Sadece Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Cem Vakfı ordaydı

Sadece Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Cem Vakfı ordaydıErdoğan Alevi iftarında, Aleviler evinde Bu akşam İstanbul'da 'Alevi iftarı'na...

Sadece Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Cem Vakfı ordaydı

Erdoğan Alevi iftarında, Aleviler evinde

Bu akşam İstanbul'da 'Alevi iftarı'na sadece Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen Cem Vakfı ve yan kuruluşları destek verdi. Diğer büyük Alevi örgütleri, hem AKP hem de Cem Vakfı'na büyük tepki göstererek, "Hızır Paşa sofrasına oturmayacağız" dedi

Başbakan Erdoğan, AKP hükümetinin 'Alevi açılımı' çerçevesinde düzenlenen Feshane'de gerçekleştirilen Muharrem Orucu iftar yemeğine katılmak üzere İstanbul'a geldi. Erdoğan, beraberinde yemeğin orgazinasyonunu yapan AKP'li Reha Çamuroğlu ve Egemen Bağış gibi milletvekilleriyle iftar yemeğine katılmak üzere Eyüp’teki Feshane Uuluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’ne gelirken, yemeğe sadece Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen İzzettin Doğan'ın başkanlığındaki Cem Vakfı destek verdi.

"GÖSTERİŞ İÇİNDE ORUÇ AÇMAYIZ"

AKP'nin geçen yıl düzenlediği iftar yemeği gibi bu seneki iftar yemeğine katılmayan çok sayıda Alevi örgütü, Alevilerin gerçek sorunlarına çözüm bulunmadığını ve bu girişimlerin sadece göz boyama olduğunu belirtirken, bir yandan da Alevileri tanımayan AKP'nin inançlarına "açılım" adı altında inançlarına aykırı şeyler yaptığını bildirdi.

İftar yemeğine katılmayacaklarını bildiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, "Aleviler gösteriş içinde oruç açmaz" dedi. AKP ve çamuroğlu'na tepki gösteren Gümüş, "Alevilikte lüks mekanlarda, şatafat ve gösteriş içinde oruç açma geleneği bulunmuyor. Zengin sofralardan uzak oruç açıyoruz. Asimilasyon sofrasına oturmayacağız" şeklinde konuştu.

"TALEPLERİMİZ KONUSUNDA TEK BİR ADIM YOK, İFTAR VAR"

En büyük Alevi örgütü Alevi Bektaşi Federasyonu da, Cem Vakfı'nın destek verdiği, Başbakan Erdoğan'ın da davetli olduğu Muharrem iftarını eleştirdi.

Federasyon adına bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, "Alevi geleneğinde 12 imam matem orucunda, böylesi şölen, 5 yıldızlı otellerde avizeler altında şov yoktur" dedi. Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'ı ağır bir dille eleştiren Balkız, Başbakan Erdoğan'ın da katılması beklenen muharrem iftarını 'Hızır Paşa sofrası' ilan etti.

Balkız, Alevilerin Pir Sultan duruşu sergileyerek iftar sofrasına oturmayacaklarını söyledi.

"FETHULLAH'IN YANINA BİR İZZETULLAH YARATMA PROJESİ"

Balkız, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi ve ılımlı İslam arayışları kapsamında Fethulah Gülen'in yanına Aleviler için de İzzetin Doğan'ı koymak istediğini belirtti.

Balkız, "İzzettin Doğan kendisine gelmelidir, Alevi İslam denilen şey ılımlı İslamdır" dedi ve "Bu proje ABD projesidir. Fethullah'ın yanına bir İzzetullah yaratma projesidir" ifadesini kullandı.

Bu sırada basın toplantısının yapıldığı salonda Fethullah Gülen ile İzzettin Doğan'ı yan yana gösteren ve üzerinde "Fotoğraf çok net" yazan bir poster açılması dikkat çekti.

Hızır Paşa kimdir?

Alevi inancına göre, Hızır Paşa, Pir Sultan Abdal'ın dergâhında yetişmiş olmasına rağmen vali olarak atandıktan sonra Pir Sultan'ı astıran kişidir.

"ÇAMUROĞLU VE DOĞAN ALEVİLERİ TEMSİLDEN ÇOK UZAKTIR"

DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis de, AKP'nin geçen yıldan bu yana Alevi açılımından bahsettiğini ancak bunun samimi duygularla yapılan bir açılım olmadığını kaydetti.

