Meslek Örgütleri Türban Düzenlemesini TBMM kapısında protesto etti

Meslek Örgütleri Türban Düzenlemesini TBMM kapısında protesto ettiDİSK, KESK, TMMOB ve TTB ile çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri,...

Meslek Örgütleri Türban Düzenlemesini TBMM kapısında protesto etti

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ile çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri, TBMM’nin Dikmen kapısı yakınlarında toplanarak, yüksek öğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören anayasa değişikliğini protesto ettiler.

ANKARA - KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, “AK Parti, özgürlüğü de ülkenin diğer sorunlarını da türbanla örtmek istemektedir” dedi. 

Gruptakiler adına basın açıklamasını okuyan KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan, üniversitelerde türbanı serbest bırakan anayasa değişikliğinin bugün oylandığını anımsattı.

AK Parti’nin bu oylamayı “özgürlükten yana olmak ya da karşı olmak” arasına sıkıştırmak istediğini savunan Tombul, “AK Parti ve MHP’nin “özgürlük ve demokrasiyi savunuyoruz diye ortaya çıkmalarının tarihin bir ironisi gibi görünse de söz konusu partilerin özgürlük ve demokrasi konusundaki samimiyetsizliklerinin de bir göstergesi olduğunu” iddia etti. AK Parti ve MHP’ye seslenen Tombul, “Özgürlükten ve demokrasiden bahsediyorsunuz. Gelin o zaman her yerde ve herkes için özgürlüğü temin edecek anayasa çalışmasını toplumun tüm örgütlü kesimleriyle birlikte yapalım” diye konuştu.

Tombul, şunları kaydetti: “AK Parti, özgürlüğü de ülkenin diğer sorunlarını da türbanla örtmek istemektedir. Özgürlükse konu, herkesin kendi kültür ve kimliğini özgürce ifade edebildiği, düşünce, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırıldığı bir düzenleme gerçekleştirin.

Biz, herkesin kendi inancını da inançsızlığını da özgürce yaşamasından yanayız. Bunun için devlet her türden inanç, mezhep ve inançsızlık karşısında eşit mesafede durmalıdır.

Tek bir mezhebin sözcüsü konumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığı gözden geçirilmelidir, tüm inanç kesimlerinin talepleri karşılanmalı, zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır.

Burada görülmesi gereken gerçek, türbanın bir ideolojik simge olarak aynı zamanda kendisinin de baskı unsuru haline geldiğidir. 12 Eylül sonrası Türk-İslam sentezi ekseninde şekillendirilen toplumsal yapı, cemaat ağları ve AK Parti’ye yaslanarak gelişen muhafazakarlaşma dalgası, ‘mahalle baskısı’ olarak da tanımlanan bir baskıyı da gündeme getirmektedir. Böylesi bir gerçeklik içerisinde ‘türbanı’ diğer tüm sorunlardan, alanlardan ve bağlantılardan kopartarak özgürlük olarak sunmak doğru değildir. Bu tasarı gündeme geldiği günden beri toplumda bir ayrışma ve çatışma potansiyeli açığa çıkarmıştır. AK Parti ve MHP’yi uyarıyoruz. Bu tasarı geri çekilmelidir.”

Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen eylem, açıklamanın ardından olaysız sona erdi.

AA - NTV - 06 Şubat 2008

AKP özgürlüğü de, ülkenin diğer sorunlarını da türbanla örtmek istemektedir.

ÖZGÜRLÜK MÜ? HER YERDE, HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK!

AKP ve MHP tarafından hazırlanan, üniversitelerde türbanı serbest bırakan, anayasa değişikliği bugün oylanıyor.

AKP, bu oylamayı 'özgürlükten yana olmak ya da karşı olmak' arasına sıkıştırmak istemektedir. AKP ve MHP'nin "özgürlük ve demokrasiyi savunuyoruz" diye ortaya çıkmaları, tarihin bir ironisi gibi görünse de, esasında bu partilerin özgürlük ve demokrasi konusundaki samimiyetsizliklerinin de bir göstergesidir.

Özgürlükten ve demokrasiden bahsediyorsanız gelin o zaman her yerde ve herkes için özgürlüğü temin edecek Anayasa çalışmasını toplumun tüm örgütlü kesimleri ile birlikte yapalım.

Özgürlükse konu, herkesin kendi kültür ve kimliğini özgürce ifade edebildiği, düşünme, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırıldığı bir düzenleme gerçekleştirin.

Biz herkesin kendi inancını da inançsızlığını da özgürce yaşamasından yanayız. Bunun için devlet her türden inanç, mezhep ve inançsızlık karşısında eşit mesafede durmalıdır. Tek bir mezhebin sözcüsü konumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığı gözden geçirilmelidir, tüm inanç kesimlerinin talepleri karşılanmalı, zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır.

Diğer yandan türban Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettiği üzere 'bir ideolojik simge' haline gelmiştir. Burada görülmesi gereken gerçek, türbanın bir ideolojik simge olarak aynı zamanda kendisinin de baskı unsuru haline geldiğidir. 12 Eylül sonrası Türk-İslam sentezi ekseninde şekillendirilen toplumsal yapı, cemaat ağları ve AKP'ye yaslanarak gelişen muhafazakârlaşma dalgası, 'mahalle baskısı' olarak da tanımlanan bir baskıyı da gündeme getirmektedir.

Böylesi bir gerçeklik içerisinde 'türbanı' diğer tüm sorunlardan, alanlardan ve bağlantılardan kopartarak, 'özgürlük' olarak sunmak doğru değildir.

Bu tasarı, gündeme geldiği günden beri toplumda bir ayrışma ve çatışma potansiyeli açığa çıkarmıştır. AKP ve MHP'yi uyarıyoruz, bu tasarı geri çekilmelidir.

Buradan bir kez daha, özgürlükçü, eşitlikçi, laik ve demokratik Anayasa çağrımızı yineliyoruz. Bu ülkenin bütün sorunlarına özgürlükten, demokrasiden ve emekten yana çözümler getirmek konusunda tarafız, bu yönde bugüne kadar yürüttüğümüz mücadelemizi bundan sonra da sürdüreceğiz.

Emek ve demokrasi güçlerine düşen görev, AKP'nin bu örtüsünü yırtmak, toplumun tüm kesimleri için özgürlüğü ve demokrasiyi savunmaktır.

Bizler, emekten, özgürlükten, adaletten, eşitlikten, demokrasiden, laiklikten, bir arada kardeşçe yaşamdan yana olan herkesi şimdi yan yana durmaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

DİSK - KESK - TMMOB - TTB
06 Şubat 2008

Güncel Haberleri

Kendi kaleminden: Rabia Mine kimdir?
‘Bizim Yunus’ genelgesine tepki
Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!
Diyanet: 'Kadın-erkek el ele olmasın'
Seyahat yasağı mağdurları isyan ediyor