Aleviler 'Tebliğ'lerin Odağında

Aleviler 'Tebliğ'lerin OdağındaBİRGÜN GAZETESİ DİZİ YAZI VE ARAŞTIRMA DOSYALARI / MAHALLE BASKISINDAN DEVLET BASKISINA  İSTANBUL’UN...

Aleviler 'Tebliğ'lerin Odağında

BİRGÜN GAZETESİ DİZİ YAZI VE ARAŞTIRMA DOSYALARI / MAHALLE BASKISINDAN DEVLET BASKISINA
 
İSTANBUL’UN YENİ CEMAAT CENNETİ: BAĞCILAR
    
Bağcılar ilçesi, son 20 yılda genişleyerek başta medya kuruluşlarının merkezi, bazı bankaların kurumsal şubeleri, tekstil işletmeleri, otomotiv kuruluşları gibi hayli yaygın bir yatırım alanına dönüştü...

Bağcılar’da, bu nitelikler nedeniyle önemli farklılıklar yaşanıyor. Muhafazakârlaşma yolundaki dinamikleri ise, ilçede çalışmaları hayli yoğun olan cemaatlerden ve bizzat belediyeden kaynaklanıyor...

Bağcılar, İsmailağa ve İskenderpaşa cematlerinin Fatih’ten sonraki ikinci merkezi olarak biliniyor. Buna ek olarak, Nur Cemaati’nin çalışmaları da büyük bir yaygınlık gösteriyor. 24 adet Kuran Kursu’nun hemen tamamı çeşitli cemaatlerin denetimi altında. İki kursun ise Süleymancılara ait olduğu söyleniyor. Gidilen ilçeler arasında Kuran Kursları’nın en profesyonel şekilde işlediği Bağcılar’da, bu kurslara giden öğrenciler üniforma bile giyiyor. Yardım derneklerinin çalışmaları da benzer şekilde büyük bir ağırlık kazanmış durumda. Belediye, Bağcılar’ın meskûn mahallelerinde ramazanı gündelik yaşamın merkezine dönüştürmüş durumda.

Bağcılar’ı ayrıksı kılan özelliklerinden biri ise, gecekondulaşma sonrası siteleşme ve yap-sat apartmanlaşma sürecinin çok hızlı bir şekilde ilerlemesi. İlçedeki iş merkezlerinin tahrik ettiği bu süreç nedeniyle kimi mahallelerde gecekondularla söz konusu siteler iç içe ve bu kesimler arasında da bir gerginlik ve iletişimsizlik ortamı mevcut. Söz konusu sitelerden bir bölümü ise muhafazakâr bir nitelik sergiliyor.

Bağcıların en muhafazakâr mahallesi ise Kirazlı. İsmailağa Cemaati’nin denetimindeki bu mahalledeki Kuran Kursu daha önce basında da gündeme gelmişti. Merkez Mahallesi ise Ebubekir İlim ve Hizmet Vakfı’nın denetiminde. Bağcılar’da ayrıca Fethullah Gülen Cemaati’ne bağlı olduğu ileri sürülen Ensar Koleji de ilçenin en önemli eğitim kurumlarından biri görünümünde. Nur Cemaati’nin İstanbul’daki üniversitelerde okuyan öğrenciler için tuttuğu cemaat evlerinin yoğunluğu da alınan bilgiler arasında.

SİTELERDE KLAN HAYATI

Bağcılar, kent merkezine yakınlığı ve karmaşık yapısı nedeniyle her yaştan, her düşünceden ve eğitim düzeyinden kadına rastlanılabilen bir yer. Bağcılar’ın ağırlıklı olarak iş merkezlerinin bulunduğu Güneşli çevresindeki yeni yapılaşan alanlarda oturan ve çalışan kadınlar, birkaç yıl öncesine göre daha rahat olduklarını söylüyorlar ki bunda siteleşmenin payı büyük. Ancak siteler de tamamen şehirden kopuk değil. Örneğin Kirazlı Park Sitesi tam da Kirazlı Kuran Kursu’nun yakınında bulunuyor ve sitede oturanların büyük bir bölümünü de muhafazakâr aileler oluşturuyor.

