Hakan Şükür kimin doğum gününü kutladı

Hakan Şükür kimin doğum gününü kutladı   Hakan Şükür'ün derbi için "Kutlu Doğum Haftası'na...

Hakan Şükür kimin doğum gününü kutladı 
 
Hakan Şükür'ün derbi için "Kutlu Doğum Haftası'na yakışan bir maç olsun" dileğinde bulunduğu maç oynandığı gün Kutlu doğum Haftası sona ermişti. Peki Şükür kimin doğum gününü kutladı?

LAİK BİR FUTBOLCUYUM

Fenerbahçe derbisi öncesi Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür'ün yaptığı "Kutlu Doğum Haftası'na yakışan bir derbi olsun" açıklaması büyük polemiğe yol açtı. Laikliğe aykırı davranmakla suçlanan Şükür, kendisini "Atatürk ilkelerine bağlı, laikliği yaşam tarzı olarak benimsemiş bir sporcuyum" sözleriyle  savundu.

KUTLU DOĞUM'UN AYRICALIĞI

Şükür'ün bu sözleri öteden beri süren "Kutlu Doğum Haftası" tartışmalarını tekrar alevlendirdi. Dini bayramlar ve önemli dini günlerin Hicri Takvime göre kutlanmasına rağmen Kutlu Doğum Haftası, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kararıyla Miladi Takvim'e göre düzenlendi.

HER YIL FARKLI TARİH DE KUTLANMALI

Hazreti Muhammed'in doğum günün kutlandığı bu haftanın Miladi takvime göre her yıl farklı bir tarihte kutlanması gerekiyor. Çünkü Hicri Takvim, Miladi Takvim'den 11 gün kısa.
Bu tartışma halk arasında olduğu kadar din adamları arasında da uzun süredir tartışılıyor.

FETHULLAH GÜLEN'İN DOĞUM GÜNÜ

Tartışmanın diğer bir boyutu ise Şükür'ün dilekte bulunduğu tarihin Diyanetin belirlediği Kutlu doğum Haftası'na rastlamaması. Çünkü maçın oynandığı 27 Nisan'da Kutlu Doğum Haftası sona ermişti. Ama dilekte bulunduğu tarihte doğan biri var: Fethullah Gülen...

KİMİN DOĞUM GÜNÜ KUTLANIYOR

Nüfus Kağıdı'ndaki tarihe göre Fethullah Gülen'in doğum tarihi 27 Nisan 1941. Fethullah Gülen'e yakınlığını Şükür'ün kendisinin de inkar etmemesi ve dilekte bulunduğu tarihin onun doğumgününe rastlaması yeni bir tartışmaya yol açtı. İddiaya göre Şükür, Fethullah Gülen'in doğum gününü kutladı. Diyanet'in belirlediği bu tarihin Hazreti Muhammed'in değil de dini bir topluluğun liderinin doğum tarihine rastlaması da tartışmaları alevlendirdi.

ÖZTÜRK: ARKA PLANINDA NE VARDIR BİLEMEM

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 1989 yılından itibaren her yıl Nisan ayında kutlanan Kutlu Doğum Haftası'nin Miladi takvime göre düzenlenmesine karşın, diğer tüm dini bayramlar, kutsal gün ve ayların Hicri takvime göre belirlenmesindeki çelişkili durumu hurriyet.com.tr'ye değerlendirdi. Öztürk, "Kutlu Doğum Haftası için Nisan ayı seçiminin arka planında neler olduğunu bilemem" dedikten sonra şu açıklamayı yaptı:

DİYANET TUTARLI OLMALI

"Biri öyle biri böyle kutlanır mı? Ramazan, Kurban Bayramları'nı Hicri takvime göre kutlayacaksınız, Kutlu Doğum Haftası'nı ise Miladi... Bu bir seçim. Diyanet öyle seçmiş... Ancak, bir tercih yapacaksan. Yani Miladi takvimi uygun görüyorum diyeceksen; o zaman bütününü Miladi takvime göre kutlayacaksın. Ramazan örneğin, Diyanet bir karar alsın Ramazan'ı, Kurban'ı da tıpkı Kutlu Doğum Haftası Miladi takvime göre belirlesin. Bizler de ona göre bu dini günlerimizi, aylarımızı yaşayalım. Bunların şu takvime bu takvime göre belirlenmesi... Böyle şey olur mu? Birini öyle kutlayacaksın, birini böyle... Fakat anlayabildimiz kadar, durum şudur; öyle yaparsa öyle olur!

