Ali Duran Topuz: Aleviler için bu yıl da bu dağların karı erimez

gazete duvaR Genel Yayın Yönetmeni, yazar Ali Duran Topuz, 'Bu yıl da bu dağların karı erimez' başlığıyla kaleme aldığı yazıda, cemevlerinin camilerin alternatifi olmadığını belirterek...

gazete duvaR Genel Yayın Yönetmeni, yazar Ali Duran Topuz, ‘Bu yıl da bu dağların karı erimez’ başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

“Nereden çıktı bu cemevi? Tarihte var mıydı, yok muydu? Cem lafı tarihî tabii ama “evi” lafı hiç öyle durmuyor. Hane değil, beyt değil, dergah değil de ev? Niye?” sorularıyla yazısına başlayan Topuz, yazısının devamında şunlara yer verdi:

“Cemevi, yani cem yapılan ev. Ev işte, kutsallık içermez, sadece ev olmazsa hayatın sürmesi zor olur, kıymet veren budur, kutsallık duygusuna yol açan budur. Cemevi, “kutsal” bir yer olarak değil, kutsalın icrasını, ibadetin icrasını mümkün kılan ve koruyan bir yer olarak oluştu. Şehirde cemevleri bu sebeple kuruldu. Bilemediniz elli yıl içinde. Ne camiye alternatif, ne başka yere. Sünni değil ki camiye alternatif mekân inşa etsin. Ev, ne işe yararsa o işe yarar: İçindekileri korur, saklar, mahremiyeti sağlar, kem gözleri, nekes bakışları uzak tutar. Hatta ev, hayırhah olanı da, iyilikten yana duranı da uzak tutmaya yarar. Mahremiyet gereği. Peki neyi koruyor bu ev? İçindekileri. İçinde bir araya gelenleri. Neden? Cemevi duvarlarına konulan işaretleri bildiniz mi, işte o işaretleri koyanlardan, mesela. Mahremiyet demiştik bir de. Toplantının mahremiyeti, cem ayininin mahremiyeti, yasın mahremiyeti, şenliğin mahremiyeti, hüznün mahremiyeti… Mahremiyet ve güvenlik. İnsan olmanın çok önemli iki gereği, insanlık haysiyetinin iki gereği.”

Cemevleriyle ilgili konunun,  yurttaşın başka yurttaşlara sağlanan haklardan eşit şekilde yararlanması meselesi olduğunu vurgulayan Topuz şöyle devam ediyor:

“Devlet diyor ki, ben ibadethanelere suyu, elektriği ücretsiz veririm, ibadethane olan yeri imar planlarında gösteririm, destek, yardım, kolaylık sağlarım. Amenna. İşte kilise, havra, cami bu şekilde destek, yardım, kolaylık görür. Alevi yurttaşlar da aynı hakkı talep etti, ediyor. Anayasa’da eşitlik diye bir şey var ya, eşitlik istiyorlar işte. İbadet ettiğimiz, yası matem orucunu açtığımız, kurbanlarımızı paylaştığımız, lokma dağıttığımız, hakka yürüyen canlarımızı yolcu ettiğimiz yer, diğer inanışların ibadethanelerine yaptığınız gibi, kamu kaynaklarından yararlansın… Devletin kapıları duvar haline getirmesi, bu ayrımcılığı, dışlamayı ve saldırganlığı beslemekten başka işe yaramaz.

Topuz yazısının sonunda Pir Sultan Abdal’ın bir sözüne atıfta bulunarak “ beş yüz yıl sonra bir kere daha anladık ki, Aleviler için bu yıl da bu dağların karı erimez.”

Yazının tamamı için;

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/01/20/bu-yil-da-bu-daglarin-kari-erimez/

Basında Aleviler Haberleri

Can Dündar: Aleviler tarih yazıyor!
Hilal Nesin’e sistematik saldırı
Alevi Kadınların ilk ve tek dergisi PELGÜZAR