Sitedeki kimi dairelerin de cemaat evi olarak kullanıldığı ifade ediliyor.

Varlıklı muhafazakâr ailelerin yerleşmeye başlamasıyla birlikte Bağcılar modern türbanlıların sayısının giderek arttığı bir görünüme bürünmeye başlamış. Bu durum bir kadının gözlemleriyle şöyle ifade edildi.

Sitemizdeki muhafazakâr ailelerin tamam birbirlerini tanıyor ve etraflarıyla kurdukları ilişkiler de yukarıdan ve küçümseyici. Aslında bir klan gibi yaşıyorlar. Sürekli birbirlerini ziyaret ediyorlar, birbirlerinin çocuklarına bakıyorlar, sanki birbirlerini takip ederek buralara geliyorlar. Onları sitenin bahçesinde gördüğünüz zaman sanki özel bahçelerine girmiş gibi kendinizi rahatsız hissediyorsunuz. Buralarda yaşıyorsanız asıl sorun evinize dönerken çıkıyor. Laf atanlar siteden değil, onların kim olduğunu bilemezsiniz. Ama siteye biraz geç bir saatte girer ve görülürseniz bakışlarıyla adeta sizi itham ediyorlar. İçinizden ‘bir daha yapmayacağım’ diyorsunuz.”

Aynı siteden konuştuğumuz türbanlı bir genç kadın ise, siteye taşınanların genellikle bir şekilde birbirlerini tanıyan aileler olduklarını doğruluyor ve bunun köylerinden şehre taşınan ailelerin birbirlerine yakın oturmaya çalışmalarıyla aynı olduğunu söylüyor:

“Doğrudur, biz birbirimizi tanıdığımız ve işten arta kalan zamanlarda da birbirimizle gidip geldiğimiz için onları dışlıyor gibi görünebiliriz.”

CEMAATLERİN KURS REKABETİ

Bağcılar’da bulunan kız Kuran Kursları özellikle gecekondu mahallelerinde muhafazakârlaşma yönünde çok büyük bir işlev görüyor. Ağırlıklı olarak İsmailağa Cemaati’nin denetimindeki bu Kuran Kursları’nın en önemli özellikleri diğer mahallelerdekine oranla çok daha örgütlü ve profesyonel bir görünüme sahip olmaları.

Yenimahalle’deki Kuran Kursu dört katlı, Kirazlı Merkez Camii’nin altında bulunuyor. İsmailağa Cemaati’ne yakın bir işadamı tarafından yaptırılmış. Hem kız hem de erkek öğrencileri kabul ediyor, öğrencilere burs ve yatacak yer imkânı da sağlanıyor. Kız öğrenciler de üniforma biçiminde tek tip kıyafetle dersleri izliyor. Yatılı öğrencilerin kursa giriş çıkışları son derece ağır bir biçimde denetleniyor. Bununla birlikte kütüphanesi, bilgisayar laboratuvarı, sınıfları ve etüt salonlarıyla kurs hayli modern bir görünüm arz ediyor. Eğitim döneminde düzenli öğrencileri kabul eden kurs, yazları ise çevreden gelen öğrencilere din dersleri ve Kuran eğitimi veriyor. Görüşülen kişiler Bağcılar’daki diğer Kuran Kurslarının da aşağı yukarı aynı nitelikleri taşıdığını söylüyorlar. Kuran Kursları aynı zamanda cemaatlerin Bağcılar içindeki rekabet mekânları görünümündeler.

BURSLARDA KIZ-ERKEK AYRIMI

Gecekondu mahallelerinde oturanlardan öğrenci olmayan hemen bütün kadınlar türbanlı. Diğer ilçelerin mahallelerinde olduğu gibi bu mahallelerde de yoksullara yönelik yardım faaliyetlerinden söz ediliyor. Buradaki farklılık ise yardım faaliyetlerini gerçekleştiren dernek ve vakıfların merkezlerinin de Bağcılar’da olması.

