1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. GÜNCEL

  4. TRT Genel Müdürü iftar için Fransaya gitmiş
TRT Genel Müdürü iftar için Fransaya gitmiş

TRT Genel Müdürü iftar için Fransaya gitmiş

TRT Genel Müdürü iftar için Fransa’ya gitmiş  Yaklaşık 2 yıldır TRT Genel Müdür vekilliği yapan eski imam Ali Güney’in...

A+A-

TRT Genel Müdürü iftar için Fransaya gitmişTRT Genel Müdürü iftar için Fransa’ya gitmiş 

Yaklaşık 2 yıldır TRT Genel Müdür vekilliği yapan eski imam Ali Güney’in Ramazan ayında Fransa’daki bir iftar yemeğine gittiği ortaya çıktı. CHP’li Atilla Kart konuyu TBMM’ye getirdi. Kart, “Ülkenin getirildiği durum ortada” dedi.

ANKARA - Yaklaşık iki yıldır TRT Genel Müdür vekilliği yapan eski imam Ali Güney’in Ramazan ayında Fransa’daki bir iftar yemeğine gittiği ortaya çıktı. CHP Konya milletvekili Atilla Kart konuyu Meclis gündemine taşıdı. Bayrampaşa Belediyesinin organizasyonuyla Ramazan ayının başında yola çıkan Bereket Konvoyu, Balkanlarda 7 ülkenin 17 ayrı şehrinde iftar sofraları açtı.

Fransa"nın Belfort şehrinde 6 bin kişiye iftar verildi. İftara Fransız Milletvekili Damien Meslot da katıldı. İftara, AKP Samsun Milletvekili Fatih Öztürk, FP İstanbul eski Milletvekili Yahya Baş, Belfort Belediye Başkanı Etienne Bouzback ile TRT Genel Müdürü Ali Güney de katıldı. Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge bu yemekte; “Kardeşlik sınır tanımaz sloganıyla bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz programlarımızda, kültür sofrası, insan sofrası, ihsan sofrası açmanın mücadelesiyle önce balkanlarda, sonra güzel Anadolumuz"da, daha sonra da İsrail"in vurduğu Lübnan"da bulunmanın mutluluğunu yaşadık. Biz Bayrampaşa belediyesi olarak balkanlarda 4 tır 2 otobüs 3 minibüs 5 binek araçla bütün balkan ülkelerinde 150 personeliyle bu muhteşem ramazan günü ve gecelerini yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.

KONU MECLİSTE

Konuyu bir soru önergesiyle Meclis’e taşıyan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, “TRT Genel Müdür vekili Ali Güney, Fransa’nın Belfort şehrindeki yemeğe hangi gerekçeyle katılmıştır.? Bu yemeğin özelliği nedir? Bu ziyaretle ilgili olarak yurtdışına çıkmak ve yemeğe katılmak için izin alınmış mıdır? İzin veya olur alınmamış ise harcamalar kim tarafından yapılmıştır? Ali Güney, bu yemeğe kim tarafından davet edilmiştir” diye sordu. Kart, GAZETEPORT’a yaptığı açıklamada da vekaleten atamaların artık Anayasa ihlali oluşturacak boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu durum, devlet yönetimindeki vasıfsız kadrolaşmayı ve bu konudaki hukuk tanımaz anlayışı göstermesi bakımından önemlidir” dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de asaleten atamalarıyla bu anlayışa destek olduğunu vurgulayan Kart, “Sayın Gül, parti militanı anlayışıyla AKP’nin tamamlayıcı bir organı olarak görev yapmasının yarattığı ve yaratacağı vahim tablonun sonuçlarını Türkiye’nin görmesi gerekmektedir” dedi.

ALİ GÜNEY KİMDİR?

AKP, göreve başladığında TRT Genel Müdürlüğü’nde Yücel Yener bulunuyordu. AKP hükümeti ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında çalışma grubunda bulunan Şenol Demiröz’ü TRT Genel Müdürlüğü’ne atadı. Yaklaşık bir yıl süreyle görevde kalan Demiröz daha sonra istifa etti. Demiröz’ün ayrılması ile TRT’de İmam Hatip Lisesi’nden mezunu olan ve bir köyde 6 ay imamlık da yapan Ali Güney dönemi başladı. Güney dönemi eleştirilerin de arttığı dönem oldu. Güney, Walt Disney’den satın alınan “Winnie The Pooh” isimli çizgi filmi, filmdeki Piglet isimli domuz karakteri nedeniyle sansürleyince dünya medyasına bile konu oldu.