Bu tür uygulamaların bir dayanağı yok. Diyanet Miladi takvime niye bağlamış? Onu ben bilemem. Tamamen bir tercih meselesi. Diyanet öyle tercih etmiş! Diyanet'in bu kararının arka planında neler var bilmiyorum... Tercih meselesi. Diyanet'in hikmetinden sual olunmaz... Ama ben bir normal vatandaş olarak söylüyorum, bugüne kadar Diyanet'in bir hikmetini göremedim!"

DİYANET: ÖZEL BİR SEBEBİ YOK

Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, Kutlu Doğum Haftası’nın diğer dini gün ve bayramların aksine, miladi takvime göre kutlanmasının nedeninin sadece her yıl bu tarihi sabitlemek olduğunu belirtiyor. 

‘Biz bu haftayı her yıl 20 Nisan’da yapmayı planladık. Çünkü, ülkemizde diğer özel haftalarda olduğu gibi, bu ithaf edilen doğum haftasında da bilinçli etkinliklerle, Peygamberimizin daha iyi tanınmasını, daha çok sevilmesini hedefledik. Tarihin bu döneme denk getirilmesinin özel bir sebebi yok. Sade, bunu Hicri Takvime göre yapsaydık her yıl bu dönem yer değiştirecek ve geriye doğru kayacaktı. Sabitleme imkanı olmayacaktı. Ancak bu durum Kandiller için söz konusu değil. Çünkü onları İslam alemi ile birlikte kutlamak gerekiyor.’

Diyanet'in bu açıklamasına rağmen yine de ortada bir çelişki bulunuyor. Çünkü daha önceki yıllarda 21 Nisan'da başlayan ve 27 Nisan'da sona eren bu hafta Hurriyet.com.tr'ye yaptıkları açıklamada farklı. Diyanet, Kutlu Doğum Haftası'nın bu yılki kutlama tarihlerini 20-26 Nisan olarak duyurdu.

KUTLU DOĞUM HAFTASI YALAN
 
Diyanet İşleri eski Başkanları'ndan, Vatan Gazetesi yazarı Prof. Dr. Süleyman Ateş de "Dini günler sabitlenemez" başlıklı bugünkü köşe yazısında Kutlu Doğum Haftası'nın Miladi takvime göre kutlanma çelişkisine değindi. Ateş, özetle "Kutlu Doğum veya Mevlit Kandili gibi kutlamalar uydurmadır, bid'attır (Dinde yeri olmayan şeylere inanmak)" dedi. İşte Süleyman Ateş'in yazısı:

KUR'AN'DA SABİTLENMİŞ

"Ramazan ayı, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı günleri Kur’ân ile sabittir (Bakara: 185-197-203, Fecr: 1-2). Kur’ân’la belirlenmiş olan bu günleri kimse değiştiremez. Ama Kutlu Doğum veya Mevlit Kandili gibi kutlamalar uydurmadır, bid’attır. Bunlara dini gün demek de aslında doğru değildir. Bir şeyin dini olması için ya Kur’ân’da veya Peygamber sünnetinde belirlenmiş olması gerekir. Bu kutlamaların ne Kur’ân’da ne de sünnette yeri vardır. Peygamberimiz dine sokulan uydurmaların sapıklık olduğunu söylemiştir. Eskilerden kalma Mevlit Kandili kutlamaları Hicri takvime göre yapılırdı. Bu da Rebiülevvel ayının 12. gecesidir. O zaten yapılıyor ama bir de Diyanet İşleri Başkanlığı, takriben 20 yıldan beri “Kutlu Doğum Haftası” diye bir hafta ihdas etti. Hz. Peygamber’in Miladi takvime göre doğumu 21 Nisan’a rastladığı için 21 Nisan’dan itibaren bir hafta, “Kutlu Doğum Haftası” ilan edildi ve böyle yapılıyordu.

Bu yıl ise hafta biraz daha öne çekilip 15 Nisan’da başlatıldı. Bir kandil, ikiye çıkarıldı. Tabii bu hafta içinde çeşitli kimselere konuşmalar yaptırılıyor. Bu konuşmalardan kimini gazetelerde okuyunca hayretler içinde kalıyoruz doğrusu."
 
HÜRRİYET - 10 Mayıs 2008

Güncel Haberleri

Kendi kaleminden: Rabia Mine kimdir?
‘Bizim Yunus’ genelgesine tepki
Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!
Diyanet: 'Kadın-erkek el ele olmasın'
Seyahat yasağı mağdurları isyan ediyor