AKP'nin Muharrem Orucu iftarına Alevileri temsil niteliğinde olan kimsenin katılmayacağını kaydeden Halis "Reha Çamuroğlu ile İzzettin Doğan Alevileri temsil etme noktasından çok çok uzaktır. Biri Türkiye'de kapısını çalmadık siyasi hareket ve örgüt bırakmamış bir kişidir. En uç soldan, AKP'ye gelmiştir. Diğeri yıllardır iktidarlara Alevileri pazarlamaya çalışan ve bugün de Fethullah Gülen'e övgüler dizen bir kişiliktir. Bunlar Alevilerin temsilcisi olamazlar. Olsa olsa Alevilerin pazarlamacıları olurlar ki, aleviler de mal değildir, pazarlanamazlar" diye konuştu.

"ALEVİLERİN SORUNU DEMOKRASİ SORUNUDUR"

Halis, Alevilerin sorunlarının teolojik olmadığını, hukuksal, sosyal ve demokrasi sorunu olduğunu belirterek "Demokratik bir yaklaşımla Alevilere yaklaşmazsanız, sadece onları bölmek, parçalamak adına girişimlerde bulunmazsanız bu gerçekten hakaret olur, bunların yaptığı da budur" diye konuştu. Alevilerin 9 Kasım'da meydanlarda seslerini duyurduğunu AKP'li bir bakanın ise Alevilerin talepleri konusunda "uç fikirler" değerlendirmesinde bulunduğunu hatırlatan Şerafettin Halis, AKP'ye "Meydandaki örgüt liderleriyle görüşmeleri gerekirken, Fethullah Gülen'e övgüleri ile tanınan İzzettin Doğan'la görüşme yaptılar. Bir yandan Reha Çamuroğlu ile bir yandan İzzettin Doğan ile yola çıkmaya çalışmaları bunların art niyetli olduğunu gösteriyor" diye konuştu.

"İSLAM İÇİ ALEVİ ÇABASI"

AKP'li Reha Çamuroğlu ile Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'ın geçmişinde "Alevilere yönelik pazarlamacı" zihniyetlerinin olduğunu savunan Halis her iki ismin de "Alevileri pazarlamaktan öte bir anlamı"nın olmadığını kaydetti. AKP'nin alevi açılımında samimi ise Alevi örgütlerinin önderleri ile görüşmesi gerektiğine işaret eden Halis şöyle konuştu:

"Alevilik kavramını İslam içi ve İslam dışı diye bir tasnifle ele alıyorlar. Davete çağrılanlar da İslam içi olarak görülenlerdir. Aleviler nasıl ibadet ederler, nasıl düşünürler, kıblesi, kabesi neresidir,bu kimseyi bağlamaz. Sorun bunların sosyal haklarının verilip verilmemesi sorunudur. Bu yönüyle AKP'nin dün yaptığından farklı bir durum değildir vereceği iftar. Hızır Paşa Sofrasına Pir Sultan geleneğini kendisine rehber edinmiş hiçbir alevi katılmayacaktır."

"SAMİMİ İSELER GEÇMİŞLE YÜZLEŞSİNLER"

Yerel seçim öncesi Alevi açılımlarının "Alevileri oy deposu" olarak görme anlayışının bir sonucu olduğunu da dile getiren Halis, "Gerçekten samimiyet varsa geçmişle yüzleşmeyi de gündeme getirmek gerekiyor. Kanı kurumamış Maraş katliamının müsebbebi ve öznesi kimdi? Yapanları kimdi, bu noktada bir yüzleşme sağlansın. Dersim, Maraş, Çorum ve Gazi'ye kadar yapılan katliamların nedeni neydi ve öznesi kimdi? Bunlar ciddi şekilde açığa çıkarılmazsa, bu açılımların hiçbirinin samimiyeti olmaz. Sorun özür dileme sorunu değildir. Özür dilememekle sorun bitmez. Özür diledikten sonra bunları yapmayacağına dair güven politikalarını yaratmaktır. En azından Madımak'ın müze talebi dahi hala kabul görmüş değildir. Kültür Bakanı 'özür diliyorum' dese de gerisinin gelmesini de bekliyoruz. Ama bunu sayın bakanın kendi tasarrufunda oluşturabileceğini zannetmiyoruz" diye konuştu.

Gazeteport - 7 Ocak 2009

İlgili Haberler

Basında Aleviler Haberleri

Can Dündar: Aleviler tarih yazıyor!
Hilal Nesin’e sistematik saldırı
Alevi Kadınların ilk ve tek dergisi PELGÜZAR