PSAKD : Alevililer darbe ve şeriat değil demokrasi istiyor!

PSAKD : Alevililer darbe ve şeriat değil demokrasi istiyor! PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN ZAMAN GAZETESİ YAZARI MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE'YE...

PSAKD : Alevililer darbe ve şeriat değil demokrasi istiyor!

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN ZAMAN GAZETESİ YAZARI MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE'YE SERT TEPKİ

Her dönemin adamı Mümtaz’er Türköne, hükümetin düzenlediği 2. Alevi Çalıştayı’nda “Alevilerin sayısal olarak azınlıkta olduklarını söyleyerek, bu kesim seçimle  iktidara  gelemeyeceğini düşündüğü için darbecileri destekleme eğilimi içine giriyor“ diyerek “Aleviler darbecilere meyilli” mesajı vermiş.

Sağın bütün limanlarında bulunmuş, MHP’nin en karanlık dönemlerinde MHP’li, Çiller’li DYP döneminde DYP’li olan, “bu devlet için kurşun atan da, yiyen de kahramandır” diyerek Çatlıları, Susurlukları aklayan, sonrasında ve şimdilerde Fettullahçı ve AKP’li olan Mümtaz’er Türköne’nin en son laf edeceği toplumsal kesim Alevilerdir. Bugün ne söylerse söylesin sıkı bir 3 K (Komünist, Kızılbaş ve Kürt) karşıtı olan ve son 60 yılıdır Türkiye’yi yöneten Türköne zihniyetinin çözüm üreteceğiz iddiası ile toplanan “Alevi Çalıştayı”na alınmasını anlamak bile mümkün değildir.

Türköne ve aynı soydan gelen siyasi akrabaları bu tür konuşmalar yapacaklarına önce aynada kendileriyle yüzleşmelidirler. Uzağa gitmeye de gerek yok. Sivas katliamının 16. yılında kendi gazetesi olan Zaman’da “2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde yangın çıkmış, aralarında otel görevlilerinin de bulunduğu 37 kişi ölmüştü” diye yazanlara bile ses çıkartamayan biridir. Katliama, katliam diyemeyenlerin, binlerce kişi ile kıstırılıp, arkasından içindeki insanlarca birlikte yakılan bir oteldeki katliamı görmezden gelenlerin söyledikleri hiç bir şey inandırıcı olamaz.

Türkiye’de Alevilerin, solcuların demokrasi talepleri için yaptıkları mücadeleyi ispata gerek yoktur. Dün darbeci olan bu gün demokrasi kahramanı kesilenlerin önce Maraş Çorum ve Sivas Katliamı ile yüzleşmeleri, hangi çirkin yüzle karşılaşmaktan korkmadan aynaya bakmaları ve bütün Türkiye’den özür dilemeleri gerekir. Gerisi lafı güzaftır.

Buna rağmen  Mümtaz’er Türköne merak ediyorsa Alevilerin nasıl bir Türkiye istediklerini öğrenmesinde yarar vardır.

12 Martlar’da 12 Eylüllerde bedel ödeyen Aleviler dün de bu gün de “Ne şeriat, Ne Postal” demektedirler. Çünkü Aleviler bu ülkenin yüz akıdır. Dilleri barışın gönülleri kardeşliğin enginliğiyle doludur. Bundan dolayı ;

• 12 Eylül hukukunun yarattığı Anayasası’nın ve en önemlisi onun ruhunun ortadan kaldırılabilmesi ve demokratik, laik bir Türkiye’nin önünün açılabilmesi için

• Seçim sisteminin, siyasi partiler ve sendikalar yasasının değiştirilebilmesi için

• Yasama, yürütme ve yargı arasında güçler ayrılığının ve bağımsızlığının uygulanabilir olduğunu göstermek, başı sıkışanın yasal olmayan mecralar yerine yasalara sığındığı, yargıcının vereceği kararın hukuki olacağını, emniyet güçlerine de güvenilebileceğini göstermek için

• Geçici 15. Maddenin kaldırılabileceğini ve darbeci generallerin de yargılanabileceğini göstermek için

• Bugüne kadar işlenmiş bütün siyasi cinayetlerin ve katliamların ‘faili meçhul cinayet’ olmaktan çıkartılarak ‘faili belli’ olmasının mümkün olduğunu göstermek için

• ‘Baba beni okula gönder’ kampanyaları yerine ‘Deniz Feneri’ başta olmak üzere yüzlerce yolsuzluk dosyasının nasıl deşifre edilebileceğinin ve yolsuzluk yapan bütün kurum ve kişilerin nasıl cezalandırılabileceğini görmek için

