'Çalıştayda Müzakere var İttifak Yok'

'Çalıştayda Müzakere var İttifak Yok'Alevi Açılımı Koordinatörü Necdet Subaşı, Alevi çalıştayları sonucunda...

'Çalıştayda Müzakere var İttifak Yok'

Alevi Açılımı Koordinatörü Necdet Subaşı, Alevi çalıştayları sonucunda hazırlanan ön rapora ilişkin, üretilmiş ezberler yerine raporun sakince okunması ve eksiklikler üzerine çalışılması gerektiğini belirtti.

Alevi Açılımı Koordinatörü Necdet Subaşı, Alevi çalıştayları sonucunda hazırlanan ön rapora ilişkin, ''Bu raporu, örgüt disiplini içinde üretilmiş ezberlere takılmak yerine, bunlardan zihnimizi arındırarak sakince okumak ve raporun eksikliklerini gidermek zorundayız'' dedi.

Subaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyelerine sunulan ön raporun, 7. çalıştayda öne çıkan konulara odaklandığını, çalıştayların içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olamayanlar için bir enformasyon kaynağı olduğunu söyledi. Subaşı, ön raporun kamuoyunda bir müddet tartışılacağını ve bu tartışmaların nihai rapor hazırlanırken ön rapora getirilen eleştirilerin de dikkate alınacağını bildirdi.

Asıl nihai raporun, istenilen standartlarda, istenilen talepleri karşılayacak şekilde bir kaç ay içinde tamamlanacağını dile getiren Subaşı, nihai raporun, Hükümet'in Alevi açılımı konusunda atması gereken adımların referansı olabilecek bir yol haritası işlevi göreceğini kaydetti.

Subaşı, nihai rapordan beklenen şeyleri ön rapordan beklemenin ''yersiz'' olacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu raporu çok soğukkanlılıkla okumak gerekir. Burada herkes kendi dilini, kendi beklentilerini bulmak zorunda değil. Bu rapor 7. Çalıştay'da ortaya çıkan havayı yansıtmak üzere kaleme alınmıştır. Ayrıntılı bir çözümleme nihai raporda olacaktır. Bu raporu, örgüt disiplini içinde üretilmiş ezberlere takılmak yerine, bunlardan zihnimizi arındırarak sakince okumak ve raporun eksikliklerini gidermek zorundayız. Bu rapora girmediğini, yansımadığını düşündüğümüz şeyleri yansıtmak durumundayız. Bu gizli saklı bir operasyon değil ki... Kimse mühendislik yapmıyor.

Tabii ki duygusal bir alanda çalışıyoruz. Siyasi ve agresif boyutları olan bir tartışmayı sürdürüyoruz. Sorunun çözümünden yana olanlar var. Bir şekilde bilerek ya da bilmeyerek çözümü tıkayanlar var. Biz bütün bunları sürecin bir parçası olarak görüyor, anlayışla karşılayarak elden geldikçe süreci verimli bir şekilde ilerletmeye çalışıyoruz.''

''AÇILIM, ÇALIŞTAYLARLA BİTMEYECEK''

Çalıştayları, sorunların belli bir müzakere dili üzerinden tartışılarak aşılması ve toplumun tüm kesimlerinin ortak bir zemin etrafında buluşmasını sağlamak amacıyla düzenlediklerine işaret eden Subaşı, çalıştaylar sırasında 400'e yakın ayrı yaklaşımı değerlendirme imkanı bulduklarını kaydetti. Başından itibaren 7 oturum olarak belirledikleri çalıştay sürecinin sona erdiğini anımsatan Subaşı, ''Alevilerin 2009-2010 itibariyle mevcut sorunlarının sınırlarını ve derinliğini gözlemledik'' dedi.

Necdet Subaşı, sürecin çalıştaylarla bitmeyeceğini vurgulayarak, ''Çalıştay sonucunda hazırlanan raporlar mevcut durumun resmini, siyasi iradeye sunmuş olacak. Ama bu raporların geri dönüşümü var. Kamuoyunda tekrar değerlendirilmesi var. Bu raporlarla öne çıkan kimi unsurların Alevi kamuoyu tarafından nasıl karşılandığının değerlendirilmesi gerekiyor. Buna bağlı olarak siyasi iradenin atacağı adımlar var. Bunlar geri dönüşümü olan şeyler'' diye konuştu.