Örneğin Ebubekir İlim ve Hizmet Vakfı bu yardım faaliyetlerinin merkezinde yer alıyor. Erkek öğrencilere üniversite ve lise eğitimleri için de burs veren vakıf, kız öğrencilere böylesi bir hizmet sunmuyor. Kız öğrenciler eğer isterlerse Güngören ilçe sınırları içinde kalan Fetih Kur’an Kursu’na kabul ediliyor.

Konuştuğumuz kadınlar, gecekondu mahallelerindeki pek çok ailenin bu dernekten gelen yardımlardan yararlandığını ifade ediyor. Bu vakfın çalışmaları arasında tesettür konusundaki tebliğ önemli bir önem taşıyor. Bu konuda kitapçıklar, broşürler dağıtıyorlar. Mahallelerde tebliğ çalışmalarında bulunan vakıf özellikle yoksul bölgelerde ciddi bir taraftara sahip. Kadınların, yalnızca vakfa ya da vakıfla ilişkili sohbet toplantılarının yapıldığı evlere giderken bile olsa küçük çocuklarının da başlarını örttüğü ifade ediliyor.

‘HANIMLAR MECLİSİ’ İŞBAŞINDA

Kadınlarla ilgili sözü edilebilecek Bağcılar’a özgü bir başka durum ise, Belediye’nin “Hanımlar Meclisi”nin çalışmaları. Hemen tamamının türbanlı kadınlardan oluştuğunu öğrendiğimiz bu Meclis yaygın bir yardım ağına sahip. Bununla birlikte çeşitli kermesler, sosyal faaliyetler çerçevesinde de Bağcılar’da yaşayan kadınları etkileme potansiyeli olduğu söylenebilir. Yine kadınlarla ilgili olarak Bağcılar Belediyesi’nin doğrudan yönlendirdiği bir diğer etkinlik alanı ise Mahalle Konakları. Mahalle muhtarlıklarının, sağlık ocaklarının, çeşitli eğitim faaliyetlerinin verildiği kursların bulunduğu bu konaklarda çalışan kadınların hemen tamamı doktor, hemşire, eğitimci, spor eğitimcilerinden oluşuyor. Kadınlara yönelik kurslara katılanlar da benzer nitelikte ve genellikle türbanlı. Spor salonlarının da bulunduğu bu konaklarda kadınlar ve erkekler ayrı saatlerde hizmetlerden yararlanıyorlar.

GENÇLERİN KAÇIŞ YERİ AVM’LER

Bağcılar, İstanbul’da gidilen ilçeler arasında genç nüfusun sosyalleşme ortamları anlamında en fazla alternatife sahip olduğu ilçe görünümünde. Alışveriş merkezleri (AVM), buralardaki sinemalar, ana caddeler üzerindeki internet kafe ve kafeler bu anlamda geniş olanaklar sunuyor. Genç kızları caddeler üzerindeki internet kafe ve kafelerden çok, alışveriş merkezlerinde görmek mümkün. Burada konuştuğumuz genç kızların buna getirdikleri açıklama, alışveriş merkezlerindeki kafelerin daha korunaklı olduğu yolunda.

Ana caddeler üzerindeki kafelere gecekondu mahallelerinden “eğitimsiz” insanların da gelmesi nedeniyle sık sık buralarda rahatsız edildiklerini ifade eden genç kızlar, alışveriş merkezlerindeki önlemlerin buralarda daha rahat etmelerini sağladığını ifade ediyorlar. Yeni açılan Güneşli Hayatpark Alışveriş Merkezi bu anlamda bir tür ‘moda mekân’ olarak değerlendiriliyor. Ne var ki buralar da daha çok lise öğrencisi gençlerin ya da yaşıtlarının tercih ettiği yerler.

