Süleyman Ateş Öyle Demek İstememiş !

Süleyman Ateş Öyle Demek İstememiş !

Süleyman Ateş Öyle Demek İstememiş !Sünni bir gençle evlenmek isteyen, ancak sünni gencin ailesi tarafından kabul görmeyen Alevi...

A+A-

Süleyman Ateş Öyle Demek İstememiş !Süleyman Ateş Öyle Demek İstememiş !

Sünni bir gençle evlenmek isteyen, ancak sünni gencin ailesi tarafından kabul görmeyen Alevi kızına açıkça "sünnileşme" çağrısı yaparak "asimile ol" diyen Eski Diyanet İşleri Başkanı Süleyman Ateş Vatan Gazetesi'ndeki bugünkü köşe yazısında konu hakkında bir açıklama yaptı. İşte Ateş'in yazısı:
 
Mezhep ayrılıkları siyasi meseledir

Mezhep ayrılığıyla ilgili pek çok soru geliyor. Özellikle farklı inanç mezhebi mensubu erkek ve kız arasında gönül ilişkisi olup da bunlar evlenmeye kalkınca aileler arasında sorun çıkıyor. Aileler bu evliliğe engel olmaya çalışıyor. Ama sorunun asıl ilgilileri olan kız ile erkek sonunda yüreklerine taş basarak ayrılıyorlar. Oysa bunların ikisi de Müslüman’dır. Aradaki ayrılık tamamen tarihin derinliğinde kalmış olan siyasi bir meseledir. Bu konudaki bir sohbette şunları söylemiştim: “Bana ne Ebubekir’den, bana ne Ali’den? Onların arasında sorun yoktu. Olsa bile bunlar dini değil siyasi sorunlardı. Din Kur’ân’dır. Peygamberimizin sağlam sözleridir. Bunları kabul ettikten sonra tarihte kalmış siyasi meselelerle uğraşmak ve bunları ayrılık nedeni yapmak kime ne yarar sağlar? Bu tür ayrılıkların dünyada da ahirette de zararı var.”

Bu mezhep ayrılıklarının kurbanı olan bir kız, çok sevdiği erkek arkadaşının ailesinin mezhep ayrılığı yüzünden evlenmelerine engel olduğunu, oysa kendisinin de namaz kılıp oruç tuttuğunu yazmıştı. Ben de birçok benzerine yazdığım gibi onlara da mezhep ayrılığının önemli olmadığını, Kur’ân’a inanıp hükümlerini kabul eden herkesin Alevi olsun Sünni olsun Müslüman olduğunu yazmıştım. Ve demiştim ki: “Kur’ân’ı kabul etmeyen, Kur’ân hükümlerini gereksiz gören kimsenin İslâm ile ilgisi kalmaz. Sünni olmak, Alevi olmak önemli değil, Müslümanlığın özünü kabul etmek önemlidir.”

Burada asla herhangi bir mezhep mensubunu kötülemek, birilerine hakaret etmek niyeti taşımadım. Zaten ayrıntılar yüzünden ayrılıklara karşıyım. Ama nedense yazımdan rahatsız olan bir iki kişi, sanki biz kendilerini hedef almışız gibi terbiye sınırının çok altında mail gönderdi. Benim son derece softa, yobaz olduğumu, kendilerinin en aşırı olanlarının dahi benden çok daha Müslüman olduklarını yazdı. Benden çok daha Müslüman olmaları beni sevindirir. Eğer öyle ise ne mutlu onlara! Ben asla en iyi Müslüman olduğumu iddia etmedim. Çünkü benim prensibime göre erdemini görmediğin sürece erdemlisin, erdemini gördüğün zaman artık erdemin kalmaz. Hakaret dolu sözlere cevap vermem. Çünkü o seviyeye inemem.

* DEVAM EDECEK

Süleyman Ateş

<!--

var prefix = 'ma' + 'il' + 'to';

var path = 'hr' + 'ef' + '=';

var addy77409 = 'suleymanates' + '@';

addy77409 = addy77409 + 'gazetevatan' + '.' + 'com';

var addy_text77409 = 'suleymanates' + '@' + 'gazetevatan' + '.' + 'com';

( '' );

77409 );

( '' );

//-->n

<!--

( '' );

//-->

<!--

( '' );

//-->


VATAN - 24.10.2008

Maksadım ne Alevi’yi yermek ne Sünni’yi övmek

* DÜNDEN DEVAM

Altın gibi bir söz söylemiş büyüklerimiz: “Kem söz sahibinindir.” Peygamberimiz de müminin ayna gibi olduğunu buyurmuştur. Bana hakaret edenler, bende kendi sıfatlarını görüyorlar. Yoksa bu sözlere ve saldırılara ne gerek var? Ben, seven gönülleri birleştirmeye, farklı mezhep mensubu aileleri uzlaştırmaya çalışırken takdir edileceğim yerde tekdir ediliyorum. Cidden çok tuhaf. Maksadım ne Alevi’yi yermek, ne de Sünni’yi övmek. Nice Sünni var ki adı Sünni’dir ama Kur’ân’a saçma, Muhammed’in uydurması diyor.

Namaza, oruca gerek görmüyor ve “Bu tür ibadetler ilkel insanların uygulamasıdır” diyor. Şimdi bu insanın Müslümanlıkla ne ilgisi kalır? Kur’ân hakkındaki bu sözlerine rağmen bu kişi, Sünni aileden geliyor diye Müslüman mı sayılır? Bir insan namaz kılmayabilir, oruç tutmayabilir, hatta dinin hiçbir hükmünü yerine getirmeyebilir ama inkâr etmez. Kur’ân, Hak kelâmıdır, hükümleri de geçerlidir. Namaz da vardır, oruç da vardır. Ama “Ben bunları yapamıyorum” derse o kişi kusurlu olsa da Müslüman’dır. Mezhebi ne olursa olsun Müslüman’dır. Peki bu sözümün neresi yanlıştır, kime hakarettir? Lütfen biraz okuduğumuzu anlamaya çalışalım, hemen saldırmayalım.

VATAN - 25 Ekim 2008

İLGİLİ HABER :

Vatan Gazetesi'nde Skandal

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.