Çalıştaylar sonucu içerdeki resmi tam olarak gördüklerini, yurt dışındaki Alevilerin de sorunlarına kulak verecek aşamaya geldiklerini ifade eden Subaşı, ''Yurt dışında yaşayan Alevi yurttaşlarımıza da bu gelişmeler hakkında bilgi verme sorumluluğumuz var'' dedi.

Subaşı, Devlet Bakanı Faruk Çelik'in takdir edeceği bir tarihte görüşmenin gerçekleşeceğini kaydetti.

''BUNUN BÖYLE KALMASINI ARZU EDENLER...''

Alevi sorunun bugün ulaştığı zeminin, çözüm yolunda adımlar atılmasına elverişli olduğuna dikkati çeken Subaşı, şunları kaydetti:

''Söylemek istemem ama, bunun böyle kalmasını arzu edenlerin olduğunu düşünüyorum. Bunun aşılması için gayret gösterenlerin varlığından da haberdarım. Biz sorunun çözümlenmesi konusunda katkı sunan herkesle müzakereye açığız. Ancak bu müzakerelerimiz ittifak falan değildir. Biz herhangi bir Alevi örgütüyle ne yakınlık, ne de uzaklık üzerinden bir tanımlamaya sahip değiliz. Bu devlet geleneğinde de çok fazla kabul görecek bir şey değil. Ama biz her fikre açığız. Sorunun nasıl çözülebileceği konusundaki fikirlere kulak vermek istiyoruz.''

Subaşı, bu sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini dile getirerek, ''Bin yıla varmış bir sorunu, böyle politik ve entelektüel ataklarla aşmak o kadar kolay değildir. Ancak görünen odur ki, 8-9 aylık bir çabayla bile çok önemli mesafeler alınabilmiştir. Biraz daha gayret edersek, biraz daha insaniyetimizi açığa çıkaracak gerçek bir vicdan muhasebesi yaparak adım atarsak, çok daha iyi mesafeler alacağız'' diye konuştu.

''İLKESİZ BİR YÖNELİŞ İÇİNDE DEĞİLİZ''

Değerlendirme çalıştayında öncekilerine oranla ''sonuç alınabilir bir müzakere ortamı oluştuğuna'' ve ''daha somut adımlar atılması, tartışmanın daha derinleştirilmesi'' yönünde eğilimler ortaya çıktığına işaret eden Subaşı, ''cem evlerinin statüsü, zorunlu din dersleri, Madımak Oteli'nin nasıl düzenleneceği gibi şimdiye kadar kamuoyunda çok netleşmemiş konularda belli bir mutabakata ulaşıldığını'' bildirdi.

Necdet Subaşı, Sünni katılımcıların, Alevilerin sorunlarını ''çok daha derin ve yeni bir ilgiyle kulak vererek hissettiğini'', aynı şekilde Alevilerin de Sünnilerin hassasiyetlerine ''tatmin edici bir anlayış'' gösterdiğini söyledi.

Son çalıştaya da Alevi dünyasındaki tüm söylemleri davet ettiklerini anlatan Subaşı, bazı davetlilerin toplantıya gelmediğini belirtti. Veliyeddin Ulusoy'un rahatsızlığı nedeniyle çalıştaya katılamayacağını bildirdiğini kaydeden Subaşı, ''Bundan bir tepki çıkarmak, doğru ve ahlaki değil'' dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez'in son çalıştayın davetlileri arasında olduğuna işaret eden Subaşı, şunları söyledi:

''Bu arkadaşlarımız daha önce davete katılacaklarını beyan ettiler. Ama daha sonra saygı duyacağımız gerekçelerle toplantıda yer almayacaklarını söylediler. Buna söyleyecek hiçbir şey yok. Birilerinin katılmamasıyla süreç bitiyor değil, hayat devam ediyor. Bir gün yine bu arkadaşlarımıza başvurmak zorunda kalacağız. Çünkü bunlar da Alevi toplumunun önemli isimleridir. Biz birini birinin içinde eriterek, birini birine rağmen yok sayarak, ilkesiz bir yöneliş içinde değiliz. Bizim için herkes değerlidir. Her Alevi değerlidir. Her vatandaş değerlidir.''

Haber10 - AA - 11 Şubat 2010

Basında Aleviler Haberleri

Can Dündar: Aleviler tarih yazıyor!
Hilal Nesin’e sistematik saldırı
Alevi Kadınların ilk ve tek dergisi PELGÜZAR