Bunun dışında gençler, eğlenmek ya da zaman geçirmek için daha çok Taksim’e, arada bir Bakırköy’e gitttiğini söylüyor. Bağcılar’da, örneğin uzun saçlı ya da küpeli erkeklere yönelik bir baskı olup olmadığını sorduğumuzda ise, “Hangi saatte, nerede dolaştığınıza bağlı olarak değişir. Bağcılar’da yaşayıp da böyle alışkanlıkları olan genç yok denecek kadar azdır. Gündüz saatlerinde burada olanlar da dışarıda yaşıyordur. Buralılar onlara bulaşmazlar. Ancak burada yaşadığınızı biliyorlarsa da rahat bırakmazlar” yanıtını veriyor gençler.

Kız-erkek arkadaşlıklarına Bağcılar’da nasıl bakıldığını sorduğumuz da ise; Bağcılar’ın değişken bir yapısı olduğunu söylüyor. Gençlerin birbirleriyle görüşebilmek için kapalı alışveriş merkezlerini tercih ettiklerini, sokakta görülmeleri halinde ailelerinden ve komşularından gelecek baskılardan çekindikleri belirtilerek şu noktalara dikkat çekiliyor:

Bu konuda en cesur olanlar türbanlılar. Buraya istedikleri gibi geliyorlar. Benim din-iman işlerine rağbet etmememin nedeni de onlar. Başlarını örtüyorlar ama istedikleri herşeyi de yapıyorlar. Başı açık bir kız yapsa dedikodu oluyor, rahat bırakmıyorlar, ama başlarını örtünce ne yaparlarsa yapsınlar namuslu kalıyorlar. Bir de özellikle gecekondu mahallelerine yakın yerlerdeki internet kafelerde liseli gençler uyuşturucu ve pornografiyle tanıştırılıyor. Oralar ayrı birer âlem. Kimse karışamıyor. Ne zabıta ne polis. Okul çevrelerinde hepsi. Okul yönetimleri de bir şey diyemiyor.”
 
“AKP, BAĞCILAR’I KOCA BİR KÖYE ÇEVİRDİ”

Bağcılar’da kültürel etkinlikler açısından belediyenin dini motifli faaliyetlerinin dışında bir etkinlikten söz etmek olanaksız. Çalışan kesimler, etkinliklere zaman olmadığı ve içeriğin genelde din olması nedeniyle katılmadığını beyan ederken, gençler zaman olsa bile bu tür etkinliklerin hiçbir cazibesi olmadığını vurguluyor.

Kutlu Doğum Haftası, muhafazakâr edebiyatçılarla ilgili anma ve şiir etkinlikleri, dini konferanslar bu etkinliklerin başında geliyor. Gençlerin bir kısmı, Bağcılar’ın İstanbul’un içinde yer almasına karşın, adeta büyük bir köy olduğunun altını çizerken; bu  durumun özellikle AKP’li belediye ile birlikte arttığına işaret ediyor. Gündüzleri ev toplantılarına gidilen, geceleri yine haremlik selamlık toplantıların düzenlendiği bir yaşamın göze çarptığı anlatılırken, cemaatlerin faaliyetlerini yoğunlaştırması ile birlikte; ilçede sosyal hayata dair pek belirti olmadığının altı çiziliyor.
 
ALEVİLER ‘TEBLİĞ’LERİN ODAĞINDA

Bağcılar’da, daha çok Erzincan, Sivas ve Trakyalı Aleviler bulunuyor ve yaşadıkları Ateştuğla çevresinde son birkaç yıla kadar hiçbir sıkıntı yokken, ancak son yıllarda bu çevreye de Sünnilerin taşındığı ve bu kesimin belirgin biçimde Aleviler’den uzak durmaya çalıştığı aktarıldı. Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın son zamanlarda İranlıların da katıldıkları Mehdilikle ilgili bir konferansın açılışına katılarak ve belediyenin hemen her işinde Sünniliğin ya da dindarlığın vurgulandığını kaydeden bir Alevi şunları söyledi: “Bağcılar’da okulların, sokakların, caddelerin isimlerini bile kendi adamlarının isimleriyle değiştiriyorlar. Her fırsatı bunun için değerlendiriyorlar. Okullarda din dersleri yetmiyor, konferanslar veriyorlar. Namaz kıldırıyorlar. Sürekli tebliğ ediyorlar. Bu baskı değilse baskı daha nasıl olur ki? Belediyede çalışan kadınların büyük bölümü türbanlı. Belediye bizimle karşı karşıya gelmek de istemiyor. İşlerini cemaatlere, tarikatlara göz yumarak yapıyor. Bağcılar’ın her yerinde ayrı bir cemaat, ayrı bir tarikat var. Fakirlere yemek dağıtıp, çocuklarını Kuran Kursları’na alıyorlar, hafız yapıyorlar, hoca yapıyorlar. Buradaki mahallelerde zaten çocuk sayısı fazla, insanlar çocuklarından kurtulmak için tarikatlara veriyorlar. Kendileri de çıkar için müslüman oluyorlar.”