• Türkiye sınırları içinde yaşayan Kürtlerin temsilcileri parlamentoda iken, onlarla tokalaşmayıp, çözüm için onlarla oturup konuşma yerine, ‘çözümü dışarıda aramamak’ için

• Türkiye’de farklı kimliklerin, kültürlerin ve inançların olduğunu kabul etmenin, ayrışmayı değil, daha sağlıklı ve eşit koşullarda yan yana yaşamayı sağlayacağını göstermek için

• İşçilerin, emekçilerin taleplerine çözüm bulabilmek, halktan yana bir ekonomik program için

• Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında yaşanan tahribatları gidermek, bu alanlarda halktan yana alternatif politikalar üretmek, yoksulluğu ortadan kaldırmak için

• Yazarların, müzisyenlerin, sanatçıların özgür bir ortamda daha neler üretebileceklerinin göstermek için

• Diyanet işleri Başkanlığı, Kuran Kursları, zorunlu din dersleri gibi resmi politikalarla toplumun dokusunu değiştiren, siyasal İslam lehine toplumu muhafazakârlaştıran ve farklılıkları ortadan kaldıran politikaları değiştirebilmek için

• Kendisine benzemeyeni, kendisi gibi inanmayanı, kendisi gibi kültürel özellikleri olmayanı dışlayarak, çoğunluk avantajını da kullanarak baskı altına alarak kültürel, inançsal ve etnik alanlarda tek tipliği yaratan politikalara karşı ırkçılığın ve ayrımcılığın cezalandırılabilir olduğunu göstermek için

• Eğitim, sağlık ve enerji gibi alanlarında özelleştirme yapılmadan da kamu yararına adım atılacağını göstermek, madenlerin, limanların ve tarımın Türkiye için yararlı kullanılabileceğini göstermek için

• NATO’ya karşı sahte çıkışlar yerine ‘6. Filo’dan kurtulmanın’ mümkün olduğunu göstermek için

• Üniversitelerin kurumsal olarak özerk, eğitim olarak özgür olabileceğini gösterebilmek için

• Diyanete ve savunmaya milyar dolar ayrılmadığında dinin elden gitmediğini, ülkenin işgal edilmediğini, tersine buralara ayrılan devasa bütçelerin eğitimde kullanılarak, eğitim seferberliği ile Türkiye’nin uluslararası standartlarda başarı hanesinin nasıl yükselebileceğini göstermek için

• Kürt, Alevi, Ermeni, MGK, Ordu, Diyanet, YÖK, Kıbrıs, AB gibi konularda bugüne kadarki statükocu anlayışların değişmesi için yapılan tartışmaların, ülkeyi bölmeyeceğinin, ülkenin dış mihraklara peşkeş çekilmeyeceğinin görülebilmesi için

• Farklı inançlara, örneğin Alevilere eşit yurttaşlık hakkı tanımanın, Alevilere yönelik ayrımcı ve önyargılı yaklaşımları ortadan kaldırmanın ayrılığı değil, birliği geliştirdiğini görmek için

• Cemevlerini aynen, Cami, Kilise, Havra, Sinagog, Mescit gibi bir inanç merkezi olarak kabul edilmesini için

• Maraş veya Madımak katliamları gibi Türkiye’nin ayıbı olan katliamları teşhir etmenin, bu tür katliamlar bir kez daha olmasın diye müzeler açmanın, belgeseller yapmanın, broşürler çıkarmanın ayrılıkları ve düşmanlıkları körüklemek yerine toplumda utanma duygusunu artırarak, toplumsal vicdanı yeniden ayakları üzerine oturtabilmesi için

• Cemaate ihtiyaç hissetmeden okuyabilen ve yeteneğiyle iş bulabilen, kariyer yapabilen, sorgulayan ama aynı zamanda da uygulayabilen bir gençliğin olduğunu göstermek için

Üzerlerine düşen sorumluluğu üstlenmeye dün olduğu gibi bu gün de hazırdır.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile arz olunur.

Av. Fevzi Gümüş
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

KAYNAK: Alevihaber.com - 10.07.2009

Alevi Kurumlarından Haberleri

Osmanlı’dan bu yana en büyük Alevi kırımının adı; Dersim 38!
Avusturya devleti 'Aleviliği' tanıdı !
Bir 'Alevi Dede'si düşünün...
Müslüm Doğan'ın Aleviler içindeki karşılığı Çin'de devrilen bir çuval pirinç kadardır!
Alevi kadınlar mutfaktan çıkıp devrim yaptı