YUSUF SAHİCİ
GAZETEPORT - 03.11.2007

                    BUNLARI UNUTMA...               

ABF : AKP'nin laiklik karşıtı girimlerinden kaygılıyız

Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) Genel Sekreteri Fevzi Gümüş son siyasi gelişmeleri değerlendiren bir basın açıklaması yaptı. ABF'den yapılan basın açıklamasında "Başbakan Recep Tayip Erdoğan, göreve geldiği tarihten bu yana Alevilerin taleplerine karşı inkarcı ve duyarsız kalmakta, dahası Hamas ile görüşmeyi Alevi Örgütleri ile görüşmeye yeğlemektedir. Başbakan göreve geldiği tarihten bu yana Alevi Örgütleri ile görüşmemekte ve fakat Hamas Lideri ile görüşmekte beis görmemektedir." denildi. Açıklamanın tamamı ektedir.

AKP, DEVLET KURUMLARINI DİN PROPAGANDA MERKEZİ VE MİSYONERLİK YUVALARI HALİNE GETİRMEKTEDİR

TRT, ALİ EKBER ÇİÇEK’İN KARTAL CEMEVİNDE YAPILAN CENAZE TÖRENİNİ ALEVİLİĞİ İNKAR BAĞLAMINDA SANSÜRLEMİŞTİR

Bilindiği gibi Alevi Ozanı Ali Ekber Çiçek geçtiğimiz gün hakka yürüdü. Ali Ekber Çiçek için ilk cenaze töreni İstanbul Kartal’da Cemevinde yapıldı. Arkasından ozan için yıllarca emek verdiği TRT İstanbul Televizyonu önünde bir tören daha yapıldı. Büyük Ozanın cenaze töreni ile ilgili çeşitli gazete ve televizyonlarda haberler yer aldı. Haberlerin yer aldığı televizyon kuruluşlarından birisi de Kamu hizmeti yayıncılığı yaptığını her fırsatta ileri süren TRT televizyonu idi. Ancak TRT, ilginç bir şekilde Ozanımızın Kartal cemevinde yapılan cenaze törenini tüm kanallarında vermedi. Yani TRT bir insanın inancı gereği Cemevinde cenazesinin kaldırımasını görmedi, görmek istemedi. Bu son yıllarda dini yayınlar konusunda tavan yapan ve neredeyse bir şeriat propağanda merkezi haline gelen TRT televizyonunun Aleviliği, Alevileri ve Alevilerin inanç ritüllerine karşı gösterdiği inkarcılığın, yok saymacılığının bir parçasıdır. Alevi Ozanı Ali Ekber Çiçek yıllarca emek verdiği bir kurumca inancına uygun olarak cemevinden cenazesinin kaldırılmasının TRT’de yarattığı şaşkınlığı AKP eli ile Devlet kurumlarını dini propağande merkezi olarak kullanmasının bir parçası olarak görüyoruz.

Gerçekten de, son günlerde AKP eli ile yürütülen laiklik karşıtı ve Aleviliği yok sayma girişimlerini kamuoyunda kaygı ile izlemekteyiz.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, göreve geldiği tarihten bu yana Alevilerin taleplerine karşı inkarcı ve duyarsız kalmakta, dahası Hamas ile görüşmeyi Alevi Örgütleri ile görüşmeye yeğlemektedir. Başbakan göreve geldiği tarihten bu yana Alevi Örgütleri ile görüşmemekte ve fakat Hamas Lideri ile görüşmekte beis görmemektedir.

AKP`li yerel yönetimler, asli görevleri arasında bulunmayan, din propaganda merkezi gibi çalışmaktadır. Bazı AKP’li belediyeler, dini broşür ve kitapları halka dağıtmakla hizmet değil, misyonerlik yapmaktadırlar.

Eyüp Belediyesi'nin "Kutlu Doğum" haftasında izin almadan okullara dağıttığı broşürde, "Örtünmemek günahkâr olmaktır. Başörtü yasağı, İslam’ı hatırlatan her şeye düşmanlıktır. Örtünmek ilahi bir emirdir" denilmektedir. Keza Yenimahalle Belediyesince vatandaşların mezhebinin sorulduğu anket girişimi ve Altındağ Belediyesince ‘kadını aşağılar’ nitelikteki evlilik rehberi hala hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Çocuklara yönelik dini içerikli çizgi film hazırlanması ve bunların okullarda dağıtılması AKP’li Belediyelerin günlük icraatı haline gelmiştir.

