelerin hiç birinde yer almıyoruz. En son noktayı koymadan tekrar toplanılması konusunda bir irade oluşturulmuş değil" dedi.

Özdil, geriye kalan 5 oturumda tartışılanlar hakkında da bilgi sahibi olmak istediklerini vurgulayarak, toplantılar dijital kayıt altına alındığını ve bu kayıtların kendilerine iletilmesini istediklerini bildirdi. Tekin Özdil, son değerlendirme toplantısının da Alevilerin görüşlerine yer verilmesini beklediklerini ifade etti.

Geçmez: "Hoş olmadı"

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, bu açılımı ve diyaloğu benimsediklerini ve önemsediklerini, ancak katılımcılar konusunda bazı rahatsızlıklarının bulunduğunu söyledi. Kendilerine bu ilk oturuma sadece Alevi kanat önderleriyle sivil toplum kuruluşu liderlerinin katılacağının, akademisyenler ve siyasetçiler için de ayrı bir oturum düzenleneceğinin bildirildiğini ifade eden Geçmez, ancak bugünkü  oturumda ilahiyat kökenli ve siyasetçi katılımcıların bulunmasının "hoş olmadığını" öne sürdü.

Geçmez, "Hacı Bektaş Belediye Başkanı davet ediliyorsa, Tunceli Belediye Başkanının da çağrılması gerekirdi" dedi.

Ercan: "Hiç böyle ortam olmamıştı"

Alevi Dedesi Muharrem Ercan ise çalıştayı "bir gelişme" olarak gördüğünü belirterek, "Ne Osmanlı ne Cumhuriyet döneminde böyle bir ortam olmamıştır" diye konuştu. Ercan, sorunların çözümü için çalıştayın ilk adım olacağını ve bu çabayı iyi niyetle karşıladığını kaydetti.

Necdet Subaşı: "Gerileme söz konusu değil"

Alevi Çalıştayı moderatörü Necdet Subaşı, çalıştayın uzlaşma içinde sürdüğünü belirterek, "Çünkü birbirimizi dinlemek uzlaşmaktır. Toplantıda herhangi bir gerilme söz konusu değil" dedi.

Subaşı, Bilkent Otel'de düzenlenen Alevi Çalıştayı'na verilen öğle yemeği arasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Çalıştay, Reha Çamuroğlu'nun başlattığı Alevi açılımının devamı mı yoksa yeni bir süreç mi?" sorusu üzerine Subaşı, "yeni bir süreç" olarak nitelediği çalıştayın AK Parti Hükümetinin şimdiye kadar gerçekleştirdiği girişimleri devralan ve bu girişimler üzerine inşa edilen bir program olduğunu söyledi.

Daha çok "bilmeye ve duymaya" odaklı bir çalışma olarak tanımlanabilecek çalıştay konusunda iyimser olduğunu dile getiren Subaşı, "Gayet güzel gidiyor. Herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Şimdi giderek konuyu derinleştirmeye ve yavaş yavaş sorunların temeline inmeye çalışıyoruz" dedi.

Şimdiye kadar bir müzakere ortamı bulamamış farklı kesimden kişilerin bir araya gelip konuşabilmesinin çok da kolay olmadığına dikkati çeken Subaşı, sabahki oturumlarda bu durumun yarattığı bir çekingenlik olduğunu, bu çekingenliğin öğleden sonraki oturumlarda ortadan kalkacağına inandığını ifade etti.

Alevilerin çok çeşitli talepleri bulunduğunu kaydeden Subaşı, çalıştayın Alevilere bu talepleri dile getirme, devlete de sorunları çözebilme konusunda Alevilerden yardım isteme imkanı vereceğini kaydetti.

Alevilerin çalıştayla ilgili pek çok konuyu son anda öğrendikleri yönünde şikayetler bulunduğununu hatırlatılması üzerine Subaşı, bu konuda pek çok eleştirinin kendisine de ulaştığını ancak katılımcılar hakkında kamuoyunun çok yakından tanıdığı kişiler haricinde bilgi vermediklerini belirtti.

"Dışarıda kaldığını" düşünenler olabileceğine işaret eden Subaşı, çalışmanın formatı gereği söylem gruplarının davet edildiğini, işi örgüt düzeyinde tutmadıklarını dile getirdi.

Subaşı, Aleviler hakkında sağlam bir bilgiye, kanaate sahip olduktan sonra diğer çalıştaylara yöneleceklerini, buradan aldıkları verilerle 15-20 gün sonra akademisyenlerle konuyu ele alacaklarını bildirdi.

Subaşı, "Akademi dünyasını romantizmden uzaklaştırıp gerçeğe dönmeye davet edeceğiz" dedi.

"Uzlaşma sağlanan bir konu oldu mu?" sorusunu da Subaşı, "Hep uzlaşma içinde gidiyoruz çünkü birbirimizi dinlemek uzlaşmaktır. Toplantıda herhangi bir gerilme söz konusu değil. Tabii ki sertleşme anları olacak. Onlara da hepimiz hazırız. Ancak gayet güzel gidiyor" diye yanıtladı.  

CNNTURK - 3 Haziran 2009

Basında Aleviler Haberleri

Can Dündar: Aleviler tarih yazıyor!
Hilal Nesin’e sistematik saldırı
Alevi Kadınların ilk ve tek dergisi PELGÜZAR