Eğitimi türbana soktular

6 yıllık AKP iktidarında Türkiye genelinde 170'ten fazla irticai olay meydana geldi Eğitimi türbana soktular Eski Eğitim-Sen 2 No'lu Şube...

6 yıllık AKP iktidarında Türkiye genelinde 170'ten fazla irticai olay meydana geldi

Eğitimi türbana soktular

Eski Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak: AKP, Milli Eğitim Bakanlığı eliyle kendi düşünce tarzına uygun "Ilımlı İslam modelini benimsemiş" bir nesil yetiştirmek istiyor.

ÇEV Başkanı Gülseven Yaşer: İrticai faaliyetler, "hafife alınacak" veya "tesadüfen gerçekleşen" olaylar değidir. Bu olaylar, yıllar öncesinden başlayıp sistemli devam ederek bugünlerde ivme kazanan bir "karşı hareket"tir.

Üniversitelerde türbanı serbest bırakan AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri'nden bu yana eğitim alanında irticai faaliyetlere zemin hazırlaması, eğitimcilerin büyük tepkisine neden oldu. Yasada gerekli düzenlemeler yapılmadan türbanlı öğrencilerin üniversite yerleşkelerinde serbestçe dolaşmasına olanak sağlayan AKP, iktidara geldiğinden bu yana 6 yıldır okullarda kadrolaşmadan mescit açılmasına, çocuk yaştaki öğrencilere namaz kılmaları ve oruç tutmaları için baskı yapılması olayına kadar birçok olayla gündeme geldi. AKP, Milli Eğitim Bakanlığı eliyle yaptığı birçok düzenlemeyle Türkiye genelinde eğitim alanında yaşanan irticai faaliyetlere zemin hazırladı. Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri okullara kadar girerken devletin bazı kurum ve kuruluşları ise türbanlı öğrenciler için çeşitli olanaklar sağladı.

' Harembüs ' adı verilerek medyada günlerce yer alan olaylarda, İETT tarafından Gaziosmanpaşa'daki bir imam hatip lisesinin türbanlı öğrencilerine ' okul servisi ' adı altında özel taşıt verilmesi gibi, Türkiye genelinde 170'ten fazla olay meydana geldi.

Tüm bu olaylardan hareketle eski Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) Başkanı Gülseven Yaşer , Türkiye genelinde yaşanan irticai faaliyetleri değerlendirdi. AKP'nin MEB eliyle kendi düşünce tarzına uygun "Ilımlı İslam modelini benimsemiş bir nesil yetiştirmek" istediğini söyleyen Hasan Toprak, AKP ile eğitimin bilimsel, laik eğitim olmaktan çıkarılıp hurafelere dayanan, yaradılış anlayışına göre hareket eden ve itaat eden bir anlayış içerisine sokulduğunu kaydetti.

'LAİKLİK TEHLİKEDE'

Toprak, "Türkiye'de tüm bu yaşananların sonucunda kimse 'Laiklik tehlikede değildir' diyemez. Bu yanlış bir sözdür. MEB elinden yapılanlar Türkiye'deki laikliğin ve laik kesimin tehlikede olduğunun işaretidir" dedi. AKP iktidara geldikten sonra MEB'de laik eğitim yerine gerici eğitimin seçildiğinin açık bir şekilde ortada olduğunu dile getiren Toprak, AKP'nin ülke yönetimindeki zihniyetinin, devlet yönetiminin tüm kademelerinde kendini gösterdiğini anlattı. Toprak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın Kutlu Doğum Haftası ile aynı tarihe denk gelmesi sonucunda iktidarın, okullarda Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini daha çok ön plana çıkarmasının Türkiye'nin eğitim tablosunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

Eski Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak şöyle devam etti: "Artık bazı öğretmenler, türbanla derse gelen öğretmenlere ' Niye türbanla derslere geliyorsun' sorusunu soramaz hale geldiler. Çünkü kadrolaşma nedeniyle eğitimin her kademesinde bu zihniyete sahip insanlar bulunuyor. ' Sen nasıl böyle bir soru sorarsın?' diye arkadaşımızı sindirmeye çalışmışlardır. Türkiye'nin kırsal kesimlerinde ne yazık ki böyle olaylar çok yaşanıyor." AKP'nin 22 Temmuz seçimlerinden sonra cesaretlendiğini ifade eden Toprak, iktidarın "Bir ülkenin bu kadar kesimi beni desteklediğine göre her istediğimi yaparım" anlayışı ve tutumu içinde olduğunu vurguladı. Başbakan'ın İspanya'da "türban" konusu üzerine yaptığı açıklamaların, AKP'nin cesaretlenmesinin sonucu olduğunu vurgulayan Toprak, şöyle konuştu: "Bu kesimler zaten takıyye yaparlar, demokrasi denildiğinde demokrasinin nimetlerinden yararlanıp kendileri için demokrasinin saflarını yaratmaya çalışıyorlar. AKP demokrasiyi sadece kendisi için algılıyor. Diğer inanç kesimlerine de saygılı olduğunu söylüyor ama Alevi diye öğrencisini döven öğretmenin, okuluna geri gönderilmesine herhangi bir müdahalede bulunmuyor."

MEHLİKA AKGÜN / HÜLYA KESKİN
CUMHURİYET - 18 Mart 2008

Güncel Haberleri

Kendi kaleminden: Rabia Mine kimdir?
‘Bizim Yunus’ genelgesine tepki
Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!
Diyanet: 'Kadın-erkek el ele olmasın'
Seyahat yasağı mağdurları isyan ediyor