Sendika Kurmak Temel Bir İnsan Hakkıdır, Engellenemez!

Sendika Kurmak Temel Bir İnsan Hakkıdır, Engellenemez! DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün, Öğrenci Gençlik Sendikası...

Sendika Kurmak Temel Bir İnsan Hakkıdır, Engellenemez!
 
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün, Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN’e açılan kapatma davasına ilişkin olarak yaptığı basın açıklaması:

SENDİKA KURMAK TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR, ENGELLENEMEZ!

Biraz önce Türkiye demokrasi tarihi açısından utanç verici bir duruşmadan çıktık. Bildiğiniz gibi İstanbul Valiliği, Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN’e kapatma istemiyle bir dava açtı. Bu dava sadece öğrencilere açılmamıştır. Bu dava tüm sendikalara açılmıştır. Çünkü bu dava sendikal hak ve özgürlüklere yönelik bir saldırıdır.

Türkiye kamuoyu kapatma davalarına alışıktır. İktidar partilerine bile kapatma davaları açıldı. Ancak işine gelince demokrasi güvercini kesilen AKP, gerçek demokrasi güçlerine ve emek örgütlerine karşı adeta bir şahin gibi saldırıyor.

İstanbul Valiliği’nin iddiası öğrenci sendikasının 2821 Sayılı Sendikalar Yasası’na uygun olmadığı. Valilik yanılıyor! Çünkü söz konusu yasada öğrencilerin sendika kurma hakkını engelleyen bir madde bulunmuyor. Kaldı ki 2821 Sayılı Sendikalar Yasası, 12 Eylül’ün darbeci generalleri tarafından yazılmıştır. Ne uluslararası standartlara ne de akla ve mantığa uygun değildir. Bu yasanın en önemli işlevi sendikaların elini kolunu bağlamasıdır.

Biraz önce GENÇ-SEN’liler DİSK avukatlarının eşliğinde savunmalarını verdiler. Aralarında çok sayıda hukuk öğrencisi var. Derslerini iyi çalışmışlar. Onlar da savunmalarında belirttiler. Öğrencilerin sendika kurma hakkı Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 90. Maddesi’nce güvence altına alınmıştır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı gibi çok sayıda uluslararası anlaşma GENÇ-SEN’in hukuksal dayanağıdır.

Tüm kamuoyunu duyuruyoruz, İstanbul Valiliği’ne ve üniversite rektörlüklerine duyuruyoruz. Biz bu davanın tarafıyız. İşçiler ve emekçiler olarak ailemizin en genç üyesine açılan bu davanın tarafıyız. Bütün gücümüzle, gerek burada, mahkeme salonunda, gerekse Türkiye’nin her yerindeki okullarda GENÇ-SEN’in güçlenmesi için elimizden geleni yapacağız.

Biz bu utanç verici davayı ve sendikalara yönelik bütün saldırıları püskürteceğiz. İşyerlerinde ve okullarda örgütlü toplumu savunacağız. Sendika kurmak ve üyesi olmak bir insan hakkıdır, bu hak engellenemez.

Her zaman söyledik, “Nerede hakkını alamayan, nerede hakkını arayan bir işçi varsa DİSK orada olacak” dedik. Nerede hakkını arayan bir emekli, nerede hakkını arayan bir işsiz varsa orada DİSK olacak. Bundan sonra, nerede hakkını arayan, sözünü söylemek isteyen, parasız eğitim isteyen bir öğrenci varsa orada GENÇ-SEN olacak, DİSK olacak.

ÖĞRENCİ GENÇLİK SENDİKASI GENÇ-SEN’İN KAPATMA DAVASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI:

Bizler okullarımızda temel ekonomik, sosyal ve kültürel haklarımızı hep birlikte savunmak için Türkiye’de bir ilke imza attık. Üniversiteleri toplum için bilim üreten, herkesin özgürce eğitim alabildiği kurumlar haline getirebilmek için iki yıla yakın süredir çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmalar kapsamında, 15 Aralık 2007’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğimiz Genel Kurul ile Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN’i kurduk.

ÖSS’ye ve SSGSS’ye karşı kampanyalar yaptık. Ulaşım zamlarını protesto ettik. Harçlara, disiplin cezalarına ve yurt ücretlerine karşı çalışmalar yürüttük. “Başka bir üniversite mümkün” diyerek mücadelemizi sürdürüyoruz.

Biz yola devam ederken, gençlerin G’sine, sendikanın S’sine bile tahammülü olmayanlar boş durmadılar. Başvurumuz sırasında bizden okur-yazarlık belgesi ve mal varlığı beyanı dahi istediler. Biz de öğrenci belgelerimiz ile beraber servetimizi yani, kitap ve kalemlerimizi gösterdik.

Sirkeci İş Mahkemesi bugün tarihinin en ilginç davasına ev sahipliği yapıyor. Bir ay önce “sendikanızı tanımıyoruz” diyenler, sendikamızı tanıdılar. Tanır tanımaz da kapatma davası açtılar.

İstanbul Valiliği öğrencilerin sendika kurma hakkı olmadığını iddia ediyor. Ancak İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. Maddesi’nin 4. Fıkrası oldukça açık: “HERKESİN ÇIKARINI KORUMAK İÇİN SENDİKA KURMA VEYA SENDİKAYA ÜYE OLMA HAKKI VARDIR”. Üstelik yasalarımızda öğrencilerin sendika kurmasını yasaklayan bir bölüm bulunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi ve Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler öğrencilerin sendika kurma hakkını güvence altına alıyor.

Biz haklarımızı korumak ve geliştirmek için sendikamızı kurduk. 40 üniversitede şubelerimizi açtık. Bu sendika günden güne büyüyor. Yeni üyeler kaydoluyor, yeni şubeler açılıyor. Bizim kapatma davası ile değil sınavlarımızla ve ödevlerimiz ile ilgilenmemiz gerekiyor. Adliye koridorlarında beklemek istemiyoruz, üniversite şenliklerinin ve yaz tatilinin tadını çıkartmak istiyoruz.

Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN’in ulusal ve uluslararası hukuki dayanakları açıktır. Bunları mahkemeye de sunduk. Ancak bizim asıl dayanağımız üyelerimizdir, öğrencilerdir. Öğrenci Gençlik Sendikası GENÇ-SEN duruşma salonlarında ve okullarda mücadelesine devam edecek.

Parasız eğitim için, öğrencilere okul yönetimlerinde söz hakkı için ve herkese güvenceli çalışma hakkı için çalışmalarını sürdürecek. Eğitim ticari bir meta olduğu sürece, gençler üzerindeki baskılar devam ettikçe, mahkeme kararlarıyla öğrenci sendikasını kapatamazlar.

DİSK GENÇ-SEN - 10 Temmuz 2008

Güncel Haberleri

Kendi kaleminden: Rabia Mine kimdir?
‘Bizim Yunus’ genelgesine tepki
Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!
Diyanet: 'Kadın-erkek el ele olmasın'
Seyahat yasağı mağdurları isyan ediyor