AKP’li Belediyelerce MEB İl Müdürlüklerinden izin alınmadan, ‘laik okullarda’ dinsel kitaplar dağıtmakta, öğrencilerin götürüldüğü sergiler düzenlemektedirler.

AKP eliyle yürütülen laiklik karşıtı bu girişimler kısa sürede devlet bürokrasisinde karşılık bulmuş ve Yalova’da, bir ilk öğretim okulunda öğrenciler ‘zorunlu’ din dersi öğretmeni tarafından camiye götürülmüştür. Ankara Keçiören’de bir lisede tüm öğrencilere Kuranı Kerim dağıtılmıştır. Yine ‘kutlu doğum haftası’ bahane edilerek okullarda laiklik karşıtı girişimler tırmandırılmış, okullarda adeta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yerine ikame edilmek üzere Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenlenmiş, Umre ödüllü yarışmalar Okul Müdürlerinin yarıştığı bir faaliyet haline gelmiş, Pendik Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu'nda Kutlu Doğum Haftası bahanesiyle düzenlenen törende, öğrencilere Veda Hutbesi yazılı kağıdın "ambalaj" olarak kullanıldığı ve içinde dini içerikli bilgilerin yazılı olduğu paketin bulunduğu çikolatalar dağıtılmıştır.

Son olarak Çorlu’da 23 Nisan törenleri çerçevesinde çarşaflı, fesli olarak öğrencilerin yürütülmesi AKP ile sistematik olarak yürütülen laiklik karşıtı girişimlerin geldiği son noktayı göstermektedir.

Bugün artık AKP açıkça, örtünmemenin günah olduğunu, kadınların ikinci sınıf yerine konulduğu ve çocukların bilim, çağdaşlık ve evrensel değerlerle tanışmasını engelleyen bu türden propaganda yayınları ile genç beyinlere siyasal İslam şırınga etmeye çalışmaktadır. İşsizliğin ve yoksulluğun pençesine sıkıştırılmış insanlarla alay edercesine, onları gündelik sorunlarından koparmaya çalışan bu türden misyonerlik faaliyetleri, yerel yönetimlerin ve siyasi kurumların işi ve görevi değildir. Yerel yönetimler, okullar müftülük değildir, başkanları da imam değildir.

AKP hükümeti, iktidarı sadece meclisten ibaret görmediği belli. Yerel yönetimlerinde, ’yeşil vizyon’a uygun çalışması gerekiyor. Hükümet olma avantajlarını ve partinin makro siyasi söylemindeki dinsel eğilimlerden etkilen AKP’li belediyeler, yerel politikalarına yeşil uygulamaları eklemliyorlar.

Kırmızı bölgeler ile içki yasağı getirmeye kalkışmak, öğrencilerin umreye gönderilmesine katkı koymak, Adnan Hocacılar’la işbirliği yapıp, dinsel “yaratılış” hurafelerini anlatan kitapları öğrencilere dağıtılmasına destek vermek, AKP’li belediyelerin asıl işi haline gelmiştir. AKP’li belediyeler, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları’nın dağıtıcısı gibi çalışmaktan, yerleşim birimlerine sosyal hizmet götürmeyi unutmuşlardır. Onlar için acil hizmet dinsel misyonerliktir.

“Örtünmek ilahi emirdir” diyerek, aslında siyasi İslam’ın niyeti üstündeki örtü kaldırılmak istenmektedir. Siyasetin yeşili artık yerel yönetimlerin, en temel hizmetleri haline getirilmektedir.

Devlet bürokrasisi görevlerini yerine getirirken, Anayasa’nın eşitlik ilkesine bağlı kalmak zorundadırlar. Halkın vergisinden oluşan bütçeyi, dinsel taraftarlık güderek ve kayırdığı ihalelerde harcayamaz. AKP’li Hükümet ve yerel yönetimler bu ülkenin çok kültürlü, çok inançlı ve çok dilli yapısını göz ardı etmekte ve bu halkımızı karanlık günlere hazırlamaya çalışmaktadırlar.