İLÇEDE İÇKİ YASAĞI ALENİLEŞTİ

Bağcılar, İstanbul’da araştırma yapılan ilçeler arasında alkol konusunda en çok sorunun yaşandığı yer. Karmaşık yapısından dolayı farklı uygulamaların görüldüğü Bağcılar’da içki yasağı iyice alenileşmiş durumda. 2005’te içki ruhsatı verme yetkisinin emniyet müdürlüklerinden belediyelere geçmesinden itibaren alenen içki yasağı uygulayan Bağcılar Belediyesi, bu alanda kendince özel yöntemler de geliştirmiş görünüyor.

Büyük iş merkezlerine, banka ve medya binalarına yakın yerlerde içki ruhsatının zor olsa da alınabilir olduğu, ancak Bağcılar’ın içinde yeni içki ruhsatı almanın imkânsızlığına dikkat çekildi. Bir işletmecinin görüşmemizde dile getirdiği; “Zaten son yıllarda içkili mekânların sayıları iyice azaldı. Belediye çeşitli bahanelerle ruhsatları iptal etti 2005’te. Çok az ruhsat uzatıldı. O ruhsatların uzatılması için de büyük kavgalar çıktı. Şimdi de sürekli zabıta kontrolü ve saat sınırlaması getirdiler. İstanbul’un pek çok yerinde içkili mekânlara saat  4’e kadar izin vardır. Bizim saat 1’de kapatmamızı istiyorlar. Saat 1’de kapımızda zabıta beliriyor, eğer kapatmıyorsak para cezası veriyor ya da belirli sürelerle kapatıyorlar. Ramazanda, kontroller daha da sıkı, işletmeler de bahane bulmasınlar diye ramazan boyunca kapatıyor. Daha önce bir araya gelip belediyeyi protesto ettik, ancak hiçbir işe yaramadı. Bu konuda kesin kararlılar. Bağcılar’da içkili mekân bırakmayacaklar. Ceza ödemekten bunalıp birer birer dükkânlarını kapatıyor insanlar. Belediyenin bu davranışı başkalarını da cesaretlendiriyor.”

Belediyenin iskânı olmayan bölgelerde içkili mekân ruhsatı verilmeyeceğine ilişkin düzenlemeyi bahane ederek pek çok ruhsatı iptal ettiğini anlatan bir başka işletmeci ise bakın neler söylüyor:

“Bağcılar’da iskânlı yer mi var ki? Bugüne kadar bunu işletmediler de şimdi mi akıllarına geldi? Bu durum kasıtlıdır. Belediye güvenliği gerekçe göstererek alkollü yerleri erken kapattırmaya başladı. Sanki meyhaneden çıkan, alkol kullanan herkes sokağa dalıp kadının-kızın peşine düşüyormuş gibi davranıyorlar. Asıl cüppeliler, sarıklılar bizim kadınlarımızı rahatsız ediyor. Onlara hiçbir şey söylemiyorlar.”
 
BİRGÜN - 13 Mart 2009

Basında Aleviler Haberleri

Can Dündar: Aleviler tarih yazıyor!
Hilal Nesin’e sistematik saldırı
Alevi Kadınların ilk ve tek dergisi PELGÜZAR