AKP eliyle dinsel faaliyetlerin sürdürülmesine karşı çıkmak için her vatandaşa önemli görevler düşmektedir. AKP’nin yaygın örgütlenme amacına hizmet etmek amacıyla insanların dini üzerinde siyaset yapmasına ve vergilerimizle yerel yönetim hizmetlerinin ve devlet kurumlarının yeşilleştirilmesine karşı hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Saygılarımızla; 28 Nisan 2006

Av. Fevzi Gümüş
Genel Sekreter 

ALİ EKBER ÇİÇEK'İN CEMEVİNDEKİ CENAZE TÖRENİ SANSÜRE Mİ UĞRADI?

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Fevzi Gümüş, Ali Ekber Çiçek'in cenaze töreninin TRT tarafından sansürlenerek verildiğini, cemevindeki cenaze töreninin haberlerde gösterilmediğini öne sürdü.

ANKARA(ANKA)- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Fevzi Gümüş, halk ozanı Ali Ekber Çiçek'in cenaze töreninin TRT tarafından sansürlenerek verildiğini, cemevinde yapılan törenin haberlerde yansıtılmadığını öne sürdü.

Gümüş yazılı açıklamasında, Ali Ekber Çiçek için ilk cenaze töreninin İstanbul Kartal Cemevi'nde yapıldığını bildirdi. Arkasından ozan için yıllarca emek verdiği TRT İstanbul Televizyonu önünde bir tören daha yapıldığını kaydeden Gümüş, "Büyük Ozanın cenaze töreni ile ilgili çeşitli gazete ve televizyonlarda haberler yer aldı. Haberlerin yer aldığı televizyon kuruluşlarından birisi de Kamu hizmeti yayıncılığı yaptığını her fırsatta ileri süren TRT televizyonu idi. Ancak TRT, ilginç bir şekilde Ozanımızın Kartal cemevinde yapılan cenaze törenini tüm kanallarında vermedi. Yani TRT bir insanın inancı gereği Cemevinde cenazesinin kaldırımasını görmedi, görmek istemedi" dedi.

HAMAS'LA GÖRÜŞÜLÜYOR ALEVİLERLE GÖRÜŞÜLMÜYOR

Hükümetin Hamas örgütü ile görüşürken Alevi örgütleriyle görüşmemesini eleştiren Fevzi Gümüş, "AKP'li yerel yönetimler, asli görevleri arasında bulunmayan, din propaganda merkezi gibi çalışmaktadır" dedi. Gümüş şu iddiada bulundu:

"Devlet bürokrasisi görevlerini yerine getirirken, Anayasa'nın eşitlik ilkesine bağlı kalmak zorundadırlar. Halkın vergisinden oluşan bütçeyi, dinsel taraftarlık güderek ve kayırdığı ihalelerde harcayamaz. AKP'li Hükümet ve yerel yönetimler bu ülkenin çok kültürlü, çok inançlı ve çok dilli yapısını göz ardı etmekte ve bu halkımızı karanlık günlere hazırlamaya çalışmaktadırlar.

AKP eliyle dinsel faaliyetlerin sürdürülmesine karşı çıkmak için her vatandaşa önemli görevler düşmektedir. AKP'nin yaygın örgütlenme amacına hizmet etmek amacıyla insanların dini üzerinde siyaset yapmasına ve vergilerimizle yerel yönetim hizmetlerinin ve devlet kurumlarının yeşilleştirilmesine karşı hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz."

(HM/ORH/ANKA) - 01 Mayıs  2006  

TRT ALEVİLERİN SESİNE KULAK VER

Aleviler daha önceki yıllarda TRT'nin ayrımcı yayın çizgisi nedeniyle kampanya düzenlemiş tepkilerini sergilemişlerdi.

TRT Alevilerin Sesine Kulak Ver

TRT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
A N K A R A

BİZ ALEVİLER SADECE ANAYASAL HAKLARIMIZI İSTİYORUZ

BU ÜLKEDE VERGİ VEREN,ASKERLİK YAPAN, TÜM YURTTAŞLIK GÖREVLERİNİ EKSİKSİZ YERİNE GETİREN BİZLER ANAYASAL HAKLARIMIZI İSTİYORUZ.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

2.maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir”

10.maddesinde tüm yurttaşların “Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde” eşit olduğu belirtilmekte,

24.maddesinde ise “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. İbadet dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse dini inanç ve kanaatinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz” denilmektedir.

İşte bizler yukarıda sıralanan Anayasa maddelerinin bir gereği olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olarak TRT’den çok sesli, demokratik ve çoğulcu bir yayın çizgisi bekliyor ve talep ediyoruz.

Biz Aleviler ayrımcılık istemiyoruz. Sadece adalet ve eşitlik talep ediyoruz. Kamu hizmeti yayıncılığının en temel ilkesi eğitmek ve bilgilendirmektir. Alevilerin inançları konusunda toplumu bilgilendirmek TRT’nin başlıca görevlerindendir. Kamu hizmeti yayıncılığını ilkesinin bir gereği olarak TRT’yi göreve çağırıyoruz.

TRT Yayınlarında tüm inanç gruplarına eşit şekilde yer verilmesini talep ediyoruz.

Alevilerin kutsal kabul ettiği -başta Muharrem ayı olmak üzere- kutsal günlerde, , Alevilere yönelik programlar yayınlanmasını istiyoruz.

Alevi temsilcilerinin eşit şekilde temsil edileceği sohbet programları istiyoruz.

Anma törenlerimizin TRT'de yer bulmasını istiyoruz. Başta Hacı Bektaş-ı Veli, Abdal Musa Sultan, Pir Sultan Abdal olmak üzere Alevi ulularının anma törenlerine TRT’de yer verilmesini istiyoruz.

Cem törenlerimizin belirli bir program dahilinde ve her periyotta farklı bir Cemevinden olmak üzere yayınlanmasını istiyoruz.

Sünni yurttaşlarımız gibi aynı şekilde bizlerde önem verdiğimiz, kutsal saydığımız günlerde hatırlanmak istiyoruz.

Aleviliğe özgü inançsal ritüellerin; Cem, Semah, Kerbela Matemi ve Muharrem Orucuna özüne uygun bir şekilde yer verilmesini istiyoruz.

Aleviler olarak T.C Anayasasında ifadesini bulan haber alma hakkımızı istiyoruz. Alevi dünyasındaki gelişmeleri duymak,öğrenmek,bilmek istiyoruz. Basın, yayın ve haberleşme hürriyeti,haber alma hakkı anayasal haklarımızdır.Biz sadece hakkımızı istiyoruz.

Çok sesli, demokratik ve çoğulcu bir yayın anlayışı istiyoruz. Anayasanın eşitlik ilkesi gereği bütün yurttaşları kapsayan, tüm toplumun sesi olabilen, ülkedeki her rengi, her sesi, tüm kültürel ve inançsal zenginlikleri yansıtabilen. bir yayın politikası istiyoruz.

TRT'nin her iktidar degişikliğinde, mevcut çizgisinden tamamen koparılarak, personeli ve genel yayın çizgisi değistirilip, iktidardaki partinin çıkarları doğrultusunda yayın yürütmesinide kınıyoruz.Ayırmcılığın,siyasi tarafgirliğin, partizanlığın merkezi haline getirilmeye çalışılan TRT'yi eşit,tarafsız ve adil bir yayın çizgisine davet ediyoruz.

TRT üzerindeki siyasi baskıların son bulmasını,tek tip,ve taraflı yayın doğrultusunda, sadece iktidar partilerininin borazanı niteliğinde kulanılmasına son verilmesini istiyoruz.

Özellikle son dönemde artan tek taraflı dini yayınlar yoluyla Demokratik,laik rejimin temel taşlarının yerinden oynatılmak istenildigini fark ediyor ve Alevi vatandaşlar olarak büyük bir rahatsızlık içinde bütün bu olanları kaygı ile izliyoruz.

Ve son olarak diyoruz ki;

Alevilere yönelik yapılacak yayınlar bizleri bölmez. Tam tersine birleştirir. Diğer inançlardan yurttaşlarımızın bizleri ve inancımızı tanıması, öğrenmesi bizleri yakınlaştırır. Anadolu mozayiği içerisinde “insan sevgisi,hoşgörü ve 72 millete bir gözle bakmayı” düstur edinen Alevi felsefesi ve toplumu, toplumsal kaynaşmanın, birlik ve beraberliğinde anahtarıdır.

Ayrımcı uygulamalar vatandaşın devlete olan güvenini zedeler, içten içe bir küskünlük yaratır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli kurumlarından birisi olan TRT’yi, tüm yurttaşları,inançları,değerleri kucaklayan bir yayın politikası izlemeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

ALEVİWEB "TRT BU SESE KULAK VER" KAMPANYA GÖNÜLLÜLERİ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.